6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Erken ödeme komisyonu ve mevduat faizi uyuşmazlığında ticari kredi denetimi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1369 E. 2021/1562 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari kredi sözleşmelerinde erken kapama komisyonunun, aynı vade ve türdeki kredinin kapama tarihindeki güncel piyasa koşullarına göre oluşan yeni faiz oranıyla hesaplanan yeni ödeme planı ile eski ödeme planı arasındaki fark üzerinden alınması usule uygundur; alınan oranın piyasadaki diğer bankaların uyguladığı asgari orana ve benzeri düzenlemelerdeki yasal kesinti oranına yakın olması halinde bu oran, sözleşmeye müdahaleyi gerektirecek ölçüde fahiş sayılamaz.

Ele alınan sorunlar

Erken ödeme (kapama) komisyonunun genel işlem şartı niteliğinde ve fahiş olup olmadığı → ret

İddia: Davacı, sözleşmedeki erken kapama komisyonu hükümlerinin TBK 20 vd. maddeleri anlamında genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, tek taraflı olarak sözleşmeye konulduğunu ve durumu ağırlaştıran hükümlerin kesin hükümsüz olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinin 34.9 ve 43.9 maddelerinde, kredilerin erken kapatılması halinde alınacak komisyonun nasıl hesaplanacağı gösterilmiştir; erken ödeme talebi üzerine aynı vadede, aynı ödeme planına bağlı, aynı türde kredinin kapama tarihindeki güncel maliyet ve piyasa koşulları paralelinde oluşan yeni faiz oranı üzerinden yeni bir ödeme planı oluşturularak, yeni ortaya çıkan toplam geri ödeme miktarı ile erken kapatılan kredinin ödeme planındaki toplam geri ödeme tutarı arasındaki farkın erken kapama komisyonu olarak tahsil edilebileceği kabul edilmiştir. Davalının tahsil ettiği erken ödeme kesintilerinin %2,93 ve %6,29 oranlarına tekabül ettiği, diğer bankaların da minimum %2 oranında tahsilat yaptığı, konut finansmanında dahi %2 oranında yasal kesinti bulunduğu gözetildiğinde, ticari kredilerde sözleşmeye müdahale gerektirecek ölçüde fahiş bir oran bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacı mevduatına düşük veya hiç faiz uygulanmadığı iddiasına ilişkin alacak talebi → ret

İddia: Davacı, kullandığı kredi tutarı kadar davalı banka nezdindeki mevduatına, diğer müşterilere uygulanan faiz oranından çok daha düşük, bazen hiç faiz işletilmediğini ileri sürerek bu nedenle uğradığı zararın tazminini istemiştir.

Gerekçe: Yapılan inceleme neticesinde davacı mevduatına düşük faiz uygulanmasının söz konusu olmadığı tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki mahkeme/karar numarası çelişkisinin giderilmesi → kabul

Gerekçe: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunarak bozma ilamına uyulmuş; kısa kararda maddi hata sonucu yazılan İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2017 tarih 2015/1055 Esas 2017/913 Karar sayılı hükmün kaldırıldığı ibaresi yerine, doğrusu olan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2017 tarih 2014/252 Esas 2017/681 Karar sayılı hükmün kaldırıldığı belirtilerek kısa karar-gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari kredilerde erken kapama komisyonunun hesaplanma yönteminin ve piyasa koşullarıyla kıyaslanan oranın fahiş olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından emsal niteliktedir; ayrıca kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki maddi hataya dayalı çelişkinin bozma sonrası nasıl giderileceği yönünden de örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken ödeme (kapama) komisyonu genel işlem şartları genel kredi sözleşmesi ticari kredi kısa karar-gerekçeli karar çelişkisi bozma ilamına uyma

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 356HMK 353(1)b-3HMK 361/1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 20

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1369

KARAR NO 2021/1562

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/07/2017

NUMARASI 2014/252 Esas - 2017/681 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/10/2021

Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili,davalı bankanın Antalya şubesi tarafından müvekkiline yatırım kredisi tahsis edildiği ,bu kapsamda 30/11/2011, 17/01/2012, 28/09/2012 tarihlerinde davalı bankadan toplam 16.000.000- usd kredi kullandığını, Aralık 2013 içerisinde müvekkilinin kefalet nedeniyle borçlu olduğu İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyadan davalı bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi gelmesi üzerine davalı bankanın kredinin “uhdesinde bulunan” nakdin kullanılarak kapatılmasını istediğini, müvekkilinin de sorun yaşamamak adına 17/12/2013 tarihli yazı ile davalı bankaya başvurarak kullandığı 14.818.175-usd krediyi erken ödeme opsiyonlu olarak kapatmak istediğini bildirdiğini, bu bildirimde erken kapama komisyonu talebinde bulunulmamasını davalı bankadan istendiğini,erken ödeme komisyonu talebinde bulunduğunu ve talebi TBK 20 vd maddelerinde tanımlanan genel işlem şartları niteliğindeki tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu maddelere dayandırdığını, toplam 3 kredi için 499.132-usd erken kapama komisyonu kesintisi yapıldığını, müvekkilinin kullandığı kredi kadar davalı banka nezdinde mevduatı bulunduğunu, bu mevduata diğer müşterilerine işlettiği faiz oranından çok daha düşük bir faiz işletmek suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, bazen hiç faiz işletilmediğini, davalının bu davranışının TBK.'nın 20 vd maddelerine aykırı olduğunu,müvekkilinin durumunu ağırlaştıran hükümlerin kesin hükümsüzlüğünün tespiti ile,499.132-usd erken kapama komisyonu ile emsallerinden daha az faiz uygulaması nedeniyle uğradığı zarar karşılığı HMK 107 maddesi gereğince şimdilik 15.000- usd‘nin dava tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının müvekkili bankadan krediyi erken ödeme opsiyonsuz olarak kullandığını, vadesinden önce kapatılması halinde erken ödeme ücreti ile yükümlü olduğunun tacir olan tarafların ortak mutabakat ile belirlediği genel kredi sözleşmesinin 34.9 ile 43.9 maddesi hükmü olduğunu, dava konusu yapılan 3 adet kredi nedeniyle erken ödeme komisyonu alınmasının sözleşme hükümleri ve Yargıtay kararları doğrultusunda genel işlem koşulu olarak değerlendirilemeyeceğini, zaten 30/11/2011, 17/01/2012 tarihli sözleşmelerin TBK yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önceki tarihli olduğunu, müvekkili banka tarafından hesaplanan erken kapama ücretinin fahiş olmadığını, davacı tarafın,kullandığı kredilerin karşılığında müvekkili bankaya rehinli olan mevduatına az yada hiç faiz işletilmediği iddiasının soyut iddia olduğunu, sadece vadesi bozulan mevduata erken dönem için faiz uygulanmadığını , ancak bundan önceki dönemlerde davacının bilgisi ile faiz verildiğini ileri sürerek her iki talebin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ

Mahkemece, taraflar arasındaki ilişki ve sözleşme hükümleri doğrultusunda bankanın yapmış olduğu kesintinin yasa hükümlerine, teamüllere ve yönetmeliklere uygun olduğu, fazla alınan bir ücretin bulunmadığı gibi faiz oranının bile uygulanması gereken oranın çok altında olarak belirlenerek hesaplamanın yapıldığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. Davacı ve temlik alan davacı vekilleri ayrı ayrı verdikleri dilekçelerinde ; karara dayanak bilirkişi raporlarının,hükme yeterli olmadığı ,tanzim edilen raporlarla tahsil edilen tutarın rakamsal doğruluğunun teyit edildiğini, bunun dışında uyuşmazlık konularının nihayete ermeksizin bu rapora dayanılarak hüküm tesis edildiğini, söz konusu davada taraflar arasındaki sözleşmede TBK 20 anlamında açıkça haksız şartın yer aldığını, TBK.'nın 20'de tacir, tüketici, kurum veya şahıs ayrımı yapılmasızın herkes için genel işlem koşulunun varlığı durumunda bu maddenin yazılmamş sayılacağı hükmüne yer verildiğini, erken kapamaya sebebiyet veren bankanın müvekkilini riskli görerek derhal kredilerini kapatmasını istediğini, müvekkilinin ise bu talep doğrultusunda herhangi bir sorun yaşanmaması adına kredilerini kapattığını, davalı bankanın bu kez de erken kapama ücreti ödemek zorunda kaldığını,delillerin toplanmadığını, davalı bankanın diğer müşteri mevduatlarına uyguladığı faizden az bir oran uyguladığını ve bazı dönemler hiç uygulanmadığını ve bu uygulamayı hiçbir yasal dayanağı olmaksızın haksız olarak yaptığını, ispatı açısından ise dava dilekçesinde delil olarak dayanılan davalı banka kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle, muadil dönemlerde muadil hesaplara uygulanan faiz oranının belirlenip müvekkiline uygulanan faiz oranlarının da tespiti suretiyle aradaki faiz farkının belirlenmesi taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.

Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; 2018/220 Esas-2019/1166 karar sayılı ve 25/09/2019 tarihli hüküm ile, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin 34.9 ve 43.9 maddelerinde, davalı banka tarafından kullandırılan kredilerin erken kapatılması halinde alınacak komisyonun nasıl hesaplanacağının sözleşmede gösterildiği, erken ödeme talebi üzerine aynı vadede aynı ödeme planına bağlı ,aynı türde kredinin kapama tarihinde güncel maliyet ve piyasa koşulları paralelinde oluşan yeni faiz oranı üzerinden yeni bir ödeme planı oluşturularak ,yeni ortaya çıkan toplam geri ödeme miktarı ile erken kapatılan kredinin ödeme planındaki toplam geri ödeme tutarı arasındaki farkının erken kapama komisyonu olarak tahsil edilebileceği, davalının tahsil ettiği erken ödeme kesintilerinin %2,93 ve %6,29 oranlarına tekabül ettiği,diğer bankaların da minimum %2 oranında tahsil ettiklerinin bildirildiği, konut finansmanında dahi %2 i oranında yasal kesinti olduğu gözetildiğinde, ticari kredilerde sözleşmeye müdahale gerektirecek bir oranda fahiş sayılamayacağı yapılan incelemede davacı mevduatına düşük faiz uygulanmasının da sözkonusu olmadığı ilk derece mahkemesince verilen hüküm sonucu itibariyle doğru olsa da faiz alacağı talebine ilişkin yazılan gerekçenin verilen kararla çelişmesi ve yapılan tahkikat neticesi düzeltilen gerekçe nedeniyle hükmün kaldırılması ve yeniden hüküm verilmesi gerektiği gerekçesiyle temlik alan davacı ve davacı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 12.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2017 Tarih 2014/252 Esas 2017/681 Karar sayılı hükmün HMK 356, HMK 353(1)b-3 gereği kaldırılmasına, yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın dava davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11.H.D.’nin 22/06/2021 tarihli 2019/5194 esas-2021/5309 karar sayılı ilamı ile; Bölge Adliye Mahkemesince 25.09.2019 tarihli celsede kısa kararda, “temlik alan davacı ve davacı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2017 Tarih 2015/1055 Esas 2017/913 Karar sayılı hükmün HMK 356, HMK 353(1)b-3 gereği kaldırılmasına; Yerinde olmayan davanın reddine” şeklinde karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda hüküm fıkrasında “Temlik alan davacı ve davacı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne;

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2017 Tarih 2014/252-Esas 2017/681 Karar sayılı hükmün HMK 356, HMK 353(1)b-3 gereği kaldırılmasına; Yerinde olmayan davanın reddine” demek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın re'sen bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Bozma ilamına konu kararda yazıldığı üzere,davalının tahsil ettiği erken ödeme kesintilerinin %2,93 ve %6,29 oranlarına tekabül ettiği,diğer bankaların da minimum %2 oranında olduğu, ticari kredilerde sözleşmeye müdahale gerektirecek bir oranda fahiş sayılamayacağı yapılan incelemede davacı mevduatına düşük faiz uygulanmasının da sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ,kısa karardaki maddi hata nedeniyle yazılan İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2017 Tarih 2015/1055 Esas 2017/913 Karar sayılı - yerine İstanbul 12.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2017 Tarih 2014/252-Esas 2017/681 Karar sayılı kısı karar -gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle;Yargıtay bozma ilamına uyularak davacı ve temlik alan davacı vekilinin istinaf başvusunun kabulü ile, HMK.'nın 356., 353(1)b-3 maddesi gereği hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve temlik alan davacı vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2017 Tarih 2014/252-Esas 2017/681 Karar sayılı hükmün HMK 356, HMK 353(1)b-3 gereği KALDIRILMASINA; "Yerinde olmayan davanın REDDİNE" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 59,30-TL ilam harcının peşin alınan 18.613,80-TL'den düşümü ile geri kalan 18.554,50-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına, Davalının yaptığı 36,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 56.648,80-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine," Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Temlik alan davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 48-TL istinaf yargı giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nun 361/1 maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

27/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135066 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

1. inceleme

Diğer usuli işlemferagat_iade

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8948 E. 2023/2599 K. · Diğer usuli işlem

Temyiz aşamasındaki feragatte dosyanın mahkemesine gönderilmesi

Gerekçe özeti

Davadan feragat, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa Yargıtay temyiz incelemesi yapmaz; dosyayı, feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.

Emsal değeri

Temyiz aşamasında yapılan feragatte izlenecek usulü Yargıtay'ın kendi muhakemesiyle ortaya koyması nedeniyle usuli emsal değeri taşır.

Kavramlar: davadan feragat temyiz aşamasında feragat ek karar

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/8948 E.  ,  2023/2599 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1369 Esas, 2021/1562 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2014/252 E., 2017/681 K.

Vekâletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan temlik alan davacı vekili 05.01.2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir.

7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 29 uncu maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunnun 310 uncu maddesine eklenen üçüncü fıkrasına göre feragatin, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılması hâlinde, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.

Buna göre temyiz incelemesi aşamasında ortaya çıkan feragat hususunda Mahkemece ek karar verilmesi gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Dosyanın hükmü veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

2. inceleme

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/81 E. 2024/548 K. · Onandı

Ticari kredide erken kapama komisyonunun fahişlik denetimi

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde erken kapama komisyonunun hangi yönteme göre hesaplanacağı açıkça gösterilmişse, tacirler arasındaki ticari kredide bu komisyon geçerlidir; komisyonun fahiş olup olmadığı, uygulanan oranın piyasadaki diğer bankaların uyguladığı asgari oranlar ve mevzuatta öngörülen yasal kesinti oranlarıyla karşılaştırılarak belirlenir ve bu ölçüye göre fahiş sayılmayan oran sözleşmeye müdahaleyi gerektirmez. Bozma ilamına uyulmakla karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve bu yönlerin temyiz incelemesinde yeniden incelenmesine hukuken imkân bulunmaz.

Emsal değeri

Ticari kredilerde erken kapama komisyonunun sözleşmede hesaplama yöntemi gösterilmişse geçerli olduğu ve fahişlik denetiminin piyasa/yasal kesinti oranlarıyla karşılaştırma yoluyla yapılacağı bakımından emsal değeri taşır; bozmaya uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hak yönünden bağlayıcı içtihat niteliğindedir.

Kavramlar: erken ödeme (erken kapama) komisyonu genel işlem koşulu haksız şart genel kredi sözleşmesi sözleşmeye müdahale usuli kazanılmış hak bozmaya uyma

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/81 E.  ,  2024/548 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1369 Esas, 2021/1562 Karar

TEMLİK ... DAVACI ... Turizm Yatırımları A.Ş.

(Birleşme-Devralma ile ... unvan: BHM Otelcilik A.Ş.) vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, temlik ... davacı ...Ş.'nin feragat dilekçesi üzerine 28.11.2023 tarihinde temlik ... davacı yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Faseltur Turizm Tic. San. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın Antalya şubesi tarafından müvekkiline yatırım kredisi tahsis edildiği, bu kapsamda 30.11.2011, 17.01.2012, 28.09.2012 tarihlerinde davalı bankadan toplam 16.000.000 USD kredi kullandığını, Aralık 2013 içerisinde müvekkilinin kefalet nedeniyle borçlu olduğu İstanbul 9. İcra Dairesinin 2013/32025 sayılı dosyadan davalı bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi gelmesi üzerine davalı bankanın kredinin “uhdesinde bulunan” nakdin kullanılarak kapatılmasını istediğini, müvekkilinin de sorun yaşamamak adına 17.12.2013 tarihli yazı ile davalı bankaya başvurarak kullandığı 14.818.175 USD krediyi ... ödeme opsiyonlu olarak kapatmak istediğini bildirdiğini, bu bildirimde ...

kapama komisyonu talebinde bulunulmamasını davalı bankadan istemelerine rağmen ... ödeme komisyonu talebinde bulunulduğunu toplam 3 kredi için 499.132 USD ... kapama komisyonu kesintisi yapıldığını, müvekkilinin kullandığı kredi kadar davalı banka nezdinde mevduatı bulunduğunu, bu mevduata diğer müşterilerine işlettiği faiz oranından çok daha düşük bir faiz işletmek suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, bazen hiç faiz işletilmediğini, davalının bu davranışının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 20 nci madde ve devamı maddelerine aykırı olduğunu, müvekkilinin durumunu ağırlaştıran hükümlerin kesin hükümsüzlüğünün tespiti ile 499.132 USD ... kapama komisyonu ile emsallerinden daha az faiz uygulaması nedeniyle uğradığı zarar karşılığı şimdilik 15.000 USD‘nin dava tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili bankadan krediyi ... ödeme opsiyonsuz olarak kullandığını, vadesinden önce kapatılması halinde ... ödeme ücreti ile yükümlü olduğunun tacir olan tarafların ortak mutabakat ile belirlediği genel kredi sözleşmesinin 34.9 ile 43.9 maddesi hükmü olduğunu, dava konusu yapılan 3 adet kredi nedeniyle ... ödeme komisyonu alınmasının sözleşme hükümleri ve Yargıtay kararları doğrultusunda genel işlem ... olarak değerlendirilemeyeceğini, zaten 30.11.2011, 17.01.2012 tarihli sözleşmelerin 6098 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önceki tarihli olduğunu, müvekkili banka tarafından hesaplanan ... kapama ücretinin fahiş olmadığını, davacı tarafın kullandığı kredilerin karşılığında müvekkili bankaya rehinli olan mevduatına az yada hiç faiz işletilmediği iddiasının soyut iddia olduğunu, sadece vadesi bozulan mevduata ...

dönem için faiz uygulanmadığını, ancak bundan önceki dönemlerde davacının bilgisi ile faiz verildiğini ileri sürerek her iki talebin de reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2017 tarihli ve 2014/252 E. 2017/681 K. sayılı kararıyla; taraflar arasındaki ilişki ve sözleşme hükümleri doğrultusunda bankanın yapmış olduğu kesintinin yasa hükümlerine, teamüllere ve yönetmeliklere uygun olduğu, fazla alınan bir ücretin bulunmadığı gibi faiz oranının bile uygulanması gereken oranın çok altında olarak belirlenerek hesaplamanın yapıldığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2019 tarihli ve 2018/220 E., 2019/1166 K. sayılı kararıyla taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin 34.9 ve 43.9 maddelerinde, davalı banka tarafından kullandırılan kredilerin ... kapatılması halinde alınacak komisyonun nasıl hesaplanacağının sözleşmede gösterildiği, ... ödeme talebi üzerine aynı vadede aynı ödeme planına bağlı, aynı türde kredinin kapama tarihinde güncel maliyet ve piyasa koşulları paralelinde oluşan ... faiz oranı üzerinden ... bir ödeme planı oluşturularak, ... ortaya çıkan toplam geri ödeme miktarı ile ... kapatılan kredinin ödeme planındaki toplam geri ödeme tutarı arasındaki farkının ... kapama komisyonu olarak tahsil edilebileceği, davalının tahsil ettiği ...

ödeme kesintilerinin %2,93 ve %6,29 oranlarına tekabül ettiği, diğer bankaların da minimum %2 oranında tahsil ettiklerinin bildirildiği, konut finansmanında dahi %2'i oranında yasal kesinti olduğu gözetildiğinde, ticari kredilerde sözleşmeye müdahale gerektirecek bir oranda fahiş sayılamayacağı yapılan incelemede davacı mevduatına düşük faiz uygulanmasının da sözkonusu olmadığı İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm sonucu itibariyle doğru olsa da faiz alacağı talebine ilişkin yazılan gerekçenin verilen kararla çelişmesi ve yapılan tahkikat neticesi düzeltilen gerekçe nedeniyle hükmün kaldırılması ve yeniden hüküm verilmesi gerektiği gerekçesiyle temlik ... davacı ve davacı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 12.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2017 tarih 2014/252 E. ve 2017/681 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2019/5194 E. ve 2021/5309 K. sayılı kararıyla kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve temlik ... davacı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2017 tarih, 2014/252 E. ve 2017/681 K. sayılı hükmün kaldırılmasına, yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli ek kararı ile temlik ... davacı yönünden; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.07.2017 tarih, 2014/252 E. ve 2017/681 K. sayılı ve Dairemizin 27.10.2021 tarih, 2021/1369 E. ve 2021/1562 K. sayılı ilamının kaldırılmasına, vaki feragat nedeniyle temlik ... davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Faseltur Turizm San. Tic. A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı FaselturTurizm Tic. San. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; karara dayanak bilirkişi raporlarının hükme yeterli olmadığın, taraflar arasındaki sözleşmede açıkça haksız şartın yer aldığını, genel işlem koşulunun varlığı durumunda bu maddenin yazılmamş sayılması gerektiğini, ... kapamaya sebebiyet veren tarafın banka olduğu, davalı bankanın diğer müşteri mevduatlarına uyguladığı faizden az bir ... uyguladığını ve bazı dönemler hiç uygulanmadığını ve bu uygulamayı hiçbir yasal dayanağı olmaksızın haksız olarak yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kredi sözleşmesinin ... kapatılmasından kaynaklı ... ödeme komisyonu tahsilinin iadesi ve krediye bağlı döviz mevduat hesabına düşük faiz uygulandığı iddiasına dayalı faiz alacağı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun 20 ... maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple,

Davacı Faseltur Turizm San Tic A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İnceleme seyri: Diğer usuli işlem → Onandı

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.