Yabancı tacir acentesinin bulunduğu yerde TTK 105 gereği yetki
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1143 E. 2021/1679 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali
Davacının nitelemesi: Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Deniz ticareti
Gerekçe özeti
TTK 105. maddede öngörülen yetki kuralı, yabancı tacir bakımından münhasır yetki kuralıdır; yabancı tacirin Türkiye'deki acentesinin bulunduğu yerde dava/icra takibi açılabilir ve bu yönde aksine yapılan yetki sözleşmeleri geçersizdir. Yabancı unsurlu davalarda Türk mahkemeleri, davalının itirazına bağlı olarak sadece kendi yetkisi hakkında karar verebilir; iç yetki kurallarından hareketle yabancı bir mahkemenin yetkili olduğuna hükmedilemez. Bu nedenle yabancı tacirin acentesinin bulunduğu yer, HMK 7(1) maddesi kapsamında da yetkili sayılır.
Ele alınan sorunlar
İcra dairesinin yetkisi - yabancı davalının acentesinin bulunduğu yer → kabul
İddia: Davacı vekili, icra takibinin HMK md. 7 gereği dosyadaki diğer davalıya izafeten yabancı davalının Türkiye'deki acentesinin yerleşim yerine göre İstanbul İcra Dairesinde başlatıldığını, TTK 105. maddenin amacının yurtdışında mukim yabancı şirketlere Türkiye'de bir tebligat/dava adresi tesis etmek olduğunu, bu nedenle icra dairesinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 105(1)-(2) uyarınca acente, aracılık ettiği veya yaptığı sözleşmelerle ilgili beyanları müvekkili adına yapmaya ve kabule yetkilidir; bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda acente müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir; yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Yargıtay 11. HD'nin yerleşik kararlarında TTK 105. maddede öngörülen yetki kuralının yabancı tacir bakımından münhasır yetki kuralı olduğu kabul edilmekte, yabancı tacirin acentesinin bulunduğu yerde dava açılabileceği, aksine yapılan yetki sözleşmelerinin geçersiz olduğu benimsenmektedir. Milletlerarası yetki kuralları, yabancılık unsurlu davaların hangi devlet mahkemesinde görüleceğini değil, münhasıran kuralın ait olduğu ülke mahkemelerinde görülüp görülemeyeceğini ifade eder; bu nedenle yabancı unsurlu davalara bakan Türk mahkemeleri, davalının itirazına bağlı olarak sadece kendisinin yetkili olup olmadığına karar verebilir, iç yetki kurallarından yola çıkılarak yabancı bir mahkemenin yetkili olduğuna karar verilemez. Acentenin bulunduğu yer mahkeme ve icra dairesinin yetkisi yabancı tacir bakımından münhasır yetkili sayıldığından, TTK 105 gereği yabancı tacir bakımından yetkili olan yer icra dairesi, somut olayda yetki itirazında bulunan davalı bakımından HMK 7(1) maddesi uyarınca yetkili olacaktır. İlk derece mahkemesinin HMK 7. maddenin yabancı davalılar bakımından uygulanamayacağı yolundaki gerekçesi yerinde görülmemiştir. Davalının icra dairesinin yetkisine itirazının TTK 105 ve HMK 7(1) gereği reddedilmesi gerekirken kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun harç ikmal edilmemesi nedeniyle yapılmamış sayılması → ret
İddia: Davalı vekili, konşimentodaki yetki sözleşmesi nedeniyle davanın Singapur Yüksek Mahkemelerine gönderilmesini, pasif husumet itirazı nedeniyle davanın reddini, esastan reddini ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davalı vekilinin istinaf talepleri bulunmakla birlikte, usulüne uygun tebliğ edilen muhtıraya rağmen harç ikmal edilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, TTK 105. maddedeki yetki kuralının yabancı tacir bakımından münhasır yetki kuralı olduğunu ve yabancı tacirin Türkiye'deki acentesinin bulunduğu yer icra dairesinin/mahkemesinin HMK 7(1) kapsamında yetkili sayılacağını, iç yetki kurallarından hareketle yabancı bir mahkemenin yetkili kılınamayacağını açıkça ortaya koyduğundan, yabancı unsurlu taşıma/acentelik ilişkilerinden kaynaklanan yetki itirazlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Yabancı tacir aleyhine açılan davalarda, TTK 105 gereği münhasır yetki kuralı uygulanır; yabancı tacirin Türkiye'deki acentesinin bulunduğu yer mahkemesi/icra dairesi, HMK 7(1) maddesi uyarınca da yetkili sayılır ve bu yönde yapılan aksine yetki sözleşmeleri geçersizdir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
TTK 105 acente yetkisi↗ münhasır yetki↗ milletlerarası yetki↗ yabancılık unsuru↗ HMK 7(1) davalılar arasında hukuki bağlantı↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ harç ikmal edilmemesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1143
KARAR NO 2021/1679
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/04/2021
NUMARASI 2020/384 Esas - 2021/207 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/11/2021
İcra Dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ... Loj. A.Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı dava dışı ...Ltd. Şti.ye ait emtiaların ... Gemisi ile Türkiye'den Malezya'ya taşındığını, emtialar teslim alındığında konteyner içindeki limon ve nar emtialarının çürüyüp bozulduğunu tespit edildiğini, ekspertiz raporu ile emtiaların yanlış sıcaklıklarda taşındığının tespit edildiğini, sigortalıya hasar bedelini ödediklerini, davalı ... Loj. A.Ş.nin navlun faturası düzenlendiğini ve davalının akdi taşıyan olarak hareket ettiğini, ödenen hasar bedelinin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin Mersin'de mukim acente olduğunu, taşıma işine aracılık ettiklerini, fiili taşıyanı ... LTD e izafeten ... Ltd şirketine husumet yöneltilmesi gerektiğini bu nedenle pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Mersin olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, konşimento ile yetkili mahkeme ve hukuk seçiminin yapıldığını bu nedenle Türk Hukukunun uygulanamayacağını, taşıyıcı tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bu sözleşme uyarınca taşıyıcı aleyhine yapılacak herhangi bir dava münhasıran "Singapur Yüksek Mahkemesine götürülmelidir hükmünün yer aldığını, iddia edilen hasara ilişkin bir bildirim yapılmadığını, takip öncesinde faiz işletilmesinin yasal olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını beyanla, öncelikle yetki itirazlarının kabulüne ile davanın reddine, pasif husumet itirazlarının kabulü ile davanın reddine, en nihayetinde davanın tümden reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı taraf icra takibini İstanbul İcra Dairelerinde başlattığını, taşımanın Mersin'den yurtdışına yapıldığı ,davalının ikametgahının mersin olduğu ,akdin ifa yeri ve davalının ikametgahı olan Mersin İcra Dairelerinin yetkili bulunduğu,diğer davalının ikametgahı yabancı ülkede olduğundan HMK 7(1) maddenin uygulanamayacağı gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; söz konusu icra takibinin HMK md. 7 gereği dosyadaki diğer davalı ... Ltd'ye İzafeten ... A.Ş.'nin yerleşim yerine göre İstanbul (Çağlayan) İcra Dairesinde başlatıldığını, TTK'nın 105. maddesinin amacı yurtdışında mukim yabancı şirketlere Türkiye'de bir tebligat adresi tesis edilmesi olduğunu, icra takibi bu borçluya izafeten Şişli/İstanbul'da mukim Türkiye'deki acentesine karşı başlatıldığını, HMK md. 6 ve 7 gereği icra dairesinin yetkili olduğunu,arabuluculuk ücreti ile müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak icra dairesinin yetkili olduğuna ve arabulucunun ücretinin Bakanlık üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili; konşimentoda ki yetki sözleşmesi nedeniyle davanın Singapur Yüksek Mahkemelerine gönderilmesine, pasif husumet itirazı nedeniyle ile davanın reddine, davacıya borcu bulunmadığından davanın esastan reddine,kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacının %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de ,usulüne uygun tebliğ edilen muhtıraya rağmen harç ikmal edilmemiştir.
GEREKÇE
Somut uyuşmazlıkta davacı alacaklı tarafından davalılar aleyhinde açılan davada ;borçlular ... Ltd'ye izafeten ... A.Ş. Hakkındaki davanın eldeki dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş,eldeki davada davalı hakkında başlatılan ilamsız icra takibinde davalının icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde görülerek, davalının ikametgahı ve akdin ifa yerinin Mersin İcra Dairesi olduğu ,takibin başlatıldığı İstanbul İcra Dairesinin yetkisiz olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Yabancı davalının acentesinin adresinin İstanbulda bulunduğu anlaşılmaktadır. İstinaf incelemesi bakımından çözümü gereken husus yabancı davalının acentesinin bulunduğu yerin yetkili sayılıp sayılmayacağı noktasındadır.TTK 105(1) Acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi haklı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.(2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşıda aynı sıfatla dava açılabilir.Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan bu hükme aykırı şartlar geçersizdir." denilmektedir.Yargıtay 11.HD nin yerleşik kararlarında TTK 105.madde de öngörülen yetki kuralının yabancı tacir bakımından münhasır yetki kuralı olduğu kabul edilerek ,yabancı tacirin acentesinin bulunduğu yerde dava açılabileceği,aksine yapılan yetki sözleşmelerinin geçersiz olduğuna karar verilmektedir.Milletlerarası yetki kuralları ,yabancalık unsurlu davaların milletlerarası alanda taksimini veya hangi devlet mahkemelerinde görüleceğini değil münhasıran kuralın ait olduğu ülke mahkemelerinde görülüp görülemeyeceğini ifade ettiği için ,yabancı unsurlu davalara bakan Türk mahkemeleri davalı tarafın itirazına bağlı olarak ,sadece kendisinin yetkili olup olmadığına karar verebilir.
İç yetki kurallarından yola çıkılarak yabancı bir mahkemenin yetkili olduğuna karar verilemez.Acentenin bulunduğu yer mahkeme ve icra dairesinin yetkisi yabancı tacir bakımından münhasır yetkili sayıldığından ,TTK 105 gereği yabancı tacir bakımından yetkili bulunan yer icra dairesinin,somut olayda yetki itirazında bulunan davalı bakımından HMK 7(1) maddesi uyarınca yetkili olacaktır.İlk derece mahkemesinin HMK 7.maddenin yabancı davalılar bakımından uygulanamayacağı yolundaki gerekçe yerinde görülmemiştir. Davalının icra dairesinin yetkisine itirazı TTK 105, HMK 7/(1) gereği reddi gerekirken kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenle davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı vereh mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1- HMK 344/1 maddesi uyarınca davalı ... Lojistik A.ş vekilinin istinaf başvurusunun İSTİNAF BAŞVURUSUNUN YAPILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2021 Tarih 2020/384 Esas 2021/207 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/11/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133496 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi