6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kredi sözleşmesinde eş rızası olmayan kefaletin geçerliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/124 E. 2023/1235 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Kefalet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari kredi sözleşmesine dayalı kefalette, kefil bakımından eş rızası şartı bulunmasa bile, o kefaletin dayandığı sözleşme daha önceki geçerli bir kefalet sözleşmesinin limit artırımı niteliğinde olması halinde, kefilin şirket ortaklığından/temsilinden ayrılmış olması önceki geçerli sözleşmeden kaynaklanan kefalet sorumluluğunu sona erdirmez. Ayrıca, icra takibine itiraz sonrası mahkeme karar tarihinden sonra bildirilen haricen tahsil iddiası, karar tarihinden önceki ödemeyi ispatlayan bir delil ibraz edilmedikçe itirazın iptali kararını etkilemez.

Ele alınan sorunlar

TBK 584/1 uyarınca eş rızası bulunmayan kefaletin geçerliliği → ret

İddia: Davalılar, kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin eş rızasına tabi olduğunu, bu şart gerçekleşmediğinden sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 10/10/2012 ve 09/04/2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinde davalı kefiller ... ve ... bakımından eş rızası şartı gerçekleşmiş, kefaletin verildiği tarihte bekar olan davalı kefil ... yönünden bu şart bulunmamakla birlikte kanunda aranan diğer geçerlilik koşulu mevcuttur. 21/03/2014 tarihli kredi sözleşmesi bakımından davalı kefiller ... ve ..., 01/11/2013 tarihi itibariyle şirketteki hisselerini devrederek asıl borçlu şirketten ayrılmış, aynı tarihte davalı ...'in müdürlük görevine son verilmiştir. Davalı ...'in 21/03/2014 tarihinde henüz evlenmediği, diğer davalı ...'in ise şirket ortağı olduğu anlaşıldığından kefaletleri geçerlidir. Buna karşılık kefalet tarihinde şirkette ortaklığı ve temsil görevi bulunmayan davalı ... yönünden eş muvafakati alınmadığından 21/03/2014 tarihli kefaleti geçerli değildir; ancak bu sözleşme bir önceki (09/04/2013 tarihli) sözleşmenin limit artırımı niteliğinde olduğundan ve davalının şirket ortaklığından ayrılmış olması 09/04/2013 tarihli sözleşmeden kaynaklanan kefalet sorumluluğunu sona erdirmeyeceğinden, davalılar vekilinin kefaletin şartlarının gerçekleşmediğine ilişkin istinaf nedenlerinde isabet görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra dosyası borçlarının ödendiği iddiası → ret

İddia: Davalılar, icra dosyası borçlarının ödendiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra dosyalarına haricen tahsil 24/12/2020 tarihinde bildirilmiş olup mahkemenin karar tarihinden önce icra dosya borçlarının ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı gibi ödemeye ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmediğinden davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limit artırımı niteliğindeki yeni kredi sözleşmesinde eş rızası şartının eksik olması halinde, önceki geçerli sözleşmeden kaynaklanan kefalet sorumluluğunun etkilenmeyeceğine ilişkin değerlendirme yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet eş rızası genel kredi sözleşmesi limit artırımı itirazın iptali müteselsil kefil icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 584/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/124

KARAR NO 2023/1235

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/10/2020

NUMARASI 2017/490 Esas - 2020/469 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı borçlu ... Hiz. Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, davalıların sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için Üsküdar ... Noterliği'nin 05/12/2016 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini, davalıların söz konusu borcu ödememeleri nedeniyle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosyası ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... ve ... E. dosyalarıyla icra takibi başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek borçluların yapmış olduğu haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; müvekkillerinin dava konusu borca müteselsilen borçlu olduğuna ilişkin beyanının yerinde olmadığını, kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 582, 583, 584, maddeleri tarafından belirli koşullara tabi tutulduğunu, TBK 584/1'de kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin kefil olanın eşinin de rızasının bulunmasına tabi tutulduğunu, dava konusu kefalet sözleşmesinin hukuka uygun şekilde düzenlenmediğini, bu nedenle davalı müvekkillerinden ..., ... ve ...'in dava konusu borca ilişkin sorumluluklarının bulunmadığını, borcun ödenmediğine ilişkin iddiaların yerinde olmadığını belirterek haksız ve hukuki temelden yoksun davanın reddine, davacı yanın %20'den aşağı olmamak tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılardan ... Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin yargılama sırasında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1022 E.sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda iflasına karar verildiği ve hükmün 01/07/2019 tarihinde kesinleştiği, davalı ... yönünden davanın tefriki ile yargılamaya ayrı bir esas üzerinden devamına karar verildiği anlaşılmaktadır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Mahkemece, TBK'nın 584/1. maddesi gereğince kefaletin geçerli olabilmesi için eş rızasının bulunması gerektiği, ancak maddede yapılan 11/04/2013 yürürlük tarihli değişiklik ile "Ticari Krediler yönünden eş rızasının aranması şartının kaldırıldığı", davaya konu Genel Kredi Sözleşmesi'nin 10/07/2013 tarihli olduğu ve bu nedenle bu sözleşmedeki kefaletin geçerli olabilmesi için eş rızasının gerekmediği ve davalıların kefaletinin bu yönden geçerli olduğu, bilirkişi raporu uyarınca davacı banka ile davalı borçlu ...Ltd. Şti.'ye kredi kullandırıldığı, diğer davalıların ise kredinin müteselsil kefili durumunda oldukları, yapılan alacak hesabının sözleşmedeki kefalet limitleri içinde kaldığı, ödemelerin aksatılması nedeniyle asıl borçlu ve kefillere Üsküdar ...

Noterliğinin 05/12/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesap kat bildiriminde bulunulduğu, borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek davalılar aleyhine icra takipleri başlatıldığı, takip tarihi itibariyle davacı banka tarafından icra dosyasına yansıtılan alacak kalemlerinin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E.ve .. E.sayılı dosyaları yönünden yerinde olduğu, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E.sayılı dosya yönünden ise, 28.511,32-TL taksitli krediden kaynaklanan asıl alacak, 14.720,43-TL tazmin edilen çek bedelleri alacağı olmak üzere toplam 38.578,48-TL asıl alacak, 788,88-TL işlemiş faiz ve 39,44-TL gider vergisi alacağı yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ...

esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile (38.578,48 TL asıl alacak, 788,88 TL işlemiş faiz ve 39,44 TL gider vergisi olmak üzere) takibin toplam 39.406,80 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 oranında faiz uygulanmasına, İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin toplam 1.344,18-TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 oranında faiz uygulanmasına, İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin toplam 1.357,73-TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 oranında faiz uygulanmasına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan her bir icra dosyası yönünden kabul edilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu borcu kabul etmediklerini, kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin eş rızasına tabi tutulduğunu, dava konusu borca ilişkin müvekkilllerinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davalı tarafın icra dosya borçlarının ödenmediğine ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, müvekkillerinin sözleşme nedeniyle bankaya borçlarının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılar hakkındaki İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... ve .. esas sayılı yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 38.578,48-TL asıl alacak, 788,88-TL işlemiş faiz ve 39,44-TL gider vergisi olmak üzere toplam 39.406,80-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 10/10/2012 tarihli 16.000-TL limitli, 09/04/2013 tarihli 140.000-TL limitli, 21/03/2014 tarihli 200.000-TL limitli genel kredi sözleşmeleri düzenlenmiş olup diğer davalılar sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır.

10/10/2012 tarihli 16.000-TL limitli, 09/04/2013 tarihli 140.000-TL limitli genel kredi sözleşmelerinde davalı kefiller ... ve ... bakımından eş rızası şartının gerçekleştiği, kefaletin verildiği tarih itibariyle bekar olan davalı kefil ... yönünden eş muvafakatı şartı bulunmadığı, kefalet için kanunda aranan diğer geçerlilik koşulunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna karşılık 21/03/2014 tarihli kredi sözleşmesi bakımından ise; davalı kefiller ... ve ... 01/11/2013 tarihi itibariyle şirketteki hisseleri devrederek asıl borçlu şirketten ayrılmışlardır. Aynı tarih itibariyle davalı ...'in şirketteki müdür görevine son verilmiştir. Bu tarihten itibaren şirkette tek ortak ve yetkili davalı... olarak devam etmiştir.

Davalı ...'in 21/03/2014 tarihinde henüz evlenmediği, diğer davalı ...'in ise şirketin ortağı olduğu anlaşılmakla kefaletlerinin geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Buna karşılık kefalet tarihinde şirkette ortaklığı ve temsil görevi bulunmayan davalı ... yönünden eş muvafakati alınmadığından 21/03/2014 tarihli kefaleti geçerli değil ise de 21/03/2014 tarihli 200.000-TL sözleşme bir önceki sözleşmenin limit artırımı için yapılmış olduğundan ve davalı ...'in şirket ortaklığından ayrılmış olması 09/04/2013 tarihli sözleşmeden kaynaklanan kefalet sorumluluğunu sona erdirmeyeceğinden davalılar vekilinin kefaletin şartlarının gerçekleşmediğine ilişkin istinaf nedenlerinde isabet görülmemiştir. Diğer taraftan davalılar icra dosyası borçlarının ödendiğini ileri sürmektedirler.

Ancak icra dosyalarına haricen tahsil 24/12/2020 tarihinde bildirilmiş, mahkemenin karar tarihinden önce icra dosya borçlarının ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı gibi ödemeye ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmediğinden davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.876,44-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 719,11‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.157,33‬-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/09/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130832 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.