Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3276 E. 2015/8820 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt)↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ möhuk 47↗ kesin süre↗ tenfiz↗ ihtar↗ tebligat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi talebine ilişkindir. Mahkemece yargılama sırasında davacı vekiline, yabancı mahkeme kararının davalılardan K. Holdin A.Ş’ye tebliğ edildiğine ilişkin tüm evrakları sunması, aksi takdirde mahkeme kararının posta yolu ile yapılmış sayılacağı ihtarını içeren kesin süre verilmiş, kesin sürede tebliğ evraklarının sunulamadığı, bu nedenle de yabancı mahkeme kararının Alman Usul Kanunları gereğince doğrudan posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulünün gerekeceği, buna göre de ortada MÖHUK.m.50 uyarınca kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararının bulunmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
Dairemiz yabancı mahkeme kararının, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümlerine Türkiye'nin koyduğu çekince nedeniyle posta yoluyla doğrudan tebliğ edilmesinin davalının savunma hakkını kısıtladığı ve kararın kesinleşmediği, bu nedenle tebligatın diplomatik yolla ve Adalet Bakanlığı vasıtası ile yapılması gerektiği görüşünde olup, mahkemece, tebliğ evraklarının 6102 sayılı HMK’nın 221.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığından sorulması gerekirken, bu belgeleri sunması için davacıya kesin süre vermesi ve kesin süre sonunda da tebligatın posta yolu ile yapıldığı sonucuna vararak kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davayı red etmesi doğru olmayıp bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken Dairemizin 25.11.2014 gün 2013/18743-2014/18356 sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4510 E. 2018/3241 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» talebine ilişkindir.
… remiz yabancı mahkeme kararının, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümlerine Türkiye'nin koyduğu çekince nedeniyle posta yoluyla doğrudan tebliğ edilmesinin davalının «savunma hakkını kısıtladığı» ve kararın kesinleşmediği, bu nedenle «tebligatın» diplomatik yolla ve Adalet Bakanlığı vasıtası ile yapılması gerektiği görüşünde olup, mahkemece, tebliğ evraklarının 6102 sayılı HMK’nın 221.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığından sorulması gerekirken, bu belgeleri sunması için davacıya «kesin süre» vermesi ve kesin süre sonunda da tebligatın posta yolu ile yapıldığı sonucuna vararak kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davayı red etmesi doğru olmayıp bu nedenl …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davaya konu ilamın tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinleşen ilam · müktesep hak · adli yardım · usulden reddi
Benzer bu karardaO halde, yabancı bir mahkeme ilamının «kesinleşmesi, ilamın» yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Ayrıca, mahkemece, yabancı mahkeme kararının tebliğ evraklarını sunması için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilinin ise 08.04.2013 tarihli dilekçe ile yabancı mahkeme kararının posta yoluyla tebliğ edildiğini, «adli yardımlaşma» aracılığıyla tebliğ edilmediğini belirterek kararın bu haliyle «tenfizini» talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, işbu dava tarihi itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş yabancı mahkeme kararı bulunmadığı, kesinleşmenin «tenfiz» davası için dava şartı olduğu gözetilerek davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5804 E. 2015/9323 K.
Ortak:tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» talebine ilişkindir.
… remiz yabancı mahkeme kararının, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümlerine Türkiye'nin koyduğu çekince nedeniyle posta yoluyla doğrudan tebliğ edilmesinin davalının «savunma hakkını kısıtladığı» ve kararın kesinleşmediği, bu nedenle «tebligatın» diplomatik yolla ve Adalet Bakanlığı vasıtası ile yapılması gerektiği görüşünde olup, mahkemece, tebliğ evraklarının 6102 sayılı HMK’nın 221.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığından sorulması gerekirken, bu belgeleri sunması için davacıya «kesin süre» vermesi ve kesin süre sonunda da tebligatın posta yolu ile yapıldığı sonucuna vararak kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davayı red etmesi doğru olmayıp bu nedenl …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi · kesinleşen ilam · adli yardım
Benzer bu karardaSomut olayda, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediğinin yabancı mahkeme kararı dosyasının getirtilmesi veya bu hususun yabancı mahkemeden sorulması suretiyle araştırılması gerektiğine değinilerek karar bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak Adalet Bakanlığı kanalıyla «adli yardımlaşma» yoluyla yabancı mahkemeye yazı yazılmış, yazıya verilen cevapta kararın davalıya posta yoluyla gönderildiği, 13.05.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 30.09.2009 tarihinde karara itiraz ettiği, «itirazının süre» aşımı nedeniyle reddedildiği açıklanmış olup, dosyadaki karar tebliğine dair belgelerden kararın Adalet Bakanlığı kanalıyla davalılar vekiline 17.09.2009 tarihinde …
O halde, yabancı bir mahkeme ilamının «kesinleşmesi, ilamın» yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3276 E. , 2015/8820 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 19/09/2013
NUMARASI 2013/115-2013/414
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/09/2013 gün ve 2013/115-2013/414 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/11/2014 gün ve 2013/18743-2014/18356 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aldığı parayı geri ödememesi nedeniyle yurtdışında açtıkları davada verilen kararın kesinleştiğini bildirerek, Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi talebine ilişkindir. Mahkemece yargılama sırasında davacı vekiline, yabancı mahkeme kararının davalılardan K. Holdin A.Ş’ye tebliğ edildiğine ilişkin tüm evrakları sunması, aksi takdirde mahkeme kararının posta yolu ile yapılmış sayılacağı ihtarını içeren kesin süre verilmiş, kesin sürede tebliğ evraklarının sunulamadığı, bu nedenle de yabancı mahkeme kararının Alman Usul Kanunları gereğince doğrudan posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulünün gerekeceği, buna göre de ortada MÖHUK.m.50 uyarınca kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararının bulunmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
Dairemiz yabancı mahkeme kararının, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümlerine Türkiye'nin koyduğu çekince nedeniyle posta yoluyla doğrudan tebliğ edilmesinin davalının savunma hakkını kısıtladığı ve kararın kesinleşmediği, bu nedenle tebligatın diplomatik yolla ve Adalet Bakanlığı vasıtası ile yapılması gerektiği görüşünde olup, mahkemece, tebliğ evraklarının 6102 sayılı HMK’nın 221.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığından sorulması gerekirken, bu belgeleri sunması için davacıya kesin süre vermesi ve kesin süre sonunda da tebligatın posta yolu ile yapıldığı sonucuna vararak kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davayı red etmesi doğru olmayıp bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken Dairemizin 25.11.2014 gün 2013/18743-2014/18356 sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 25.11.2014 gün 2013/18743-2014/18356 sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131175500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz