Libya iç savaşının demuraj alacağında mücbir sebep sayılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/761 E. 2021/1340 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalZamanaşımı
Gerekçe özeti
Bir taşıma sözleşmesinde, yükün gönderilmesinden kısa süre sonra varış limanının bulunduğu ülkede iç karışıklık/savaş hali başlaması ve bu nedenle yükün ve konteynerlerin akıbetinin tespit edilememesi halinde, bu durum demuraj alacağı bakımından mücbir sebep olarak kabul edilir ve taşıyan, mücbir sebep süresince (ve devamında akıbet tespit edilemediği sürece) taşıtandan demuraj/konteyner kira ücreti talep edemez. Demuraj alacağı, konteynerin tesliminde gecikilen her gün için doğduğundan, muaccel bir alacağın varlığı ve doğum tarihi belirlenmeden zamanaşımı def'i değerlendirilemez; mücbir sebep nedeniyle alacağın tahakkuk etmediğinin kabulü halinde zamanaşımı def'i incelemesi konusuz kalır.
Ele alınan sorunlar
Duruşma mazereti (sağlık sorunu) nedeniyle erteleme talebinin reddi → ret
İddia: Davacı vekili, sağlık sorunu nedeniyle bildirdiği mazeretin mahkemece kabul edilmemesinin ve yokluğunda karar verilmesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı vekili karar oturumunda sağlık mazereti bildirmiş ise de, bir önceki celsede de mazeret bildirdiği ve bu kez sağlık sorununun belgelendirilmediği anlaşıldığından, mazereti nedeniyle duruşmanın ertelenmesi talebinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Libya'daki iç karışıklığın/savaş halinin mücbir sebep sayılması → ret
İddia: Davacı vekili, mücbir sebep hallerinin yalnızca resmi kurum işlemlerine değil alacaklı tüzel kişiler için de aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, Libya'daki iç karışıklığın Türk hukuku açısından nasıl mücbir sebep sayıldığının açıklanmadığını, müvekkilinin kira bedeli ve demuraj hakkına sahip olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ilgili ilamında da belirtildiği üzere, 15.02.2011 tarihinde Libya'da iç karışıklık başladığı, bu hususun mücbir sebep olarak kabul edilerek demuraj istenemeyeceğine hükmedildiği; somut olayda da yükün 07.02.2011 tarihinde 25 adet konteynere yüklendiği, bu haliyle serbest süre içinde savaş halinin başladığı ve bu hususun mücbir sebep teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin Türk hukukunda Libya'daki iç karışıklığın nasıl mücbir sebep teşkil edeceğinin anlaşılamadığı yönündeki istinaf sebebi, tüm hukuk sistemlerinde savaş halinin mücbir sebep (beklenmeyen olağanüstü hal) sayıldığı gerekçesiyle yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Demuraj alacağının taşıtandan (davalıdan) talep edilebilirliği → tartışılmadı
Gerekçe: TTK'nın 1207(1). maddesi uyarınca gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan gönderilenin yükü teslim almaması, taşıyanın alacaklarını gönderilenden talep etmesinin hukuki dayanağını ortadan kaldırır; bu halde navlun sözleşmesinin tarafı olan gönderen (taşıtan) borçlu olmaya devam eder. Konişmentoda demuraj ücretinin yük alıcısı tarafından ödeneceği yönünde düzenleme bulunmasına rağmen, yükün gönderilen tarafından teslim alınmaması nedeniyle bu düzenleme dava dışı gönderilen bakımından sonuç doğurmaz. Bu durumda davacı, konteynere ilişkin demuraj ücretini taşıma sözleşmesinin tarafı olan ve malları gönderen davalıdan talep edebilir. Ancak yükün akıbetine dair davacı taşıyıcı tarafça delil sunulamadığı gibi yetkili makamlardan da bu hususun tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı def'i (TTK 1246) → ret
İddia: Davalı vekili, TTK 1246. maddesi kapsamında taleplerin bir yılda zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından 9,5 yıl geçmesine rağmen herhangi bir dava veya icra takibi açılmadığını, TBK 154 kapsamında zamanaşımının kesilmesinden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek zamanaşımı itirazlarının kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'nın 1246. maddesi uyarınca navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan doğan alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar ve bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Demuraj alacağı konteynerin tesliminde gecikilen her gün için doğar; bir borç doğmadan zamanaşımı işlemeye başlamaz. Alacağın zamanaşımına uğradığının kabulü için muaccel alacağın varlığının ve doğduğu tarihin belirlenmesi gerekir. Somut olayda mücbir sebep nedeniyle demuraj ücretinin tahakkuk etmediği kabul edilerek davanın reddine karar verildiğinden, davalı vekilinin zamanaşımı def'ine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, Libya'daki iç karışıklığın/savaş halinin demuraj alacağı bakımından mücbir sebep sayılacağı ve demuraj alacağının muacceliyet anının belirlenmesi gerektiği yönündeki değerlendirmesiyle, benzer olgusal kalıptaki (taşıma sırasında varış ülkesinde iç karışıklık/savaş çıkması) uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan doğan alacaklar TTK 1246 uyarınca bir yılda zamanaşımına uğrar; bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Demuraj alacağı, konteynerin tesliminde gecikilen her gün için doğduğundan, muaccel bir alacağın varlığı ve doğum tarihi belirlenmeden zamanaşımı işlemeye başlamaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
demuraj alacağı↗ mücbir sebep↗ konişmento↗ navlun sözleşmesi↗ taşıtan↗ gönderilen↗ zamanaşımı def'i↗ muacceliyet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/761
KARAR NO 2021/1340
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/12/2020
NUMARASI 2020/140 Esas 2020/361 Karar
DAVA
Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili;derek İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nde açtığı davasında ;müvekkilinin taşıyan sıfatı ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca ... Limanı' ndan 07/02/2011 tarihinde yüklendiğini, Benghazi/Libya Limanı'na taşıdığını ve konişmentodaki konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, müvekkiline ait konteynerlerin taşıtan davalı tarafından tahliye edilmemesi nedeniyle oluşan demuraj ücretleri ile konteyner kira bedelli için mahsuben şimdilik 1.000-USD'nin dava tarihinden itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davaya ilişkin tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın pasif, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu konteynerin akıbetinin davacı tarafından bilinmediğini, hal böyle iken konteyner kira bedeli ve demuraj bedeli talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yargılamaya konu konteynerler için aylık bazda kira bedellerini ödemeye devam ettiklerini iddia ettiğini, davaya konu konteynerlerin akıbeti dahi bilinmezken demuraj bedeli talep edilmesinin mümkün olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2014 tarihli 2013/12326 Esas ve 2014/4189 Karar sayılı ilamı ile,eldeki dosya ile aynı dönemde tahliye edilen yükle ilgili olarak 15.02.2011 tarihinde Libya'da savaş başladığının ve bu hususun mücbir sebep olarak kabul edildiğini, dosyada da davacı vekilince 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle serbest süre içerisinde Libya' da karışıklık ve savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği;
27. 10.2020 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı uyarınca verilen kesin süreye rağmen dosyaya davacı tarafça varış ihbarının da sunulmadığı, yükün tahliye edildiğinin ve teslime hazır olduğunun davacı tarafça ispat olunamadığı, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen uzun süreçte de yükün ve konteynerlerin akıbeti hususunda dosyaya delil sunulamadığı anlaşıldığından mücbir sebebin sona erdiği tarihten itibaren de davalının demuraj sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; sağlık sorunu sebebiyle bildirdiği mazeretin mahkeme tarafından kabul edilmediğini, yokluğunda verilen kararın usul açısından hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin 2014 yılındaki istinabenin gecikmesi emsaline dayanmasına rağmen tarafına 3 hafta süre tanınmasının anlaşılabilir olmadığını, mahkemenin son celsede kesin süreye ilişkin herhangi bir gerekçeye dayanarak hüküm vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, mücbir sebep hallerinin yalnızca resmi kurum işlemlerine yönelik değil; alacaklı tüzel kişiler için de aynı derecede değerlendirilmesi gerektiğini, Libya'daki iç karışıklığın Türk Hukuku açısından mücbir sebep olarak değerlendirildiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin kira bedelleri ve demuraj hakkına sahip olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili; TTK 1246.maddesi kapsamında taleplerin 1 yılda zamanaşımına uğrayacağından ötürü davacının demuraj ücreti dahil yargılamaya konu tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından 9,5 yıl geçmesine rağmen müvekkili aleyhine herhangi bir dava veya icra takibi açılmadığını, bu sebeple TBK 154.kapsamında zamanaşımının kesilmesinden bahsedilemeyeceğini, konteynerlerin akıbetinin dahi bilinmediğini, davacı tarafından TTK 1174/2 maddesinde müvekkiline yapılan bir bildirim olmadığını, zamanaşımına yönelik itirazları kapsamında kararın düzeltilerek ret kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; konteyner demuraj alacağının davalı taşıtandan talep olunan konteyner demuraj alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; yükün ... Limanı' ndan 07.02.2011 tarihinde Benghazi/ Libya Limanı' na taşınmak üzere ayrıldığı , davacı tarafça yüklerin hangi tarihte Benghazi Limanı' na ulaştığına ve tahliye edildiğine ilişkin kanaat verici delil sunulmadığı, benzer nitelikteki dosyalarda 2014 yılında açılan dosyalarda yüklerin teslim edilip edilmediği hususunda Libya Makamlarına yazılan müzekkerelere cevap alınamadığı ,bu yolda yapılacak bir araştırmadan sonuç alınamayacağı,konteynerlerin ...'tan ayrıldıktan sonra gönderilme tarihinden hemen sonra savaş hali başladığı,bu halin mücbir sebeb olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili karar oturumunda sağlık mazereti bildirmiş ise de ,bir önce ki celse de mazeret bildirdiği ve sağlık sorunu bulunduğunun belgelendirilmediği anlaşılmaktadır.Bu sebeble mazereti nedeniyle duruşmanın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2014 tarihli 2013/12326 Esas ve 2014/4189 karar sayılı ilamında da belirtildiğine göre "15.02.2011 tarihinde Libya' da iç karışıklık başladığı ,bu hususun mücbir sebep olarak kabul edilerek demuraj istenemeyeceğine hükmedildiği ,somut olayda da davacı vekili tarafından 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle serbest süre içerisinde savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili Türk Hukukunda libya'daki iç karışıklığın nasıl mücbir sebeb teşkil edeceğinin anlaşılamadığını ileri sürmüş ise de, tüm hukuk sistemlerinde savaş hali mücbir sebeb(beklenmeyen olağan üstü hal) sayıldığından bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. TTK nın 1207(1)maddesi uyarınca gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa ,taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür.Taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan gönderilenin yükü teslim almaması, taşıyanın alacaklarını gönderilenden talep etmesinin hukuki dayanağını ortadan kaldırmaktadır. Bu halde, navlun sözleşmesinin tarafı olan gönderen (taşıtan) borçlu olmaya devam etmektedir.Konişmentoda demuraj ücretinin yük alıcısı tarafından ödenmesi yönünde düzenleme bulunmasına rağmen, yükün gönderilen tarafından teslim alınmaması nedeniyle dava dışı gönderilen bakımından sonuç doğurmaz.
Bu durumda, davacının taşıma sözleşmesinin tarafı olan ve malları gönderen davalıdan konteynere ilişkin demuraj ücretini talep edebilir. Ancak yükün akıbetine dair davacı taşıyıcı delil sunulmadığı gibi yetkili makamlardan da sorulup tesbitinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. TTK’nun 1246.maddesi “(1) 1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar.(2) Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar” hükmünü haizdir. Davalı vekili alacağın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürse de ,demuraj alacağı konteynerin tesliminde gecikilen hergün için doğduğu ,bir borç doğmadan zamanaşımının işlemeyeceği ,davalı tarafça cevap dilekçesi ile usulüne uygun şekilde zamanaşımı defiinde bulunulmuş ise de gönderilene ihbarın yapıldığı, teslimden kaçındığının ispatlanamadığı ,mücbir sebeb nedeniyle gönderilen teslim almaktan kaçınmış olsa dahi mücbir sebeb nedeniyle konteyner demuraj ücreti istenemeyecektir.
Alacağın zamanaşımına uğradığının kabulü için muaccel alacağın varlığı ve doğduğu tarih belirlenmelidir.Demuraj ücretinin mücbir sebeb nedeniyle tahakkuk etmediği kabul edilerek ,davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı def'iine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının karar harcına mahsubuna ,başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135805 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi