6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vekilin borç ikrarı, takibin iptalinden sonra da bağlayıcıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1904 E. 2021/1672 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir icra takibine karşı vekaletnamesinde kabul yetkisi bulunan borçlu vekili tarafından asıl alacağın varlığı yönünden yapılan ikrar, borçluyu bağlar ve bu takibin sonradan icra hukuk mahkemesi tarafından (yetki veya tedbir gibi usuli sebeplerle) iptal edilmiş olması, geçerli bir ikrarı ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde, ödeme emrinin tebliği ile oluşan temerrüt olgusu da takibin sonradan iptal edilmesiyle ortadan kalkmaz; bu durumda borçlunun asıl alacağa ve işlemiş faize yönelik itirazı haksız olup icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Vekilin borç ikrarının bağlayıcılığı ve icra inkar tazminatı → ret

İddia: Davalı vekili, eski vekilin borcu kabul ettiği hususunu kabul etmediklerini, likit alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İflasın ertelenmesi sürecindeki davalı şirket hakkında aynı alacak için önceden başlatılan icra takibinde, borçlu vekili icra dairesinin yetkisine ve iflas erteleme davasındaki ihtiyati tedbire dayanarak itiraz etmiş, ancak faturalar nedeniyle belirli tutarda borç bulunduğunu ikrar etmiştir. Asıl alacağın varlığı yönünden kabule yetkili vekil tarafından yapılan bu beyan davalıyı bağlayıcıdır; sonradan icra hukuk mahkemesi tarafından takibin iptaline karar verilmiş olması, geçerli bir ikrarı ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davalı vekilinin asıl alacağa ve faturalara dayalı likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temerrüt tarihinin belirlenmesi ve önceki takibin iptalinin etkisi → ret

İddia: Davalı vekili, faturanın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, herhangi bir ihbar/ihtar yapılmadığından temerrüde düşürülmediğini, fatura tebliğinin temerrüt ihtarı yerine geçmeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takip dayanağı faturalara dayalı olarak yapılan ilk takip nedeniyle borçluya çıkarılan ödeme emrinin tebliğini izleyen ödeme süresi sonunu takip eden günde davalı temerrüde düşmüş olur. Bu takibin sonradan icra hukuk mahkemesince iptal edilmiş olması, davalının temerrüt olgusunu ortadan kaldırmaz (Yargıtay 19. HD'nin 2018/2332 esas, 2018/6301 karar sayılı ve 4.12.2018 tarihli emsal ilamı).

Gerekçe kaynağı: özgün

İşlemiş faiz talebinin yerindeliği → ret

İddia: Davalı vekili, işlemiş faiz istenemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dairece verilen kaldırma kararı üzerine ilk icra takibinde ödeme emrinin tebliği ile verilen süre sonundan takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının yapılarak işlemiş faize hükmedildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin işlemiş faiz istenemeyeceği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Borçlu vekilinin icra takibine itiraz ederken asıl alacağı ikrar etmesi hâlinde, bu ikrarın sonraki bir usuli iptal kararına rağmen bağlayıcılığını koruyacağı ve temerrüt olgusunun da aynı şekilde takibin iptalinden etkilenmeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer nitelikteki itirazın iptali davalarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra inkar tazminatı vekilin ikrarı temerrüt işlemiş faiz likit alacak

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1904

KARAR NO 2021/1672

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/04/2021

NUMARASI 2020/507 Esas 2021/315 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/11/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı şirketin müvekkilinden yapı malzemeleri aldığını, borç ödenmeyince aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlu vekilinin borcu kabul ettiğini, ancak icra dairesinin yetkisine ve Kadıköy 4. ATM nin 2008/934 esas sayılı iflas erteleme davasında tedbir verildiğinden takibe itiraz ettiğini, Üsküdar 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/463 esas -2010/654 karar sayılı ilamı ile de takibin iptaline karar verildiğini,ihtiyati tedbirin kalkması üzerine mevcut icra dosyasının bulunamadığını, 2018/6638-esas da yenilendiğini ve borçluya muhtıra gönderildiğini,ancak daha evvel takip iptal edildiğinden yenilemenin iptaline karar verildiğini ,bu sebeblerle İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yeniden takip yapıldığını,ancak borçlunun itirazı ile takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,faturanın usulüne uygun bir şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, bundan dolayı süresinde faturaya itiraz edilemediğini, takip talebinde belirtilen faturaların da ödeme emri ile birlikte tebliğ edilmediğini, takip talebinde 11 tane faturadan bahsedilse de müvekkiline 2 adet fatura gönderildiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, faiz isteminin yasaya aykırı olduğunu, fatura tebliğinin ihtar yerine geçmediğini, eski vekil Av. ...'in borcu kabul etmesini kabul etmediklerini, eski vekilin kabul ettiği takibin zaten iptal edildiğini beyanla davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı vekilinin Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına 16.03.2009 tarihli itiraz dilekçesinde takip alacağını 8.010,39- TL olarak kabul ettiği, vekaletnamesinin tetkikinde kabul için yetkisinin bulunduğu, takip dayanağı faturalara dayalı olarak Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyası ile 12.03.2009 tarihinde yapılan takip nedeniyle borçluya çıkarılan ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekili tarafından 16.03.2009 tarihinde yasal süresinde borca itiraz edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğini izleyen ödeme süresi sonunu takip eden gün olan 24.03.2009 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı takip dosyasının takip tarihine kadar işlemiş faizin 9.800,17- TL olduğu, davacı tarafın 8.029-TL asıl alacak ve takip öncesi 9.800,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.829,17-TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; icra takibine dayanak faturanın usulüne uygun şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, bundan dolayı süresinde faturaya itiraz edilemediğini, takip talebinde 11 adet faturadan bahsedilmiş ise de sadece 2 adet fatura gönderildiğini,müvekkili şirkete herhangi bir ihbar ya da ihtar yapılmadığından temerrüde düşürülmediğini,fatura tebliğinin temerrüt ihtarı yerine geçmeyeceğini, eski vekilin borcu kabul ettiği hususunu kabul etmediklerini ,likit alacak olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava,faturalara dayalı alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İflasın ertelenmesi sürecine giren davalı şirket hakkında aynı alacak için Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 12.3.2009 tarihinde başlatılan icra takibinde , borçlu vekili icra dairesinin yetkisine ve iflas erteleme davasında 25.11.2008 tarihinde ihtiyati tedbir kararı ile icra takibi yapılmasının yasaklandığını belirterek icra takibine itiraz etmiş, ancak faturalar nedeniyle 8.029-TL borç bulunduğunu ikrar etmiştir.Akabinde borçlu davalı tarafın şikayeti üzerine Üsküdar 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/463 esas -2010/654 karar sayılı ilamı ile takibin iptaline karar verilmiştir.

Asıl alacağın varlığı yönünden kabule yetkili vekil tarafından yapılan bu beyan davalıyı bağlayıcı olup takibin iptalinin, geçerli bir ikrarı ortadan kaldırmayacağı gözetildiğinde davalı vekilinin asıl alacağa ve faturalara dayalı likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Takip dayanağı faturalara dayalı olarak 12/03/2009 tarihinde yapılan takip nedeniyle borçluya çıkarılan ödeme emrinin borçluya tebliğini izleyen ödeme süresi sonunu takip eden günde davalı temerrüde düşmüş olur. Bu takibin sonradan icra hukuk mahkemesince iptal edilmiş olması davalının temerrüt olgusunu ortadan kaldırmaz.(Yargıtay 19.HD nin 2018/2332 esas,2018/6301 karar sayılı ve 4.12.2018 tarihli emsal ilamı) Dairemizce verilen kaldırma kararı üzerine ilk icra takibinde ödeme emrinin tebliği ile verilen süre sonundan takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının yapılarak işlemiş faize hükmedildiği anlaşılmakla davalı vekilinin işlemiş faiz istenemeyeceği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.217,90-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 304,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 913,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 15,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133541 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.