6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan çıkma/fesih davasında yönetici yetkisinin durdurulması talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1951 E. 2021/1682 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati tedbir talebinde, talep edilen tedbirin (örneğin şirket müdürünün temsil yetkisinin durdurulması) davanın esasına ilişkin haklılığı yaklaşık olarak ispat eden delil sunulmadıkça, salen tarafların husumetli olduğu veya kamu yararı bulunmadığı yönündeki iddialar tedbir kararı verilmesi için yeterli değildir; HMK 390/3 gereği yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığında tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davacı vekili; taraflar arasında husumet bulunduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin devamında kamu yararı kalmadığını, davalının şirket mallarını hukuka aykırı biçimde kullandığını ve devrettiğini, kamu borçlarının ödenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılması ve tedbir talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Talep HMK 389 ve devamı maddelerine dayalı ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK 389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya ciddi bir zarar doğacağı endişesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Somut olayda, davalı şirketin her iki ortağının münferit yetkili şirket müdürü olduğu, davacının şirketin daha fazla borçlandırılmasının önüne geçilmesi için davalı müdürün temsil yetkisinin tedbiren durdurulmasını talep ettiği görülmüş, ancak davalının temsil yetkisinin ihtiyati tedbir yoluyla kaldırılmasını haklı kılacak, davanın esasına ilişkin yaklaşık ispatın sağlandığını kabule yarar derecede delil sunulmadığı anlaşılmıştır. Davacının iddialarında haklı olup olmadığı yapılacak yargılama sonunda belirlenecektir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket haklı sebeple fesih/tasfiye davalarında, davanın esasına ilişkin yaklaşık ispat koşulu sağlanmadan, şirket müdürünün temsil yetkisinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulamayacağına ilişkin değerlendirme, benzer ortaklık uyuşmazlıklarında ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilmesi açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat haklı sebeple fesih ve tasfiye temsil yetkisinin durdurulması

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1951

KARAR NO 2021/1682

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/09/2021 (Ara Karar)

NUMARASI 2021/753 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/11/2021

İhtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili ; müvekkilinin davalı şirketin %50' oranında paydaş olduğunu, taraflar arasında güven ilişkisinin zedelendiğini ve husumet meydana geldiğini, davalı tarafından kötü niyetli ve haksız davranışlarından dolayı davalı şirketin faaliyete bulunmasında ve tüzel kişiliğinin devamında kamu adına bir yarar kalmadığını beyanla müvekkilinin hisse değerinin belirlenmesi ve ödenmesi kaydı ile ortaklığının sonlandırılmasına, bu mümkün olmaması halinde ilgili şirketin haklı nedenle feshine ve tasfiyenin ilan edilmesine, tasfiye hakkında tedbir kararı verilerek iş bu kararın ilan edilmesine, bahse konu şirketin daha fazla borçlandırılmasının önüne geçilmesi için davalı ...'nin temsil yetkisinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, iddiaları ispata yarar delillerin dosyaya sunulmadığı ve "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; taraflar arasında husumet olduğunu, şirketin tüzel kişiliğinin devamında kamu adına bir yarar kalmadığını, müvekkilinin, davalı tarafça şirkete alınmadığını, davalı şirketin mallarını ticaret hukukuna aykırı olarak kullandığını ve başkalarına devrettiğini, şirketin kamu borçları ödenmeyerek de kamu alacaklarının tahsili hususu hakkındaki kanun kapsamında müvekkilinin mağdur edildiğini, tarafların kendi rızaları ile şirketi tasfiye etmeleri mümkün olmadığını, bu kapsamda bahse konu şirketin tasfiye edilmesi gerektiğini, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki dava ,davacı şirket ortağının haklı sebebler nedeniyle davalı şirketten çıkmasına izin verilmesi mümkün olmadığı takdirde davalı şirketin haklı sebebler nedeniyle fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Davacı tarafça; dava dilekçesi ekinde davacı tarafça davalıya keşide edilen ihtarnameler sunulmuş olup ;gerek çıkmaya izin gerekse davalı şirketin fesih ve tasfiye istemlerinin kabulü için haklı sebebin gerçekleştiğinin davacı tarafça kanıtlanması gerekmektedir. Talep, HMK'nın 389. ve devamı maddelerine dayalı ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.

Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; davalı şirketin her iki ortağının münferit yetkili şirket müdürleri oldukları ,davacının şirketin daha fazla borçlandırılmasının önüne geçilmesi için davalı ...'nin temsil yetkisinin tedbiren durdurulması talep edilmiş ise de davalı şirketin temsil yetkisinin ihtiyati tedbir yoluyla kaldırılması kararını haklı kılacak davanın esasına ilişkin olarak yaklaşık ispatın sağlandığını kabule yarar derecede bir delil sunulmadığı, davacı tarafın iddialarında haklı olup olmadığı yapılacak yargılama neticesinde belirlenecektir.Davacının haklılığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı gerekçesiyle , ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133516 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.