6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mahkeme içi sulhe dönüşmeyen ve taşınmaz devrini içeren sulh protokolü geçersizdir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2135 E. 2022/969 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

Dava açıldıktan sonra taraflarca sunulan mahkeme dışı sulh protokolü, HMK'nın 154/3-ç maddesindeki şekil şartlarına (tutanağa geçirilme, okunma, imza alınma) uyulmadan mahkeme içi sulhe dönüştürülmediyse ve/veya protokol içeriğinde taşınmaz devri gibi resmi şekle bağlı bir edim resmi şekilde düzenlenmediyse, bu sulh protokolü geçerli bir mahkeme içi sulh oluşturmaz; bu durumda mahkemenin sulh uyarınca davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi hatalıdır, davanın esası hakkında karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Mahkeme dışı sulh protokolünün mahkeme içi sulhe dönüşüp dönüşmediği ve geçerliliği → kabul

İddia: Davacı vekili, sulh sözleşmesinin mahkemece tutanak altına alınıp taraflarca imzalanmadığından mahkeme içi sulhe dönüşmediğini, ayrıca sulh protokolünde kararlaştırılan taşınmaz devrinin yapılmadığını, davalıya bu konuda ihtar gönderildiğini ve devir işleminin gerçekleştirilmemesine rağmen sulh uyarınca karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 313/1. maddesine göre sulh, görülmekte olan bir davada tarafların uyuşmazlığı sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yaptıkları sözleşmedir; mahkeme dışı sulh ise borçlar hukukunun konusu olup bu düzenleme dışındadır. HMK'nın 154/3-ç maddesi uyarınca sulh müzakereleri sonucunun tutanağa yazılması, beyanda bulunana okunması ve imzasının alınması zorunludur; bu şekil geçerlilik şartıdır. Taraflar mahkeme dışında yaptıkları sulh sözleşmesini mahkemeye verip buna göre sulh olduklarını bildirirlerse, mahkemenin sözleşmeyi tutanağa yazıp okuyup taraflara imzalattırması suretiyle mahkeme dışı sulh mahkeme içi sulhe dönüşür. Somut olayda davalı vekili tarafça sunulan sulh protokolüne karşı davacı vekili duruşmalarda bu protokol dikkate alınmadan karar verilmesini talep etmiş, dolayısıyla mahkeme dışı sulh, kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olarak mahkeme içi sulhe dönüştürülmemiştir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 706/1, Türk Borçlar Kanunu'nun 237, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri gereğince taşınmaz mülkiyetini devir borcu doğuran akitlerin resmi şekilde yapılması gerekir; protokolde taşınmaz devri öngörülmüş olmakla birlikte resmi şekilde yapılmadığından bu yönüyle de protokol geçerli değildir. Bu nedenlerle sulhün koşulları oluşmadığı ve mahkeme içi sulhe dönüşmediği halde, bu husus dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı vekilinin vekalet ücreti talebine ilişkin istinaf başvurusu → tartışılmadı

İddia: Davalı vekili, davacı tarafça sulhe göre karar verilmesinin kötü niyetli olarak istenmediği gerekçesiyle müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesi kararlaştırıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Mahkeme dışı sulh protokolünün, HMK 154/3-ç'deki şekil şartına uyulmadan mahkeme içi sulhe dönüşmeyeceğine ve taşınmaz devrini içeren sulh anlaşmalarının resmi şekle uyulmadığında geçersiz olacağına ilişkin tespitler açısından emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mahkeme içi sulh mahkeme dışı sulh sulh protokolü şekil şartı resmi şekil taşınmaz devri karar verilmesine yer olmadığına karar itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 313/1HMK 154/3-çHMK 353(1)a-6 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — Türk Medeni Kanunu 706/1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — Türk Borçlar Kanunu 237 · Tapu Kanunu — Tapu Kanunu 26 · Noterlik Kanunu — Noterlik Kanunu 60

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2135

KARAR NO 2022/969

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/06/2021

NUMARASI 2020/168 Esas - 2021/419 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/06/2022

Dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı borçlunun müvekkilinden yemek ve gıda alışverişi yaptığını ancak ücretini ödemediğini, davacının Bayrampaşa'da Catering-Hazır yemek üretim tesisi olduğunu, davalı borçlunun 31/08/2015-30/10/2017 tarihleri arasında muhtelif zamanlarda yemek ve gıda satın aldığını ancak borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı borçlu hakkında Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafın, müvekkilinin davacıdan toplam 319.074,64-TL yemek ve gıda alışverişi yaptığı iddiası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin yanında 7-8 kişi çalıştığını ve bu kişilerin sadece öğle yemeği yediğini, yenilen yemeklerin parasının elden nakit olarak davacıya ödendiğini, müvekkilinin davacıdan fatura talep ettiğini ve davacı tarafından gönderilen faturaları defterine kaydettiğini, ancak davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasında şarta bağlı sulh sözleşmesi yapıldığı, HMK'nun 313/4. maddesi gereğince sulhün şarta bağlı olarak yapılabileceği, sulh sözleşmesine göre sulhün geçerli olabilmesi için davacının banka hesabına 40.000-TL ödeme yapılmasının ve 20.000-TL bedelli 20/10/2019 keşide tarihli çekin verilmesinin kararlaştırıldığı, davacının banka hesabına 40.000-TL'nin ödendiği, yine davacıya 20.000-TL bedelli 20/10/2019 keşide tarihli çekin teslim edildiği, davacının buna ilişkin bir itirazının bulunmadığı, protokole göre kalan 240.000,00-TL bedelin, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Sk. ... Ada, ... Parselde kain dükkanın üzerindeki ipotekle birlikte davacı veya göstereceği kişiye tapu devrinin yapılacağı, davalı tarafça bu edimin yerine getirilmemesi nedeniyle sulh protokolünün geçerli olmadığı ileri sürülmekte ise de;

taraflar arasında yapılan sulh protokolünde taşınmaz devrinin sulhün geçerli olabilmesi için bir şart olarak kararlaştırılmadığı, ayrıca davalının taşınmazın devrine hazır olduğunu belirttiği,düzenlenen 24/09/2019 tarihli sulh protokolünde, sulhün geçerliliği için öngörülen şartların gerçekleştiği, ancak davacı tarafın sulh protokolüne göre karar verilmesini istemediği gerekçesiyle HMK'nun 315/1. maddesi gereğince taraflar arasında sulh protokolü bulunduğundan açılan dava ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili ; müvekkili ile davalı arasında emlak alım satımı nedeniyle İstanbul 10. Tüketici Mahkemesinde ayrıca dava görüldüğünü, sulh sözleşmesinin mahkemece tutanak altına alınıp taraflarca imzalanmadığından mahkemece içi sulhe dönüşmediğini, sulh protokolüne göre davalının müvekkiline 300.000-TL ödemesi hususunda anlaşıldığını, bu ödemenin 240.000-TL kısmının taşınmazın devri ile yapılacağının kararlaştırılmasına rağmen zamanında devir yapılmadığını ve bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, taşınmazın devri ile ilgili tarih belirtilmemiş ise de taşınmaz üzerinde ipotek fekkinin 31/12/2019 tarihinde gerçekleştirileceğinin kararlaştırılması nedeniyle devrin de bu tarihe kadar yapılması gerektiğini,taşınmazın devri için davalıya 07/08/2020 tarihli noter ihtarı gönderildiğini, 8 ay geçmesine rağmen devir işleminin gerçekleştirilmediğini, taraflarca kabul edilmediği sürece mahkeme dışında düzenlenen sulh protokolünün mahkeme içi sulhe dönüşmeyeceğini,davalıya yapılan ihtar dikkate alınmaksızın verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafça yargılamada sulhe göre karar verilmesi kötü niyetli olarak istenmediğinden müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 313/1 maddesine göre; "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir." Anılan kanun maddesinde, mahkeme içi sulh düzenlenmiş ve sulh, görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacı ile mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tanımlanmıştır. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 154/3-ç madesinde, beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla sulh müzakereleri sonucunun tutanağa yazılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanunun öngördüğü bu şekil sulh için geçerlilik şartıdır. Taraflar, mahkeme dışında yaptıkları sulh sözleşmesini mahkemeye vererek, buna göre davada sulh olduklarını bildirirlerse mahkemece sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiğinin tutanağa yazıp, sözleşme okunduktan sonra tutanağın taraflara veya vekillerine imza ettirilmesi gerekir. Bu şekilde mahkeme dışı sulh mahkeme içi sulhe dönüşür. Somut olayda, dava açıldıktan sonra davalı ... Ltd Şti vekili tarafından sunulan 24/09/2019 tarihli "Sulh Protokolü ve İbraname" başlıklı sulh protokolü ile ilgili davacı vekili 25/02/2021 ve 03/06/2021 tarihli celselerde sulh protokolü dikkate alınmadan karar verilmesini talep etmiş, mahkeme dışı sulh, kanunda belirtilen ve yukarıda açıklanan şekil şartlarına uygun olarak mahkeme içi sulhe dönüştürülmemiştir.

Diğer taraftan taşınmaz mülkiyetini devir borcunu doğuran akitler resmi şekilde yapılmadıkça muteber olmaz (Türk Medeni Kanunu'nun 706/1. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesi, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddesi). Dosyada mübrez olan fakat mahkeme içi sulhe dönüşmeyen protokolde taşınmaz devrinin de yapılacağı öngörüldüğünden resmi yazılı şekilde yapılmayan bu protokol geçerli olarak düzenlenmemiştir. Bu durumda mahkemece sulh uyarınca davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; sulhun koşulları oluşmadığı ve mahkeme içi sulhe dönüşmediğinden bu husus dikkate alınmaksızın geçerlilik şartlarına riayet edilmeyen sulh anlaşması nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 Tarih 2020/168 Esas 2021/419 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davacı 59,30-TL davalı 59,30-TL) istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/06/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126490 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.