İstirdat davasında ihtiyati tedbirin davanın tarafı olan hamil aleyhine uygulanması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2113 E. 2022/506 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbirkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Menfi Tespit ve Çek İstirdadı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 uyarınca takibin durdurulmasına karar verilemez, ancak icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebilir ve bu tedbir ancak davanın tarafı olan borçluyu bağlar. İstirdat davasında ise davacı kıymetli evrak üzerinde hak iddia ettiğinden, çek bedelinin istirdat davasının davalısı olan alacaklı-hamile ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; bu tedbir davada taraf olmayan diğer çek borçlularının varlığından etkilenmez ve keşideciye değil istirdat davasının davalısına yönelik olarak uygulanır. Birleşen davalar ayrı kimliğini korusa da, tedbir kararı asıl davadaki istirdat davasının davalısı hakkında uygulanır; kararın hangi dosyadan verildiğinin hatalı yazılması, esasa etkili olduğunda yeniden karar verilmesini gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Takipten sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbirin kapsamı → kısmi kabul
İddia: Davalı vekili, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72. madde uyarınca takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, tedbir kararının kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra takibinde takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilemez; ancak icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilebilir. Bu şekilde verilecek ihtiyati tedbir kararı ancak davanın taraflarını bağlar; menfi tespit davası açmayan borçluların durumu bu tedbirden etkilenmez, alacaklı dilediği borçluya/keşideciye başvurabilir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İstirdat davasında ihtiyati tedbirin muhtevası ve hangi tarafı bağlayacağı → kabul
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin asıl dosyada taraf olup birleşen dosyanın tarafı olmadığını, davada taraf olmamasına rağmen tedbir kapsamına sokulduğunu, yaklaşık ispatın sağlanmadığını ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: İstirdat davasında davacı, kıymetli evrak üzerinde hak iddia etmektedir; icra takibinin konusu alacak üzerinde gerçek hamil olduğunu iddia eden kişi lehine, çek borçlusu veya keşidecinin yatırdığı bedelin alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür ve bunu yasaklayan yasal düzenleme bulunmamaktadır. İstirdat davacısının, keşidecinin yatırdığı bedelin kendisine ait olduğunu ileri sürerek bu bedelin davalı hamil-alacaklıya ödenmemesini talep etme hakkı vardır. İhtiyati tedbir kararı, keşideciye değil istirdat davasının davalısı olan alacaklı hamil aleyhine verilmiştir; diğer çek borçlularının davada taraf olmaması, yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi bakımından tedbir kararı verilmesine engel değildir. Birleşen dava keşideci dahil davacı dışındaki cirantalara karşı açılmış olsa da, tedbir her koşulda asıl davadaki istirdat davasının davalısı hakkında uygulanacaktır; ilk derece mahkemesinin tedbir kararını birleşen dava dosyasından verilmiş gibi yazması usuli bir hatadır ancak bu hata ara kararın özüne etki ettiğinden yeniden karar verilmesi gerekmiş, yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadan yaklaşık ispatın sağlandığı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yeniden kurulan ihtiyati tedbir kararında teminat şartı → kısmi kabul
Gerekçe: Teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi koşulları oluşmadığından, ihtiyati tedbir talep edenden teminat alınmasına karar verilmiş, tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre içinde teminat yatırılarak uygulanması talep edilmediği takdirde ihtiyati tedbir kararının hükümsüz kalacağı belirtilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası ile istirdat davasının ihtiyati tedbir bakımından farklı rejimlere tabi olduğunu; istirdat davasında tedbirin davanın davalısı olan hamile karşı uygulanabileceğini ve diğer borçluların davada taraf olmamasının buna engel olmadığını netleştirmesi bakımından emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- HMK 393(1) uyarınca ihtiyati tedbir kararının tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde teminat yatırılarak uygulanmasının talep edilmemesi halinde ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ menfi tespit davası↗ istirdat davası↗ İİK 72/3↗ yaklaşık ispat↗ birleşen dava↗ teminat↗ kesin süre↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2113
KARAR NO 2022/506
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/08/2021 (Ara Karar) - 04/10/2021 (Ara Karar)
NUMARASI 2021/351 Esas
BAKIRKÖY 3. ATM'NİN 2021/500 ESAS 2021/503 KARAR SAYILI DOSYASINDA
TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/03/2022
İhtiyati tedbire itirazın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin ara kararın davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili menfi tesbit talepli açtığı birleşen dosya dava dilekçesinde; ... Bankası A.Ş. Uşak Çarşı Şubesi, ... hesap numaralı, ... çek numaralı ... adına düzenlenen 31/03/2021 keşide tarihli, 750.000-TL bedelli, ... Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen çekin yetkili ve yasal hamili müvekkili olduğundan çekin müvekkili aidiyetinin tespiti ve müvekkiline verilmesini, davaya konu çekten ve Uşak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini ve tedbiren icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ
Mahkemece 14/06/2021 tarihli ara karar ile; İ.İ.K 72/3 uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması şeklinde tedbir kararı verilemez ise de, çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince ve İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebileceği gerekçesiyle; Mahkeme dosyası ile birleşen Bakırköy 3. Ticaret Mahkemesinin 2021/500 Esas sayılı menfi tespit dosyasındaki ihtiyati tedbir talebinin İİK.72/3 uyarınca kısmen kabulü ile, Uşak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren alacaklı tarafa ödenmemesine, çek iptal talebinde teminat alındığından ayrıca teminat alınmasına yer olmadığına, çek iptal dosyasındaki teminatın iş bu dosyaya aktarılmasına karar verilmiştir.
Tedbire itiraz eden davalı vekili; müvekkilin hukuken etkilenmemesi gereken bir ihtilaftan dolayı, mahkemenin verdiği tedbir kararı dolayısıyla işletmenin kapanma aşamasına geldiğini, işçilerinde işlerini kaybetme aşamasına geldiğini, huzurdaki davanın icra takibinden sonra açıldığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit / istirdat davasında İİK.72 maddesinin açık hükmü uyarınca takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, mahkemece tesis edilen tedbir kararının net bir kanuna aykırılık teşkil ettiği için kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 10/06/2021 tarihli ara karar ile; davanın tarafları dışındaki iyiniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, dava konusu çekin tedavül kabiliyetini ortadan kaldıracak, davanın tarafları dışında 3.
kişileri bağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, davalının bu yöndeki itirazı yerinde görülerek davaya konu çek hakkında 3. kişileri bağlamayacak şekilde, tedbire itirazın kısmen kabulü ile taraflarla sınırlı olmak üzere HMK 389.vd. uyarınca Uşak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının durdurulmasına karar verilmiştir. Tedbire itiraz eden davalı vekili; ayrı ayrı açılan davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabileceğini ancak, birleştirme kararının taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar olmadığını, bu kararın sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanması gerektiğini, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağını belirterek tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 05/08/2021 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbir kararının taraflarla sınırlı olmak üzere verildiği hususunun belirtilmediği ve bu eksikliğin infazda tereddüte yol açabileceği gerekçesiyle; Mahkeme dosyası ile birleşen Bakırköy 3. Ticaret Mahkemesinin 2021/500 Esas sayılı Menfi Tespit dosyasında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik yapılan itirazın kısmen kabulü kısmen reddi ile; çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince İİK.nun 72/3. maddesi gereğince Uşak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın davanın tarafları ile sınırlı kalmak üzere tedbiren alacaklı tarafa ödenmemesine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbire itiraz eden vekili; söz konusu kararın icrası mümkün olmadığını, davanın tarafları ile sınırlı kalmak üzere tedbiren alacaklı tarafa ödenmemesine şeklindeki kararın davanın tarafı olmamasına rağmen müvekkilinin tedbir kapsamına sokulduğunu, itirazının kısmen kabul mü yoksa red mi edildiğinin anlaşılamadığını, 05/08/2021 tarihli tedbire itiraz duruşmasında verilen kısmen kabul kararındaki çelişkinin giderilmesini talep etmiştir. Mahkemece 04/10/2021 tarihli ara karar ile; verilen 05/08/2021 tarihli kararın açık ve anlaşılır olduğundan mahkeme kararına itiraz eden vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... Ltd.Şti vekili; müvekkilinin asıl dosyada taraf olup, birleşen dosyanın tarafı olmadığını, kısmen kabul kararının çelişkili ve anlaşılamaz olduğunu, davanın tarafı olmamasına rağmen yine müvekkilinin tedbir kapsamına sokulduğunu, her davanın ayrı ayrı hükme bağlanması gerektiğini, davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, birleşen dosyadan verilen kararın davada taraf olmayan müvekkiline etkisi bulunmadığını, çek iptali davasında alınan teminatın işbu dosya için kullanılmasının mümkün olmadığını, yaklaşık ispatın sağlanmadığını, tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
İlk olarak Mahkemenin 29/04/2021 tarihli tensip tutanağının 15 nolu bendi ile İİK 72/2 maddesi uyarınca Uşak ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı tarafça ihtiyati tedbire itiraz üzerine 17/05/2021 tarihli ara kararın 2 nolu bendi ile mürafaa günü belirlenmiş ayrıca açılan istirdat davası nedeniyle keşideciyi de kapsar şekilde icra müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verilmiştir. 10/06/2021 tarihli ara karar ile taraflarla sınırlı olmak üzere HMK 389.vd. Maddeleri uyarınca Uşak ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
5. 8.2021 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararının davanın tarafları ile sınırlı olarak uygulanmasına karar verilmiştir. 14/06/2021 tarihli ara karar ile birleşen Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/500 esas sayılı menfi tespit davası nedeniyle icra dosyasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine, itiraz üzerine itirazın reddine karar verilmiştir. Eldeki dosyada asıl davada açılan dava çek hamili icra takibi alacaklısı ... aleyhine açılan çek istirdadı ve menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı işyerinde olan soygun olayı nedeniyle çalınan çek arkasındaki ciro imzasının sahte olduğunu, davalı tarafından çekin ağır kusurlu iktisap edildiğini, çek çalındıktan sonra çek üzerine ödeme yasağı konulduktan sonra çekin gerekli araştırma yapıldıktan sonra ciro edildiğini cironunda gerçek işlemleri göstermediği aradaki iki cirantanın gayrifaal şirketler olduğunu ileri sürmüştür.
Eldeki asıl davada davacı menfi tespit davası yanında TTK 792.maddesi uyarınca çek istirdadı isteminde de bulunmuştur.İcra takibinde takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine karar verebilir. Bu durumda verilecek ihtiyati tedbir kararı ancak davanın taraflarını bağlar. Buna göre menfi tespit davasında ancak davanın tarafı olan borçlu yönünden işlem yapılamayacaktır. Bir başka anlatımla bir borçlu tarafından menfi tespit davası açıldığında borcun tarafından yatırılması halinde alacaklıya ödeme yapılmayacak, menfi tespit davası açmayan borçluların durumu bu tedbirden etkilenmeyecek;
alacaklı da dilediği borçluya keşideciye başvurabilecektir. Davacının asıl davada davalı-alacaklıya yönelttiği diğer talep ise istirdat istemidir. İstirdat son hamile yöneltilir. Son hamilin de asıl davada davalı olduğu anlaşılmaktadır. İstirdat davasında ise menfi tespit davalarından farklı olarak davacı kıymetli evrak üzerinde hak iddia etmektedir. İcra takibinin konusu alacak üzerinde aslında gerçek hamil olduğunu iddia eden kişi lehine çek borçlusunun veya keşidecinin, yatırdığı bedelin alacaklıya ödenmemesine ilişkin bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. İstirdat davacısının ; kendisi dışında borca itirazı olmayan keşidecinin yatırdığı bedelin de aslında kendisinin hak sahibi olduğu bedelin dosyanın davalısı olan hamil-alacaklıya ödenmemesini talep etme hakkı bulunmaktadır.
İstirdat davasında bu şekilde bir ihtiyati tedbir kararı verilmesini yasaklayan yasal düzenleme bulunmamaktadır.Asıl davada istirdat talebi itibariyle icra takibinin durdurulmasına,bilahare verilen 5.8.2021 tarihli ara kararı ile davanın tarafları ile sınırlı olarak ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına karar verildiği,oysa ki 11.6.2021 tarihi itibariyle birleştirme kararı verildiği anlaşılmaktadır.Birleşen davalar ayrı bir dava kimliğini muhafaza etse de ;davacı tarafın ihtiyati tedbir istemi icra dosyasına yatırılacak paranın icra dosyası alacaklısına ödenmemesidir.Olayları anlatmak taraflara ,hukuki tavsif ve değerlendirme hakime aittir. Anılan davada keşidecinin taraf olmadığı ,çek bedelinin keşideci tarafından yatırıldığı ileri sürülerek itiraz edilmesi üzerine ihtiyati tedbirin asıl davada davanın tarafları hakkında uygulanmasına karar verilmiştir.
Ancak ilk derece mahkemesince bu aşamada gözden kaçırılan husus ihtiyati tedbir kararının keşideciye değil,istirdat davasının davalısı ,alacaklı hamil aleyhine verildiğidir. Diğer çek borçlularının davada taraf olmaması yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesine engel teşkil etmemektedir.Birleşen dava ise keşideci dahil olmak üzere davacı dışındaki cirantalara karşı açılmıştır.Ancak her koşulda asıl davadaki istirdat davasının davalısı olan davalı aleyhinde uygulanacağı tabii olup ;ihtiyati tedbir kararının asıl dava davalısı hakkında verildiği halde ihtiyati tedbir kararına birleşen dava dosyasından karar verildiğinin yazılması doğru değil ise de yapılan hata eksiklik nedeniyle yargılama yapılması gerekmediğinden yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,yapılan usulü hatalar ara kararın özüne etki ettiğinden yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesine , teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi koşulları olmadığından ihtiyati tedbir talep edenden teminat alınmasına ,tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre içinde teminat yatırılarak uygulanması talep edilmediği takdirde ihtiyati tedbir kararının hükümsüz kalacağının davacı vekiline bildirilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden asıl davada davalı ... Ltd Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/08/2021 tarihli ara karar ve 04/10/2021 tarihli tavzih kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; " Davacı vekilinin İhtiyati tedbir isteminin kabulü ile Uşak ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinde icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya HMK 389 vd.maddeleri uyarınca ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına, Senet bedeline %10 ilave ile %20 oranında takdir olunan 165.000-TL teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının ilk derece mahkemesince icra dairesine bildirilmesine, HMK 393 (1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde teminat karşılanarak ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekiline bildirilmesine, Davalı ...
Ltd. Şti. Tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/03/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127727 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi