Menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1344 E. 2021/1201 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında (İİK 72), icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edenin, HMK 389 vd. ve HMK 390/3 gereği davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir; yaklaşık ispat ölçüsünde delil sunulmaması hâlinde tedbir talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşulu yönünden değerlendirilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, dava dışı kredi borçlusunun şahıs olduğunu, kullanılan kredinin ticari olmadığını, müvekkilinin kredinin ticari niteliğinden haberdar olmaksızın kefil olduğunu ve telafisi imkânsız zarara uğrayacağını ileri sürerek ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve icra takip dosyasına tedbir konulmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Talep, kefalet ve ipoteğin geçerli olmadığı iddiasına dayalı olarak İİK 72. madde kapsamında takipten önce açılmış menfi tespit davasında, davaya konu borç için başlatılan icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. İİK 72/2. madde gereğince, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72. madde yanında HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. İhtiyati tedbirin şartları HMK 389'da düzenlenmiş olup, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uygulanacak geçici bir hukuki koruma söz konusudur. İhtiyati tedbir talep eden, HMK 390/3 gereği davanın esası yönünden kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez; yaklaşık ispat durumunda hâkim, iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. İİK 72. madde gereğince ihtiyati tedbir talep eden de, geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafça yaklaşık ispat ölçüsünde delil sunulmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İİK 72 kapsamında açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir talebinin, İİK 72 hükümleri yanında HMK 389 vd. maddeleri ve HMK 390/3'teki yaklaşık ispat yükü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tespiti içermesi nedeniyle bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ menfi tespit davası↗ yaklaşık ispat↗ geçici hukuki koruma↗ kefalet↗ ipotek↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1344
KARAR NO 2021/1201
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2020 (Ara Karar)
NUMARASI 2020/337 Esas
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2021
İhtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dışı C...ın davalı bankadan kredi çektiğini ve müvekkilinin ise işbu 11/05/2017 tarihli genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza attığını, kullanılan kredinin teminatı olarak İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi, Adil Mah., ... parselde bulunan 260,51 m2'lik bahçe niteliğindeki gayrimenkul üzerine davalı lehine 1.000.000- TL'lik ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin eşinin de muvafakat vermesi gerektiğini, ancak müvekkilinin eşinin muvafakatinin alınmadığını, bu nedenle usul ve kanuni şartların yerine getirilmeden alınan kefalet ve ipoteğin geçerli olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davaya konu taşınmazın üzerindeki ipoteğin fekkine, bu nedenle huzurdaki dava karara bağlanıp kesinleşene kadar, davaya konu borç için takdiren teminatsız tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava dışı ...ve Davalı Banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı bu kapsamda küçükbaş hayvancılık besiciliği işletmesinin desteklenmesi kapsamında ilgiliye tarımsal nitelikli kredi verildiği ve davacıya ait taşınmazda ipotek tesis edildiği belirtilmiş olmakla, davacı söz konusu sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu, taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, kefaletin ve ipoteğin eş rızasının bulunmaması sebebiyle geçersiz olduğunu, davalıya borcunun bulunmadığını iddia etmekte ise de davacı talebinin değerlendirilmesi bakımından delillerin toplanması ve yargılama yapılması gerektiğinden davacının icra takibi yapılmaması ve yapılmış veya yapılacak olan icra takiplerinin durdurulması yönündeki tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; Dava dışı kredi borçlusu ...K'ın bir şahıs olduğunu, ticari şirket olmadığını, davalı Bankanın taraflara genel kredi sözleşmesi imzalattığını, Borçlu ...'ın kullanmış olduğu kredi ticari bir kredi olmadığını,kefil olan müvekkilinin bu kredinin ticari olduğundan haberi olmadığını, müvekkilinin tüketici kredisi kullandığını zannettiğini, dava dışı...'ın ticari faaliyeti söz konusu olmadığı, müvekkilinin telafisi olmayan zarara uğramasının önüne geçebilmek için İstanbul Anadolu 3.Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılarak, Çatalca İcra Müdürlüğü... esas numaralı dosyasına tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise yerel mahkemenin kararının bozularak geri gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, kefalet ve ipoteğin geçerli olmadığı iddiasıyla müvekkilinin borçlu olmadığı ve ipoteğin fekki ilişkin İİK.nun 72. Maddesi kapsamında takipten önce açılmış menfi tespit davasında; davaya konu borç için başlatılan icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine yöneliktir.İİK'nın 72/2. maddesi gereğince "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkemenin talep üzerine alacağın %15 inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde ,icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." Bunun yanında menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir.İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 maddesinde düzenlenmiş, olup bu maddeye göre,bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde,uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma olup, ihtiyati tedbir talep eden HMK 390/3 gereği davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.
İİK 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden de; geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığının yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olayda, dosyanın geldiği aşama itibariyle, davacı tarafın yaklaşık ispat ölçüsünde delil sunulmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 01/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136624 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi