6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Adi yazılı sözleşme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9542 E. 2015/6397 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi yazılı sözleşme senetle ispat yazılı delil başlangıcı delil başlangıcı delil niteliği yazılı delil ibra hisse devri hisse devir sözleşmesi ifa temerrüt faizi limited şirket dava sebebi avans faizi temerrüt temsil

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 202 · HUMK — HUMK 202 · TTK — TTK 520

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında Noterde yapılmış olan hisse devir sözleşmesinde davacı hisse devri bedeli olarak belirlenen 250.000,00 TL.yi davalılardan tahsil ettiği hususunda davalıları ibra etmiş ise de bu ibranın sadece hisselerin nominal değeri için olduğu ve bunun dışında davalıların davacıya hisse devri karşılığı olarak bir takım kayıtlı ve kayıtsız taşınmaz ile taşınır mal ve para ödemesi konusunda anlaşma yaptıklarının dosyadaki belgelerden ve tanık anlatımlarından anlaşıldığından, davalıların davacıya ifa etmekle yükümlü bulundukları parayı davacıya ödedikleri hususunda ispat yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu ancak ispat yükümlüğünü yerine getirmediği, adi yazılı sözleşmenin fotokopisinin sunulması nedeniyle davacı tanıklarının dinlendiği ve yazılı sözleşmenin varlığına kanaat getirildiği, taraflar arasında aynı gün şirketin hisse devri hususunda hem adi yazılı sözleşme ve akabinde noterde düzenleme biçiminde şirket hisse devrinin yapılmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, taraflar arasında önce gerçek olan şirket hisse devrinin adi yazılı şekilde yapılıp, daha sonra noterde düzenleme şeklinde yapılmasının sebebinin; şirket devrinin geçerli olabilmesi için TTK 520. maddesi gereğince noterde yapılması gerektiği, noterde yapıldığında şirketin gerçek değeri gösterildiğinde vergi ve harçların yüksek çıkması hususu olabileceği, davacının hissesinin gerçek değerinin 1.500.000,00 TL. olduğu tespit edilmiş olup, davacının davalılardan 100.000,00 TL. alacağı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalılardan 100.000,00 TL alacağının olduğunun tespitine, 100.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket devir bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında limitet şirket hisselerinin davalılara devredildiğini, ancak devir bedelinin tahsil edilemediğini ileri sürmüş, davalılarca yapılan savunmada, taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan fotokopiden ibaret belgenin sahte olduğu savunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ise fotokopi belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu olgusundan hareketle davanın kabulü cihetine gidilmiştir. HMK’nun 202/2. maddesinde, delil başlangıcı, “iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge” olarak tanımlanmış, HUMK’nun 202/1. maddesinde ise; yazılı delil niteliğinde bir belgenin bulunması halinde senetle ispatı gereken bir hukuki işlemin tanıkla ispat edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna karşın dosya içerisinde örnekleri bulunan ve taraflar arasında yapıldığı iddia olunan, limitet şirket devir bedeline ilişkin fotokopi belgenin, davalılar tarafından düzenlendiği ya da gönderildiği kanıtlanamadığı gibi davacı tarafça bu yönde ileri sürülmüş bir iddia da bulunmamaktadır. Bu hali ile davaya konu fotokopi belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, davanın reddi yönünde hüküm kurulmak gerekirken, kabul yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2679 E. 2021/3944 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ibraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10534 E. 2014/15673 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/9542 E.  ,  2015/6397 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İNEBOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 04/03/2014

NUMARASI 2012/218-2014/119

Taraflar arasında görülen davada İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2014 tarih ve 2012/218-2014/119 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.05.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. S.. U.. ile davalılar vekili Av. H.. Ö.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin kurucu ortağı olduğu F. Dayanıklı Tüketim Maddeleri İnşaat Hayvancılık Gıda Yakıt Petrol Ürünleri Turizm Ticaret ve San. Ltd. Şti. adı ile faaliyet gösteren şirket hisselerini davalılara devretmesine karşın devir bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 100.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında Noterde yapılmış olan hisse devir sözleşmesinde davacı hisse devri bedeli olarak belirlenen 250.000,00 TL.yi davalılardan tahsil ettiği hususunda davalıları ibra etmiş ise de bu ibranın sadece hisselerin nominal değeri için olduğu ve bunun dışında davalıların davacıya hisse devri karşılığı olarak bir takım kayıtlı ve kayıtsız taşınmaz ile taşınır mal ve para ödemesi konusunda anlaşma yaptıklarının dosyadaki belgelerden ve tanık anlatımlarından anlaşıldığından, davalıların davacıya ifa etmekle yükümlü bulundukları parayı davacıya ödedikleri hususunda ispat yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu ancak ispat yükümlüğünü yerine getirmediği, adi yazılı sözleşmenin fotokopisinin sunulması nedeniyle davacı tanıklarının dinlendiği ve yazılı sözleşmenin varlığına kanaat getirildiği, taraflar arasında aynı gün şirketin hisse devri hususunda hem adi yazılı sözleşme ve akabinde noterde düzenleme biçiminde şirket hisse devrinin yapılmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, taraflar arasında önce gerçek olan şirket hisse devrinin adi yazılı şekilde yapılıp, daha sonra noterde düzenleme şeklinde yapılmasının sebebinin;

şirket devrinin geçerli olabilmesi için TTK 520. maddesi gereğince noterde yapılması gerektiği, noterde yapıldığında şirketin gerçek değeri gösterildiğinde vergi ve harçların yüksek çıkması hususu olabileceği, davacının hissesinin gerçek değerinin 1.500.000,00 TL. olduğu tespit edilmiş olup, davacının davalılardan 100.000,00 TL. alacağı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalılardan 100.000,00 TL alacağının olduğunun tespitine, 100.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket devir bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında limitet şirket hisselerinin davalılara devredildiğini, ancak devir bedelinin tahsil edilemediğini ileri sürmüş, davalılarca yapılan savunmada, taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan fotokopiden ibaret belgenin sahte olduğu savunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ise fotokopi belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu olgusundan hareketle davanın kabulü cihetine gidilmiştir. HMK’nun 202/2. maddesinde, delil başlangıcı, “iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge” olarak tanımlanmış, HUMK’nun 202/1.

maddesinde ise; yazılı delil niteliğinde bir belgenin bulunması halinde senetle ispatı gereken bir hukuki işlemin tanıkla ispat edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna karşın dosya içerisinde örnekleri bulunan ve taraflar arasında yapıldığı iddia olunan, limitet şirket devir bedeline ilişkin fotokopi belgenin, davalılar tarafından düzenlendiği ya da gönderildiği kanıtlanamadığı gibi davacı tarafça bu yönde ileri sürülmüş bir iddia da bulunmamaktadır. Bu hali ile davaya konu fotokopi belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, davanın reddi yönünde hüküm kurulmak gerekirken, kabul yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136281300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.