Ticari defter kayıtlarının mutabakatı ile itirazın iptali
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1540 E. 2023/1933 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Hizmet Alımından Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Borçlu hakkında devam eden bir iflas davasının bulunması, iflas kararı henüz verilmemişse borçlunun taraf ehliyetini sona erdirmez; bu nedenle iflas davası itirazın iptali davası için bekletici mesele oluşturmaz. Taraflara ait ticari defterlerin kanuna uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, ayrıca borçlunun başka bir dava dosyasına (alacaklılar listesi) sunduğu belgede alacağı kabul ettiği hâllerde, alacağın ispatlanmış olduğu ve icra takibine yapılan itirazın haksız kabul edilerek likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
İflas davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, davalı şirket hakkında açılan iflas davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İflas davasının görüldüğü İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/615 sayılı dosyasında davacının feri müdahil olarak yer aldığı, davalının borca batık olmadığı belirlenerek iflas başvurusunun reddine karar verildiği ve kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği belirlenmiştir. İflas kararı verilmediği müddetçe görülmekte olan iflas davası, davalının taraf ehliyetini sona erdirmez; bu nedenle iflas davasının sonucunun beklenmemesi isabetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ticari defter kayıtlarına ve alacaklılar listesindeki beyana dayanarak alacağın ispatı → ret
İddia: Davalı vekili, yasal koşulları taşıyan defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kullanılamayacağını ve icra takibinde dayanılmayan belgeye (alacaklılar listesi) itirazın iptali davasında dayanılamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yargılama sırasında tarafların ticari defterleri HMK 222. maddesi uyarınca ibraz ettirilerek yaptırılan bilirkişi incelemesinde; her iki tarafın defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, icra takibine konu faturaların her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, defterlerin mutabık olduğu, 2017 yılında verilen hizmetler karşılığında 177.354-TL tutarında fatura düzenlendiği, davalının bu faturalara karşılık dört ayrı seferde 146.455-TL ödediği, icra takibine konu edilen 30.899-TL bakiyenin ise ödenmediği tespit edilmiştir. Davalı şirket ayrıca iflas davasında sunduğu alacaklılar listesinde icra takip miktarı kadar davacıya borçlu olduğunu beyan etmiştir. Bu deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olduğunu kanıtladığı, varlığı kanıtlanan alacağa yapılan itirazın haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetli olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Varlığı kanıtlanan asıl alacağa yönelik itirazın haksız olduğu anlaşıldığından, likit alacağa haksız itiraz nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Devam eden bir iflas davasının, iflas kararı kesinleşmediği sürece borçlunun taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağı ve bu nedenle itirazın iptali davasında bekletici mesele yapılmasının gerekmediği yönündeki tespit ile ticari defter kayıtlarının mutabakatı ve borçlunun başka bir dosyada sunduğu belgedeki ikrarın alacağın ispatında birlikte değerlendirilmesi yönündeki gerekçe bakımından emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defter delili↗ HMK 222↗ bekletici mesele↗ iflas davası↗ taraf ehliyeti↗ icra inkar tazminatı↗ likit alacak↗ borca batıklık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1540
KARAR NO 2023/1933
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/11/2020
NUMARASI 2018/144 Esas 2020/544 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Alımından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/12/2023
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacı şirketin, Yazılım Hizmetleri ve İnternet Web Sitesi Tasarımı, Yarışma programları yazılımları alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ile de 2018 yılından beri aktif olarak çalıştıklarını, verilen hizmetleri düzenli olarak faturalandırdıklarını, 2017 yılı başından bu yana biriken ödemelerin alınamadığını, bilahare davalının İstanbul 13. ATM'nin 2017/615 sayılı dosyası ile iflas başvurusu yaptığını öğrendiklerini, davalı tarafça iflas dosyasına sunulan 17.8.2017 tarihli borç beyan ekinde bulunan Borçlar Dökümü listesinde kendilerine 32.064-TL borçlu olduklarını kabul ettiklerini, 25.1.2017 tarihli celsede şirket Finans Müdürü ... borç döküm listesinin gerçek olduğunu ifade etmesine rağmen İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... sayılı takibe itiraz ettiğini, davalının mahkeme içi ikrar ile bağlı olduğunu, itirazın kötüniyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, ödeme emrinde İcra Dairesi'nin IBAN numarasının yazılı olmaması nedeniyle geçerli bir ödeme emri gönderilmediğini, icrada dayanılmayan belgelere itirazın iptali davasında dayanılamayacağını, mahkeme içi ikrar bulunmadığını, mahkemeye sunulan borç döküm belgesinin HMK 200 md anlamında senet niteliğinin olmadığını, ... şirket müdürü olmadığını, şirketi temsile yetkisi bulunmadığını, sadece sınırlı imza yetkisinin olduğunu, beyanının şirketi bağlamadığını, şirketin tek müdürünün ... olduğunu, takibin kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece dava konusu alacağın yasal koşulları taşıyan tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ancak takip öncesi temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz alacağı talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra dairesi ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 30.899-TL üzerinden takibin devamına ödeme tarihine kadar 3095 sk 2/2 maddesi gereği %9.75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmesine, likit alacağa haksız itiraz nedeniyle alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, yasal koşulları taşıyan defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, icrada belgeye dayanılmadığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mah. 2017/615 esasta açılan iflas davasının sonucunun beklenmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava,hizmet alımı nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı şirket tarafından ;icra takip tarihinden önce doğrudan iflas talebi ile davalı şirketin iflasını istediği istinaf başvuru dilekçesinde bildirildiğinden; iflas davasının görüldüğü İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/615 sayılı dosyası , istinaf aşamasında incelenmiş olup ; davacının feri müdahil olarak davaya katıldığı, davalının borca batık olmadığı belirlendiğinden iflas başvurusunun reddine karar verildiği, kararın kanun yollarından geçerek 6.9.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. İflas kararı verilmediği müddetçe görülen iflas davası ile taraf ehliyeti son bulmadığından davalı vekilinin iflas davasının sonucunun beklenmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin HMK 222 .maddesi uyarınca ibrazı istenilerek yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; her iki tarafın ibraz edilen ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, icra takibine konu edilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu, İcra takibine konu edilen alacağın 2017 yılı içinde verilen hizmet alımı faturalarından kaynaklandığı, 2017 yılında verilen hizmetlere karşılık 177.354-TL tutarında hizmet faturaları düzenlendiği, davalının bu faturalara karşılık dört ayrı seferde 146.455-TL ödediği ,icra takibine konu edilen 30.899-TL bakiyenin ise ödenmediği,her iki yanın ticari defterlerinde davacının davalıdan 30.899-TL alacağının kayıtlı olduğu tesbit edilmiştir.
Davalı şirket, ayrıca iflas davasında icra takip miktarı kadar davacı şirkete borçlu olduğunu dava dosyasına sunduğu alacaklılar listesinde beyan etmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı takip tarihi itibariyle davalıdan takip tutarı asıl alacak kadar alacaklı olduğunu kanıtlamıştır.Varlığı kanıtlanan asıl alacağa itirazın haksız olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince itirazın kısmen iptali ile likit alacağa haksız itiraz nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.110,71-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 530-TL harcın mahsubu ile kalan 1.580,71-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/12/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131014 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi