Yapılandırma sözleşmesini imzalamayan kefilin kefaleti sona ermez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2107 E. 2021/1851 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: İhtiyati Hacze İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza atan kişinin, asıl borçlu ile banka arasında sonradan yapılan kredi yapılandırma sözleşmesini imzalamamış olması, TBK 133 uyarınca tarafların açık yenileme iradesi bulunmadıkça borcun yenilendiği anlamına gelmez; bu durumda müteselsil kefilin sorumluluğu ve buna bağlı ihtiyati haciz devam eder, yapılandırma sözleşmesine imzasının bulunmaması tek başına kefaleti sona erdiren bir sebep oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
Kredinin yapılandırılmasının müteselsil kefilin sorumluluğuna etkisi → ret
İddia: Alacaklı vekili, borçlunun talebi üzerine kredi borcunun ödeme süreleri esnetilerek yeni ödeme planı çıkarıldığını, bunun borç yenileme sözleşmesi niteliğinde olmadığını, dolayısıyla genel kredi sözleşmesinin ortadan kalkmadığını ve bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan borçlunun sorumluluğunun devam ettiğini ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: İhtiyati haciz kararı genel kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarına dayalı verilmiştir. İtiraz eden borçlu genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefilidir. İhtiyati hacze itiraz İİK 265. maddesinde düzenlenmiş olup mahkeme gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediye ilişkin borcun vadelerinde ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek asıl borçluya ve müteselsil kefillere ihtarname gönderilmiş, kredi hesabı kat edilmekle alacak muaccel olmuştur. Sözleşme, kat ihtarı ve tebliğ evrakları incelendiğinde alacağın yaklaşık olarak ispat edildiği anlaşılmaktadır. TBK 133. maddesi uyarınca, yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesiyle olur; yeni bir alacak senedi veya kefalet senedi düzenlenmesi tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz. Asıl borçlu tarafından yapılandırma talep edildiği ve ek sözleşme ile kredi borcunun yapılandırıldığı taraf beyanlarından anlaşılmakta ise de yapılandırma sözleşmesi sunulmamıştır; ancak bu sözleşmenin itiraz eden tarafından itiraz ile birlikte sunulması gerekmektedir. Kredi borcunun vadesinde yapılandırma yapılması ve yapılandırma sözleşmesini müteselsil kefilin imzalamaması, kefaleti kaldıran bir neden değildir. İhtiyati hacize itiraz eden borçlu vekilinin itirazları İİK 265. maddesindeki şartları taşımamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Müteselsil kefilin, asıl borçlu ile alacaklı arasında imzasız kaldığı bir yapılandırma sözleşmesi nedeniyle kefaletinin sona erip ermeyeceği ve bunun TBK 133 kapsamında borç yenilemesi sayılıp sayılmayacağı konusunda bölgesel ikna edici değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ ihtiyati hacze itiraz↗ müteselsil kefalet↗ hesap kat ihtarı↗ borç yenileme (TBK 133)↗ kredi yapılandırma sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2107
KARAR NO 2021/1851
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/07/2021 (Ek Karar)
NUMARASI 2021/258 D.İş 2021/258 Karar
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/12/2021
İhtiyati hacze itirazın kabulüne ilişkin ek kararın ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Alacaklı vekili, 03/03/2017 tarihli 460.000- TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan ticari işletme kredisi nedeniyle borçluların 185.180,40-TL borcu bulunduğunu, borçlulara ihtarname gönderildiğini, kredi hesabının kat edildiği ve borcunu ödemesi gerektiği ihtar edildiğini, ödeme yapılmadığını,borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, alacaklının borçlulardan alacağı olan 185.180,40-TL alınmasının temini bakımından vaki isteği İİK nun 257. Maddesinin 1.fıkrasına uygun bulunduğu,teminat karşılığında talebin kabulüne, ihtiyati haciz istenilen borçlunun 185.180,40-TL borcuna yetecek miktarda, menkul ile gayrimenkul malları ile 3. şahıslarda olan hak ve alacaklarının haczi caiz olan kısmının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
İTİRAZ
Borçlu ... vekili; alacaklı tarafından gönderilen ihtarnameye karşı Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye sayılı ihtarnameye cevap verildiğini,asıl borçlunun bankaya sunduğu 16/04/2021 tarihli dilekçesi ile kredinin yapılandırılmasını talep ettiğini, 13/05/2020 tarihli ek sözleşme ile banka tarafından yapılandırıldığını,müvekkilinin imzası veya muvafakati bulunmadığını, müvekkilinin ek sözleşme ile yapılandırılan borç sebebiyle kefaletin sona erdiğini,İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
EK KARAR
Mahkemece; süresinde imzaya itiraz edildiği, dosyanın incelenmesinde, itiraz eden kefilin genel kredi sözleşmesi'nde imzasının bulunduğu fakat daha sonra borçlunun alacaklıya başvurarak düzenlenen yapılandırma sözleşmesinde imzasının bulunmadığı,yapılandırılan borç nedeniyle itiraz eden kefilin imzası bulunmaması nedeniyle sorumlu olmadığı gerekçesiyle kefil ...'nun itirazının kabulü ile bu borçlu kefil yönünden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Alacaklı vekili; borçlunun talebi üzerine müvekkili banka tarafından kredi borcunun geri ödeme süreleri esnetilerek yeni bir ödeme planı çıkarıldığını, asıl kredi borçlusuna sağlanan ödeme kolaylığı nedeniyle, borcun dayanağı olan genel kredi sözleşmesi ortadan kalkmadığı gibi bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan muterizin kefaletten doğan sorumluluğunun da ortadan kalkmadığını, yeni ödeme planının TBK 133.maddesi uyarınca borç yenileme sözleşmesi niteliğinde olmadığı için kefilin sorumluluğunun devam ettiğini, ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
İhtiyati haciz kararı genel kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarına dayalı verilmiştir. İtiraz eden borçlu genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefilidir. İhtiyati hacze itiraz; İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup; Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. Genel kredi sözleşmesi uyarınca ;kullandırılan krediye ilişkin borcun vadelerinde (25.7.2020 tarihli ve devam eden sıralı taksitler) ödenmemesi üzerine 11/03/2021 tarihi itibariyle hesap kat edilerek asıl borçluya ve müteselsil kefillere ihtarname gönderilmiştir.Kredi hesabı kat edilmekle alacak muaccel olmuştur.
Sözleşme ,kat ihtarı ve tebliğ evrakları incelendiğinde alacağın yaklaşık olarak ispat edildiği anlaşılmaktadır. TBK 133.maddesinde; "Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz" şeklinde düzenlenmiştir. Asıl borçlu tarafından ; yapılandırma talep edildiği , 13/05/2020 tarihli ek sözleşme ile kredi borcunun yapılandırıldığı tarafların beyanlarından anlaşılmakta ise de yapılandırma sözleşmesi sunulmadığı ancak,itiraz eden tarafından itiraz ile birlikte sunulması gerekmektedir.
Kredi borcunun vadesinde yapılandırma yapılması,yapılandırma sözleşmesini müteselsil kefilin imzalamaması , kefaleti kaldıran bir neden değildir. İhtiyati hacize itiraz eden borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazları İİK 265.maddesindeki şartları taşımamaktadır. Bu itibarla, ihtiyati hacze itirazın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olduduğundan başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılarak itirazın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/258 D.İş 2021/258 Karar sayılı 13/07/2021 tarihli ihtiyati hacze itirazın kabulüne ilişkin ek kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati hacze itirazın REDDİNE" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;
1. 405-TL vekalet ücreti ile 57,50-TL posta masrafının muteriz borçlu ...'ndan alınarak alacaklıya ödenmesine, Alacaklı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/12/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132113 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi