6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cari hesaptan kaynaklı itirazın iptali davasında ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2138 E. 2021/1980 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Açık (cari) hesap ilişkisine dayalı itirazın iptali davasında, borçlunun ticari defterlerinde veya vergi dairesine yapılan BA bildiriminde kayıtlı bulunan ve süresinde itiraz edilmeyen faturalar, borçlu tarafından ödenmesi zorunlu borç olarak kabul edilir. Cari hesaba ilişkin uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığın çözümü için gerekli görülmesi halinde, karşı tarafın elinde bulunan ve delil olarak dayanılan faturaların tamamının ibrazı HMK 31(1) kapsamında mahkemece istenebilir; bu kapsamda sonradan ibraz edilen faturaların hükme esas alınması, kesin süreye ilişkin kurallara aykırılık oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

Süresinde sunulmayan faturaların hükme esas alınması → ret

İddia: Davalı vekili, davacı tarafa verilen kesin sürede dosyaya sunulmayan faturaların sonradan bilirkişi talebiyle dosyaya eklendiğini ve hükme esas alındığını, kesin süre içinde sunulmayan belgelere delil olarak dayanılamayacağını, bu belgelere atıf yapılarak düzenlenen raporun usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava, açık hesap ilişkisine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde cari hesap ekstresi, faturalar, sevk irsaliyeleri ile tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmıştır. Cari (açık) hesapta bulunan faturaların tamamının ibrazı HMK 31(1) kapsamında mahkemece talep edilebilir. Uyuşmazlığın çözümü için gerekli olduğundan, davalının ticari defterlerinde kayıtlı faturaların davacı vekili tarafından ibraz edilmesi ve bunların süresinde sunulmadığından hesaplamada dikkate alınmaması gerektiğine ilişkin davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defterde/BA bildiriminde kayıtlı faturalara süresinde itiraz edilmemesinin sonucu → ret

İddia: Davalı vekili, davacı tarafça sunulan faturaların toplam bedelinin düşük olduğunu, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu ve alınan bilirkişi raporlarında alacağın ispata muhtaç olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları HMK 222. madde uyarınca bilirkişi tarafından incelenmiş; davacı şirketin davalı adına 2015 ve 2016 yıllarında tanzim ettiği 25 adet toplam 147.359-TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalının ibraz edemediği 2014 yılı ticari defterleri nedeniyle ilgili vergi dairesinden istenen BA formlarına göre 2014 yılında davalının davacıdan KDV dahil 39.217,30-TL tutarında alım yaptığı belirlenmiş, böylece toplamda 186.576,30-TL bedelli faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin bildirdiği ödemelerin (7 adet makbuz ve çekle toplam 159.689-TL) tamamının davacıya ait cari hesap ekstresinde kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir. Aradaki fark daha fazla olsa da davacı icra takibindeki talebiyle bağlı olduğundan asıl alacak bakımından davalı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı, gerek ticari defterlerine kaydettiği gerekse BA bildiriminde bulunduğu faturalara süresinde itiraz etmediğinden bedelini ödemekle yükümlüdür. İcra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.780,44-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Cari hesaptan kaynaklanan itirazın iptali davalarında, ticari defterde veya BA bildiriminde kayıtlı olup süresinde itiraz edilmeyen faturaların borç olarak kabul edileceği ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli görülen faturaların HMK 31(1) uyarınca mahkemece istenip hükme esas alınabileceği yönündeki değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali açık hesap (cari hesap) ticari defter BA formu ispat yükü icra inkar tazminatı HMK 31 kapsamında belge ibrazı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222HMK 31(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2138

KARAR NO 2021/1980

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/05/2021

NUMARASI 2018/242 Esas - 2021/415 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının farklı tarihlerde müvekkilden bir takım havuz maddeleri ile kimyasalları satın aldığını, buna karşın davalının cari hesaptan kaynaklı alacağını ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını fakat davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilin davacıdan aldığı ürünlere karşılık ödeme yaparak malzeme temininde bulunduğunu, eksik gelen malzemelerin davacıya defalarca iletildiğini, müvekkiline gönderilmeyen ürünlere ait faturaların düzenlendiğini, anılan nedenlerle davanın reddini ve davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulduğunu , davacının toplamda 190.793,24-TL tutarlı fatura düzenlediğini, 2014 yılında 39.217,30-TL tutarlı faturaların BA formunda kayıtlı bulunduğu, 2015-2016 yıllarında toplamda KDV dahil 147.359,09-TL tutarlı faturaların davalı nezdinde kayıtlı bulunduğunu,yasal sürede faturalara itiraz edilmediğini,takip tarihi olan 14/09/2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.780,44-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının faturaları alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçtiği ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacı tarafa verilen kesin sürede dosyaya sunulmayan faturaların 07/12/2020 tarihli raporda bilirkişi talebi üzerine dosyaya eklendiğini ve dikkate alındığını akabinde mahkeme tarafından 24/12/2020 tarihli oturumda faturaların ibrazı için davacıya tekrar süre verildiğini, sunulan faturaların hükme esas alındığını, kesin süre içerisinde dosyaya sunulmayan belgelere davacı tarafından delil olarak dayanılamayacağını, bu belgelere atıf yapılarak düzenlenen raporunda usule aykırı olduğunu, 07/12/2020 tarihli raporda aksine tespitlerde bulunulmuşsa da 10/07/2020 tarihli raporda tespit edildiği üzere davalı ticari defteri usule uygun olup hükme esas alınması gerektiğini, davacı tarafça sunulan 6 adet faturanın toplam bedeli 11.784,05-TL olduğunu fakat ticari defter kayıtlarında davalıya ait görünen borcun 17.780,44-TL olduğunu,davacının iddiaları gerçek dışı olduğunu, alınan 2 bilirkişi raporunda alacağın ispata muhtaç olduğu tespit edildiğini, bilirkişi ek raporunun hukuka aykırı deliller dikkate alınarak hazırlandığı ve bu rapora dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, açık hesap ilişkisine dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları HMK 222.madde uyarınca bilirkişi tarafından incelenmiş,davacı şirketin davalı adına 2015 ve 2016 yıllarında tanzim ettiği 25 adet toplam bedeli 147.359-TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tesbit edilmiştir.Davalı şirketin ibraz edilemediğinden incelenemeyen 2014 yılı ticari defterleri nedeniyle davalının ilgili vergi dairesi başkanlığından BA formları istenilmiş 2014 yılında davalının davacıdan kdv dahil 39.217,30-TL tutarında alım yaptığı belirlenmiş böylelikle davacı tarafından 2014,2015,2016 yıllarında toplamda 186.576,30-TL bedelli faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.Davalı vekili ise ;

3. 9.2019 tarihli dilekçesinde ödeme belgelerini ibraz edilmiş olup,7 adet makbuz ve çekle toplamda 159.689-TL tutarında ödeme yaptığını ileri sürmüştür.Aradaki fark daha fazla olsa da davacı icra takibindeki talebiyle bağlı olup asıl alacak bakımından davalı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporuna ekli cari hesap ekstresinin incelenmesinde de ,davalı vekili tarafından bildirilen ödemelerin tamamının davacıya ait cari hesap ekstresinde kayıtlı bulunduğu tesbit edilmiştir. İcra takibi cari hesap bakiyesi nedeniyle başlatılmış olup;davacı dava dilekçesinde cari hesap ekstresi ,faturalar ,sevk irsaliyeleri,tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmıştır.Cari(açık) hesapda bulunan faturaların tamamının ibrazı HMK 31(1)kapsamında mahkemece talep edilebilir.

Uyuşmazlığın çözümü için gerekli olduğundan davalının ticari defterlerinde kayıtlı faturalar davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olup, süresinde sunulmadığından hesaplamada dikkate alınmaması gerektiğine ilişkin davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı gerek ticari defterlerine kaydettiği ,gerekse BA bildiriminde bulunduğu faturalar süresinde itiraz edilmediğinden davalı bedelini ödemekle yükümlüdür.İcra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 17.780,44- TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf bavurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.214,58-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 304,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 910,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 86,60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130230 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.