Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14353 E. 2015/10965 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasın reddi↗ veraset ilamı↗ senetle ispat↗ dosyanın gönderilmesi↗ sahtelik↗ kesin delil↗ tasdik kararı↗ cy/cy şerhi↗ iptal davası↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ ıslah↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacının mali hak sahibi olduğu eserlerin davacının hak sahibi olduğu oranda telif bedeli ödenmeksizin ve izinsiz olarak davalı tarafça basıldığı anlaşılmakla, FSEK 68. maddesi de nazara alınarak, 422.372,46 TL'den davada talep edilen ve ıslah edilen miktar nazara alınarak, 356.135,52 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, dava tarihi itibariyle davalı tarafından basılarak piyasaya sürülen eserler yönünden tecavüzün men'i ve kitapların toplatılmasına yönelik talebin reddine, ancak davalının bu eserlere yönelik muhtemel tecavüzünün önlenilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, mali ve manevi haklarının davacıya devredildiği bildirilen eserin, davalı tarafından basılmaya devam edilmesi nedeniyle, tecavüzün men'i, davalı tarafından basılan kitapların FSEK 79. maddesi uyarınca yayınının durdurulması, basılan tüm baskıların toplatılması ve imhası, FSEK 68. maddesi uyarınca, uğranılan zararın üç katı fazlasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kararda; dosyaya celbedilen İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1961/40 Esas ve 102 Karar sayılı reddi miras kararında, mahkeme başlığının kaşe ile yapıldığı, yazım stili ve şeklinin farklı olduğu, başında karar yazıldığı, 1. Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nün tasdiki ile dosyaya gönderilen reddi miras kararında mahkeme başlığının elektronik daktilo benzeri bir alet ile yazıldığı, karar olduğuna dair her hangi bir işaret bulunmadığı, yazım stilinin farklı olduğu, ancak ifadelerin kısmen benzer olduğu gibi, 1961/40 esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinin 24/03/1961 tarihli, 1961/46 esas sayılı dosyamızla ilgili olduğu iddia olunan veraset ilamındaki dava tarihinin ise 17/07/1961 olduğu, mahkemeye yaklaşık dört ay gibi bir sürede sadece 5-6 dosyanın gelmiş olmasının, yani esasa bu kadar dosya kaydının makul olmadığı, 40 esaslı dosyadaki esas numarası nazara alındığında asgari ayda 15 dosyanın gelebileceği hususu değerlendirildiğinden esasın 110-120 arasında olması gerektiği hususları nazara alındığında ve ayrıca bu kararda kesinleşme şerhi olmadığı gibi, kesinleştiğine dair herhangi bir bilgi ve kayıt olmaması nedeniyle ayrıca bu hususların İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yazılan tezkere cevabıyla da giderilmesinin mümkün olmaması nedeniyle reddi miras kararına itibar edilemeyeceği gerekçesine yer verilmişse de; İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, mahkemeye devredilen İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1961/46 esas 1961 /108 karar sayılı dosyasının yapılan incelemelerde bulunamadığı imha kararına rastlanılmadığı 1961 yılına ait ilgili mahkeme esas defteri karar defteri ve karar kartonunun mevcut olmadığı, ancak kapatılan İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararlarının gömlek dosya içinde bulunduğundan karar aslının onaylı örneğinin gönderildiği bildirilerek, P. S.'ya ait eserlerin mali ve manevi haklarını davacıya devrettiği bildirilen P. S.'nın varisi B. S.'nın amcası O. P. S.'nın mirasını red talebinin tesciline dair bulunan ilamın dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun “İlamların ve resmî senetlerin ispat gücü” başlıklı 204. maddesi “İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar. İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. Mahkeme, yukarıdaki belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse, ilgili daireden açıklama isteyebilir.” hükmünü; benzer şekilde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 295. maddesi de “Mahkeme ilamlariyle katibiadillerce re'sen tanzim olunan senetler sahteliği ve salahiyattar memurların salahiyetleri dahilinde usulüne tevfikan tanzim veya tasdik ettikleri vesikalar hilafı ispat olununcaya kadar delili kati teşkil eder. Şu kadar ki mahkeme işbu evrak hakkında şüpheyi davet eden haller görürse bunları tanzim ve tasdik eden daireden izahat itasını istiyebilir.” hükmünü haiz olup, mahkemece resmi yazıyla gönderilmiş mirasın reddi ilamının sahteliği konusunun ön sorun olarak değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi, sözkonusu reddi miras kararının sahteliği ispat edilemezse, dosyada bulunan veraset ilamının iptali davası da nazara alınıp değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken yerinde bulunmayan gerekçeyle reddi miras kararına itibar edilemeyeceğine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Fikri Hakların Tecavüzünün Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5250 E. 2018/769 K.
Ortak:mirasın reddi · veraset ilamı · ıslah · yasal faiz · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… nda telif bedeli ödenmeksizin ve izinsiz olarak davalı tarafça basıldığı anlaşılmakla, FSEK 68. maddesi de nazara alınarak, 422.372,46 TL'den davada talep edilen ve «ıslah» edilen miktar nazara alınarak, 356.135,52 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, dava tarihi itibariyle davalı tarafından basılarak piyasaya sürülen eserler yönünden tecavüzün men'i ve kitapların toplatılmasına yönelik …
Şu kadar ki mahkeme işbu evrak hakkında şüpheyi davet eden haller görürse bunları tanzim ve «tasdik» eden daireden izahat itasını istiyebilir.” hükmünü haiz olup, mahkemece resmi yazıyla gönderilmiş «mirasın reddi» ilamının «sahteliği» konusunun ön sorun olarak değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi, sözkonusu reddi miras kararının sahteliği ispat edilemezse, dosyada bulunan «veraset ilamının» «iptali davası» da nazara alınıp değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken yerinde bulunmayan gerekçeyle reddi miras kararına itibar edilemeyeceğine karar verilmesi doğru g …
İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin «tasdik» ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların «görevleri» içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar «kesin delil» sayılırlar.
Benzer bu kararda… sinin 2012/70 E. sayılı dosyasında da redd-i miras kararının geçerliliği konusunda aynı sonuca ulaştıran 1961 yılına ait karar örneklerinin bulunduğu, ayrıca ...... «mirasçılığını» sona erdiren «veraset ilamının» iptaline karar verildiği, ancak «görevli» mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğundan bu karara itibar edilmediği gerekçesiyle, davacının haklarını devraldığı yazar Peyami Safa’nın yeğeni.....n miras «payı» oranı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, davacının mali hak sahibi -/- olduğu eserlerin davacının hak sahibi olduğu oranda telif bedeli ödenmeksizin ve izi …
68. maddesi de nazara alınarak, 422.372,46 TL'den davada talep edilen ve «ıslah» edilen miktar itibariyle, 356.135,52 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, dava tarihi itibariyle davalı tarafından basılarak piyasaya sürülen eserler yönünden tecavüzün men'i ve kitapların toplatılmasına yönelik talebin reddine, ancak davalının bu eserlere yönelik muhtemel tecavüzünün önlenilmesine karar verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.12.2008 tarihli «veraset ilamının» iptali için adı geçen hasım gösterilerek açılan dava ....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme talebi · yargılamanın yenilenmesi · mirasçılık · yenileme · taraf ehliyeti · kâr payı · dava sebebi
Benzer bu karardaBu kez, bahsedilen dosyanın davacısı ..... tarafından ....mirası reddettiğine dair elde ettiği yeni belgeye dayalı olarak aynı mahkemeden «yargılamanın yenilenmesi» talebinde bulunulmuş olup, davalı ...... aleyhine yargılamanın «yenilenmesi talebinin» kabulü ile mahkemenin 08.03.2016 tarih, 2015/1342 E. ve 2016/195 K. sayılı kararı ile davalı ..... amcası ....mirasını reddetmesi nedeniyle «mirasçılık» sıfatını kaybettiğinden mirasçılık belgesinin iptali ile murisin mirasının tamamının TMK m.
6100 sayılı HMK’nin 378. maddesi uyarınca «yargılamanın yenilenmesi talebinin» incelenmesinde ilk kararı veren mahkeme «görevlidir».
… sinin 2012/70 E. sayılı dosyasında da redd-i miras kararının geçerliliği konusunda aynı sonuca ulaştıran 1961 yılına ait karar örneklerinin bulunduğu, ayrıca ...... «mirasçılığını» sona erdiren «veraset ilamının» iptaline karar verildiği, ancak «görevli» mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğundan bu karara itibar edilmediği gerekçesiyle, davacının haklarını devraldığı yazar Peyami Safa’nın yeğeni.....n miras «payı» oranı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, davacının mali hak sahibi -/- olduğu eserlerin davacının hak sahibi olduğu oranda telif bedeli ödenmeksizin ve izi …
Sulh Hukuk Mahkemesinin 1961/46 E. sayılı dosyası ile karar numaraları baz alınarak yapılan araştırmaya göre 1961/108 K. sayılı dosyanın dosyaya sunulan reddi miras kararı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, keza dosya davacısının aynı «sebebe» dayalı olarak davalı ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/589 E. 2019/6425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14353 E. , 2015/10965 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/04/2014
NUMARASI 2007/277-2014/85
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/04/2014 tarih ve 2007/277-2014/85 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/10/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av. C.. S.. ile davacı vekili Av. T.. H.. S. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, P. S.'nın varisiyle yapılan sözleşme ile P. S.'ya ait eserlerin mali ve manevi haklarının davacıya devredildiğini, davalının ise ihtara rağmen P. S.'nın eserlerini basmaya devam ettiğini ileri sürerek; tecavüzün men'ini, davalı tarafından basılan kitapların FSEK 79. maddesi uyarınca yayınının durdurulmasını, basılan tüm baskıların toplatılmasını ve imhasını, FSEK 68. maddesi uyarınca, talep edilebilecek bedelin ve uğranılan zararın üç katı fazlasının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'sinin, eserlerin piyasaya sürüldüğü tarihten itibaren temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle tazminat talebini 356.135,52 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı yana hak devrinde bulunan B. S.'nın P. S.'nın mirasını reddettiğini, ayrıca B.S.'nın Pe.S.'nın tek mirasçısı olmadığını, M. S.'nın da P.S.'nın mirasçısı olduğunu, veraset ilamının iptali için dava açtığını, B.S. ile davacının yaptığı sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin P. S.'nın mirasçıları ile yapmış olduğu sözleşmeler kapsamında kitapları yayınladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacının mali hak sahibi olduğu eserlerin davacının hak sahibi olduğu oranda telif bedeli ödenmeksizin ve izinsiz olarak davalı tarafça basıldığı anlaşılmakla, FSEK 68. maddesi de nazara alınarak, 422.372,46 TL'den davada talep edilen ve ıslah edilen miktar nazara alınarak, 356.135,52 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, dava tarihi itibariyle davalı tarafından basılarak piyasaya sürülen eserler yönünden tecavüzün men'i ve kitapların toplatılmasına yönelik talebin reddine, ancak davalının bu eserlere yönelik muhtemel tecavüzünün önlenilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, mali ve manevi haklarının davacıya devredildiği bildirilen eserin, davalı tarafından basılmaya devam edilmesi nedeniyle, tecavüzün men'i, davalı tarafından basılan kitapların FSEK 79. maddesi uyarınca yayınının durdurulması, basılan tüm baskıların toplatılması ve imhası, FSEK 68. maddesi uyarınca, uğranılan zararın üç katı fazlasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kararda; dosyaya celbedilen İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1961/40 Esas ve 102 Karar sayılı reddi miras kararında, mahkeme başlığının kaşe ile yapıldığı, yazım stili ve şeklinin farklı olduğu, başında karar yazıldığı, 1. Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nün tasdiki ile dosyaya gönderilen reddi miras kararında mahkeme başlığının elektronik daktilo benzeri bir alet ile yazıldığı, karar olduğuna dair her hangi bir işaret bulunmadığı, yazım stilinin farklı olduğu, ancak ifadelerin kısmen benzer olduğu gibi, 1961/40 esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinin 24/03/1961 tarihli, 1961/46 esas sayılı dosyamızla ilgili olduğu iddia olunan veraset ilamındaki dava tarihinin ise 17/07/1961 olduğu, mahkemeye yaklaşık dört ay gibi bir sürede sadece 5-6 dosyanın gelmiş olmasının, yani esasa bu kadar dosya kaydının makul olmadığı, 40 esaslı dosyadaki esas numarası nazara alındığında asgari ayda 15 dosyanın gelebileceği hususu değerlendirildiğinden esasın 110-120 arasında olması gerektiği hususları nazara alındığında ve ayrıca bu kararda kesinleşme şerhi olmadığı gibi, kesinleştiğine dair herhangi bir bilgi ve kayıt olmaması nedeniyle ayrıca bu hususların İstanbul 1.
Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yazılan tezkere cevabıyla da giderilmesinin mümkün olmaması nedeniyle reddi miras kararına itibar edilemeyeceği gerekçesine yer verilmişse de; İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, mahkemeye devredilen İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1961/46 esas 1961 /108 karar sayılı dosyasının yapılan incelemelerde bulunamadığı imha kararına rastlanılmadığı 1961 yılına ait ilgili mahkeme esas defteri karar defteri ve karar kartonunun mevcut olmadığı, ancak kapatılan İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararlarının gömlek dosya içinde bulunduğundan karar aslının onaylı örneğinin gönderildiği bildirilerek, P. S.'ya ait eserlerin mali ve manevi haklarını davacıya devrettiği bildirilen P.
S.'nın varisi B. S.'nın amcası O. P. S.'nın mirasını red talebinin tesciline dair bulunan ilamın dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun “İlamların ve resmî senetlerin ispat gücü” başlıklı 204. maddesi “İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar. İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. Mahkeme, yukarıdaki belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse, ilgili daireden açıklama isteyebilir.” hükmünü; benzer şekilde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 295. maddesi de “Mahkeme ilamlariyle katibiadillerce re'sen tanzim olunan senetler sahteliği ve salahiyattar memurların salahiyetleri dahilinde usulüne tevfikan tanzim veya tasdik ettikleri vesikalar hilafı ispat olununcaya kadar delili kati teşkil eder.
Şu kadar ki mahkeme işbu evrak hakkında şüpheyi davet eden haller görürse bunları tanzim ve tasdik eden daireden izahat itasını istiyebilir.” hükmünü haiz olup, mahkemece resmi yazıyla gönderilmiş mirasın reddi ilamının sahteliği konusunun ön sorun olarak değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi, sözkonusu reddi miras kararının sahteliği ispat edilemezse, dosyada bulunan veraset ilamının iptali davası da nazara alınıp değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken yerinde bulunmayan gerekçeyle reddi miras kararına itibar edilemeyeceğine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128650600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz