Cari hesap ilişkisinde kambiyo takibinin fazla tutar üzerinden başlatılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/445 E. 2023/1523 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kambiyo senedine dayalı icra takibinde, senedin soyut borç ikrarı niteliği nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden borçlu bu hususu kesin delille ispat etmekle yükümlüdür; ancak taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunun ve senetlerin bu ilişki kapsamında avans niteliğinde verildiğinin anlaşılması halinde, takip tarihi itibariyle gerçek cari hesap bakiyesinin bilirkişi incelemesiyle belirlenerek takip tutarının bunu aşan kısmı yönünden borçlu olunmadığına karar verilir; takip ve dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemeler ise infazda dikkate alınmak üzere hükme yansıtılır.
Ele alınan sorunlar
Kambiyo senedine dayalı takipte borçlunun borçlu olmadığını ispat yükü → kabul
İddia: Davacı, davalıya olan gerçek borcunun 34.386,82-TL olduğunu, davalının bundan fazla tutar üzerinden takip başlattığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kambiyo senetleri kural olarak soyut borç ikrarını içeren senetlerdir; soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse borçlu olmadığını iddia ediyorsa bu hususu kesin delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda taraflar arasında cari hesap niteliğinde ticari satımdan kaynaklanan temel ilişki bulunduğu, davacının verdiği çeklerin davalının ticari defterlerinde sipariş avansı olarak kayıtlı olduğu, davalı tarafça aralarında başkaca bir hukuki ilişki bulunduğu yönünde iddia ileri sürülmediğine göre çeklerin, davacı tarafından alınacak malların karşılığı olarak avans niteliğinde davalıya verildiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında dava tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Cari hesap bakiyesinin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi ve takip tutarının fazlalığı → kısmi kabul
İddia: Davacı, ek bilirkişi raporundaki tutarın takipten sonraki ödeme ve faizler katılarak elde edildiğinden haksız olduğunu ve borcunun beyan ettiği tutarda olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı tarafından davacı aleyhine 55.520-TL asıl alacak, 5.552-TL çek tazminatı, 166,56-TL komisyon ve 4.946,60-TL işlemiş faiz toplamı 66.185,16-TL üzerinden takip başlatılmıştır. Bilirkişi raporunda, davalının düzenlediği toplam 91.621,03-TL fatura bedelinden, ilk üç çeke mahsuben tahsil edilen 15.000-TL ve 27.400-TL, davalının ticari defterlerinde kayıtlı toplam 5.757,27-TL tutarlı iade faturaları ve 4.480-TL tahsil edilen çek zorunlu karşılık bedeli düşülerek, davalının takip tarihindeki cari hesap alacağının 38.983,76-TL olduğu hesaplanmıştır. Bu tutar üzerinden yapılan hesaplamada davalının davacıdan toplam 46.458,75-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, bu tutarın takip talebindeki toplam alacaktan çıkarılması sonucunda davalının takipte 19.726,41-TL fazla talepte bulunduğu, bu tutar bakımından davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Takip ve dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemelerin infazda dikkate alınması → kabul
İddia: Davacı, davadan sonra toplam 34.450-TL ödeme yaptığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı ve icra kefili tarafından takip ve dava tarihinden sonra borca mahsuben çeşitli tarihlerde yapılan ve toplamı 34.450-TL'yi bulan kısmi ödemelerin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kambiyo senedine dayalı takipte, senetlerin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında avans niteliğinde verildiğinin tespiti halinde, soyutluk ilkesinin ispat yükü açısından borçluya yüklenmesine karşın, gerçek cari hesap bakiyesinin bilirkişi incelemesiyle belirlenerek takip tutarının fazlalığının menfi tespit davasında tespit edilebileceği yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ kambiyo senedinde soyutluk ilkesi↗ cari hesap ilişkisi↗ sipariş avansı↗ kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip↗ kısmi kabul↗ HMK 353(1)b-2↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/445
KARAR NO 2023/1523
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/07/2019
NUMARASI 2014/1523 Esas - 2019/684 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı firmadan toplam 91.296,82-TL'lik mal aldığını, bunun karşılığında davalıya her biri 15.000-TL bedelli 7 adet toplam 105.000-TL bedelli çekleri teslim ettiğini, bu çeklerden 3 adet çekin vadelerinde ödediğini, ancak geri kalan çekleri mali sıkıntı nedeniyle ödeyemediğini, bu çeklerin tümünün davalı tarafça bankaya ibraz edilerek yazdırıldığını, davalıya müvekkilince 5.430-TL tutarlı mal iadesi yapıldığını, ardından banka yoluyla 2.000-TL ödendiğini, davalı tarafça bankaya ibraz edilen çek bedellerinin zorunlu karşılıkları olarak toplam 4.480-TL'nin bankadan tahsil edildiğini, bu bedellerin davalının fatura toplamı olan 91.296,82-TL'den düşülmesiyle müvekkilinin davalıya 34.386,82-TL borcunun kaldığını, davalının elinde bulunan 4 adet çeki toplam 52.520-TL bedel ile İstanbul ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, bu suretle müvekkilinden 21.133,18-TL fazla bedel talep edildiğini belirterek, söz konusu icra takibinde 21.133,18-TL bakımından borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının keşide ettiği 30.08.2013, 31.09.2013, 31.10.2013 ve 30.11.2013 keşide tarihli toplam 60.000-TL tutarındaki çeklerin karşılıksız çıkması neticesinde, banka tarafından ödenen zorunlu karşılık tutarları düşülerek çeklerin 55.520-TL'lik kısmının takibe konu edildiğini, davacı tarafın ürün iadesi iddiasına ilişkin olarak bir belge ibraz edilmediğini, kambiyo senedinin mücerretlik ilkesi gereğince asıl borç ilişkisinden bağımsız olarak hüküm doğuracağını, bu durumun aksinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %100 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı tarafından, davacı tarafça ürün karşılığı verilen çeklerin karşılıksız kaldığından bahisle kambiyo takibi başlatıldığı, alınan bilirkişi raporlarından, davalının davacıdan takip tarihi itibariyle toplam 46.458,75-TL, takip ve dava tarihinden sonra yapılan ödemeler mahsup edildiğinde ise toplam 40.003,51-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından davalıya verilen her biri 15.000-TL bedelli yedi adet çekten altı tanesinin karşılıksız çıktığının anlaşıldığı, bu çeklerden 60.000-TL bedelli dört tanesinin 55.200-TL üzerinden icra takibine konu edildiği, uyuşmazlığın, taraflar arasında açık hesaba dayalı olarak yürütülen ticari ilişki kapsamında, davalı tarafından yapılan ödemeler ve gönderilen iade faturaları ile takip ve davadan sonra yapılan ödemelerin mahsubu sonucu, davalının gerçek alacak tutarının ne olduğu noktasında toplandığı, eldeki davada davalı tarafından başlatılan takibin, açık hesaba dayalı olarak değil, kambiyo senedine dayalı olarak başlatıldığı, takibe dayanak çeklerin ibraz tarihi itibariyle karşılıksız çıktıkları ve takip tarihi itibariyle karşılıksız çıkan 60.000-TL bedelli dört adet çekten ötürü, tahsil olunan bedellerin mahsubu sonucu davalının davacıdan 55.200-TL kambiyo alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalı firmadan toplam 91.296,82-TL'lik mal aldığını, bunun karşılığında davalıya her biri 15.000-TL bedelli 7 adet çek verdiğini, bu çeklerden 30.05.2013, 30.06.2013 ve 31.07.2013 keşide tarihli 3 adet çekin vadelerinde ödendiğini, ancak geri kalan çeklerin ödenemediğini, davalıya müvekkilince 5.430-TL tutarlı mal iadesi yapıldığını, ardından banka yoluyla 2.000-TL ödendiğini, davalı tarafça muhatap bankadan toplam 4.480-TL zorunlu karşılık bedelinin tahsil edildiğini, bu doğrultuda belirtilen tutarların davalının fatura toplamı olan 91.296,82-TL'den düşülmesi sonucunda müvekkilinin davalıya 34.386,82-TL borcunun kaldığını, ancak davalının elinde bulunan 4 adet çeki toplam 52.520-TL üzerinden icra takibine koyduğunu, bu suretle müvekkilinden 21.133,18-TL fazla bedel talep edildiğini, bilirkişi raporunda görüleceği üzere müvekkilinin borcunun beyan ettikleri tutarda olduğunu, ek bilirkişi raporundaki tutarın ise takipten sonraki ödeme ve faizler katılarak elde edildiğinden, bu tutarın haksız olduğunu, davadan sonra da müvekkilince 34.450-TL ödeme yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından keşide edilmiş çeklere dayalı olarak başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında ticari satıma dayalı açık hesap ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından davalıya her biri 15.000-TL bedelli 7 adet çekin 18.10.2012 tarihli tahsilat makbuzuyla teslim edildiği, ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacıya mal satışı yapılarak ilki 18.10.2012 tarihli olmak üzere faturalar düzenlendiği, davalının düzenlemiş olduğu faturalar toplamı davacının da kabulünde olup 91.621,03-TL olduğu, davacının keşide ettiği çeklerden 30.05.2013 keşide tarihli çek bedelinin davalıya ödendiği, 30.06.2013 ve 31.07.2013 keşide tarihli çeklere ilişkin olarak 27.400-TL ödeme yapıldığı, davacının düzenlemiş olduğu iade faturaları toplamının 5.757,27-TL olarak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının vermiş olduğu dört çekin ise bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı ve muhatap banka tarafından davalıya toplam 4.480-TL zorunlu karşılık bedeli ödendiği, davalı tarafça toplam 60.000-TL bedelli son dört çekin, 4.480-TL zorunlu karşılık bedeli düşülerek 55.520-TL asıl alacak ve ferileriyle birlikte 66.185,16-TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edildiği;
davacı tarafından ise davalıya olan bakiye borcun 34.386,82-TL olduğu kabul edilerek, 21.133,18-TL yönünden borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak kambiyo senetleri, soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu kesin deliller ile ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda taraflar arasında cari hesap niteliğinde ticari satımdan kaynaklanan temel ilişki bulunmakta olup, davacının vermiş olduğu çekler, davalının ticari defterlerinde 2012 yıl sonu kayıtlarında, düzenlenen fatura tutarlarının düşülmesiyle 71.230,75-TL üzerinden sipariş avansı olarak kayıtlıdır.
Davalı tarafından davacı ile aralarında başkaca bir hukuki ilişki bulunduğu yönünde bir iddia da ileri sürülmediğine göre, çeklerin davacı tarafından alınacak malların karşılığı olarak avans niteliğinde davalıya verildiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında, dava tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Davalı tarafından davacı aleyhine 55.520-TL asıl alacak, 5.552-TL çek tazminatı, 166,56-TL komisyon ve 4.946,60-TL işlemiş faiz toplamı 66.185,16-TL üzerinden takip başlatılmıştır. Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporunda; davalının düzenlemiş olduğu toplam 91.621,03-TL fatura bedelinden, davalının ilk üç çeke mahsuben tahsil ettiği 15.000-TL ve 27.400-TL, davalının ticari defterlerinde kayıtlı toplam 5.757,27-TL tutarlı iade faturaları ve 4.480-TL tahsil edilen çek zorunlu karşılık bedeli düşülerek, davalının takip tarihindeki cari hesap alacağı 38.983,76-TL olarak hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporunda bu tutar üzerinden yapılan hesaplamada, takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 38.983,76-TL asıl alacak, 3.898,37-TL çek tazminatı, 116,95-TL çek komisyonu, 3.459,67-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.458,75-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, bu tutarın takip talebindeki toplam alacaktan çıkarılması (66.185,16-46458,75) sonucunda davalının takipte 19.726,41-TL fazla talepte bulunduğu, bu tutar bakımından davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı ve icra kefili ... tarafından; takip ve dava tarihinden sonra borca mahsuben 15.09.2014 tarihinde 2.500-TL, 07.10.2016 tarihinde 2.500-TL, ödeme tarihi anlaşılamayan ancak 27.07.2017 tarihinde ödendiği bildirilen ve bu nedenle ödeme tarihi 27.07.2017 olarak kabul edilen 3.350-TL, 30.01.2015 tarihinde 800-TL, 23.03.2015 tarihinde 500-TL, 01.04.2015 tarihinde 500-TL, 10.04.2015 tarihinde 500-TL, 13.04.2015 tarihinde 300-TL, 05.05.2015 tarihinde 500-TL, 02.07.2015 tarihinde 1.000-TL, 08.07.2015 tarihinde 500-TL, 14.07.2015 tarihinde 500-TL, 03.08.2015 tarihinde 500-TL, 10.08.2015 tarihinde 500-TL, 18.08.2015 tarihinde 500-TL, 25.08.2015 tarihinde 500-TL, 01.09.2015 tarihinde 500-TL, 08.09.2015 tarihinde 500-TL, 16.09.2015 tarihinde 500-TL, 21.09.2015 tarihinde 500-TL, 01.10.2015 tarihinde 500-TL, 08.10.2015 tarihinde 500-TL, 13.10.2015 tarihinde 500-TL, 21.10.2015 tarihinde 500-TL, 28.10.2015 tarihinde 500-TL, 05.11.2015 tarihinde 500-TL, 11.11.2015 tarihinde 500-TL, 18.11.2015 tarihinde 500-TL, 25.11.2015 tarihinde 500-TL, 04.12.2015 tarihinde 500-TL, 11.12.2015 tarihinde 500-TL, 18.12.2015 tarihinde 500-TL, 25.12.2015 tarihinde 500-TL, 08.01.2016 tarihinde 500-TL, 14.01.2016 tarihinde 500-TL, 22.01.2016 tarihinde 500-TL, 29.01.2016 tarihinde 500-TL, 08.02.2016 tarihinde 500-TL, 15.02.2016 tarihinde 500-TL, 22.02.2016 tarihinde 500-TL, 01.03.2016 tarihinde 500-TL, 08.03.2016 tarihinde 500-TL, 28.03.2016 tarihinde 500-TL, 04.04.2016 tarihinde 500-TL, 11.04.2016 tarihinde 500-TL, 20.04.2016 tarihinde 500-TL, 27.04.2016 tarihinde 500-TL, 04.05.2016 tarihinde 500-TL, 11.05.2016 tarihinde 500-TL, 20.05.2016 tarihinde 500-TL, 26.10.2016 tarihinde 500-TL ve 14.11.2016 tarihinde 500-TL olmak üzere toplam 34.450-TL kısmi ödeme yapılmış olup, bu ödemelerin ise icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nin 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1523 Esas - 2019/684 Karar sayılı 18/07/2019 tarihli kararının, HMK'nin 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasında 16.536,24-TL asıl alacak, 1.653,63-TL çek tazminatı, 49,61-TL komisyon, 1.486,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.726,41-TL alacak bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine, Gerekçede yazılı kısmi ödemelerin icra müdürlüğünde infazda nazara alınmasına," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.347,51-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 360,91-TL harcın mahsubu ile bakiye 986,60-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 386,11-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 950-TL bilirkişi ücreti ve 108,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.058,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 804-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 48,40-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 15-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine takdir olunan 16.536,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 4.596,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 87,90-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 65-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
12/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/129104 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi