İtirazın iptali | Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2836 E. 2015/7816 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ekstresi↗ yetkisizlik itirazı↗ takip talebi↗ para alacağı↗ takibin durdurulması↗ yetki itirazı↗ cari hesap↗ dava şartı yokluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ tbk 99↗ taşıyıcı↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunmakla birlikte yazılı sözleşmenin olmadığı, icra takibine dayanak faturalarda taşınmak üzere alınan emtianın yükleme yerinin T. / İ. olduğu, TBK 89. madde hükmünün somut olayda uygulanma imkanı bulunmadığı, yetkili icra dairesinin davalı şirketin faaliyet merkezi olan Torbalı icra müdürlüğü olduğu, davacının icra takibini yetkili icra müdürlüğünde yapmadığı ve davalı borçlunun süresinde yetki itirazını ileri sürerek takibi durdurduğu gerekçesiyle, davanın yetkili icra müdürlüğünde yapılan icra takibi bulunmadığından HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine kar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgelerden taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunduğu anlaşılmakta olup, davalı da akdi ilişkiyi inkar etmemektedir. Davacı taşıyıcı da, takip talebi ekinde bulunan cari hesap ekstresi ve bu taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağını talep etmiştir. Bir miktar para alacağından ibaret olan takip konusu taşıma alacağı, alacaklının ikametgahında ödenmelidir. O halde TBK'nın 89/1. maddesi uyarınca bu tür davalarda alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra daireleri ve mahkemeleri yetkilidir. Bu nedenle davacının kendi ikametgahında takip yapması ve dava açması yasaya uygun bulunuğundan, mahkemce aksi kanaate varılarak icra müdürlüğünün yetkisine itirazın yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/193 E. 2018/5752 K.
Ortak:yetki
İncelediğiniz kararda… sinin davalı şirketin faaliyet merkezi olan Torbalı icra müdürlüğü olduğu, davacının icra takibini yetkili icra müdürlüğünde yapmadığı ve davalı borçlunun süresinde «yetki itirazını» ileri sürerek «takibi durdurduğu» gerekçesiyle, davanın yetkili icra müdürlüğünde yapılan icra takibi bulunmadığından HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine kar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · usulden reddi · haciz · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Mahkemece davalı davada bir vekil ile «temsil» edilmemiş olmasına rağmen lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde başlatılmış takip bulunmadığı gerekçeleriyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… kmiştir. ...- Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2836 E. , 2015/7816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) ANADOLU 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/07/2014
NUMARASI 2014/138-2014/213
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) Anadolu 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2014 tarih ve 2014/138-2014/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, bu hizmet nedeniyle davalıya kestiği bir kısım faturaların ödenmediğini, davalı tarafın müvekkiline olan 8.925,57 TL tutarındaki cari hesap borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine icra takibine başlandığını, takibin tamamına davalı tarafından kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, icra takibine konu borcun para alacağı olduğunu, TBK 89/1' e göre para borçları götürülecek borçlar olduğundan para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinin açıkça belirlendiğini, icra takibinin yapıldığı İ.A. İcra Daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin adresinin bulunduğu Torbalı İcra Dairelerinin yetkili olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki bulunmakla birlikte yazılı sözleşmenin olmadığı, icra takibine dayanak faturalarda taşınmak üzere alınan emtianın yükleme yerinin T. / İ. olduğu, TBK 89. madde hükmünün somut olayda uygulanma imkanı bulunmadığı, yetkili icra dairesinin davalı şirketin faaliyet merkezi olan Torbalı icra müdürlüğü olduğu, davacının icra takibini yetkili icra müdürlüğünde yapmadığı ve davalı borçlunun süresinde yetki itirazını ileri sürerek takibi durdurduğu gerekçesiyle, davanın yetkili icra müdürlüğünde yapılan icra takibi bulunmadığından HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine kar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgelerden taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunduğu anlaşılmakta olup, davalı da akdi ilişkiyi inkar etmemektedir. Davacı taşıyıcı da, takip talebi ekinde bulunan cari hesap ekstresi ve bu taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağını talep etmiştir. Bir miktar para alacağından ibaret olan takip konusu taşıma alacağı, alacaklının ikametgahında ödenmelidir. O halde TBK'nın 89/1. maddesi uyarınca bu tür davalarda alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra daireleri ve mahkemeleri yetkilidir.
Bu nedenle davacının kendi ikametgahında takip yapması ve dava açması yasaya uygun bulunuğundan, mahkemce aksi kanaate varılarak icra müdürlüğünün yetkisine itirazın yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenler davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133032900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz