Müdürün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19205 E. 2015/8209 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürün azli↗ kayyım tayini↗ nisap↗ ortaklık sıfatı↗ pay devri↗ kayyım↗ tasdik kararı↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ satış sözleşmesi↗ aktif husumet↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ muvafakat↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı ile dava dışı kardeşi arasında noterce düzenlenmiş hisse satış sözleşmesi bulunmakta ise de, bu devrin şirkete bildirilmediği, pay defterine işlenmediği, ilan da edilmediği, bu nedenle TTK'nın 520. maddesi anlamında geçerli bir devirden sözedilemeyeceği, ayrıca dava dışı A.Ş.'in 28 hisesinin davacıya satışına ilişkin sözleşme bulunmadığı, davacı ortak olmadığından ortaklık sıfatına bağlı haklar yönünden dava takip yetkisinin (aktif husumet) bulunmadığı, davanın şartının noksan olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket müdürlerinin azli, şirkete kayyım tayini ve kâr payı tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Limited şirkette geçerli bir pay devri için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde tasdik ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış nisap ile devre muvafakat etmeleri ve devrin pay defterine işlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta 23.06.2008 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile devre muvafakat edildiği, akabinde 24.06.2008 tarihinde imzaları noterde tasdik edilen hisse devir sözleşmesi ile dava dışı B. T. tarafından davalı şirketteki 1186 hissenin davacı B. T.'a devredildiği anlaşılmaktadır. Pay devri limited şirket hakkında, ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla sonuç doğurur. Davacı tarafça, geçerli bir devrin son aşaması olarak, devrin pay defterine işlendiği ve davacının davalı şirkete ortak olduğu iddia olunmuş, mahkemece devrin şirkete bildirilmediği ve pay defterine işlenmediği kabul edilerek bu gerekçeyle hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı şirketin pay defteri üzerinde bu hususta bir inceleme yapılmış değildir. Bu itibarla, öncelikte davalı şirketin pay defteri incelenmek suretiyle devrin geçerli olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse devri tescili | Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/427 E. 2023/754 K.
Ortak:müdürün azli · nisap · ortaklık sıfatı · pay devri · kayyım · tasdik kararı · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, «şirket müdürlerinin azli», şirkete «kayyım tayini» ve kâr «payı» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Limited şirkette geçerli bir «pay devri» için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde «tasdik» ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış «nisap» ile devre «muvafakat» etmeleri ve devrin «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta 23.06.2008 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile devre «muvafakat» edildiği, akabinde 24.06.2008 tarihinde imzaları noterde «tasdik» edilen «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı B.
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 15.10.2021 tarih, 2020/116 E. ve 2021/192 K. sayılı kararı ile davaya konu «pay devrine» ilişkin noter evrakının şirkete tebliği edilmediği, şirkete ait; davaya konu pay devri tarihi öncesine ait bir «pay defterinin» mevcut olmadığı, pay devri tarihinden sonra pay defterinin noter onayının yapıldığı; davaya konu devir işleminden öncesine ait pay defteri bulunduğuna ilişkin; davalı tarafın belgenin elinde olduğunu «ikrar» etmediği aksine bulunmadığını belirttiği, belgenin var olduğuna dair resmî bir kayıt bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesi kapsamında sayılan koşulların; davalı tarafın elinde bulunmadığını beyan ettiği pay defterini sunması açısından ve karşı tarafın beyanının kabul edilmesi açısından mevcut olmadığı anlaşılmakla birlikte; davalı taraf davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeşi olan davacı ile dava dışı Belgin'in devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı Belgin'in hisselerini diğer ortaklara devrettiğini beyan ettiği, karar defterindeki 30 no.lu ve 08.07.2008 tarihli kararda yani dava konusu devir işleminden sonra ...'ın hisselerini şirket ortaklarına devrettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla 30 no.lu kararın davalı vekilinin beyanlarını doğrular nitelikte olduğu ve «limited şirketlerde» payın devredilebilmesi için, 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi gereğince, "pay devrine ilişkin olarak imzası noterlikçe «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması ve devrin pay defterine kaydedilerek bu hususun «ilan» edilmesi" gerektiği ancak dosya kapsamında belirtilen hususlar dikkate alındığında devrin pay defterine işlenmediği ve ilan da edilmediği dolayısıyla pay devrinin gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının pay devrinin «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» talebine ilişkin davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Limited şirkette geçerli bir «pay devri» için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde «tasdik» ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış «nisap» ile devre «muvafakat» etmeleri ve devrin «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «pay devrinin» «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma ilamına uyma · pay defterine tescil · pay defterine kayıt · kâr payı alacağı · mazeret · bozma sonrası karar · yemin · ikrar
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 15.10.2021 tarih, 2020/116 E. ve 2021/192 K. sayılı kararı ile davaya konu «pay devrine» ilişkin noter evrakının şirkete tebliği edilmediği, şirkete ait; davaya konu pay devri tarihi öncesine ait bir «pay defterinin» mevcut olmadığı, pay devri tarihinden sonra pay defterinin noter onayının yapıldığı; davaya konu devir işleminden öncesine ait pay defteri bulunduğuna ilişkin; davalı tarafın belgenin elinde olduğunu «ikrar» etmediği aksine bulunmadığını belirttiği, belgenin var olduğuna dair resmî bir kayıt bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesi kapsamında sayılan koşulların; davalı tarafın elinde bulunmadığını beyan ettiği pay defterini sunması açısından ve karşı tarafın beyanının kabul edilmesi açısından mevcut olmadığı anlaşılmakla birlikte; davalı taraf davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeşi olan davacı ile dava dışı Belgin'in devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı Belgin'in hisselerini diğer ortaklara devrettiğini beyan ettiği, karar defterindeki 30 no.lu ve 08.07.2008 tarihli kararda yani dava konusu devir işleminden sonra ...'ın hisselerini şirket ortaklarına devrettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla 30 no.lu kararın davalı vekilinin beyanlarını doğrular nitelikte olduğu ve «limited şirketlerde» payın devredilebilmesi için, 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi gereğince, "pay devrine ilişkin olarak imzası noterlikçe «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması ve devrin pay defterine kaydedilerek bu hususun «ilan» edilmesi" gerektiği ancak dosya kapsamında belirtilen hususlar dikkate alındığında devrin pay defterine işlenmediği ve ilan da edilmediği dolayısıyla pay devrinin gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının pay devrinin «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» talebine ilişkin davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan delillerle «pay devri» için aranan şartların tamamının gerçekleştiğini, pay devrinin yazılı şekilde yapılarak imzasının noterlikçe «tasdik» edildiğini, bu hususun 23.06.2008 tarihli karar «defterine» işlendiğini ve ortaklarca «muvafakat» edildiğini, «bozma sonrası» yerel mahkeme tarafından «bozma ilamına uyma» kararı vermesine rağmen hükme aykırı karar verdiğini, davalı tarafından ibrazla mükellef olduğu ve bozma ilamında da belirtilen «kaydın» 23.06.2008 tarihli karar defteri olduğunu, resen gözetilecek sebeplerle ve bozma ilamına aykırı verilen yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «pay devrinin» «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8182 E. 2016/2453 K.
Ortak:nisap · pay devri · tasdik kararı · ortaklar kurulu kararı · satış sözleşmesi · pay defteri · muvafakat · limited şirket
İncelediğiniz karardaLimited şirkette geçerli bir «pay devri» için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde «tasdik» ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış «nisap» ile devre «muvafakat» etmeleri ve devrin «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta 23.06.2008 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile devre «muvafakat» edildiği, akabinde 24.06.2008 tarihinde imzaları noterde «tasdik» edilen «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı B.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı ile dava dışı kardeşi arasında noterce düzenlenmiş hisse «satış sözleşmesi» bulunmakta ise de, bu devrin şirkete bildirilmediği, «pay defterine» işlenmediği, «ilan» da edilmediği, bu nedenle TTK'nın 520. maddesi anlamında geçerli bir devirden sözedilemeyeceği, ayrıca dava dışı A.Ş.'in 28 hisesinin davacıya satışına ilişkin sözleşme bulunmadığı, davacı ortak olmadığından «ortaklık sıfatına» bağlı haklar yönünden dava takip «yetkisinin» («aktif husumet») bulunmadığı, davanın şartının noksan olduğu gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaPay devir tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesi gereğince «limited şirkette», geçerli bir «pay devri» için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde «tasdik» ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış «nisap» ile devre «muvafakat» etmeleri ve devrin «pay defterine» işlenmesi gerekmektedir.
Dava, «limited şirket hisse devrine» ilişkin «ortaklar kurulu» kararının ticaret sicilinde tescili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının, davalı şirkette sahip olduğu hisseleri davalı ...'a pay «satış sözleşmesi» ile devrettiği, bu devrin 20.07.2009 tarihinde ortaklar kurulunda oybirliği ile alınan kararla ticaret sicilinde tescil ve «ilan» ettirilmesine karar verildiği sabit ise de devrin «pay defterine» işlendiğine dair dosya içerisinde somut bir belge bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · ticaret sicili tescili · hisse devri · ticaret sicili
Benzer bu karardaNoterliği'nin 20.07.2009 tarih, 21031 yevmiye numaralı sözleşmesi ile davalılardan ...'a devrettiği, davalı şirketin ise 20.07.2009 tarih, 5 nolu «ortaklar kurulu» kararı ile bu devri kabul ettiği, ancak bu devrin ve ortaklar kurulu kararının şirket veya devralan ortakça tescil ve «ilanının» yapılmadığı, davalı müdürlüğe bu hususun yerine getirilmesi için başvurulmasına rağmen davalı müdürlükçe de bu hususun yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.07.2009 tarih ve 005 sayılı «hisse devrine» ilişkin ortaklar kurulu kararının «ticaret siciline tescil» ve ilanına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket hisse devrine» ilişkin «ortaklar kurulu» kararının ticaret sicilinde tescili istemine ilişkindir.
-
Hisse devri sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7193 E. 2012/9891 K.
Ortak:tasdik kararı · limited şirket
İncelediğiniz karardaLimited şirkette geçerli bir «pay devri» için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde «tasdik» ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış «nisap» ile devre «muvafakat» etmeleri ve devrin «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta 23.06.2008 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile devre «muvafakat» edildiği, akabinde 24.06.2008 tarihinde imzaları noterde «tasdik» edilen «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı B.
Pay devri «limited şirket» hakkında, ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartıyla sonuç doğurur.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın, TTK'nun 520. maddesi kapsamında «limited şirket hisse devri sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin bulunduğu, «protokolün», TTK'nun 520. maddesinde belirtilen noterce «tasdik» edilme şartına haiz olmadığından «şekil şartının» yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.03.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · hisse devri sözleşmesi · şekil şartı · hisse devri · protokol
Benzer bu karardaMahkemece, davanın, TTK'nun 520. maddesi kapsamında «limited şirket hisse devri sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin bulunduğu, «protokolün», TTK'nun 520. maddesinde belirtilen noterce «tasdik» edilme şartına haiz olmadığından «şekil şartının» yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.03.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/19205 E. , 2015/8209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ AMASYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 04/09/2013
NUMARASI 2012/114-2013/457
Taraflar arasında görülen davada Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/09/2013 tarih ve 2012/114-2013/457 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/06/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. S. K. ile davalı vekili Av. Ö.. T.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı B. T.'tan 1186 ve dava dışı A. Ş.'den 28 hisse alarak 1214 hisse ile davalı şirkete ortak olduğunu, ancak şirketin mali durumu hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, kâr payı dağıtılmadığını, müdürlerin hukuka aykırı işlemleriyle şirketin zarara uğratıldığını, davalı şirkete gönderilen ihtarnameye verilen cevapta müvekkilin ortak olmadığının bildirildiğini ileri sürerek, şirket müdürlerinin azlini, şirkete kayyım atanmasını, kayyıma sermaye ve ortaklık payı ile geçmiş döneme ilişkin dağıtılmayan kâr payının tespiti hususunda görev ve yetki verilmesini, davalı şirketin ve müvekkilinin davalı şirkette bulunan hisse/pay ve ortaklık durumunun, müvekkili hissesine isabet eden sermaye payının rayiç değerinin tespitini, sermaye payına mahsuben şimdilik 5.000 TL'nin, kâr paylarına mahsuben şimdilik 5.000 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket tasfiye edilmeden sermaye payının talep edilemeyeceğini, hem sermaye payı hem da kâr payı talep edilmesinin çelişkili olduğunu, noter satış senedinin hemen getirileceği beyan edildiğinden devre muvafakate yönelik kararın karar defterine geçirildiğini, ancak davacı ve B. T. devirden vazgeçtiklerini bildirdiklerinden tescil ve ilan yapılmadığını, resmi şekilde yapılmayan hisse devrinin geçersiz olduğunu, B. T.'ın daha sonra hisselerini diğer ortaklara devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı ile dava dışı kardeşi arasında noterce düzenlenmiş hisse satış sözleşmesi bulunmakta ise de, bu devrin şirkete bildirilmediği, pay defterine işlenmediği, ilan da edilmediği, bu nedenle TTK'nın 520. maddesi anlamında geçerli bir devirden sözedilemeyeceği, ayrıca dava dışı A.Ş.'in 28 hisesinin davacıya satışına ilişkin sözleşme bulunmadığı, davacı ortak olmadığından ortaklık sıfatına bağlı haklar yönünden dava takip yetkisinin (aktif husumet) bulunmadığı, davanın şartının noksan olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket müdürlerinin azli, şirkete kayyım tayini ve kâr payı tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Limited şirkette geçerli bir pay devri için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde tasdik ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış nisap ile devre muvafakat etmeleri ve devrin pay defterine işlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta 23.06.2008 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile devre muvafakat edildiği, akabinde 24.06.2008 tarihinde imzaları noterde tasdik edilen hisse devir sözleşmesi ile dava dışı B. T. tarafından davalı şirketteki 1186 hissenin davacı B. T.'a devredildiği anlaşılmaktadır. Pay devri limited şirket hakkında, ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla sonuç doğurur. Davacı tarafça, geçerli bir devrin son aşaması olarak, devrin pay defterine işlendiği ve davacının davalı şirkete ortak olduğu iddia olunmuş, mahkemece devrin şirkete bildirilmediği ve pay defterine işlenmediği kabul edilerek bu gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
Ancak, davalı şirketin pay defteri üzerinde bu hususta bir inceleme yapılmış değildir. Bu itibarla, öncelikte davalı şirketin pay defteri incelenmek suretiyle devrin geçerli olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133969800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz