YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4080 E. 2015/10674 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, işaretlerin aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, taraf markalarının Türkçede bilinen bir anlamlarının olmadığı, "P." ibaresinin davacı markasındaki ilk 5 harfi aynen ihtiva ettiği, ortalama tüketici kitlesinin markalar arasında kavramsal karşılaştırma yapamayacağı, görsel ve sesçil olarak yüksek bir benzerliğin bulunduğu, karıştırma ihtimalinin doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2014-M-1606 sayılı kararının iptaline, 2011/71476 sayılı davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı P. Unlu Mam. Gıda Tur. İnş. Tic. San. ve Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm davalı P. Unlu Mamülleri Gıda Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı dava dilekçesinde TPE YİDK'nın 2014-M-1606 sayılı kararının iptalini talep etmiş, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne dair bir istemde bulunmamıştır. Bu durumda, mahkemece TPE YİDK'nın dava konusu kararının iptaline karar vermekle yetinilmesi gerekirken talebin aşılarak davalı adına tescil edilen 2011/71476 sayılı markanın hükümsüzlüğüne de karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/525 E. 2016/1253 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · sicilden terkin · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · ilan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda karar verilmeksizin Kanun'un «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Unlu Mamülleri Pastacılık Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin «sicilden terkin» edildiği, davacının talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile..
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı «tasfiye memuru» vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6650 E. 2023/7796 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru ataması · zorunlu hasım · rücu davası · münfesihlik · ihya davası · hukuki menfaat · rücuen tahsil · kamu düzenine aykırılık
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü istinaf dilekçesinde özetle; şirketin «tasfiye memuru ataması» yapılmadan sınırlı olarak ihyasına karar verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrasının göz ardı edildiğini, ihyasına karar verilen şirketin «münfesih» sayılması gerektiğini, davalının açılan davada yasadan ... «zorunlu hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin iş yerinde çalıştığı sırada çıkan yangın sonucu vefat eden işçinin hak sahibine ödeme yaptığını, hak sahibine ödenen bedelin «rücuen tahsili» için şirket aleyhine dava açıldığını, yargılama sırasında davalı şirketin sicil kayıtlarından silindiğinin tespit edildiğini, Mahkemece «şirketin ihyası davası» açılmak üzere davacıya süre verildiğini ileri sürerek ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ihyasını istediği şirket aleyhine iş mahkemesinde «rücu davası» açtığı, davanın yürütülebilmesi için şirketin ihyasının gerektiği, bu nedenle davacı tarafın şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaati» bulunduğu, davalı Tasfiye Halinde ...
CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; «ihyası» talep edilen şirketin hukuka uygun bir şekilde ticaret sicilinden silindiğini, «ticaret sicili müdürlüğünün» tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4080 E. , 2015/10674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 22/10/2014
NUMARASI 2014/179-2014/297
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2014 tarih ve 2014/179-2014/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, yetkilisi olduğu şirket adına 2011/21384 sayılı "P." ibareli marka varken davalı şirketin 2011/71476 sayılı "P." ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, davacının yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, her iki markanın birebir aynı olduğunu, başvurunun aynı sınıf ve emtialar için yapıldığını, tescil halinde halkın markaları karıştıracağını, iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek TPE YİDK'nın 2014-M-1606 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin Antalya Ticaret Sicil Memurluğunda 24.12.2007 tarihinde tescil edildiğini, o tarihten beri "P." ismi ile tanındığını, ticaret ünvanı ve kullanımı gözetildiğinde ayırdediciliğin tescilden önce kazandırıldığını, kaldı ki başvuruya konu işaretin kullanış biçimi, sunulan mal ve hizmetlerin niteliğine göre ayırdediciliği sağladığını, taraflara ait işaretlerin farklı olduğunu, karışıklığa sebep olabilecek bir unsurun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, işaretlerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde ilişkilendirme ve karıştırma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıklarını, ayırdediciliğin sağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, işaretlerin aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, taraf markalarının Türkçede bilinen bir anlamlarının olmadığı, "P." ibaresinin davacı markasındaki ilk 5 harfi aynen ihtiva ettiği, ortalama tüketici kitlesinin markalar arasında kavramsal karşılaştırma yapamayacağı, görsel ve sesçil olarak yüksek bir benzerliğin bulunduğu, karıştırma ihtimalinin doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2014-M-1606 sayılı kararının iptaline, 2011/71476 sayılı davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı P. Unlu Mam. Gıda Tur. İnş. Tic. San. ve Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm davalı P. Unlu Mamülleri Gıda Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı dava dilekçesinde TPE YİDK'nın 2014-M-1606 sayılı kararının iptalini talep etmiş, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne dair bir istemde bulunmamıştır. Bu durumda, mahkemece TPE YİDK'nın dava konusu kararının iptaline karar vermekle yetinilmesi gerekirken talebin aşılarak davalı adına tescil edilen 2011/71476 sayılı markanın hükümsüzlüğüne de karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE vekilinin tüm, davalı P. Unlu Mamülleri Gıda Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı P. Unlu Mamülleri Gıda Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden şirket yararına BOZULMASINA, temyiz harcı davalı TPE'den peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı P. Unlu Mam. Gıda Tur. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ye iadesine, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128563200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz