Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2322 E. 2015/8775 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu dava arkadaşlığı↗ mükerrerlik↗ tespit davası↗ derdestlik↗ taşıyıcı↗ terkin↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, TPE hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı adına tescilli 181840 nolu markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 199307 nolu markanın lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, deniz taşıtları ve parçaları, sandallar, motorlar, gemiler, yatlar, kotralar, botlar, feribotlar, kanolar, sandallar, gemiler için avara dişlileri, dümenler, seren direkleri, gemi gövdeleri, uskurlar, parvaneler, tekneleri indirme kaldırma ve suya indirme donanımları vb. uzay taşıtları da dahil hava taşıtları ve parçaları: balonlar, uçaklar, helikopterler, uzaya gönderilen roketler, paraşütler, çocuk arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, yürüteçler, el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar dışındaki tüm ürünler yönünden markanın
hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 201392 nolu marka yönünden talebin reddine, davalı adına tescilli 200022 nolu markanın sadece spor araçları kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve tanınmışlığın tespitine ilişkin talebin öncelikle TPE nezdinde başvuru konusu edilip bu yöne ilişkin TPE kararına yönelik olarak bir dava şeklinde açılmadan doğrudan TPE'nin hasım olarak gösterilerek dava açılması suretiyle talep edilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalı R.. A.. vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı tarafça, dava dilekçesinde hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli markalar bakımından da hükümsüzlük nedeni olarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-i bendi kapsamında tanınmışlık iddiasına dayanılmıştır. He ne kadar, Anayasa Mahkemesi'nin 27.05.2015 tarih ve 33/50 sayılı kararıyla 556 sayılı KHK 7/1-(i) bendi iptal edilmiş ve iptal hükmü derdest davalarda da uygulanacağından anılan madde somut uyuşmazlıkta dikkate alınmayacak olmakla birlikte, tanınmış markalara ilişkin olarak ülkemizin taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 2. mükerrer ve TRIPS Anlaşması 16. maddesi iç hukukta doğrudan uygulanabilir hükümler niteliğindedir. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta hükümsüzlük talebine konu markaların kapsadığı farklı mallar bakımından da davacının dayandığı ''H.'' markasının, Paris Sözleşmesi'nin 2.mükerrer 6. ve TRIPS 16 maddeleri kapsamında tanınmışlığın ön mesele olarak değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekir.
Bu bakımdan, mahkemenin dava dilekçesinde TPE'nin de hasım gösterilmek suretiyle tanınmışlığın tespitine yönelik talebin atiye terk edilmiş olması sebebiyle diğer davalı R. İthalat ve İhracat A.Ş aleyhine açılan marka hükümsüzlüğü davasında tanınmışlık olgusunun dikkate alınamayacağına ilişkin görüş isabetli bulunmamaktadır. Bu itibarla, TPE aleyhine açılan tanınmışlığın tespiti davası ile diğer davalı R. İthalat ve İhracat A.Ş aleyhine açılan hükümsüzlük davasının hükümsüzlük sebeplerinin farklı ve ayrı birer dava niteliğinde olması, yine davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp esasen hükümsüzlük davasının da sicilde marka sahibi olarak kayıtlı olan şirket aleyhine açılabileceği dikkate alınarak somut uyuşmazlıkta davacının yukarıda bahsi geçen tanınmışlık iddiasının da yukarıda bahsi geçen uluslararası sözleşmelerin hükümleri kapsamında farklı mal ve hizmetler bakımından tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Ticaret unvanından çıkarılma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/621 E. 2022/4503 K.
Ortak:mükerrerlik · taşıyıcı · dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, TPE hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalı adına tescilli 181840 nolu markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 199307 nolu markanın lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, deniz taşıtları ve parçaları, sandallar, motorlar, gemiler, yatlar, kotralar, botlar, feribotlar, kanolar, sandallar, gemiler için avara dişlileri, dümenler, seren direkleri, gemi gövdeleri, uskurlar, parvaneler, tekneleri indirme kaldırma ve suya indirme donanımları vb. uzay taşıtları da «dahil» hava taşıtları ve parçaları: balonlar, uçaklar, helikopterler, uzaya gönderilen roketler, paraşütler, çocuk arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, yürüteçler, el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli «taşıyıcılar» dışındaki tüm ürünler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 201392 nolu marka yönünden talebin reddine, davalı adına tescilli 200022 nolu markanı …
He ne kadar, Anayasa Mahkemesi'nin 27.05.2015 tarih ve 33/50 sayılı kararıyla 556 sayılı KHK 7/1-(i) bendi iptal edilmiş ve iptal hükmü «derdest» davalarda da uygulanacağından anılan madde somut uyuşmazlıkta dikkate alınmayacak olmakla birlikte, tanınmış markalara ilişkin olarak ülkemizin taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 2. «mükerrer» ve TRIPS Anlaşması 16. maddesi iç hukukta doğrudan uygulanabilir hükümler niteliğindedir.
Bu durumda, somut uyuşmazlıkta hükümsüzlük talebine konu markaların kapsadığı farklı mallar bakımından da davacının dayandığı ''H.'' markasının, Paris Sözleşmesi'nin 2.«mükerrer» 6. ve TRIPS 16 maddeleri kapsamında tanınmışlığın ön mesele olarak değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekir.
Benzer bu karardaFSHHM'nin 2006/448 E. ve 2011/235 K sayılı ilamı gerek «kötüniyet», gerek tanınmışlık ile ilgili tespitler yönünden delil olarak değerelendirilecekse de; huzurdaki davada davalının diğer emtia sınıfları için hükümsüzlük istemi yönünden haksız yarar sağlanacağı, itibarının zarara uğrayacağı ve risk altında bulundukları hususlarının farklı emtia sınıfı yönünden bu alandaki uzman bilirkişilerce değerlenderilmesi gerekli olup, davacının ise bu yönde bir inceleme yaptırmadığı gerekçesiyle davalı adına tescilli 181840 nolu markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 199307 nolu markanın lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, deniz taşıtları ve parçaları, sandallar, motorlar, gemiler, yatlar, kotralar, botlar, feribotlar, kanolar, sandallar, gemiler için avara dişlileri, dümenler, seren direkleri, gemi gövdeleri, uskurlar, parvaneler, tekneleri indirme kaldırma ve suya indirme donanımları vb. uzay taşıtları da «dahil» hava taşıtları ve parçaları: balonlar, uçaklar, helikopterler, uzaya gönderilen roketler, paraşütler, çocuk arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, yürüteçler, el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli «taşıyıcılar» dışındaki tüm ürünler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 201392 nolu marka yönünden talebin reddine, davalı adına tescilli 200022 nolu markanı …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tasfiye» sürecine girdiği davacının dayanak markalarının GENERAL MOTORS LLC’ye devir edildiği bildirildiğinden HMK 125/2 madde kapsamında GENERAL MOTORS LLC’ davacı olarak Uyap kayıtlarına işlendiği, hükümsüzlük sebepleri arasında tanınmışlık iddiasına da dayanmakta olup, hükümsüzlüğü istenen davalı markalarının başvuru tarihinde davacıya ait markanın Türkiye'de hiç kullanılmamış olması halinde dahi HUMMER markasının Paris Sözleşmesi'nin 1. «mükerrer» 6. maddesi anlamında Türkiye'de toplumun ilgili kesimi nezdinde tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka vasfında olup olmadığının keza tanınmış ise bu tanınmışlığın hangi tarihte başladığı ve farklı mal ve hizmetler yönünden davacının markasının itibarına zarar verebileceği veya tescil edilen markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlara neden olup olmayacağının tespiti kapsamında «bilirkişi incelemesi» yaptırılması için mahkememizce «ara» karar oluşturulmuş ancak davacı vekili dosyadaki delillerin tanınmışlık incelemesi için yeterli olduğunu, bu nedenle «bilirkişi ücretini» yatırmadıklarını beyan etmesi nedeniyle dosyaya sunulan deliller dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, Paris Sözleşmesinin 1.mükerrer 6. maddesinde, KHK’nın gerek 7/1-i gerekse 8/4 maddeleri anlamında tanınmış markalardan ne anlamak gerektiği konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, ancak yüksek mahkeme ilamlarına göre tanınmış markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız yararlanma ve itibarına zarar verme koşullarının gözetilmesi gerektiğine işaret edildiği, WIPO nezdinde oluşturulan «komisyon» ise tanınmış markalarla ilgili bir kısım kriterler belirlediği, buna göre de tanınmışlığın tespitinde, markanın kullanım süresi, kapsamı ve coğrafik alanının geniş …
Dairemizin 01.07.2015 tarih 2015/2322 Esas- 2015/8775 Karar sayılı bozma ilamında, davacının iddiasına mesnet “Hummer” ibareli markasının Paris Sözleşmesi'nin 2. «mükerrer» ve TRIPS Anlaşması 16. maddeleri kapsamında tanınmış olup olmadığı hususunun tespit ve incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş olup, dosyaya sunulan deliller itibariyle taraflar arasında görülen Ankara 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · ara karar · garantörlük · komisyon · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · ek tasfiye · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tasfiye» sürecine girdiği davacının dayanak markalarının GENERAL MOTORS LLC’ye devir edildiği bildirildiğinden HMK 125/2 madde kapsamında GENERAL MOTORS LLC’ davacı olarak Uyap kayıtlarına işlendiği, hükümsüzlük sebepleri arasında tanınmışlık iddiasına da dayanmakta olup, hükümsüzlüğü istenen davalı markalarının başvuru tarihinde davacıya ait markanın Türkiye'de hiç kullanılmamış olması halinde dahi HUMMER markasının Paris Sözleşmesi'nin 1. «mükerrer» 6. maddesi anlamında Türkiye'de toplumun ilgili kesimi nezdinde tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka vasfında olup olmadığının keza tanınmış ise bu tanınmışlığın hangi tarihte başladığı ve farklı mal ve hizmetler yönünden davacının markasının itibarına zarar verebileceği veya tescil edilen markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlara neden olup olmayacağının tespiti kapsamında «bilirkişi incelemesi» yaptırılması için mahkememizce «ara» karar oluşturulmuş ancak davacı vekili dosyadaki delillerin tanınmışlık incelemesi için yeterli olduğunu, bu nedenle «bilirkişi ücretini» yatırmadıklarını beyan etmesi nedeniyle dosyaya sunulan deliller dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, Paris Sözleşmesinin 1.mükerrer 6. maddesinde, KHK’nın gerek 7/1-i gerekse 8/4 maddeleri anlamında tanınmış markalardan ne anlamak gerektiği konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, ancak yüksek mahkeme ilamlarına göre tanınmış markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız yararlanma ve itibarına zarar verme koşullarının gözetilmesi gerektiğine işaret edildiği, WIPO nezdinde oluşturulan «komisyon» ise tanınmış markalarla ilgili bir kısım kriterler belirlediği, buna göre de tanınmışlığın tespitinde, markanın kullanım süresi, kapsamı ve coğrafik alanının geniş …
… ibaret olduğu, dolayısıyla da markanın korunması için benzer sınıfların 3. şahıslar tarafından tescilinin yasaklandığı, bu kurala markaların uluslararası korumasını «garantileyen» TRİPS 16 ve 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesiyle sadece tanınmış markalar yönünden belli şartlarla istisna getirilerek "markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verilebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyeceği, sonuçlar doğurabileceği durumlarda 3. şahısların tescil başvurularının reddedileceğinin öngörüldüğü, markanın kötü niyetle tescili durumunda da spesyalite prensibinin geçerli olduğu, ancak marka kapsamındaki aynı veya benzer sınıflar için tescili halinde marka sahibi kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük isteyebileceği, ancak tescil kapsamındaki ürün ve hizmetlerden farklı sınıflar için markanın tescili serbest olduğundan ve burada korunan bir hak mevcut olmadığından ve 3. şahısların bunları zaten serbestçe kullanım hakkı bulunduğundan, farklı ürün ve sınıflar için gerçekleşen tescillere karşı marka sahibinin ileri sürülebilir yasal bir hakkı bulunmadığından kötü niyetli tescil iddiası ileri sürülemeyeceği, çünkü marka haklarının çerçevesi yasa ve uluslararası anlaşmalarla çizilmiş olup, sadece tanınmış markalar için bir tek istisna getirildiği, hatta bu istisnanın da belli koşulların varlığına tabi tutulduğu, dolayısıyla da kötü niyetli tescil durumunda markanın farklı ürün ve hizmetler için de hükümsüzlüğünün isteneceğine dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle markanın davacının marka kapsamında kalan otomobil ve benzeri ürün ve sınıflar için hükümsüzlüğünün «kötü niyet» nedeniyle istenebilirse de farklı olan sınıflar için hükümsüzlüğünün istenemeyeceği, bu açıdan Ankara 1.
FSHHM'nin 2006/448 E. ve 2011/235 K sayılı ilamı gerek «kötüniyet», gerek tanınmışlık ile ilgili tespitler yönünden delil olarak değerelendirilecekse de; huzurdaki davada davalının diğer emtia sınıfları için hükümsüzlük istemi yönünden haksız yarar sağlanacağı, itibarının zarara uğrayacağı ve risk altında bulundukları hususlarının farklı emtia sınıfı yönünden bu alandaki uzman bilirkişilerce değerlenderilmesi gerekli olup, davacının ise bu yönde bir inceleme yaptırmadığı gerekçesiyle davalı adına tescilli 181840 nolu markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 199307 nolu markanın lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, deniz taşıtları ve parçaları, sandallar, motorlar, gemiler, yatlar, kotralar, botlar, feribotlar, kanolar, sandallar, gemiler için avara dişlileri, dümenler, seren direkleri, gemi gövdeleri, uskurlar, parvaneler, tekneleri indirme kaldırma ve suya indirme donanımları vb. uzay taşıtları da «dahil» hava taşıtları ve parçaları: balonlar, uçaklar, helikopterler, uzaya gönderilen roketler, paraşütler, çocuk arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, yürüteçler, el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli «taşıyıcılar» dışındaki tüm ürünler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 201392 nolu marka yönünden talebin reddine, davalı adına tescilli 200022 nolu markanı …
… rka olduğu ve taraflar arasındaki iç içe geçmiş ticari ilişki ve yazışmaların varlığı karşısında davalının aynı ibareyi kendi adına marka olarak tescil ettirmesinin «kötüniyetli» olduğu hususu bu dava için güçlü delil teşkil edeceği gözetilerek davanın tamamen kabul edilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, karar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16832 E. 2014/7081 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, TPE hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalı adına tescilli 181840 nolu markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 199307 nolu markanın lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, deniz taşıtları ve parçaları, sandallar, motorlar, gemiler, yatlar, kotralar, botlar, feribotlar, kanolar, sandallar, gemiler için avara dişlileri, dümenler, seren direkleri, gemi gövdeleri, uskurlar, parvaneler, tekneleri indirme kaldırma ve suya indirme donanımları vb. uzay taşıtları da «dahil» hava taşıtları ve parçaları: balonlar, uçaklar, helikopterler, uzaya gönderilen roketler, paraşütler, çocuk arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, yürüteçler, el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli «taşıyıcılar» dışındaki tüm ürünler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 201392 nolu marka yönünden talebin reddine, davalı adına tescilli 200022 nolu markanı …
Benzer bu kararda… biriket kömürü) kok kömürleri, linyit kömürleri, odun kömürleri, suni kömürler....sıvı ve gaz yakıtlar ile bunların katkıları, aydınlatma maddeleri, taşıt yakıtları «dahil» sıvı ve gaz yakıtlar, benzin, mazot fuil oil, gaz yağı, kimyasal olmayan motor yakıtı katkıları, aydınlatma maddeleri, yarı mamul vakslar, bal mumları (vakslar), p …
… riket kömürü) kok kömürleri, linyit kömürleri, odun kömürleri, suni kömürler .... sıvı ve gaz yakıtlar ile bunların katkıları, aydınlatma maddeleri, taşıt yakıtları «dahil» sıvı ve gaz yakıtlar, benzin, mazot fuel oil, gaz yağı, kimyasal olmayan motor yakıtı katkıları, aydınlatma maddeleri, yarı mamul vakslar, bal mumları (vakslar), p …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6646 E. 2023/1411 K.
Ortak:taşıyıcı · dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, TPE hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalı adına tescilli 181840 nolu markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 199307 nolu markanın lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, deniz taşıtları ve parçaları, sandallar, motorlar, gemiler, yatlar, kotralar, botlar, feribotlar, kanolar, sandallar, gemiler için avara dişlileri, dümenler, seren direkleri, gemi gövdeleri, uskurlar, parvaneler, tekneleri indirme kaldırma ve suya indirme donanımları vb. uzay taşıtları da «dahil» hava taşıtları ve parçaları: balonlar, uçaklar, helikopterler, uzaya gönderilen roketler, paraşütler, çocuk arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, yürüteçler, el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli «taşıyıcılar» dışındaki tüm ürünler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 201392 nolu marka yönünden talebin reddine, davalı adına tescilli 200022 nolu markanı …
Benzer bu kararda… sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için motorlu kara taşıtları ve bu taşıtlar için motorlar, parçalar (motosikletler, mobılet «dahil») bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları, taşıtlar için damperler, kaldırma tertibatları taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araba örtüleri (şekilli), güneşlikler sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar patinaj zincirleri, takozlar taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak «taşıyıcıları», seleler lastik şişirme pompaları taşıtlar için «hırsız» alarmları, kornalar yolcular için emniyet kemerleri, «havalı» yastıklar bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları içtn …
… a konu 2001/17594, 2011/69931 ve 2011/104266 tescil numaralı markaların davacı tarafından iptali istenen sınıflar yönünden Türkiye’de, ciddi biçimde kullanıldığının «ispat yükü» kendisinde olan davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2001/17594 sayılı markanın 12. sınıf “Otomobiller, kamyonlar, otobüsler, çekiciler, traktörler, frigorifik (soğutmalı) taşıtlar, transmikserler (beton karıştırıcı-«taşıyıcı» kamyonlar), nakliye amaçlı askeri araçlar, ambulanslar, arazözler, hortum arabaları, spor arabaları, golf arabaları, çöp kamyonları, mobil cenaze yıkama araçları, …
Araç kapıları ve pencereleri için açma-kapama tertibatları (otomatik olanlar da «dahil»).
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · taleple bağlılık · tefrik · hırsızlık · davanın konusu · ara karar · ispat yükü · havale
Benzer bu kararda… sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için motorlu kara taşıtları ve bu taşıtlar için motorlar, parçalar (motosikletler, mobılet «dahil») bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları, taşıtlar için damperler, kaldırma tertibatları taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araba örtüleri (şekilli), güneşlikler sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar patinaj zincirleri, takozlar taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak «taşıyıcıları», seleler lastik şişirme pompaları taşıtlar için «hırsız» alarmları, kornalar yolcular için emniyet kemerleri, «havalı» yastıklar bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları içtn …
… bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, dava tarihi 13.09.2018 olduğundan dava konusunu oluşturan zaman diliminin 13.09.2013 ve 13.09.2018 tarihleri arası olduğu, markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının somut uyuşmazlık açısından belirtilen tarihler arasında bu kullanımını ispat etmesi gerektiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince hatalı şekilde dava tarihinin 22.01.2019 olduğu belirtilerek «davanın konusu» oluşturan zaman diliminin 22.01.2014 ve 22.01.2019 tarihleri arası olduğu kabul edilmişse de davalı tarafça dava konusu markaların kullanımına dair hiçbir delil su …
Dava markanın iptali talebi bakımından «tefrik» edilip yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına konu olmuştur.
Davacı vekili verilen «tefrik» kararından önce dosyada davalı olarak bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin cevap dilekçesine karşı vermiş olduğu cevaba cevap dilekçesinde ise özetle, 200 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2322 E. , 2015/8775 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/02/2011
NUMARASI 2009/66-2011/17
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2011 tarih ve 2009/66-2011/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış "H." araçlarının üretimi ve pazarlanması alanında faaliyet gösterdiğini, "H." ibaresinin müvekkili adına TPE nezdinde tescilli bulunduğunu, bu markanın dünyanın pek çok ülkesinde de tescil edildiğini ve çok tanınmış olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin "Hummer" ibareli markasının tanınmış bir marka olduğunun ve koruma altında bulunduğunun tespitine, davalılardan R.İth. ve İhr. A.Ş.'ye ait "H." ibareli markaların müvekkiline devrine veya markanın tanınmış olması sebebiyle iptaline ve sicil kayıtlarının terkinine, davalılardan "H. Otomotiv Tekstil Turizm Yayıncılık İth. İhr. San. A.Ş.'nin ünvanındaki "H." ibaresinin müvekkilinin markasına tecavüz oluşturması nedeniyle ticaret ünvanından çıkarılmasına, dilekçede yazılı maddi ve manevi tazminatlar ile diğer istemlere karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…] Otomotiv Tekstil Turizm Yayıncılık İth. İhr. San. A.Ş. vekili "H." ibaresinin müvekkili tarafından marka olarak değil, ticaret ünvanı olarak kullandığını, kullanılan ticaret unvanının herhangi bir iltibasa yer verecek nitelikte olmadığını savunarak, açılmış bulunan davaların ayrılmasına, müvekkil şirkete karşı açılan davada mahkememizin görevli olmadığından görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
[…]. E.. Başkanlığı vekili, Enstitü aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin Ankara İhtisas Mahkemeleri olduğunu, TPE'ye başvurulmadan doğrudan doğruya mahkemeye dava açılarak markanın tanınmışlığının tespitini istemenin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, TPE hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı adına tescilli 181840 nolu markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 199307 nolu markanın lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, deniz taşıtları ve parçaları, sandallar, motorlar, gemiler, yatlar, kotralar, botlar, feribotlar, kanolar, sandallar, gemiler için avara dişlileri, dümenler, seren direkleri, gemi gövdeleri, uskurlar, parvaneler, tekneleri indirme kaldırma ve suya indirme donanımları vb. uzay taşıtları da dahil hava taşıtları ve parçaları: balonlar, uçaklar, helikopterler, uzaya gönderilen roketler, paraşütler, çocuk arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, yürüteçler, el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar dışındaki tüm ürünler yönünden markanın
hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 201392 nolu marka yönünden talebin reddine, davalı adına tescilli 200022 nolu markanın sadece spor araçları kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve tanınmışlığın tespitine ilişkin talebin öncelikle TPE nezdinde başvuru konusu edilip bu yöne ilişkin TPE kararına yönelik olarak bir dava şeklinde açılmadan doğrudan TPE'nin hasım olarak gösterilerek dava açılması suretiyle talep edilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalı R.. A.. vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı tarafça, dava dilekçesinde hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli markalar bakımından da hükümsüzlük nedeni olarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-i bendi kapsamında tanınmışlık iddiasına dayanılmıştır. He ne kadar, Anayasa Mahkemesi'nin 27.05.2015 tarih ve 33/50 sayılı kararıyla 556 sayılı KHK 7/1-(i) bendi iptal edilmiş ve iptal hükmü derdest davalarda da uygulanacağından anılan madde somut uyuşmazlıkta dikkate alınmayacak olmakla birlikte, tanınmış markalara ilişkin olarak ülkemizin taraf olduğu Paris Sözleşmesi'nin 2. mükerrer ve TRIPS Anlaşması 16. maddesi iç hukukta doğrudan uygulanabilir hükümler niteliğindedir. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta hükümsüzlük talebine konu markaların kapsadığı farklı mallar bakımından da davacının dayandığı ''H.'' markasının, Paris Sözleşmesi'nin 2.mükerrer 6.
ve TRIPS 16 maddeleri kapsamında tanınmışlığın ön mesele olarak değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekir.
Bu bakımdan, mahkemenin dava dilekçesinde TPE'nin de hasım gösterilmek suretiyle tanınmışlığın tespitine yönelik talebin atiye terk edilmiş olması sebebiyle diğer davalı R. İthalat ve İhracat A.Ş aleyhine açılan marka hükümsüzlüğü davasında tanınmışlık olgusunun dikkate alınamayacağına ilişkin görüş isabetli bulunmamaktadır. Bu itibarla, TPE aleyhine açılan tanınmışlığın tespiti davası ile diğer davalı R. İthalat ve İhracat A.Ş aleyhine açılan hükümsüzlük davasının hükümsüzlük sebeplerinin farklı ve ayrı birer dava niteliğinde olması, yine davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp esasen hükümsüzlük davasının da sicilde marka sahibi olarak kayıtlı olan şirket aleyhine açılabileceği dikkate alınarak somut uyuşmazlıkta davacının yukarıda bahsi geçen tanınmışlık iddiasının da yukarıda bahsi geçen uluslararası sözleşmelerin hükümleri kapsamında farklı mal ve hizmetler bakımından tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı R. İthalat ve İhracat A.Ş vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131228200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz