6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz talebinde muaccel alacağın yaklaşık ispat şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2229 E. 2021/1912 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Haciz Talebinin Reddi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinin kabulü için, İİK 257 ve 258 uyarınca alacağın rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu olduğunun yaklaşık ispat düzeyinde ortaya konması gerekir. Alacağın varlığı ve muacceliyeti tarafların ihtilafı sonucu belirsiz kalmış ve tespiti esas yargılamayı gerektiriyorsa, salt fatura düzenlenmiş olması borcun varlığını ispatlamaya yetmez ve ihtiyati haciz koşulları oluşmaz.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinin İİK 257 ve 258 koşulları yönünden değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili; kira iade borcunun noter huzurunda ikrar edildiğini, ihtar içeriğinin sonradan kabul edilmemesinin ikrardan dönme anlamına gelmeyeceğini, davalının faturaları iade ettiğine dair belge sunmadığını, alacağın yaklaşık ispat için yeterli olduğunu, emsal bir BAM kararında benzer durumda ihtiyati haciz talebinin kabul edildiğini, rehinle temin edilmeme ve vadenin gelmesi şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp talebin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; İİK 258/1'in 2. cümlesi uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. İİK 257 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak yönünden muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. Somut olayda davacı, sözleşmenin davalı tarafından erken feshi nedeniyle kira iade alacağı ve cari hesap alacağı talep etmekte, davalı ise ihtarname içeriğini kabul etmediğini ve faturaların iade edildiğini beyan etmektedir. Salt fatura düzenlenmesi, davalının borçlu sayılması için yeterli belge değildir. Taraflar arasındaki sözleşme konusu edim ve yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, faturada yazılı bedelin ödenmediği iddiası ve muaccel alacağın varlığının tespiti yargılama neticesinde belirlenecek niteliktedir. Dosyadaki delillerin incelenmesinde vadesi gelmiş bir alacak bulunduğuna dair yaklaşık ispatın mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşamada yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Varlığı ve muacceliyeti taraflar arasında ihtilaflı olan, esas yargılamayı gerektiren bir alacak için salt fatura düzenlenmesinin ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat yükünü karşılamayacağı yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak kanaat getirici delil

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K 257/1İ.İ.K 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2229

KARAR NO 2021/1912

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/10/2021 (Ara Karar)

NUMARASI 2021/556 Esas

DAVA

İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/12/2021

İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında davalının maliki olduğu İstanbul-Silivri İlçesinde kain ve tapuda ... Ada ve ... Parsel'de kayıtlı taşınmazın 20/11/2018-09/04/2020 tarihleri arası müvekkili şirkete kiralanmasına ilişkin 01/11/2018 tarihli kira sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin ihtarname ile 8 ay 15 gün ek süreye tekabül eden kira iade borcunun bulunduğunu, bu borcu karşılığında mevcut kira sözleşmesinin süresinin 8 ay 15 gün süre ile uzatılmasını kabul ettiğini, kira iade bedeli faturasını kabul edeceği hususunu bildirdiğini, bunun üzerine 85.524,04-TL ve 386.475,96-TL bedelli elektronik faturaların davalıya iletildiğini, davalının faturalara süresi içinde itiraz etmediğini, davalının talebi doğrultusunda Kira Sözleşmesinin 400.000-TL+KDV ivaz mukabilinde 8 ay 15 gün süreyle 24/12/2020 tarihine kadar uzatılmasına ve söz konusu bedelin ...

nezdindeki kira iade borcundan mahsup edilmek suretiyle ödeneceğine dair 09/04/2020 tarihli Ek Kira Sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt ve otogaz istasyonunun işleticiliği için Bayilik ve Otogaz Bayilik Anlaşmalarının akdedildiğini ve davalıya ürün ikmal edildiğini, davalının Kira Sözleşmesi, Bayilik Anlaşmaları, Protokol ve eklerini süresinden önce feshettiğini, kira bedelinin işlememiş süreye isabet eden kısmı ile cari hesap alacağının ödenmesinin ihtar edildiğini, olumlu sonuç alınamadığından icra takibine geçildiğini, davalının yetkiye ve borca itiraz ettiğini, tarafların tacir olduğunu, sözleşmelerde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından davalının yetki itirazının reddi gerektiğini, davalının kira iade bedelini ödeyeceğini kayıtsız şartsız ikrar ettiğini, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davalının itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı tarafça daha sonra gönderilen ihtarname içeriğinin kabul edilmediği söz konusu alacağa ilişkin faturaların iade edildiğine yönelik beyanları ile faturadan kaynaklı alacağın ihtilaflı hale geldiği ve davacı tarafça düzenlenen faturaların alacağın varlığını tek başına ispatlamaya bu haliyle yeterli olmayıp alacağın varlığı ve muaccel hale gelip gelmediğinin belirsiz olduğu, bu kapsamda davacının muaccel bir alacağının bulunduğuna ve borçlunun mallarını kaçırmaya çalıştığına ilişkin yeterli delil bulunmadığından İİK'nın 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; kira iade borcu noter huzurunda ikrar edildikten sonra ihtar içeriği kabul edilmemek suretiyle ikrardan dönülmesinin olanaklı olmadığını, davalının iddiasının aksine faturaların iade edilmediğini, davalının da faturaları iade ettiğine dair herhangi bir belge sunmadığını, müvekkilinin kira iade alacağı olduğunun yaklaşık ispat için yeterli olduğunu, dava konusu ile birebir aynı olan İstanbul 7.ATM'nin 2016/737 Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararın İstanbul BAM 16.Hukuk Dairesi'nin 2016/88 E. 2016/138 K. Sayılı ilamı ile kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiğini, rehinle temin edilmeme ve vadesi gelme olarak sayılan iki şartında gerçekleştiğini, kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.

Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; davacı, sözleşmenin davalı tarafından erken feshi nedeniyle kira iade alacağı ve cari hesap alacağını talep etmektedir. Buna karşılık davalı ise ihtarname içeriğini kabul etmediğini ve faturaların iade edildiğini beyan etmiştir. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmakta ise de ,salt fatura düzenlenmesi davalının borçlu sayılması için yeterli belge sayılmaz. Taraflar arasındaki sözleşme konusu edim ve yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, faturada yazılı bedelin ödenmediği iddiası ve muaccel alacağın varlığının tesbiti yargılama neticesinde belirlenecek niteliktedir.

Dosya kapsamı sunulan delillerin incelenmesinde, vadesi gelmiş bir alacak bulunduğuna dair yaklaşık ispatın mevcut olmadığı kanaatına varılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi'nce, ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati haciz isteyen/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131436 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.