İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1358 E. 2015/6553 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekleme ücreti↗ navlun sözleşmesi↗ navlun↗ depo kararı↗ bilirkişi incelemesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yurtdışındaki depoya önceden davalı tarafından rezervasyon yapılmadığı için tırların beklediği, sözleşmeye göre davalı şirketin kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, alacağın varlığı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bekleme ücreti tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekilince, davacıya taşıtılan malların teslim yerinde geç boşaltılmasından kaynaklanan bekleme ücreti yönünden müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı savunulmuş, mahkemece davacı tarafça dosyaya ibraz edilen karayolu ihracat navlun sözleşmesine göre rezervasyonların en az üç gün önceden davacı tarafa bildirilmesi gerekirken davalı firmanın yurtdışındaki depoya önceden rezervasyon yaptırmadığı için tırların beklediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi incelemesi aşamasında ibraz edildiği anlaşılan söz konusu sözleşme tarafların delil listesinde mevcut olmayıp davalı taraf sözleşmenin sahte olduğunu savunmuş, davacı taraf ise sözleşme aslını ibraz edememiştir. Bu durumda, anılan belgenin sahte olduğu yönündeki iddialar ve belgenin sıhhati değerlendirilmeden bilirkişi raporuna ve hükme esas alınması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17282 E. 2015/2656 K.
Ortak:bekleme ücreti · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yurtdışındaki «depoya» önceden davalı tarafından rezervasyon yapılmadığı için tırların beklediği, sözleşmeye göre davalı şirketin kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, alacağın varlığı yargılama sonucu belirlendiğinden «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, «bekleme ücreti» tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekilince, davacıya taşıtılan malların «teslim» yerinde geç boşaltılmasından kaynaklanan «bekleme ücreti» yönünden müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı savunulmuş, mahkemece davacı tarafça dosyaya «ibraz» edilen karayolu ihracat «navlun sözleşmesine» göre rezervasyonların en az üç gün önceden davacı tarafa bildirilmesi gerekirken davalı firmanın yurtdışındaki «depoya» önceden rezervasyon yaptırmadığı için tırların beklediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan emtianın davalı tarafından alınmaması üzerine «bekleme ücretine» ilişkin faturanın düzenlendiği, davalı emtianın taşıma sırasında hasarlandığının 7 gün içinde davacıya «ihtar» etmediği gibi zeytinlerin taşıma sırasında zarar gördüğünün «denetime elverişli» şekilde ispat da edilmediği, bu nedenle «takas mahsup» talebinin yerinde görülmediği, davacının 10 gün bekleme ücretini hak ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, faizin takip tarihinden itibaren yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece hükmedilen gecikme bedeli sözleşmeden kaynaklanan bir ücret olmayıp, davacının uğradığı zararın giderilmesine yönelik bir tazminat olduğundan davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı tarafından taşıtılan emtianın davalı tarafça alınmaması ve taşıma aracının gümrükte beklemesi nedeniyle oluşan «bekleme ücretinin» tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında bekleme halinde ödenecek ücret konusunda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · takas · denetime elverişlilik · mahsup · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan emtianın davalı tarafından alınmaması üzerine «bekleme ücretine» ilişkin faturanın düzenlendiği, davalı emtianın taşıma sırasında hasarlandığının 7 gün içinde davacıya «ihtar» etmediği gibi zeytinlerin taşıma sırasında zarar gördüğünün «denetime elverişli» şekilde ispat da edilmediği, bu nedenle «takas mahsup» talebinin yerinde görülmediği, davacının 10 gün bekleme ücretini hak ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, faizin takip tarihinden itibaren yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3461 E. 2015/12615 K.
Ortak:bekleme ücreti · navlun · teslim
İncelediğiniz karardaDavalı vekilince, davacıya taşıtılan malların «teslim» yerinde geç boşaltılmasından kaynaklanan «bekleme ücreti» yönünden müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı savunulmuş, mahkemece davacı tarafça dosyaya «ibraz» edilen karayolu ihracat «navlun sözleşmesine» göre rezervasyonların en az üç gün önceden davacı tarafa bildirilmesi gerekirken davalı firmanın yurtdışındaki «depoya» önceden rezervasyon yaptırmadığı için tırların beklediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «bekleme ücreti» tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının, göndericisi davalı ... olan emtiayı, ...'den ...'a karayoluyla taşımak için «alt taşıyıcı» olan .... ile «taşıma sözleşmesi» düzenlediği, diğer davalının da ilk taşıyıcı olduğu, sözleşme gereğince emtianın 04.02.2008 tarihinde araca yüklendiği, 12.000 USD olarak belirlenen taşıma ücretinin %80'inin peşin, %20'sinin ise «teslim» yerinde ödenmesinin gerektiği halde davacının, «navlun bedeli» ödenmeksizin yola çıktığı ve 05.02.2008 tarihinde çıkış gümrüğü olan ...'a ulaştığı, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacının gümrük kapısında uzun süre beklediği ve daha sonra emtia üzerinde «hapis hakkını» kullanarak tevdii mahalli tayini yoluna başvurduğu, davacının taşıyıcı olarak üzerine düşen yükümlülükleri yaptığından navlun bedeline ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, her ne kadar alınan ilk bilirkişi raporunda bu miktarlardan yalnızca davacıyla sözleşme imzalayan davalı ....'nin sorumlu olduğu bildirilmiş ise de sonraki raporlarda açıklandığı üzere gönderen ile ilk taşıyıcının da davacıya karşı sorumluluklarının bulunduğu, zira navlun bedelinin gönderen tarafından ilk taşıyıcıya, onun tarafından da alt taşıyıcıya ödendiğinin ispat edilemediği, bununla birlikte davacının yalnızca «navlun alacağı» için harcını yatırarak usulünce dava açtığı, dava dilekçesinde belirtilen diğer talepleri ile ilgili usulünce açılmış bir davanın bulunmadığı, dolayısıyla diğer taleplerini «ıslah» yoluyla dahi dava konusu edemeyeceği, ayrıca ıslah dilekçesi artırılan navlun alacağı yönünden davalı ...nin «zamanaşımı definin» TTK'nın 767. maddesi uyarınca yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ....
7.419 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 18.387 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, «bekleme ücreti» konusunda usulünce açılmış bir dava bulunmadığından, diğer «masraflara» ilişkin talep ise atiye bırakıldığından bu hususlarda karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · navlun alacağı · navlun bedeli · alt taşıyıcı · zamanaşımı defi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, davacının, göndericisi davalı ... olan emtiayı, ...'den ...'a karayoluyla taşımak için «alt taşıyıcı» olan .... ile «taşıma sözleşmesi» düzenlediği, diğer davalının da ilk taşıyıcı olduğu, sözleşme gereğince emtianın 04.02.2008 tarihinde araca yüklendiği, 12.000 USD olarak belirlenen taşıma ücretinin %80'inin peşin, %20'sinin ise «teslim» yerinde ödenmesinin gerektiği halde davacının, «navlun bedeli» ödenmeksizin yola çıktığı ve 05.02.2008 tarihinde çıkış gümrüğü olan ...'a ulaştığı, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacının gümrük kapısında uzun süre beklediği ve daha sonra emtia üzerinde «hapis hakkını» kullanarak tevdii mahalli tayini yoluna başvurduğu, davacının taşıyıcı olarak üzerine düşen yükümlülükleri yaptığından navlun bedeline ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, her ne kadar alınan ilk bilirkişi raporunda bu miktarlardan yalnızca davacıyla sözleşme imzalayan davalı ....'nin sorumlu olduğu bildirilmiş ise de sonraki raporlarda açıklandığı üzere gönderen ile ilk taşıyıcının da davacıya karşı sorumluluklarının bulunduğu, zira navlun bedelinin gönderen tarafından ilk taşıyıcıya, onun tarafından da alt taşıyıcıya ödendiğinin ispat edilemediği, bununla birlikte davacının yalnızca «navlun alacağı» için harcını yatırarak usulünce dava açtığı, dava dilekçesinde belirtilen diğer talepleri ile ilgili usulünce açılmış bir davanın bulunmadığı, dolayısıyla diğer taleplerini «ıslah» yoluyla dahi dava konusu edemeyeceği, ayrıca ıslah dilekçesi artırılan navlun alacağı yönünden davalı ...nin «zamanaşımı definin» TTK'nın 767. maddesi uyarınca yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16495 E. 2014/18156 K.
Ortak:bekleme ücreti · navlun · teslim
İncelediğiniz karardaDavalı vekilince, davacıya taşıtılan malların «teslim» yerinde geç boşaltılmasından kaynaklanan «bekleme ücreti» yönünden müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı savunulmuş, mahkemece davacı tarafça dosyaya «ibraz» edilen karayolu ihracat «navlun sözleşmesine» göre rezervasyonların en az üç gün önceden davacı tarafa bildirilmesi gerekirken davalı firmanın yurtdışındaki «depoya» önceden rezervasyon yaptırmadığı için tırların beklediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «bekleme ücreti» tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti. ile «taşıma sözleşmesi» düzenlediği, diğer davalının da ilk «taşıyıcı» olduğu, sözleşme gereğince emtianın 04.02.2008 tarihinde araca yüklendiği, 12.000 USD olarak belirlenen taşıma ücretinin %80'inin peşin, %20'sinin ise «teslim» yerinde ödenmesinin gerektiği halde davacının, «navlun bedeli» ödenmeksizin yola çıktığı ve 05.02.2008 tarihinde çıkış gümrüğü olan Doğubeyazıt'a ulaştığı, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacının gümrük kapısında uzun süre beklediği ve daha sonra emtia üzerinde «hapis hakkını» kullanarak tevdii mahalli tayini yoluna başvurduğu, davacının taşıyıcı olarak üzerine düşen yükümlülükleri yaptığından navlun bedeline ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, her ne kadar alınan ilk bilirkişi raporunda bu miktarlardan yalnızca davacıyla sözleşme imzalayan davalı A...
Ayrıca, 12.05.2010 tarihli oturumda, davacı tarafa dava dilekçesinin açıklanması için süre verilmiş ve davacı vekili de 31.05.2010 tarihli dilekçesinde, davanın «navlun» ve «bekleme ücreti» alacağına ilişkin olduğu açıklanmıştır.
Şti.'nin sorumlu olduğu bildirilmiş ise de sonraki raporlarda açıklandığı üzere gönderen ile ilk «taşıyıcının» da davacıya karşı sorumluluklarının bulunduğu, zira «navlun bedelinin» gönderen tarafından ilk taşıyıcıya, onun tarafından da «alt taşıyıcıya» ödendiğinin ispat edilemediği, bununla birlikte davacının yalnızca «navlun alacağı» için harcını yatırarak usulünce dava açtığı, dava dilekçesinde belirtilen diğer talepleri ile ilgili usulünce açılmış bir davanın bulunmadığı, dolayısıyla diğer taleplerini «ıslah» yoluyla dahi dava konusu edemeyeceği, ayrıca ıslah dilekçesi artırılan navlun alacağı yönünden davalı Dağdeviren şirketinin «zamanaşımı definin» TTK'nın 767. maddesi uyarınca yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı Dağdeviren Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · navlun alacağı · navlun bedeli · alt taşıyıcı · sözleşmenin ihlali · zamanaşımı defi · taşıma sözleşmesi · olumsuz oy
Benzer bu karardaŞti.'nin sorumlu olduğu bildirilmiş ise de sonraki raporlarda açıklandığı üzere gönderen ile ilk «taşıyıcının» da davacıya karşı sorumluluklarının bulunduğu, zira «navlun bedelinin» gönderen tarafından ilk taşıyıcıya, onun tarafından da «alt taşıyıcıya» ödendiğinin ispat edilemediği, bununla birlikte davacının yalnızca «navlun alacağı» için harcını yatırarak usulünce dava açtığı, dava dilekçesinde belirtilen diğer talepleri ile ilgili usulünce açılmış bir davanın bulunmadığı, dolayısıyla diğer taleplerini «ıslah» yoluyla dahi dava konusu edemeyeceği, ayrıca ıslah dilekçesi artırılan navlun alacağı yönünden davalı Dağdeviren şirketinin «zamanaşımı definin» TTK'nın 767. maddesi uyarınca yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı Dağdeviren Ltd.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinin ihlal» edilmesinden kaynaklanan taşıma ve «bekleme ücreti» ile taşınan eşya üzerinde «hapis hakkının» uygulanması için yapılan «masrafların» tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, «alt taşıyıcı» olan davalı A...
Şti. ile «taşıma sözleşmesi» düzenlediği, diğer davalının da ilk «taşıyıcı» olduğu, sözleşme gereğince emtianın 04.02.2008 tarihinde araca yüklendiği, 12.000 USD olarak belirlenen taşıma ücretinin %80'inin peşin, %20'sinin ise «teslim» yerinde ödenmesinin gerektiği halde davacının, «navlun bedeli» ödenmeksizin yola çıktığı ve 05.02.2008 tarihinde çıkış gümrüğü olan Doğubeyazıt'a ulaştığı, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacının gümrük kapısında uzun süre beklediği ve daha sonra emtia üzerinde «hapis hakkını» kullanarak tevdii mahalli tayini yoluna başvurduğu, davacının taşıyıcı olarak üzerine düşen yükümlülükleri yaptığından navlun bedeline ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, her ne kadar alınan ilk bilirkişi raporunda bu miktarlardan yalnızca davacıyla sözleşme imzalayan davalı A...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, göndericisi davalı Dağdeviren şirketi olan emtiayı, Türkiye'den Kazakistan'a karayoluyla taşımak için «alt taşıyıcı» olan A...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4334 E. 2010/7011 K.
Ortak:bekleme ücreti · navlun
İncelediğiniz karardaDavalı vekilince, davacıya taşıtılan malların «teslim» yerinde geç boşaltılmasından kaynaklanan «bekleme ücreti» yönünden müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı savunulmuş, mahkemece davacı tarafça dosyaya «ibraz» edilen karayolu ihracat «navlun sözleşmesine» göre rezervasyonların en az üç gün önceden davacı tarafa bildirilmesi gerekirken davalı firmanın yurtdışındaki «depoya» önceden rezervasyon yaptırmadığı için tırların beklediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «bekleme ücreti» tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı tarafından keşide edilip davalıya gönderilen 28.11.2003 tarihli faturada “«navlun» farkı” açıklaması var ise de, davalı tarafından davacıya gönderilen 11.02.2004 ve 21.02.2001 tarihli «ihtarnamelerde» “28.11.2003 tarihli ve 5.000 Euro tutarlı faturanın «bekleme ücreti»”ne ilişkin olduğunun davalı tarafından kabul edilerek ödenmiş olmasına, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının bekleme ücreti isteyemeyeceği yönündeki daval …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · ihtarname · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı itirazının toplam 44.108,18 YTL üzerinden iptali ile takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 01.02.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı tarafından keşide edilip davalıya gönderilen 28.11.2003 tarihli faturada “«navlun» farkı” açıklaması var ise de, davalı tarafından davacıya gönderilen 11.02.2004 ve 21.02.2001 tarihli «ihtarnamelerde» “28.11.2003 tarihli ve 5.000 Euro tutarlı faturanın «bekleme ücreti»”ne ilişkin olduğunun davalı tarafından kabul edilerek ödenmiş olmasına, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının bekleme ücreti isteyemeyeceği yönündeki daval …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1358 E. , 2015/6553 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/05/2014
NUMARASI 2013/554-2014/164
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2013/554-2014/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya ait emtiaları çeşitli Avrupa ülkelerine taşıdığını, taşımalar eksiksiz yerine getirilip navlun bedelleri ödenmiş ise de, bekleme ücretine ilişkin 3.389,62 TL'lik faturanın ödenmediğini, davalının başltılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, beklemenin davacı tarafın kusurundan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini ve % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yurtdışındaki depoya önceden davalı tarafından rezervasyon yapılmadığı için tırların beklediği, sözleşmeye göre davalı şirketin kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, alacağın varlığı yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bekleme ücreti tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekilince, davacıya taşıtılan malların teslim yerinde geç boşaltılmasından kaynaklanan bekleme ücreti yönünden müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı savunulmuş, mahkemece davacı tarafça dosyaya ibraz edilen karayolu ihracat navlun sözleşmesine göre rezervasyonların en az üç gün önceden davacı tarafa bildirilmesi gerekirken davalı firmanın yurtdışındaki depoya önceden rezervasyon yaptırmadığı için tırların beklediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi incelemesi aşamasında ibraz edildiği anlaşılan söz konusu sözleşme tarafların delil listesinde mevcut olmayıp davalı taraf sözleşmenin sahte olduğunu savunmuş, davacı taraf ise sözleşme aslını ibraz edememiştir.
Bu durumda, anılan belgenin sahte olduğu yönündeki iddialar ve belgenin sıhhati değerlendirilmeden bilirkişi raporuna ve hükme esas alınması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136924700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz