6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Libya iç savaşının demuraj alacağında mücbir sebep sayılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/761 E. 2021/1340 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalZamanaşımı

Gerekçe özeti

Bir taşıma sözleşmesinde, yükün gönderilmesinden kısa süre sonra varış limanının bulunduğu ülkede iç karışıklık/savaş hali başlaması ve bu nedenle yükün ve konteynerlerin akıbetinin tespit edilememesi halinde, bu durum demuraj alacağı bakımından mücbir sebep olarak kabul edilir ve taşıyan, mücbir sebep süresince (ve devamında akıbet tespit edilemediği sürece) taşıtandan demuraj/konteyner kira ücreti talep edemez. Demuraj alacağı, konteynerin tesliminde gecikilen her gün için doğduğundan, muaccel bir alacağın varlığı ve doğum tarihi belirlenmeden zamanaşımı def'i değerlendirilemez; mücbir sebep nedeniyle alacağın tahakkuk etmediğinin kabulü halinde zamanaşımı def'i incelemesi konusuz kalır.

Ele alınan sorunlar

Duruşma mazereti (sağlık sorunu) nedeniyle erteleme talebinin reddi → ret

İddia: Davacı vekili, sağlık sorunu nedeniyle bildirdiği mazeretin mahkemece kabul edilmemesinin ve yokluğunda karar verilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı vekili karar oturumunda sağlık mazereti bildirmiş ise de, bir önceki celsede de mazeret bildirdiği ve bu kez sağlık sorununun belgelendirilmediği anlaşıldığından, mazereti nedeniyle duruşmanın ertelenmesi talebinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Libya'daki iç karışıklığın/savaş halinin mücbir sebep sayılması → ret

İddia: Davacı vekili, mücbir sebep hallerinin yalnızca resmi kurum işlemlerine değil alacaklı tüzel kişiler için de aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, Libya'daki iç karışıklığın Türk hukuku açısından nasıl mücbir sebep sayıldığının açıklanmadığını, müvekkilinin kira bedeli ve demuraj hakkına sahip olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ilgili ilamında da belirtildiği üzere, 15.02.2011 tarihinde Libya'da iç karışıklık başladığı, bu hususun mücbir sebep olarak kabul edilerek demuraj istenemeyeceğine hükmedildiği; somut olayda da yükün 07.02.2011 tarihinde 25 adet konteynere yüklendiği, bu haliyle serbest süre içinde savaş halinin başladığı ve bu hususun mücbir sebep teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin Türk hukukunda Libya'daki iç karışıklığın nasıl mücbir sebep teşkil edeceğinin anlaşılamadığı yönündeki istinaf sebebi, tüm hukuk sistemlerinde savaş halinin mücbir sebep (beklenmeyen olağanüstü hal) sayıldığı gerekçesiyle yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Demuraj alacağının taşıtandan (davalıdan) talep edilebilirliği → tartışılmadı

Gerekçe: TTK'nın 1207(1). maddesi uyarınca gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan gönderilenin yükü teslim almaması, taşıyanın alacaklarını gönderilenden talep etmesinin hukuki dayanağını ortadan kaldırır; bu halde navlun sözleşmesinin tarafı olan gönderen (taşıtan) borçlu olmaya devam eder. Konişmentoda demuraj ücretinin yük alıcısı tarafından ödeneceği yönünde düzenleme bulunmasına rağmen, yükün gönderilen tarafından teslim alınmaması nedeniyle bu düzenleme dava dışı gönderilen bakımından sonuç doğurmaz. Bu durumda davacı, konteynere ilişkin demuraj ücretini taşıma sözleşmesinin tarafı olan ve malları gönderen davalıdan talep edebilir. Ancak yükün akıbetine dair davacı taşıyıcı tarafça delil sunulamadığı gibi yetkili makamlardan da bu hususun tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zamanaşımı def'i (TTK 1246) → ret

İddia: Davalı vekili, TTK 1246. maddesi kapsamında taleplerin bir yılda zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından 9,5 yıl geçmesine rağmen herhangi bir dava veya icra takibi açılmadığını, TBK 154 kapsamında zamanaşımının kesilmesinden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek zamanaşımı itirazlarının kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: TTK'nın 1246. maddesi uyarınca navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan doğan alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar ve bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Demuraj alacağı konteynerin tesliminde gecikilen her gün için doğar; bir borç doğmadan zamanaşımı işlemeye başlamaz. Alacağın zamanaşımına uğradığının kabulü için muaccel alacağın varlığının ve doğduğu tarihin belirlenmesi gerekir. Somut olayda mücbir sebep nedeniyle demuraj ücretinin tahakkuk etmediği kabul edilerek davanın reddine karar verildiğinden, davalı vekilinin zamanaşımı def'ine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, Libya'daki iç karışıklığın/savaş halinin demuraj alacağı bakımından mücbir sebep sayılacağı ve demuraj alacağının muacceliyet anının belirlenmesi gerektiği yönündeki değerlendirmesiyle, benzer olgusal kalıptaki (taşıma sırasında varış ülkesinde iç karışıklık/savaş çıkması) uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan doğan alacaklar TTK 1246 uyarınca bir yılda zamanaşımına uğrar; bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Demuraj alacağı, konteynerin tesliminde gecikilen her gün için doğduğundan, muaccel bir alacağın varlığı ve doğum tarihi belirlenmeden zamanaşımı işlemeye başlamaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
demuraj alacağı mücbir sebep konişmento navlun sözleşmesi taşıtan gönderilen zamanaşımı def'i muacceliyet

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1207(1)TTK 1246

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/761

KARAR NO 2021/1340

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/12/2020

NUMARASI 2020/140 Esas 2020/361 Karar

DAVA

Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;derek İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nde açtığı davasında ;müvekkilinin taşıyan sıfatı ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca ... Limanı' ndan 07/02/2011 tarihinde yüklendiğini, Benghazi/Libya Limanı'na taşıdığını ve konişmentodaki konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, müvekkiline ait konteynerlerin taşıtan davalı tarafından tahliye edilmemesi nedeniyle oluşan demuraj ücretleri ile konteyner kira bedelli için mahsuben şimdilik 1.000-USD'nin dava tarihinden itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davaya ilişkin tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın pasif, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu konteynerin akıbetinin davacı tarafından bilinmediğini, hal böyle iken konteyner kira bedeli ve demuraj bedeli talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yargılamaya konu konteynerler için aylık bazda kira bedellerini ödemeye devam ettiklerini iddia ettiğini, davaya konu konteynerlerin akıbeti dahi bilinmezken demuraj bedeli talep edilmesinin mümkün olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2014 tarihli 2013/12326 Esas ve 2014/4189 Karar sayılı ilamı ile,eldeki dosya ile aynı dönemde tahliye edilen yükle ilgili olarak 15.02.2011 tarihinde Libya'da savaş başladığının ve bu hususun mücbir sebep olarak kabul edildiğini, dosyada da davacı vekilince 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle serbest süre içerisinde Libya' da karışıklık ve savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği;

27. 10.2020 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı uyarınca verilen kesin süreye rağmen dosyaya davacı tarafça varış ihbarının da sunulmadığı, yükün tahliye edildiğinin ve teslime hazır olduğunun davacı tarafça ispat olunamadığı, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen uzun süreçte de yükün ve konteynerlerin akıbeti hususunda dosyaya delil sunulamadığı anlaşıldığından mücbir sebebin sona erdiği tarihten itibaren de davalının demuraj sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; sağlık sorunu sebebiyle bildirdiği mazeretin mahkeme tarafından kabul edilmediğini, yokluğunda verilen kararın usul açısından hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin 2014 yılındaki istinabenin gecikmesi emsaline dayanmasına rağmen tarafına 3 hafta süre tanınmasının anlaşılabilir olmadığını, mahkemenin son celsede kesin süreye ilişkin herhangi bir gerekçeye dayanarak hüküm vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, mücbir sebep hallerinin yalnızca resmi kurum işlemlerine yönelik değil; alacaklı tüzel kişiler için de aynı derecede değerlendirilmesi gerektiğini, Libya'daki iç karışıklığın Türk Hukuku açısından mücbir sebep olarak değerlendirildiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin kira bedelleri ve demuraj hakkına sahip olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili; TTK 1246.maddesi kapsamında taleplerin 1 yılda zamanaşımına uğrayacağından ötürü davacının demuraj ücreti dahil yargılamaya konu tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından 9,5 yıl geçmesine rağmen müvekkili aleyhine herhangi bir dava veya icra takibi açılmadığını, bu sebeple TBK 154.kapsamında zamanaşımının kesilmesinden bahsedilemeyeceğini, konteynerlerin akıbetinin dahi bilinmediğini, davacı tarafından TTK 1174/2 maddesinde müvekkiline yapılan bir bildirim olmadığını, zamanaşımına yönelik itirazları kapsamında kararın düzeltilerek ret kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; konteyner demuraj alacağının davalı taşıtandan talep olunan konteyner demuraj alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; yükün ... Limanı' ndan 07.02.2011 tarihinde Benghazi/ Libya Limanı' na taşınmak üzere ayrıldığı , davacı tarafça yüklerin hangi tarihte Benghazi Limanı' na ulaştığına ve tahliye edildiğine ilişkin kanaat verici delil sunulmadığı, benzer nitelikteki dosyalarda 2014 yılında açılan dosyalarda yüklerin teslim edilip edilmediği hususunda Libya Makamlarına yazılan müzekkerelere cevap alınamadığı ,bu yolda yapılacak bir araştırmadan sonuç alınamayacağı,konteynerlerin ...'tan ayrıldıktan sonra gönderilme tarihinden hemen sonra savaş hali başladığı,bu halin mücbir sebeb olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili karar oturumunda sağlık mazereti bildirmiş ise de ,bir önce ki celse de mazeret bildirdiği ve sağlık sorunu bulunduğunun belgelendirilmediği anlaşılmaktadır.Bu sebeble mazereti nedeniyle duruşmanın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2014 tarihli 2013/12326 Esas ve 2014/4189 karar sayılı ilamında da belirtildiğine göre "15.02.2011 tarihinde Libya' da iç karışıklık başladığı ,bu hususun mücbir sebep olarak kabul edilerek demuraj istenemeyeceğine hükmedildiği ,somut olayda da davacı vekili tarafından 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle serbest süre içerisinde savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.

Davacı vekili Türk Hukukunda libya'daki iç karışıklığın nasıl mücbir sebeb teşkil edeceğinin anlaşılamadığını ileri sürmüş ise de, tüm hukuk sistemlerinde savaş hali mücbir sebeb(beklenmeyen olağan üstü hal) sayıldığından bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. TTK nın 1207(1)maddesi uyarınca gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa ,taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür.Taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan gönderilenin yükü teslim almaması, taşıyanın alacaklarını gönderilenden talep etmesinin hukuki dayanağını ortadan kaldırmaktadır. Bu halde, navlun sözleşmesinin tarafı olan gönderen (taşıtan) borçlu olmaya devam etmektedir.Konişmentoda demuraj ücretinin yük alıcısı tarafından ödenmesi yönünde düzenleme bulunmasına rağmen, yükün gönderilen tarafından teslim alınmaması nedeniyle dava dışı gönderilen bakımından sonuç doğurmaz.

Bu durumda, davacının taşıma sözleşmesinin tarafı olan ve malları gönderen davalıdan konteynere ilişkin demuraj ücretini talep edebilir. Ancak yükün akıbetine dair davacı taşıyıcı delil sunulmadığı gibi yetkili makamlardan da sorulup tesbitinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. TTK’nun 1246.maddesi “(1) 1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar.(2) Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar” hükmünü haizdir. Davalı vekili alacağın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürse de ,demuraj alacağı konteynerin tesliminde gecikilen hergün için doğduğu ,bir borç doğmadan zamanaşımının işlemeyeceği ,davalı tarafça cevap dilekçesi ile usulüne uygun şekilde zamanaşımı defiinde bulunulmuş ise de gönderilene ihbarın yapıldığı, teslimden kaçındığının ispatlanamadığı ,mücbir sebeb nedeniyle gönderilen teslim almaktan kaçınmış olsa dahi mücbir sebeb nedeniyle konteyner demuraj ücreti istenemeyecektir.

Alacağın zamanaşımına uğradığının kabulü için muaccel alacağın varlığı ve doğduğu tarih belirlenmelidir.Demuraj ücretinin mücbir sebeb nedeniyle tahakkuk etmediği kabul edilerek ,davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı def'iine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının karar harcına mahsubuna ,başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135805 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8720 E. 2023/3045 K. · Onandı

Muaccel olmayan navlun alacağında zamanaşımı ve mücbir sebep

Gerekçe özeti

TTK 1246'ya göre navlun sözleşmesinden doğan alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar ve süre alacağın muaccel olmasıyla başlar; konteynerler iade edilmediğinden alacak muaccel olmayıp zamanaşımı işlemez. Yükün tahliye edilip teslime hazır olduğunu ve varış ihbarını ispat yükü davacıdadır; serbest süre içinde başlayan iç savaş/karışıklık mücbir sebep teşkil eder ve mücbir sebep süresince taşıtanın demuraj sorumluluğu doğmaz.

Emsal değeri

Konteyner iade edilmediğinden alacağın muaccel olmadığı ve zamanaşımının işlemediği, serbest süre içinde başlayan iç savaşın mücbir sebep sayıldığı yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: demuraj mücbir sebep navlun sözleşmesi zamanaşımı muacceliyet ispat yükü taşıtan

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/8720 E.  ,  2023/3045 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/761 E., 2021/1340 K.

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2020/140 E., 2020/361 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşıyan sıfatı ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca Marport Limanı'ndan 07.02.2011 tarihinde yükleyerek, Benghazi/Libya Limanı'na taşındığını ve konişmentodaki konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerler gemiden tahliye edildiği halde bugüne değin söz konusu yükler alınmadığı gibi konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, yüklerin gönderilen tarafından alınmaması nedeniyle davalının navlunu ödeyen taşıtan olması dolayısıyla sorumlu olduğunu, konteynerlerdeki yüklerin tahliye edilmemesi sonucu müvekkilinin deniz taşımacılığında kullanmış olduğu işbu konteynerlerden mahrum kaldığını, müvekkilinin kira bedellerini halihazırda ödemeye devam ettiğini, oluşan demuraj ücretleri ile konteyner kira bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 2.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın pasif ve aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu konteynerin akıbetinin davacı tarafından bilinmediğini, hal böyle iken konteyner kira bedeli ve demuraj bedeli talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yargılamaya konu konteynerler için aylık bazda kira bedellerini ödemeye devam ettiklerini iddia ettiğini ancak herhangi bir delil sunulmadığını, konişmentoya göre yüklerin taşınma şeklinin CFR (cost and freıght) olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun malların gemiye yüklenmesi ile birlikte sona erdiğini, davacının muhatabının alıcı/ithalatçı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi gereğince, navlun sözleşmesinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, bu sürenin alacağın muaccel olması ile işlemeye başlayacağı, somut uyuşmazlıkta konteynerlerin halen daha iade edilmediği hususu tarafların kabulünde olup alacak henüz muaccel olmadığından yani konteynerler iade edilmediğinden davalının zamanaşımı itirazının yerinde görülmediği, konişmeto ve davacı tarafından düzenlenen 07.02.2011 tarihli navlun faturası birlikte değerlendirildiğinde davacının fiili taşıyan, davalının ise taşıtan sıfatına haiz olduğu, böylelikle tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı tarafın beyanına göre yüklerin Marport Limanı' ndan 07.02.2011 tarihinde Benghazi/ Libya Limanı' na taşındığı, bu beyanın konişmento tarihi ile de örtüştüğü, davacı vekilince yüklerin hangi tarihte Benghazi Limanı' na ulaştığına ve tahliye edildiğine ilişkin kanaat verici delil sunulmadığı, Yargıtay 11.

Hukuk Dairesinin 05.03.2014 tarihli 2013/12326 E. ve 2014/4189 K. sayılı emsal ilamında işbu dosya ile aynı dönemde tahliye edilen yükle ilgili olarak 15.02.2011 tarihinde Libya' da savaşın başladığının ve bu hususun mücbir sebep olarak kabul edildiğinin görüldüğü, davacı vekilince 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle serbest süre içerisinde Libya' da karışıklık ve savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği, davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça varış ihbarının da sunulmadığı, yükün tahliye edildiğinin ve teslime hazır olduğunun davacı tarafça ispat olunamadığı, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen uzun süreçte de yükün ve konteynerlerin akıbeti hususunda dosyaya delil sunulamadığı, mücbir sebebin sona erdiği tarihten itibaren de davalının demuraj sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sağlık sorunu sebebiyle bildirdiği mazeretin mahkeme tarafından kabul edilmediğini, yokluğunda verilen kararın usul açısından hukuka aykırı olduğunu, mahkemece belgelerin sunulması için tarafına 3 hafta süre tanınmasının anlaşılabilir olmadığını, mahkemenin son celsede kesin süreye ilişkin herhangi bir gerekçeye dayanarak hüküm vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, Libya'daki iç karışıklığın Türk Hukuku açısından mücbir sebep olarak değerlendirildiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin kira bedeli ve demuraj hakkına sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece vekil olarak gönderilen mazeretinin kabul edilmeyerek yokluğunda hüküm verildiğini, kararın öncelikle usule aykırı verilmiş olması nedeniyle bozulması gerektiğini, ilgili belgelerin sunulması için verilen 3 haftalık sürenin yetersiz olduğunu, resmi makamların dahi yıllarca cevap beklediğini, mahkemece kesin sürenin sonuçlarına değinilmediğini, Libya'daki iç karışıklığın hangi nedene dayanarak Türk Hukuku açısından mücbir olarak kabul edildiğinin açıklanmadığını, mahkemenin mücbir sebep tanımının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, deniz taşıma ilişkisine dayalı olarak demuraj alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1246 ncı maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.