6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterlerin delil niteliği ve icra inkar tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1959 E. 2021/1681 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari satımdan kaynaklanan bir alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, taraflardan birinin usulüne uygun tuttuğu ticari defter kayıtları, karşı tarafın aynı şartlara uygun defterlerini ibraz etmemesi veya ibrazdan kaçınması halinde, defter sahibi lehine delil olarak kabul edilir. Bu şekilde tespit olunan alacak likit nitelikte ise, itirazın haksız bulunması durumunda alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka uygundur.

Ele alınan sorunlar

Ticari defterlerin delil olarak kabulü ve akdi ilişkinin ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, davacının hangi akdi ilişkiye dayandığını açıklamadığını, malların teslim edildiğinin ispatlanamadığını ve müvekkilinin defterleri incelenmeden hazırlanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 222/3 uyarınca usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi gerekir. Bilirkişi incelemesinde davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu belirlenmiş, dava dilekçesi ekinde sunulan e-faturalarla akdi ilişki ortaya konmuştur; davalının akdi ilişkinin açıklanmadığına yönelik itirazı bu nedenle yerinde değildir. Taraflara HMK 222 ve devamı maddeleri gereğince ihtarat yapılmış, davalı vekili davalı şirketin defterlerinin yerinde incelenmesini talep etmiş, ancak bilirkişi raporuna ekli yazışmalara göre davalı şirket defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Bu durumda davacı şirketin lehine delil vasfında bulunan ticari defterlerinde tespit olunan alacak nedeniyle itirazın iptaline hükmedilmesi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatı → ret

İddia: Davalı vekili, alacağın likit olmadığını ve likit olmayan alacaklar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacak ticari satımdan kaynaklanan faturalara dayalı olup likit ve belirlenebilir durumdadır. Alacağın likit olması ve itirazın haksız bulunması nedeniyle itiraz edilen alacağın %20'si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bir tarafın usulüne uygun tuttuğu ticari defterlerin, karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde delil olarak kabul edilmesi ve bu şekilde tespit edilen alacağın likit sayılarak icra inkar tazminatına konu edilmesi bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari defter delil likit alacak icra inkar tazminatı ibrazdan kaçınma

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1959

KARAR NO 2021/1681

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/07/2021

NUMARASI 2020/258 Esas - 2021/612 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/11/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin davalıya satış yaptığını,malları teslim ettiğini, müvekkili şirketin bu kapsamda davalıdan 58.393,66-TL alacaklı bulunduğunu, davalının borcunu ödemede temerrüde düştüğünü,bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yaptıkları icra takibine borçlu tarafın itiraz ederek durmasına neden olduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; Davacı tarafın hangi akdi ilişkiye dayandığını açıklamadığını, dosyaya bir sözleşme sunulmadığını malların iddia ettiği gibi teslim edildiği hususunu ispatlayamadığını, ticari defterlerin dikkate alınabilmesi için öncelikle davacının akdi ilişkiyi ispatlaması gerektiğini,müvekkili şirketin, davacının başlattığı icra takibine ilişkin bir borcu bulunmadığını, Davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkil şirkete faturaların mevcut olduğunu ve davalı borçluya yansıtılan fatura bedellerinin davalıya gönderilmesine rağmen herhangi bir ödemenin yapılmadığını iddia etmiş olsa da gerçek dışı ve haksız olduğunun, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde ortaya çıkacağını,davacı tarafın ididalarınıkabul etmemekle birlikte bir alacak varsa da likit olmadığını,likit olmayan alacaklar üzerinden icra inkar tazminatı çıkarttırılamadığını,dava takip yetkisi dava şartı olduğundan huzurda görülmekte olan davanın şartı yokluğundan reddi gerektiğini,haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, HMK 222 maddesinin 3 . Fıkrası " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri kendi lehine delil kabul edildiği, itirazın iptali ile ,likit alacak nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin defterleri incelenmeden sunulmuş bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkilinin muaccel borçları varsa eksiksiz ve usulüne uygun olarak yerine getirdiğini, dava konusu alacağın likit olmadığını, bilirkişinin bu yöndeki beyanlarının mesnetsiz olduğunu,davacı tarafından müvekkili ile arasındaki akdi ilişkiyi açıklamadığını, faturanın sonuç doğurabilmesi için şart olan husus; taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin varlığı ve teslimin ispatlanması olduğunu,kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. HMK 222/3 maddesi " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir."hükmünü haizdir.Yapılan bilirkişi incelemesinde davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu belirlenmiştir. Tıbbi medikal ürünleri satımı için davacı tarafından düzenlenen e-faturalar dava dilekçesi ekinde sunulmuş olup, davalı vekilinin akdi ilişkinin açıklanmadığına yönelik itirazı yerinde değildir.Taraf vekillerine HMK 222 ve devamı maddeleri gereğince ihtarat yapılmış davalı vekili 24.3.2021 tarihinde uyap aracılığıyla mahkemeye dilekçe göndererek davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesini talep etmiştir.Bilirkişi raporunda ,davacı şirketin ticari defterlerinde icra takibine konu alacak ve davacı şirketin ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu tesbit edilmiştir.Davalı şirketin ticari defterlerinin , vekilin talebine rağmen hazır edilmediği bilirkişi raporuna ekli yazışmalara göre davalı şirketin ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla davacı şirketin lehine delil vasfında bulunan ticari defterlerde tesbit olunan alacak nedeniyle itirazın iptaline hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Alacak ticari satımdan kaynaklanan faturalara dayalı olup likit ve belirlenebilir durumdadır.Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan itiraz edilen alacağın %20 si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.988,87-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 997,21-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.991,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133510 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.