Tasarrufun iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2575 E. 2015/10940 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen .. ada .. parselin arsa olarak başlangıçtan beri H.. B.. adına kayıtlı olup şirket adına kayıtlı olmadığı, taşınmaz üzerine bina yapılmasından sonra tüm bağımsız bölümlerin davalı H.. B.. adına tescil edildikleri, bir kısmının bundan sonra 3.şahıslara satıldığı anlaşılmakla davacının, davalılar tarafından davalı şirketin mal varlığının elden çıkarılarak davalı şirketin borca batık hale getirildiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 06.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15983 E. 2014/17033 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:doğrudan zarar · hukuki yarar · eksik inceleme
Benzer bu karardaİddianın ileri sürülüş biçimine göre, davacının davalı yöneticilerin söz konusu eylemleri nedeniyle uğradığı «doğrudan zararı» davalı yöneticilerden istediği anlaşılmaktadır.Davacının alacağını tahsil edememesi doğrudan zararı olup, alacağını tahsil imkanını ortadan kaldırdıklarını iddia ettiği davalı yöneticilere karşı açılan davada davacı, davalı yönetici ...'a ait taşınmaz üzerine yapılan inşaatın davalı şirket tarafından yapılmasına rağmen tüm bağımsız bölümlerin arsa sahibi ...adına tescil edilerek alacaklıların zarara uğratıldığını, aslında bağımsız bölümlerin şirkete ait olduğunu ve bir kısmının davalı şirket tarafından satıldığını ileri sürmüş olmasına göre, mahkemece davalı ... ...'a ait taşınmaz üzerine inşaatı yapan davalı şirkete bu ediminin karşılığında bir ödeme yapılıp yapılmadığı, bağımsız bölümlerin davalı şirket tarafından satılıp satılmadığı, satım bedellerini şirketin alıp almadığı hususları üzerinde durularak sonucuna göre davalı yöneticilerin alacakların tahsilini engellemek için şirketin mal varlığını azalttıkları yönündeki iddiasının açıklığa kavuşturulması gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan davalı şirketin inşaat yaptığı arsanın davalı ...adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davalı yöneticiler aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı yöneticiler yönünden «eksik incelemeye» dayalı olarak verilen kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… karar verilmiş ise de, davacı, davalı şirketten alacaklı olup, bu alacağı davalı şirketin de kabulünde bulunmasına ve alacak hakkını mahkeme ilamına da bağlatmakta «hukuki yararının» bulunması karşısında, mahkemece borçlu olan davalı şirkete karşı açılan davada davacının alacak hakkının hüküm altına alınması gerekirken davalılardan borçlu şirke …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5555 E. 2019/140 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · iş bölümü · yargılama gideri · dahili dava · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazlardan birinin davalıya davacı tarafından devredilmediği, taşınmazların devri nedeniyle davalıya yöneltilecek «husumet» bulunmadığı, diğer üç taşınmaz bakımından «dahili» davalı ile davalının akrabalığı ve şirket çalışanı olması nedeniyle iyi niyetinin korunmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ve ...
… n ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2- 6100 sayılı HMK’nın 125-1/a hükmü uyarınca; dava sonucu kabul edilen taşınmazlar bakımından «yargılama giderlerine» hükmedilirken her iki davalının «müteselsilen sorumluluğunun» gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiş isede bu hususu yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin temyiz isteminin kab …
Mahallesi, 4531 ada, 13 parselde bulunan 2 ve 7 nolu bağımsız «bölümler» ile ...
Mahallesi, 178 ada, 13 parselde bulunan 44 nolu bağımsız bölümlerin «dahili» davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6809 E. 2014/9287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · bono · kefil · haciz · iflas
Benzer bu karardaD..'e ait .İlçesi, S..A..çeşme. ada . parsel, . ada.parsel, . ada . parsel, . ada . parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tesis edilen «ipotek» ile «teminat» altına alındığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında «ihtiyati haciz» kararına konu olan alacağın ipotek ile teminat altına alınmış olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının tüm borçlular yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstem, «bonoya» dayalı olarak verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun «167»/1. maddesi “Alacağı «çek», poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre «haciz» yolu ile veya borçlu «iflasa» tabi şahıslardan ise iflâs yolu ile takipte bulunabilir.” hükmünü amirdir.
İhtiyati «haciz» talep eden, bu talebinde «bonoya» dayanmış olup, mahkemece verilen 26.09.2013 tarihli «ihtiyati haciz» kararı da bonoya dayalı olarak verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2219 E. 2021/4224 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zımni icazet · icazet · mirasçılık · iş bölümü · feragat · kâr payı · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; satışı yapılan taşınmazların bilgisinin şirket «defterlerine» «kaydının» yapıldığı, o dönemin yönetim kurulunca durumdan haberdar olunduğu, daha sonraki dönemde iptali gerektirecek bir karar alınmadığı, bu durumun «zımni icazet» olduğu, davalı ... hakkında açılan davada bozma öncesi davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı ...'a yönelik kendi adına kayıtlı taşınmazlar için açılan davada bozma öncesi davanın reddine ilişkin kararların kesinleştiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», Ankara ili Çankaya ilçesi ...Mah. ...ada ... parselde 24 nolu bağımsız «bölümün» muris ... adına kayıtlı ½ paydan miras «payı» olarak davalı ... intikal edecek olan ve aynı ada aynı parsel 23 nolu bağımsız bölüm ve 27203 ada 5 parselde 14 nolu bağımsız bölümlerin de ...'dan miras payı olarak davalı ...'a intikal edecek olan pay yönünden davanın reddine, bu taşınmazların diğer kısmına yönelik bozma öncesi davanın kabulü ile diğer «mirasçılar» yönünden tapunun iptali ve davacı şirket adına tesciline yönelik verilen karar kısmı kesinleştiğinden geri kalan pay yönünden tapuya kayıt ve tescili için ayrıca k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2575 E. , 2015/10940 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/06/2013
NUMARASI 2011/390-2013/208
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2013 gün ve 2011/390-2013/208 sayılı kararı bozan Daire’nin 06/11/2014 gün ve 2013/15983-2014/17033 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağını tahsil amacıyla başlattığı icra takibi sonunda borçlunun borca batık olup, üzerinde çok sayıda haczin olduğu iki araçtan başka mal varlığının olmadığının anlaşıldığını, yapılan araştırmada borçlu şirketin bir taşınmaz üzerine yaptığı kat karşılığı inşaat sonucu şirket uhdesine geçirilmesi gereken dairelerin tümünün şirketin hakim ortağı ve yetkilisi olan davalı H.. B.. adına tescil edildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalı şahısların kusurlu ve kötü yönetimleri, kasıtlı ve hileli davranışlarıyla davalı şirketin içini boşaltıp, şirketi batık hale getirdiklerini, borçlarını ödemediklerini, davalıların bu eylemleri nedeniyle alacaklı olan müvekkilinin doğrudan doğruya zarara uğradığını ileri sürerek, 127.242,74 TL alacağın davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, bu mümkün olmadığı takdirde ise davalı H..
B.. adına ve 3. şahıslara devredilen tapu kayıtlarının hile ve muvazaa ile devredilmiş olması nedeniyle tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında yapılan açıklama ile davanın, yönetimi kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı alacak davası olduğu belirtilmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu taşınmazların tamamının arsa sahibi H.. B.. adına tescil tarihinin 19.10.2005 olup, davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğu tarihin ise 2008 yılı olması nedeniyle davacının alacağının doğum tarihinden önceki işlemden dolayı davacının zarara uğramasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen .. ada .. parselin arsa olarak başlangıçtan beri H.. B.. adına kayıtlı olup şirket adına kayıtlı olmadığı, taşınmaz üzerine bina yapılmasından sonra tüm bağımsız bölümlerin davalı H.. B.. adına tescil edildikleri, bir kısmının bundan sonra 3.şahıslara satıldığı anlaşılmakla davacının, davalılar tarafından davalı şirketin mal varlığının elden çıkarılarak davalı şirketin borca batık hale getirildiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 06.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128662100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz