Üst üste mazeretle celselere katılmama nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1295 E. 2021/1221 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Dosyanın işlemden kaldırıldığı celse zaptının taraflara tebliğini gerekli kılan bir usul hükmü bulunmadığından, bu tebliğ yapılmamış olsa da işlemden kaldırma kararı usule aykırı olmaz. Ayrıca, üst üste birçok celsede belgelendirilmeyen ve samimi görülmeyen mazeretlerle duruşmalara katılmayan tarafın davasının, üç aylık yasal süre içinde yenilenmemesi halinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetlidir; karşı tarafın mazereti hakkında ayrıca olumlu/olumsuz karar verilmemiş olması, mazereti kabul edilebilir olmadığından sonucu değiştirmez.
Ele alınan sorunlar
Dosyanın işlemden kaldırıldığı celse zaptının taraflara tebliğ edilmesinin usulen gerekip gerekmediği → ret
İddia: Davacı vekili, dosyanın işlemden kaldırılması kararını içeren 23/10/2019 tarihli duruşma zaptının kendilerine tebliğ edilmediğini, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, tebliğ yapılıp üç aylık yenileme süresinin tanınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dosyanın işlemden kaldırıldığı oturumda celse zaptının vekillere tebliğini gerekli kılan bir usul hükmü bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı vekilinin mazereti hakkında olumlu/olumsuz karar verilmemesinin sonuca etkisi → ret
İddia: Davacı vekili, 22/10/2019 tarihinde davalı vekilinin mazereti hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı vekilinin mazereti hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi bir usulü eksiklik/hata ise de, üst üste altı celsede mazeret bildiren davalı vekilinin mazeretinin de kabulü mümkün olmadığı gözetildiğinde, bu husus davacı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenlerini haklı kılmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davacı vekilinin üst üste mazeret bildirerek duruşmalara katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması ve üç aylık sürede yenilenmeyen davanın açılmamış sayılması → ret
İddia: Davacı vekili, kapalı fatura ile ilgili ticari örf ve adete dair esasa yönelik iddialarını da ileri sürerek davanın açılmamış sayılması kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Davacı vekilinin 18/05/2018, 28/09/2018, 28/11/2018, 26/12/2018, 15/03/2019, 15/05/2019 ve 23/10/2019 tarihli birbirini takip eden celselerde mazeret dilekçesi göndererek duruşmaya katılmadığı, 23/10/2019 tarihli son celsede davacı vekilinin belgelendirilmeyen ve samimi görülmeyen mazereti nedeniyle duruşmanın ertelenmesi talebinin reddedilerek dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince dosyanın işlemden kaldırılarak üç aylık yasal süresi içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Dosyanın işlemden kaldırıldığı celse zaptının taraflara tebliğini gerekli kılan bir usul hükmü bulunmadığı yönündeki tespit, benzer usuli itirazlar için emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosyanın işlemden kaldırılması↗ davanın açılmamış sayılması↗ mazeret↗ duruşma zaptının tebliği↗ yenileme süresi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1295
KARAR NO 2021/1221
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/01/2020
NUMARASI 2017/635 Esas-2020/91 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2021
Davanın açılmamış sayılmasına dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı tarafından fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetli bir şekilde yapılan itirazın iptali istemi ile açılan davada mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 23/10/2019 tarihli duruşma zaptının kendilerine tebliğ edilmediğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın işlemden kaldırılması kararını içeren duruşma zaptının, kendilerine tebliğ edilmesi ve 3 aylık sürede dosyanın yenilenmesine imkan tanınması gerektiğini, ayrıca 22/10/2019 tarihinde davalı vekilinin de mazereti hakkında da olumlu/olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanda yerleşik ticari örf ve adet gereği önce kapalı fatura kesildiğini, faturanın ibrazından itibaren tanzim tarihini takiben 30-45 gün sonrasında ödeme yapıldığını, yani kapalı faturanın ticari örf ve adet gereği ödemeye karine teşkil ettiği kuralının olmadığını belirterek davanın açılmamış sayılması kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK.'nın 150. maddesine göre; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır.Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin 18/05/2018, 28/09/2018, 28/11/2018, 26/12/2018, 15/03/2019, 15/05/2019 ve 23/10/2019 tarihli birbirini takip eden celselerde mazeret dilekçesi göndererek duruşmayakatılmadığı , 23/10/2019 tarihli son celsede davacı vekilinin belgelendirilmeyen ve samimi görülmeyen mazeret nedeniyle duruşmanın ertelenmesine yönelik talebin reddine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosyanın işlemden kaldığı oturumda celse zaptının vekillere tebliğini gerekli kılan bir usul hükmü bulunmamaktadır.Davalı vekilinin mazereti hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi bir usulü eksiklik /hata ise de üst üste altı celsede mazeret bildiren davalı vekilininde mazeretinin de kabulü mümkün olmadığı gözetildiğinde davacı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesince ,dosyanın işlemden kaldırılarak üç aylık yasal süresi içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 01/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136648 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi