Muaccel alacağın varlığı ihtilaflıysa ihtiyati haciz talebi reddedilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1601 E. 2021/1337 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257 ve 258. maddeler uyarınca muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur; bu husus taraflar arasında ihtilaflı olup çözümü esas yargılamayı (tahkikatı) gerektiriyorsa, alacağın yaklaşık ispatı sağlanmış sayılmaz ve ihtiyati haciz şartları oluşmaz. Bilirkişi raporu HMK 382(1) uyarınca takdiri delil niteliğinde olup, tek başına muaccel alacağın varlığını kesin biçimde ispat etmez; hakim bunu diğer delillerle birlikte hüküm aşamasında değerlendirir.
Ele alınan sorunlar
Muaccel para alacağının varlığının ihtilaflı olması nedeniyle ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunda malın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, davalının ağır kusurla ayıbı gizlediğini, şirket yetkililerine ulaşılamaması ve mal kaçırma tehlikesi nedeniyle alacağını elde etmesinin zorlaşacağını ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılıp talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunabilmek için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun varlığı gerekir. İİK 258/1 uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek zorundadır; bu bağlamda kesin ispat aranmayıp kafi kanaat verici delillerin sunulması yeterlidir. Ancak muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması ve bu ihtilafın çözümünün yargılamayı gerektirmesi halinde, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu kabul edilemez. Asıl davanın kabulü için tam ispat aranırken, ihtiyati haciz için yaklaşık ispat yeterli olsa da, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. Somut olayda dava, ayıp nedeniyle ticari satım sözleşmesinden dönme ve ödenen bedelin iadesine ilişkindir. HMK 382(1) uyarınca bilirkişi raporu kesin delil olmayıp takdiri delildir; hakim bunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir ve hüküm aşamasında tüm delilleri bir arada değerlendirecektir. Davacının haklılığının yaklaşık ispat ölçüsünde bile ortaya konulamadığı, talep olunan alacağın davalı tarafından kabul edilmediği, alacağın ancak yapılacak tahkikat sonucunda belirlenebileceği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini reddetmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Muaccel alacağın varlığının ihtilaflı olduğu ve bu ihtilafın çözümünün esas yargılamayı gerektirdiği hallerde, bilirkişi raporunun takdiri delil niteliği nedeniyle ihtiyati haciz şartlarının oluşmayacağına ilişkin genel ilke bakımından emsal niteliğindedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ muaccel alacak↗ yaklaşık ispat↗ takdiri delil↗ ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1601
KARAR NO 2021/1337
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH 28/04/2021 (Ara Karar)
NUMARASI 2019/552 Esas
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021
İhtiyati haciz isteminin reddine dair ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan bulaşık yıkama makinesi satın aldığını, ancak makinenin arıza yaptığını ve alınış amacına uygun tam performansta çalışmasının sağlanamadığını, yaşanılan tüm sorunların ayrıntılı şekilde tutanak altına alındığını, tespit davasında alınan bilirkişi raporunda davalı satıcı firmanın orijinal marka parçaları taşımayan bir makineyi müvekkili şirkete orjinalmiş gibi göstererek ayıpları ağır kusuruyla gizlediğini, bu nedenlerle 94.400-TL bedel için davalı şirketin menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerinin muhafazası için teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi takdirde teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş;
28/04/2021 tarihli dilekçesi ile de dosyada bilirkişi raporu alınmış olduğundan 21/04/2021 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği ihtiyati haciz talebinin incelenmesini, taleplerine ilişkin gerekçeli ara karar oluşturulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının davalıdan almış olduğu bulaşık makinasının ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, ürünün iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında olup bu kapsamda dosyada değişik tespit raporu ile bilirkişi raporu olsa dahi bu raporların takdiri delil niteliğinde olduğu, davacı davalıdan alacağını yaklaşık ispat ile ispat etmiş olsa dahi davalının mal kaçırma şüphesine ilişkin dosyaya herhangi bir deli sunulmadığı bu nedenle de İİK.md.257 de öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; bilirkişi raporuna göre ", davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilmiş olan mal ayıplıdır." şeklinde rapor tanzim edildiğini, Müvekkiline satılan makinenin ayıplı olduğunu, müvekkilinin söz konusu satış hususunda kandırıldığını, satıcı ağır kusurlu davranarak makinenin orijinal olmadığını gizlediğini, davalının kötü niyetli hareket ettiğini, aynı zamanda bu suretle de suça da konu olabilecek bir eylemde bulunduklarının gözetilmesi ile şirket yetkililerine ulaşılamaması, şirket mallarını kaçırma tehlikesi bir arada düşünüldüğünde müvekkilinin dava sonucunda alacağını alamama tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, bu nedenle söz konusu alacak miktarı olan 94.400-TL bedel için ihtiyaten haciz talep ettiklerini, müvekkilinin, alacağının huzurdaki davada ortaya koyması, yukarıda izah edilen hususlar ve davalı şirketin hileli davranışları dolayısıyla mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle müvekkilinin, alacağını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale gelebileceğini endişe etmesi hususundan dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir.İİK 257. maddesi 1.fıkrası uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde ve üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malllarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri mahkemeye göstermek mecburiyetinde olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kafi kanaat verici delillerin sunulması yeterli olup kesin bir ispat aranmamakta ise de;
muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması , bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.
Somut olayda, davacı vekili bilirkişi incelemesi yapıldığını, muaccel alacağın varlığının bilirkişi raporu ile belirlendiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. HMK 382(1) maddesi uyarınca "hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir."denilmektedir. Buna göre bilirkişi raporu kesin delil olmayıp takdiri delildir. Elde ki dava ayıp nedeniyle ticari satım sözleşmesinden dönme ,ödenen bedelin iadesine ilişkindir.Hakim hüküm aşamasında bilirkişi raporunu toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirecektir.Davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde olmadığı, talep olunan alacağın davalının kabulünde olmadığı,alacağın yapılacak tahkikat neticesinde belirleneceği sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin istemi reddinde isabetsizlik görülmemiştir.
İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135853 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi