6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hükme elverişsiz bilirkişi raporuna dayalı ret kararı kaldırıldı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2288 E. 2022/75 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan (Acentelik Sözleşmesi) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari defter kayıtları arasında, ticari ilişkinin süregelmesi ve karşılıklı kayıt farklılıkları nedeniyle uyuşmazlık bulunduğu, ancak takip konusu faturaların davalının kendi defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiği hallerde; bilirkişi raporunun bu farkın kaynağını tespit etmeden yalnızca 'fark tespit edilemedi' sonucuna dayanarak alacağın ispatlanamadığı sonucuna varması, hükme esas alınabilecek nitelikte değildir. Böyle bir raporla davanın reddine karar verilmesi, önemli delillerin değerlendirilmemesi anlamına gelir ve bu durumda mahkemece ehil bir bilirkişi aracılığıyla farkın kaynağının yeniden araştırılması gerekir.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilirliği ve ticari defter kayıtları arasındaki farkın araştırılması → kabul

İddia: Davacı vekili, takibe konu faturaların tamamının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davalının bu faturalara ilişkin ödeme yaptığının ispatlanamadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu, ayrıca faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminde ve vergi dairesine bildirilmiş olduğunu, bunun davalının borcu ikrarı niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Bilirkişi incelemesinde, takip konusu faturaların tamamının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin önceki yıllarda da sürmesi, karşılıklı defterlerde diğer tarafın kayıtlarında bulunmayan çok sayıda kayıt (acente adına yapılan masraflar, isim hakkı bedeli, virman kayıtları, iadesi dolan süspan/kargo vb.) bulunması, davalının iki kargo şubesini tek hesapta takip etmesi ve BA-BS formlarındaki uyuşmazlık nedeniyle taraflar arasındaki farkın hangi kayıtlardan (faturalardan) kaynaklandığının tam olarak tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu rapor hükme varmaya esas olmadığı halde, alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Tarafların kayıtlarında çok sayıda işlem bulunması ve bu farklılıkların nedeninin tespit edilememesi, tek başına davanın reddine gerekçe yapılamaz. Takip konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiğine göre, kayıtlar arasındaki farklılığın nedeninin ve hangi kayda itibar edileceğinin ehil bir bilirkişi aracılığıyla yeniden incelenerek sonuca gidilmesi gerekir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin değerlendirilmemiş olması nedeniyle hüküm kaldırılmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defter kayıtları arasındaki farkın kaynağının tespit edilememesi durumunda, bu eksikliğin doğrudan davanın reddine gerekçe yapılamayacağı; hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu farkın nedenini açıklığa kavuşturacak nitelikte olması gerektiği yönünde BAM'ın kendi değerlendirmesiyle oluşturduğu, bölgesel ikna edici bir emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari defter bilirkişi raporu ispat yükü hükme elverişlilik

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2288

KARAR NO 2022/75

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/09/2021

NUMARASI 2020/705 Esas 2021/587 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında Acentelik Sözleşmesinden doğan ticari bir ilişki olduğunu, müvekkilinin 01/12/2017 tarihinden 18/09/2020 tarihine kadar ... Kargo yerel acentelik hizmeti verdiğini, bu ticari ilişkinin 18/09/2020 tarihinde sona erdiğini, ticari ilişkinin sona ermesi ile birlikte davalıya düzenlenen faturaların ödenmediğini, söz konusu faturaların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının kısmi itirazları üzerine takibin durdurulduğunu beyanla neticeten itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirketin cari hesapları kapsamında davacıya borcu bulunmadığını,icra takibine konu faturalarda yer alan alınan hizmet ile ilgili cari hesapların incelenmesi neticesinde vadesi gelen herhangi bir fatura borcu tespit edilmediğini, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinde de haksız olduğunu beyanla neticeten davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişki hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, mali müşavir bilirkişi tarafından tarafların defterleri incelendiğinde, davacı ve davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını haiz olduğu, takibe konu faturaların tamamının hem davacı hem de davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, kayıtlar arasında ortaya çıkan farkın ise ticari ilişkinin önceki yıllarda da devam etmesi ve bu tarihlerde her iki tarafın kayıtlarında olan diğer tarafın kayıtlarında mevcut olmayan birçok kayda rastlanılması (acente adına yapılan masraflar, isim hakkı bedeli, virman kayıtları, iadesi dolan süspan/kargo, vs..) ve davacı ile davalının iki kargo şubesini (..., ...) tek hesapta takip etmiş olması nedeniyle, ve ayrıca sunulan BA - BS Formlarında da uyuşmazlık olduğu görüldüğünden taraflar arasındaki farkın hangi kayıtlardan (faturalardan) kaynaklandığının tam olarak tespit edilemediğinin belirlendiği,ispat yükü üzerinde olan davacının faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu yönündeki iddiasının ispata muhtaç kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; bilirkişi raporunda takibe konu faturaların tamamının davalı borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davalı borçlunun bunlara ilişkin olarak ödemede bulunduğunu ispat edilmediğini, takip konusu alacağın 7 adet faturaya dayandığını, davaya konu fatura borçlarının ödenip ödenmediğinin ispatının davalıya ait olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığının e-arşiv fatura sorgulama ekranından bakıldığında faturaların tamamının sistemde kayıtlı olduğunu, davalı borçlunun takibe konu faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğunu, davalının borçlu olduğunu resmi olarak kabul ve ikrar ettiğini, dava dilekçesinde hukuki deliller başlığı altında yemin deliline dayanıldığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava yerel acentelik hizmeti gereği düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan takibe itirazın iptali davasına ilişkindir. Tarafların ticari defterlerinde yaptırılan inceleme sonucunda bilirkişi tarafından; davacının takip tarihinde kendi defterlerinde davalıdan 291.042,33.-TL alacaklı olduğu, takip talebinde 7 adet faturadan kaynaklanan toplam 98.840,89.-TL lik tutarı konu ettiği, davalının kısmi ödemesi neticesinde kalan tutar 67.964,47.-TL lik tutarı davaya konu ettiği, davalının ticari defterlerinde ise takip tarihinde davacıya 33.201,20-TL borçlu olduğu, takipten sonra davalı tarafından ödeme yapılarak 4.457,65.-TL alacaklı duruma geçtiği, davalı ticari defterlerinde takibe konu faturaların tamamının kayıtlı olduğu, ancak ticari ilişkinin önceki yıllarda da devam ettiği ve bu tarihlerde her iki tarafın kayıtlarında olan diğer tarafın kayıtlarında mevcut olmayan birçok kayıt bulunduğundan davalının iki kargo şubesini (..., ...) tek hesapta takip ettiğinden, sunulan BA – BS Formlarında da uyuşmazlık olduğundan taraflar arasındaki farkın hangi kayıtlardan (faturalardan) kaynaklandığı tespit edilmediği belirtilmiştir.Bilirkişinin bu raporu hükme varmaya esas olmadığı halde ,alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Tarafların kayıtlarında çok sayıdan işlem bulunduğu ,bu farklılıkların neden kaynaklandığının tesbit edilemediğine ilişkin rapor hükme elverişli değildir.Takip konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tesbit edilmiştir. Buna göre kayıtlar arasındaki farklılığın neden kaynaklandığı,hangi kayda itibar edileceği ehil bir bilirkişi aracılığıyla incelenerek bir sonuca gidilmelidir.Kayıtlarda çok sayıda işlem bulunması davanın reddine gerekçe yapılamaz.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/705 Esas - 2021/587 Karar sayılı 21/09/2021 tarihli kararının, 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzereoy birliği ile karar verildi.25/01/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130463 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.