6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim/denetim kayyımı ve pay üzerinde tedbir talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2025 E. 2022/344 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemece kaldırılması veya sınırlandırılmasına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığından, organ boşluğu bulunmayan bir şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin yasal dayanağı yoktur; yönetim kurulunun görevden alınması genel kurulun yetkisindedir. Ayrıca ihtiyati tedbir talep eden taraf, dayandığı sebep ve türü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır; dava konusu olmayan hususlara (örneğin ayrı bir genel kurul kararına) dayanan ve yaklaşık ispat düzeyine ulaşmayan tedbir talepleri reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddi → ret

İddia: Davacılar, sermaye artırımları ile paylarının etkisizleştirilmeye çalışıldığını, hakim hissedarın şirketi sistematik olarak ele geçirmeye çalıştığını ileri sürerek şirket yönetiminin kayyıma devredilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 365. madde uyarınca anonim şirketler yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Somut olayda şirkette organ boşluğu iddiası bulunmamaktadır. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur; yönetim kurulunun görevden alınması ve yeniden seçilmesi TTK 408(2)-b gereği genel kurula tanınmış bir yetkidir. Bu nedenle davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Denetim kayyımı, defter tutulması ve paylar üzerine tedbir taleplerinin reddi → ret

İddia: Yönetim kayyımı talebinin kabul edilmemesi halinde denetim kayyımı atanması, şirketin aktif/pasiflerinin tespiti için defter tutulması ve payların üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla paylar üzerinde tedbir konulması talep edilmiştir.

Gerekçe: HMK 389 vd. maddelerinde aranan, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hususu, yani davacıların hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi koruma ihtiyacı içinde bulundukları belirlenememiştir. Diğer taraftan HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda sermaye artırımına dair genel kurul kararları bu davanın konusu değildir; ayrıca dosyadaki deliller davanın esası hakkında henüz yaklaşık ispat düzeyinde olmayıp tahkikat gerektirmektedir. Bu nedenle koşullar gerçekleşmediğinden denetim kayyımı atanması, şirket mallarının defterinin tutulması ve şirket hisselerine ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Organ boşluğu bulunmayan anonim şirketlerde yönetim kurulunun yetkisinin mahkemece tedbiren kayyıma devredilemeyeceği ve ihtiyati tedbir için HMK 390/3 gereği yaklaşık ispat şartının aranması hususlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yönetim kayyımı denetim kayyımı yaklaşık ispat organ boşluğu genel kurul yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 365TTK 408(2)-bTTK 531 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA N 2021/2025

KARAR NO 2022/344

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/10/2021 (Ara Karar)

NUMARASI 2019/1290 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/03/2022

KARAR YAZIM TARİHİ 04/03/2022

İlk derece mahkemesince verilen 12/10/2021 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacılar vekili; dava dilekçesi ile birlikte sunulan ihtiyati tedbir taleplerinin mahkemece reddedildiğini, davalı Şirket'in 31.12.2020 tarihinde gerçekleşen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda davalı Şirket'in sermayesinin 63.304.988-TL'den yaklaşık olarak 3 kat arttırmak suretiyle 180.000.000-TL'sına arttırıldığını, gelinen şu aşamada ise 31.12.2020 tarihinde alınan sermaye artırım kararının üzerinden neredeyse 1 yıl bile geçmeden yeniden bir sermaye artırım kararı alınması hususunda davalı şirket tarafından kötü niyetli bir şekilde olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlenmesi kararı alındığını, sermaye artırımlarının müvekkillerinin hisselerinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde azaltılarak müvekkillerinin etkisizleştirilmeye çalışıldığını, davalı şirket ve iştiraki ...'deki nakdi sermaye taahhüdünün neredeyse tamamına dava dışı ...katılarak, her iki şirketteki hissedarlığını artırdığını, hatta yavaş yavaş...'de hakim hissedarlığı davalı şirket ...'ın elinden aldığını, bu durumda müvekkillerinin şirketteki paylarının kademeli olarak azaltılmaya çalışıldığını, davalı şirketin dolayısıyla müvekkilinin zarara uğratılması ihtimalinin yüksek olduğunu beyanla davalı şirketin malvarlığının koruma altına alınmasını temin amacıyla, davalı şirketin zarara uğratılmasını önlenmesi için şirket yönetiminin atanacak kayyıma devredilmesine, bu talebinin kabul edilmemesi halinde, şirket denetimi için kayyım atanmasına, davalı şirketin mevcut aktif ve pasiflerinin tespiti için defter tutulmasına, dava sürerken müvekkillerine ait payların rüçhan hakkının kısıtlanması sonucu üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla söz konusu paylar üzerinde HMK m.389 vd.

hükümleri gereği ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dosya kapsamına, delil durumuna göre davalı şirketin mevcut yönetiminin bulunması ve davalı şirkette organ boşluğu bulunmaması nedeniyle davalı şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanmasını gerektiren geçerli ve haklı bir neden bulunmadığından kayyım atanmasına yönelik tedbir talebinin reddine; tedbir talep eden davacı taraf açısından ileride telafisi imkansız zararların doğma ihtimalinin olmaması ve henüz davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edilmemiş olması ve uyuşmazlık konusunu doğrudan ilgilendirmemesi nedeniyle davalı şirketin mevcut aktif ve pasiflerinin tespiti için defter tutulmasına, dava sürerken davacılara ait payların rüçhan hakkının kısıtlanması sonucu üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla söz konusu paylar üzerine tedbir konulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı şirket ve iştiraki ... şirketinin 2020 yılında gerçekleşen sermaye artırımlarına nakdi iştirakin neredeyse tamamının dava dışı hakim hissedar ... tarafından yapıldığını, sermaye arttırımlarıyla müvekkillerinin hisselerinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde etkisizleştirilmeye çalışıldığını, bahse konu sermaye arttırımlarının dava dışı ...nin şirketten aldığı huzur hakları ile karşılanmasının mümkün olmadığını, dava dışı...'nin kaynağı bilinmeyen serveti ile sistematik bir şekilde davalı şirketi ve grup şirketini ele geçirmeye çalıştığını, 2 yıldır devam eden yargılama sürecinde müvekkillerinin zarar görmeye devam ettiğini ileri sürerek müvekkillerinin gerekse diğer ortakların korunması için şirkete kayyım atanarak yönetimin kayyıma devredilmesi gerektiğini, davalı şirketin mevcut aktif ve pasiflerinin tespiti için defter tutulmasının gerektiğini, bu talebinin kabul edilmemesi halinde, şirket denetimi için kayyım atanmasına, davalı şirketin mevcut aktif ve pasiflerinin tespiti için defter tutulmasına, dava sürerken müvekkillerine ait payların rüçhan hakkının kısıtlanması sonucu üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla söz konusu paylar üzerinde HMK m.389 vd.

hükümleri gereği ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava anonim şirketin feshi, ortaklıktan çıkma, çıkma payının ödenmesi istemlidir. TTK 531. madde fesih davası açılması halinde alınacak tedbirler yönünden ayrıca bir düzenleme öngörmemiştir.

Davacılar vekilinin dava dilekçesi ile ileri sürdüğü ihtiyati tedbir talebinin 13/12/2019 tarihinde reddine karar verilmiştir. Dairemizce bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise 20/02/2020 tarihinde reddedilmiş olup; dava sırasında davacı tarafça davalı şirkete yönetim kayyımı, olmadığı takdirde denetim kayyımı atanması için ihtiyati tedbir karar verilmesi, davalı Şirket'in mevcut aktif ve pasiflerinin tespiti için defter tutulmasına karar verilmesi, dava sürerken müvekkillerine ait payların rüçhan hakkının kısıtlanması sonucu üçüncü kişilere devredilmesinin önlemesi amacıyla söz konusu paylar üzerinde HMK m.389 vd. hükümleri gereği ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.Anonim Şirketler TTK'nun 365.

maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Somut olayda şirkette organ boşluğu olduğu iddiası bulunmamaktadır. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nun 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir. Bu nedenle davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

HMK 389. vd.maddelerinde aranan, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi, talep sahibi davacıların hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulundukları hususu belirlenememektedir. Diğer taraftan HMK 390/3 maddesi gereğince tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat zorundadır. Somut olayda, sermaye artırımına dair genel kurul kararları ile müvekkillerine ait payların rüçhan hakkının kısıtlanması sonucu üçüncü kişilere devredilmesinin önlenmesi talep edilmekte ise de sermaye artırımına dair genel kurul kararları bu davanın konusu değildir.

Ayrıca dosyada mevcut delillerin davanın esası hakkında henüz yaklaşık ispat düzeyinde olmadığı, tahkikat gerektirdiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince koşullar gerçekleşmediğinden şirkete denetim kayyımı atanması, şirketin mallarının defterinin tutulması, şirket hisselerine ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine yönelik ara kararına karşı ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacılar/ihtiyati tedbir talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/03/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/129377 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.