6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bayilik sözleşmesinin olağanüstü feshinin iptali istenemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1694 E. 2021/1436 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bir sözleşmenin sürdürülebilmesi için her iki tarafın iradesinin sözleşmeye devam etme yönünde olması gerekir; taraflardan birinin haklı veya haksız olsun olağanüstü fesih beyanıyla sözleşme sona erdiğinde, mahkemelerce sözleşmenin devamına veya fesih bildiriminin iptaline karar verilemez. Fesih haksız ise karşı tarafın hakkı, sözleşmenin devamını sağlamak değil, zararının tazminini talep etmektir. Bu kural, tarafı anonim şirket olan bir kamu kuruluşunun bayilik sözleşmesi için de geçerlidir; kamu tüzel kişisinin özel hukuk alanında anonim şirket statüsüyle faaliyet göstermesi, sözleşme serbestisi kapsamındaki fesih yetkisini ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Davalının kamu kurumu sıfatıyla sözleşmeyi feshedemeyeceği iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, davalının kamu tüzel kişisi niteliği nedeniyle kamu gücü kullanmadan keyfi olarak sözleşmeyi feshedemeyeceğini, özel hukuk alanında faaliyet göstermesinin kamu tüzel kişisi olma özelliğini ortadan kaldırmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı şirket anonim şirket statüsünde bulunduğundan özel hukuk hükümlerine tabidir; bu husus İstanbul 11. İdare Mahkemesinin ilgili dosyasında verilen hükümde de vurgulanmıştır. Bu nedenle davalının kamu kurumu olduğu için sözleşmeyi iptal edemeyeceğine ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmenin feshinin iptalinin talep edilebilirliği → ret

İddia: Davacı vekili, feshin haksız olduğunu ve fesih kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TBK'nun 1. maddesi uyarınca sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulur; sözleşmenin sürdürülebilmesi için de her iki tarafın iradesinin sözleşmeye devam etme yönünde olması gerekir. Bayilik sözleşmesi isimsiz sözleşme türlerinden olup, belirli süreli ise süresi sonunda veya ihbar öneli tanınarak süresinden önce olağan fesih yoluyla, belirli veya belirsiz süreli olmasına bakılmaksızın haklı bir sebebin varlığı halinde olağanüstü fesih yoluyla sona erdirilebilir. Olağanüstü feshin haklı bir sebebe dayanmaması halinde haksız fesihten bahsedilir. İki ticaret şirketi arasındaki bayilik sözleşmesi davalı tarafça olağanüstü fesih yoluyla sona erdirilmiştir. Sözleşmeler, fesih bildirimi yapılmak suretiyle sona erdiğinden, mahkemelerce sözleşmenin devamına karar verilemez; feshin haksız olması halinde karşı tarafın zararı fesih bildiriminde bulunan taraftan talep edilebilir. Davacının sonuç talebi sözleşmenin feshinin iptaline yönelik olup, bu isteğin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bayilik sözleşmesinin taraflarca olağanüstü fesih yoluyla sona erdirilmesi halinde, feshin haksız olduğu iddia edilse de mahkemece sözleşmenin devamına veya fesih bildiriminin iptaline karar verilemeyeceği, bu durumda zarar gören tarafın hukuki yolunun tazminat talebi olduğu yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi olağanüstü fesih olağan fesih haksız fesih sözleşme serbestisi irade açıklaması

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı TBK 1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1694

KARAR NO 2021/1436

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/07/2021

NUMARASI 2021/211 Esas - 2021/580 Karar

DAVA

Sözleşmenin Feshinin İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/10/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 20 yıldan fazla süredir davalının Beykoz İlçesi su bayiliğini sürdürdüğünü, İBB nın el değiştirmesinden sonra, müvekkilinin bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak iptal edildiğinin bildirildiğini, bildirilen fesih sebebinin gerçek olmadığını,iptal kararının hiçbir gerekçeye dayanmadığı gibi gerçek olması durumunda dahi verilecek cezanın sözleşmenin iptali değil, önce uyarı olması gerektiğini, İstanbul 11. İdare Mahkemesinin 2020/326 esas sayılı dosyası ile dava açılmış ise de "çözüm yerinin adli yargı merci olması" nedeniyle davanın reddine karar verildiğini,öncelikle sözleşmenin iptal kararının iptalini talep ettiklerini,tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını beyanla haksız ve hukuka aykırı alınan kararın iptaline,yürütmenin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında bir ana bayilik sözleşmesi bulunduğunu,firmanın şikayet hattına pek çok şikayet geldiğinden bu hususun ana bayiye iletildiğini ve akabinde ana bayinin de tali bayi ile sözleşmesini feshettiğini, davacının muhatabının davalı olmadığını, fesih eylemini ana bayii gerçekleştirdiğinden davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, belediye şirketlerinin tacir kabul edildiğini, davalı şirket ile ana bayi,tali bayi arasında TTK hükümlerine tabii bir ticari ilişki bulunduğunu, ticari şirketlerin sözleşme serbestisi kapsamında sözleşme akdedebileceğini veya sözleşmeyi feshedebileceğini, davacının bu fesihten dolayı bir zararı var ise bunu dava yolu ile talep edebileceğini,ticari ilişkinin devamını istemeyen bir tarafa, mahkeme kararı ile sözleşmenin devamının yüklenemeyeceğini,beyanla davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasında 12/11/2015 tarih ve 52244 nolu bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin süresinin 1 yıl olarak düzenlendiği ancak sürenin bitiminden sonra da taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin eylemli olarak devam ettiği, davalı tarafça davacıya hitaben düzenlenen 23/01/2020 tarihli yazı ile 23/01/2020 tarihi itibariyle bayiliğinin feshedildiğinin bildirildiği, huzurdaki davada davacının talebinin fesih kararının iptaline karar verilmesine yönelik olduğu, davacı tarafça haksız fesih iddiasına dayalı tazminat vb. bir talebin de bulunmaması nedeniyle bayilik sözleşmesinin feshinin engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;müvekkil ile davalı arasında, davalının ürettiği Hamidiye markalı suların satışı konusunda bir bayilik sözleşmesi bulunduğunu,kamu kurum ve kuruluşlarının bazı konularda kamu gücünü kullanmasından dolayı sözleşme serbestisi bulunmadığını,keyfi kararlarla sözleşmenin iptalinin mümkün olmadığını, İBB seçiminden sonra eski bayilere yönelik sözleşme iptali süreci başladığını,özel hukuk alanında faaliyet göstermesi kamu tüzel kişisi olma özelliğini ortadan kaldırmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile müvekkilin sözleşmesinin haksız yere feshinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin, davalı tarafça feshi kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı şirket anonim şirket statüsünde bulunduğundan özel hukuk hükümlerine tabii olup,bu husus İst.

11. İdare Mahkemesinin 2020/326-esas sayılı dosyasında verilen hükümde de vurgulanmıştır. Davacı vekilinin ,davalının kamu kurumu olduğu sözleşmeyi iptal edemeyeceğine ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK nun 1.maddesinde "sözleşme,tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur.İrade açıklaması ,açık veya örtülü olabilir" denilmiştir.Sözleşmenin ;hukuksal bir sonuç doğurmak amacıyla, iki ya da daha çok kişinin ya da kuruluşun, karşılıklı ve birbirine uygun irade bildirimi ile gerçekleştiği düşünüldüğünde ; sözleşmenin sürdürülebilmesi için de her iki yanın iradesinin sözleşmeye devam etme yönünde olması gerekmektedir. Bayilik sözleşmesi isimsiz sözleşme türlerinden olup;

belirli süreli olarak akdedilmiş ise süresi sonunda veya ihbar öneli tanınmak suretiyle süresinden önce olağan fesih yolu kullanılmak suretiyle veya belirli veya belirsiz süreli olup olmamasına bakılmaksızın haklı bir sebebin varlığı halinde olağanüstü fesih yolu ile sona erdirilebilir. Taraflardan biri tarafından kullanılacak olağanüstü feshin haklı bir sebebe dayanmaması halinde ise haksız fesihten bahsedilecektir. İki ticaret şirketinin taraf olduğu bayilik sözleşmesinin davalı tarafça olağanüstü fesih yolu kullanılarak sona erdirildiği anlaşılmaktadır.Sözleşmeler hukuki niteliği itibariyle ,fesih bildirimi yapılmak suretiyle sona erdiğinden ,mahkemelerce sözleşmenin devamına karar verilemeyecek ,feshin haksız olması halinde karşı tarafın zararı fesih bildiriminde bulunan taraftan talep edilebilecektir.Davacı tarafın ;sonuç talebi sözleşmenin feshinin iptaline yönelik olup,bu isteğin yasal dayanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine,dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle karar verildi. 07/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135757 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.