6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takip sonrası temerrüt faizi oranının belirlenmesinde icra takibi tarihindeki faiz esas alınır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2223 E. 2021/1972 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde temerrüt faiz oranı açıkça belirlenmemişse ve taraflarca ibraz edilen delillerden (banka faiz genelgeleri, bilirkişi raporu, icra takibindeki talep içeriği) icra takibinin başlatıldığı tarihte geçerli faiz oranı tespit edilebiliyorsa, takip sonrası işleyecek temerrüt faizi bu oran üzerinden hükme bağlanır; alacaklının icra takibinde bizzat uyguladığı orandan farklı ve daha yüksek bir oran talebinin dayanağı bulunmaz.

Ele alınan sorunlar

Takip sonrası işleyecek temerrüt faizi oranının tespiti → ret

İddia: Davacı vekili, icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %10 faiz talep edildiğini, ancak mahkemece %5 oranında faize hükmedildiğini; genel kredi sözleşmesinde faiz oranı belirtilmemiş olsa bile bankanın yönetim kurulu kararıyla belirlenen %10 oranının uygulanması gerektiğini ileri sürerek bu yönden kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Dava dışı borçlu şirket lehine düzenlenen teminat mektubuna ilişkin genel kredi sözleşmesinin temerrüt faiz oranını gösteren bölümleri dosyaya ibraz edilmemiştir. Davacı bankaya ait faiz genelgeleri dosyada mevcuttur ve hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda 01/09/2003-28/02/2011 döneminde %12, 01/03/2011 tarihinden itibaren %5 akdi faiz oranı üzerinden işlemiş faiz hesaplaması yapılmıştır. Temerrüt, icra takibinin başlatıldığı 10/05/2013 tarihinde meydana gelmiştir ve bu tarihte geçerli faiz oranı %5'tir. Ayrıca davacı banka, icra takibinde işlemiş faizi de bizzat %5 oranından hesaplayarak talep etmiştir. Davacının kendi yaptığı hesaplamaya aykırı biçimde takipten itibaren %10 faiz işletilmesi talebinin hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle takip sonrası faize, icra takibinin başlatıldığı tarihte geçerli %5 oranı üzerinden hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmesinde faiz oranının açıkça belirlenmediği hallerde, takip sonrası işleyecek temerrüt faizinin icra takibi tarihinde geçerli oran üzerinden ve alacaklının takipte bizzat uyguladığı oranla tutarlı biçimde belirlenmesi gerektiği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali temerrüt faizi genel kredi sözleşmesi teminat mektubu akdi faiz oranı icra inkar tazminatı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2223

KARAR NO 2021/1972

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/01/2021

NUMARASI 2014/190 Esas - 2021/33 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2021

Davanın kısmen kabulüne -reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka ile birleştirilen ...bank A.Ş.'nin Ankara Şubesi ile davalılar arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden ... Holding A.Ş.'nin lehdarı olduğu teminat mektubu kredisi kullandığını, mektup risklerinin depo edilmesini teminen Ankara 24. Noterliği'nin 03/04/2001 tarihli ihtarının gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 124.308,08-usd üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalıların itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalıların yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına,davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; davanın 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacı tarafından takip konusu alacağın hangi teminat mektubu ile ilgili olduğunun belirtilmediğini, oysa ...İnşaat... A.Ş.'nin ve diğer grup şirketlerinin kullandığı teminat mektupları asıllarının peyder pey iade ve teslim edildiğini, söz konusu takip alacağına ilişkin olarak İİK' nun 68/b maddesinde düzenlendiği biçimde hesap özetlerinin de bugüne kadar ilgili dönemlerinde davacı banka tarafından müvekkiline gönderilmediği gibi, davacı banka tarafından yürütülen faiz bedellerinin ne şekilde hesap edildiğinin de belli olmadığını, TMSF nezdinde mevcut bulunan ... Grubuna ait fazla tahsilat tutarı üzerinde davacı bankanın tahsil edebileceği meblağın mevcut olduğunu, bu aşamada müvekkillerine icra takibi yolu ile başvurulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davalı ...Holding AŞ nin yargılama sırasında iflasına karar verildiği, iflasın İstanbul 1. İflas Dairesi'nin ... sayılı dosyasında açıldığını, bu davalı yönünden dava tefrikine karar verilmiştir.Diğer davalılar yönünden mahkemece; davalıların itirazının iptali ile takibin 57.750-usd asıl alacak olmak üzere , toplam 124.308,08-usd üzerinden; asıl alacağa (57.750-usd) takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %5 oranında faizi ile bu tutarın %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, asıl alacağın takip tarihindeki karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

SEBEPLERİ

Davacı vekili; icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek % 10 faiz ve diğer ferilerin ödenmesinin talep edildiğini, fakat mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen takipten sonra yıllık % 5 oranında faiz uygulanmasına karar verildiğini, genel kredi sözleşmesinde faiz oranı belirtilmemiş olsa bile müvekkili bankanın uygulamalarına göre tespit edilmesi gerektiğini, Yönetim Kurulu kararı ile yabancı para işlemlerinde temerrüt faizinin % 10 olarak belirlendiğini, bu oranların genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan oranlardan düşük olduğunu belirterek takipden itibaren % 5 temerrüt faizinin % 10 olarak düzeltilmesini,kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptali ile takipde talep olunan tutar üzerinden üzerinden itirazın iptaline ; asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faizi işletilerek devamına karar verilmiş olup, hükme karşı davacı banka vekili tarafından takip sonrası temerrüt faiz oranı yönünden istinafa başvurulmuştur.

Dava dışı . ...A.Ş.'nin asıl borçlusu davalıların kefili olduğu genel kredi sözleşmesine istinaden ...bank A.Ş. Tarafından r ...A.Ş. lehine 15/09/1998 tarihli 825.000-USD bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu düzenlenmiş olup ...A.Ş.'ye gayrinakit kredi kullandırılmış, bahse konu teminat mektubu 17/02/2005 tarihinde banka kayıtlarından çıkarılmış ve aynı tarihte hükümsüz hale gelmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizi oranıyla ilgili bölümleri ibraz edilmemiştir. Bununla birlikte davacı bankaya ait faiz genelgeleri dosyaya sunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda 01/09/2003 - 28/02/2011 tarihleri arasındaki dönem için % 12 akdi faiz oranı, 01/03/2011 tarihinden itibaren % 5 faiz oranı üzerinden işlemiş faiz hesaplamasi yapılmıştır.

Somut olayda temerrüt icra takibinin başlatıldığı 10/05/2013 tarihinde meydana gelmiştir. İcra takibinin başlatıldığı 10/05/2013 tarihinde geçerli faiz oranı % 5' olduğu gibi davacı banka tarafından da işlemiş faiz %5 oranından hesaplanarak icra takibinde talep edilmiştir.Davacının kendi yaptığı hesaplamaya aykırı biçimde takipden itibaren %10 faiz işletilmesi talebinin hiçbir dayanağı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle,takip sonrası faize davacı tarafından icra takibinin başlatıldığı 10/05/2013 tarihinde geçerli % 5 oranı üzerinden hüküm verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine,dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130208 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1423 E. 2023/5062 K. · Onandı

Temerrüt anında geçerli faiz oranının uygulanması ve talep aşımı

Gerekçe özeti

İcra takibine dayalı alacakta temerrüt faizi, temerrüdün oluştuğu (takip) tarihte geçerli orandan hesaplanır; alacaklı takip talebinde belli bir oranı esas alarak faiz istemişse, sonradan bununla çelişecek şekilde daha yüksek oranda faiz talep etmesinin dayanağı bulunmaz.

Emsal değeri

Temerrüt faizinin takip tarihindeki orandan hesaplanması ve takipte talep edilenle çelişen yüksek faiz istenememesi bakımından yol gösterici.

Kavramlar: itirazın iptali temerrüt faizi teminat mektubu komisyonu müteselsil kefil taleple bağlılık

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/1423 E.  ,  2023/5062 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/2223 Esas, 2021/1972 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2014/190 E., 2021/33 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka bünyesinde birleşen Kentbank A.Ş.'nin Ankara Şubesi ile davalılar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden Bayındır Holding A.Ş.'nin lehdarı olduğu teminat mektuplarından doğan risklerin karşılığının depo edilmesi için borçlular aleyhine ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl borçlu şirket ile birlikte müteselsil kefil olan davalıların kefalet limit tutarları altında kalan teminat mektuplarının komisyon bedellerinden kaynaklanan kredi borçlarına yönelik davacı bankaya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2013/11944 E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 57.750,00 USD asıl alacak, 2.887,50 USD komisyon BMV, 60.638,65 USD gecikme faizi ve 3.031,93 USD BSMV olmak üzere toplam 124.308,08 USD üzerinden; asıl alacağa (57.750,00 USD) takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %5 oranında faizi ile bu tutarın %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, %20'si oranında olan 44.452,56 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %10 faiz ve diğer ferilerin ödenmesinin talep edildiğini, fakat mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen takipten sonra yıllık %5 oranında faiz uygulanmasına karar verildiğini, genel kredi sözleşmesinde faiz oranı belirtilmemiş olsa bile müvekkili bankanın uygulamalarına göre tespit edilmesi gerektiğini, Yönetim Kurulu kararı ile yabancı para işlemlerinde temerrüt faizinin %10 olarak belirlendiğini, bu oranların genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan oranlardan düşük olduğunu ileri sürerek takipten itibaren %5 temerrüt faizinin %10 olarak düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda temerrüdün icra takibinin başlatıldığı 10.05.2013 tarihinde meydana geldiği, icra takibinin başlatıldığı 10.05.2013 tarihinde geçerli faiz oranı %5 olduğu gibi davacı banka tarafından da işlemiş faiz %5 oranından hesaplanarak icra takibinde talep edildiği, davacının kendi yaptığı hesaplamaya aykırı biçimde takipten itibaren %10 faiz işletilmesi talebinin hiçbir dayanağı bulunmadığı, takip sonrası faize davacı tarafından icra takibinin başlatıldığı 10.05.2013 tarihinde geçerli %5 oranı üzerinden hüküm verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bayındır Holding A.Ş. ile Kentbank A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, davalıların ise genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, doğmuş komisyon borçları, bunların temerrüt faizi ve fer’i alacaklarıyla birlikte tahsili talebiyle icra takibi başlattıklarını ,mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmişse de hüküm kısmında ‘‘...asıl alacağa takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %5 oranında faizi ve ile bu tutarın %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle’’ denilmiş olup faiz oranının %5 olarak belirlenmesinin müvekkil banka aleyhine bir durum oluşturduğunu, bu kapsamda davanın kabulüne karar verilmiş olduğundan takip talebinde talep edilen faiz oranı olan %10 oranından karar verilmesi gerektiğini, zira %5 oranından karar verilmesi davanın kabulü olmayıp kısmen kabulüne karar verilmiş sonucunu doğurduğunu, bu durum çelişki oluşturduğundan bu hususun düzeltilmesi için karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğini, müvekkil bankanın işleyen komisyonlar ile faiz ve masraflarını talep etme hakkı ve ayrıntılarının genel kredi sözleşmelerinin ilgili maddelerinde düzenlendiğini, genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizi belirtilmemiş olduğu durumlarda müvekkil bankanın genel uygulamalarına göre tespit edilmesi gerektiğini, alınan Yönetim Kurulu kararı ile yabancı para işlemlerinde %10 temerrüt faizi uygulanmasına karar verildiğini, temerrüt faizi oranı taleplerinin icra takipleri ile uyuşmakta olup İstinaf Mahkemesinin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bu kapsamda müvekkil banka uygulamaları hukuka uygun olup hüküm kısmında davanın kabulüne karar verilerek faiz oranına talepleri gibi hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ve çelişkinin düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin 10.05.2019 tarihli bilirkişi ek raporuna ilişkin beyan dilekçesinde, raporda ‘‘davacı bankanın tüm davalılardan takip tarihi olan 10.05.2013 tarihi itibariyle talebi gibi 57.750,00 USD asıl alacak ve 2.887,50 USD komisyonun BMV’si, 60.638,65 USD işlemiş faiz ve 3.031,93 USD işlemiş faizin gider vergisi olmak üzere toplam 124.308,08 USD alacaklı olduğu, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 57.750,00 USD matrah üzerinden %5 faiz ile bunun %5’i gider vergisi istenebileceği’’ sonuç ve kanaatine varıldığı, yapılan hesaplamada müvekkili bankanın haklılığının ispatlandığı, bilirkişi ek raporundaki hususlara bir itirazlarının olmadığının belirtilmiş olmasına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.