6102TTK Türk Ticaret Kanunu

TTK 437 kapsamında bilgi alma davasında verilen kesin kararın istinafı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1880 E. 2021/1553 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalGörev ve yetkiHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

TTK 437 uyarınca pay sahibinin bilgi alma veya inceleme hakkının ihlali nedeniyle şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine yapılan başvuru üzerine verilen karar kanunen kesindir; bu nitelikteki bir karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek karar da isabetli olup, bu ek karara karşı yapılan istinaf başvurusu esastan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

TTK 437 uyarınca verilen kararın kesin olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin 30/06/2021 tarihli ek kararına (istinaf başvurusunun reddine ilişkin) karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

Gerekçe: TTK 437. maddesi uyarınca pay sahiplerinin genel kuruldan veya yönetim kurulundan şirketin işleri hakkında bilgi isteyebileceği, bilgi alma veya inceleme talebi cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen veya bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen 10 gün içinde, diğer hâllerde makul bir süre içinde şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabileceği ve mahkeme kararının kesin olduğu düzenlenmiştir. Aleyhine istinaf yoluna başvurulan karar bu madde kapsamında verildiğinden hukuken kesin niteliktedir; bu nedenle ek kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 437 uyarınca pay sahibinin bilgi alma hakkına ilişkin başvuru üzerine verilen kararın kanunen kesin olduğu, bu nedenle söz konusu karara karşı istinaf yolunun kapalı olduğu yönünden emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
TTK 437 uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin başvurularda şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesi yetkilidir.
Hak düşürücü süre
TTK 437 uyarınca, bilgi alma veya inceleme talebinin reddedilmesi hâlinde bu redde karşı 10 gün içinde, diğer hâllerde (cevapsız bırakma, erteleme, bilgi alamama) makul bir süre içinde şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurulması gerekir.
Dava şartı
aktif husumet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgi alma ve inceleme hakkı kesin karar aktif husumet TMSF yönetimi usulden ret

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 437 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 346/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1880

KARAR NO 2021/1553

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/03/2021 (Gerekçeli Karar) - 30/06/2021 (Ek Karar)

NUMARASI 2021/116 Esas 2021/265 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/10/2021

İlk derece mahkemesince verilen 30/06/2021 tarihli ek kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İlk Derece Mahkemesinin 17/03/2021 tarihli kararı ile; şirketin TMSF eliyle oluşturulan yönetim kurulunca yönetildiği ve tam yetkili olduğu, TTK hükümlerinin uygulanamayacağı, davacının aktif husumeti olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine kesin olarak karar verilmiş, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, mahkemece 30/06/2021 tarihli ek karar ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. TTK 437.maddesinde pay sahiplerinin genel kuruldan, YK'ndan şirketin işleri hakkında bilgi isteyebileceği, bilgi alma veya inceleme işlemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen veya bilgi alamayan pay sahibinin reddi izleyen 10 gün içerisinde, diğer hallerde makul bir süre içerisinde şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, mahkeme kararının kesin olduğu düzenlenmiştir.

Aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan karar kesin olduğundan ek kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 gereği ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, HMK 'nun 346/2. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 21/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134480 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8699 E. 2021/7381 K. · Onandı

Pay sahibinin bilgi alma/inceleme talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının kesin olması

Gerekçe özeti

TTK 437/5 uyarınca pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin mahkeme kararı kesin olup, çoğunluk görüşüne göre bu kesinlik talebin reddi halini de kapsar; red kararına karşı da kanun yolu kapalıdır.

Emsal değeri

TTK 437/5'teki mahkeme kararının kesinliğinin, bilgi alma talebinin reddine ilişkin kararı da kapsadığı yönündeki Dairenin (çoğunluk) görüşü açısından emsal niteliğindedir; karşı oyda red kararlarının temyize açık olması gerektiği savunulmuştur.

Kavramlar: pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı anonim şirket kararın kesinliği kanun yolu

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/8699 E.  ,  2021/7381 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.06.2021 tarih ve 2021/116 E- 2021/265 K. sayılı ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.10.2021 tarih ve 2021/1880 E- 2021/1553 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Dava, TTK’nın 437/5. maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkı tanınması istemine ilişkindir. Davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu yapılan ek kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, bu kez temyiz isteminde bulunmuştur.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Uyuşmazlık, anonim şirketlerde pay sahibinin, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına mahkemece izin verilmesi istemine ilişkindir.

Anonim şirketlerde konuya ilişkin TTK 437/5 maddesi "Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi almayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir." hükmünü taşımaktadır.

Yasal düzenlemede öngörülen mahkeme kararının kesin olması durumu, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına mahkemece izin verilmesi, davanın kabulü için sözkonusudur.

Sayın çoğunluk görüşünün aksine, mahkemece bu konudaki talebin reddi, için mahkeme kararının kesinliğinden söz edilmesi mümkün değildir.

Zira;

1-TTK 437/5 maddesinin lafzı, sadece kabul kararının kesin olduğuna işaret etmektedir. Eğer hükümdeki mahkeme kararı ile kabul veya red yönündeki her türlü karar kastedilseydi, mahkeme kararının kesin olduğuna yönelik ifade, kabul halinde içerik ve şekilden bahseden ibarenin hemen ardından gelmezdi. Başka bir deyişle, kararın kesin olduğuna ilişkin ibare ya ayrı bir fıkra olarak düzenlenir veya açıkça red veya kabul kararı kesindir şeklinde ifade edilirdi.

Açıklanan nedenle, talebin reddine ilişkin mahkeme kararı kesin olmayıp, kanun yolu açık olan bir karardır.

2-Kanunun yorum yöntemlerinden biri de tarihsel yorum yöntemi olup bu yönteme göre, kanunun hazırlık çalışmaları, komisyon ve meclis konuşmaları, tartışmalar ve kanunun gerekçesinden de yararlanılması gerekmektedir. TTK 437 madde gerekçesinde açıkça temyizden bahsedilmiş olmasına göre temyiz yolunun açık olduğunun kabulü gerekir ki, temyiz yolu açık olan karar davanın reddine ilişkin karardır. Zira davanın kabulü ile bilgi alma ve inceleme yapıldıktan sonra şirketin kanun yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.

Tarihsel yorum yöntemine göre de, davanın reddine ilişkin mahkeme kararı kesin olmayıp, kanun yolu açık olan bir karardır.

3-Sayın çoğunluk görüşü, Anayasaya uygun yorum ilkesine de aykırıdır. Anayasaya uygun yorum, bir kanunun ilgili hükmünün iptal edilmeden, ona Anayasa'ya uygun bir anlam vererek hükmün uygulamada kalmasının sağlanmasıdır. Bu yöntemde bir hükme, birden fazla anlam verilebiliyorsa bu anlamlardan en azından birisi ile Anayasaya uygun şekilde yorumlanması gereklidir. Red kararlarının kesin olduğunun kabulü Anayasa'daki adil yargılanma ve hak arama özgürlüğüne aykırı bir yorumdur. Kişinin kanun yollarına başvurma imkanlarını engelleyen her kural hak arama özgürlüğünün karşısında adaleti yaralayan bir engel oluşturmaktadır. (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku. S.380, Doç Dr. Ozan Can, Anonim şirketlerde Pay sahibinin Bilgi Alma Talebinin reddine ilişkin Yerel mahkemece verilen kararın kesin olduğu yönündeki Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin kararlarına yönelik eleştiriler)

Anayasaya uygun yorum ilkesine göre de, davanın reddine ilişkin karar kesin olmayıp, kanun yolu açık olan bir karardır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.