6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cari hesap alacağında yaklaşık ispatın sağlanamaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1758 E. 2021/1499 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: İstinaf mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur; alacağın varlığı ve miktarı hakkında taraflar arasında ihtilaf bulunması ve bu ihtilafın çözümünün ayrıca yargılamayı gerektirmesi halinde, alacak yaklaşık olarak ispatlanmış sayılmaz ve ihtiyati haciz şartları oluşmaz. Bu bağlamda, aynı taraflar arasındaki farklı bir dava dosyasında alınan ve hükme esas alınmamış olan bilirkişi raporu, sonradan açılan itirazın iptali davasında ileri sürülen alacağın varlığı ve miktarını kanıtlamaya yeterli, bağlayıcı bir delil oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davacı vekili, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki cari hesabın bir bütün olarak değerlendirildiğini, müvekkilinin davalıdan 43.336,78 TL cari hesap alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, hüküm altına alınan 20.480,72 TL çıkarıldığında bakiye 22.856,06 TL alacaklı olduğunun sabit olduğunu, bu kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleştiğini, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; İİK 258/1'in ikinci cümlesine göre alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle yükümlüdür. Bu düzenlemeye göre ihtiyati haciz kararı için kesin ispat aranmamakla birlikte, muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması ve bu ihtilafın çözümünün yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu kabul edilemez. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Davacının daha önce açtığı davada alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne ilişkin hükmün İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi tarafından takiple bağlılık kuralı gereğince kaldırılarak yeniden hüküm verildiği anlaşılmaktadır. O dava dosyasında bilirkişi incelemesi yapılmış olsa da belirlenen alacak hükme esas alınmamış, takip dışı faturalar yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu kez takibe konu edilen faturalar için yeniden inceleme yapılacak olup, ilk dava dosyasında alınan rapor bağlayıcı olmadığı gibi iddia olunan alacak davalının kabulünde de bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinin, davanın bulunduğu aşama itibariyle alacağın varlığı ve özellikle miktarı konusunda yaklaşık ispatın bulunmadığına yönelik takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Muaccel alacağın ihtilaflı ve tespite muhtaç olması halinde ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığına ve önceki bir dava dosyasında hükme esas alınmamış bilirkişi raporunun sonraki talep için bağlayıcı yaklaşık ispat delili sayılamayacağına ilişkin değerlendirmesi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak cari hesap takiple bağlılık kuralı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257/1İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1758

KARAR NO 2021/1499

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/06/2021 (Ara Karar)

NUMARASI 2021/404 Esas

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/10/2021

İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı-ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki gereğince davalı şirkete bir kısım faturalar kesildiği; bu faturaların bir kısmı dayanak yapılarak davalı hakkında Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali davası açıldığı, söz konusu davada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan cari hesap alacağı olarak toplam 43.336,78- TL alacaklı olduğunun tespit edildiği ve mahkemece bu yönde hüküm verildiği, yapılan istinaf incelemesi sonucunda dava konusu takibin faturaya dayalı olması nedeni ile takip konusu faturaların değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği, mahkemece cari hesap ilişkisi esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, bu bağlamda takip konusu faturalara dayalı olarak davacının davalıdan 20.480,72 TL alacaklı olduğu yönünde karar verildiği, bakiye cari alacağın bilirkişi raporu doğrultusunda sabit olduğu gerekçesi ile hüküm altına alınmayan bakiye cari alacağına yönelik itirazın iptali ile rapor doğrultusunda davalının 3.

kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için alacak tutarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı tarafça sunulan bilirkişi raporu ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat oluşturmaya yeterli olmadığı, bilirkişi raporunda; davacı ticari defterleri ile davalı şirket ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığı, davacı şirket defterlerinde yer alan bir kısım faturaların davalı şirket defterlerinde yer almadığı tespit edildiği, takibe konu edilmeyen faturaların inceleme dışı bırakıldığı, bilirkişi raporlarının takdiri deliller arasında sayıldığı, raporların dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve raporun hakimi bağlamayacağı ilkesi gereğince söz konusu raporun alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat oluşturmaya yeterli olmadığı, kaldı ki davacı tarafından dava konusu yaptığı faturalara konu malların teslimine ilişkin belgeler ile taraflar arasında imzalanmış bir mutabakat belgesi de sunulmadığı, mahkeme dosyası ile talep edilen ve 2.

ATM tarafından incelenmeyen faturalar yönünden alacağın varlığı ve özellikle miktarı konusunda kanaat oluşturmaya yeterli belge sunulmadığı; anılan nedenlerle yaklaşık ispat ölçütünün yerine getirilmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; gerekçenin aksine Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1091 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki faturalara dayalı cari hesabın tamamının bir bütün olarak değerlendirilerek hesaplama yapıldığını, müvekkili şirketin davalıdan 43.336,78-TL cari hesapta alacaklı olduğunun tespit edildiğini, hüküm altına alınan 20.480,72-TL çıkarıldığında müvekkilinin davalıdan 22.856,06-TL alacaklı bulunduğunun sabit olduğunu, raporda taraflar arasında takibe konu edilmeyen diğer faturalar yönünden de inceleme yapılarak müvekkilinin alacağının tespit edildiğini, tedbir talebi dayanağının istinaf denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme kararı ve bu karara dayanak olan bilirkişi raporları olduğunu, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, davalının 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için alacak tutarı kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de;

muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması , bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Davacı tarafın daha evvel açtığı davada ;alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne ilişkin hükmün İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi tarafından takiple bağlılık kuralı gereğince kaldırılarak yeniden hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili ilk derece mahkemesince alınan raporun yaklaşık ispatı sağladığını ileri sürmektedir.Anılan dava dosyasında ;bilirkişi incelemesi yapılmış ise de ;bilirkişi raporunda belirlenen alacak hükme esas alınmamış, takip dışı faturalar nedeniyle bir değerlendirme yapılmamıştır.Bu kez takibe konu edilen faturalar için yeniden inceleme yapılacak olup,ilk dava dosyasında alınan rapor bağlayıcı olmadığı gibi iddia olunan alacak da davalının kabulünde bulunmamaktadır.

İlk derece mahkemesinin ,davanın bulunduğu aşama itibariyle alacağın varlığı ve özellikle miktarı konusunda yaklaşık ispatın bulunmadığına yönelik takdirinde isabetsizlik görülmediğinden davacı /ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135576 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.