6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İmza inkarında ispat yükü ve iyiniyetli hamile karşı mutlak defi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1053 E. 2023/1668 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü takip yapan alacaklıya aittir; yöntemince yapılan grafolojik inceleme ile imzanın borçluya ait olmadığı tespit edilirse borçlu olmadığının tespitine karar verilir. İmza inkarı mutlak bir defi olup, senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli olup olmaması bu defiin ileri sürülmesini engellemez. Görevsizlik kararı tek başına yargılamayı sona erdiren bir karar olmadığından, bu karar nedeniyle ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmez; yargılamanın esası hakkında karar veren mahkeme tek vekalet ücretine hükmeder. Varlık yönetim şirketlerinin 5411 sayılı Kanun'un 143/6. maddesindeki harç istisnası, ancak kendi işlemlerinden ve bu işlemlerle ilgili düzenlenen kağıtlardan doğan harç yükümlülükleriyle sınırlıdır; yargılama giderleri niteliğindeki istinaf karar harcını kapsamaz.

Ele alınan sorunlar

İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında ispat yükü ve bilirkişi incelemesinin yeterliliği → ret

İddia: Davalı vekili, imza incelemesinin Adli Tıp uzmanlarından oluşan heyet tarafından yapılması gerektiğini, davacı imza örneklerinin duruşmada alınmadığını, sadece birkaç resmi makamdan alınan imza örnekleriyle inceleme yapıldığını ileri sürerek raporun yetersiz olduğunu iddia etmiştir.

Gerekçe: İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Mahkemece bononun keşide tarihinden evvelki tarihleri taşıyan yeterli sayıda imza aslı toplanarak konusunda uzman grafolog bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmış, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir; bu inceleme yöntemince yapılmış ve yeterli bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

İyiniyetli hamile karşı imza inkarının mutlak defi niteliği → ret

İddia: Davalı vekili, alacağı temlik eden bankanın iyiniyetli hamil olduğunu, bu nedenle davanın kendisi bakımından reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İmza inkarı mutlak defi olup iyiniyetli hamil olup olmadığına bakılmaksızın senedi elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir. Yapılan yargılama neticesinde imzanın keşideci davacıya ait olmadığı, davacının senet nedeniyle sorumlu tutulamayacağı belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesi doğrudur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Görevsizlik kararı sonrası vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilip hükmedilemeyeceği → ret

İddia: Davalı vekili, daha önce görev itirazının kabul edildiğini, ancak vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verildiğini, bu nedenle davacı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 20. madde uyarınca görevsizlik kararı sonrasında süresi içinde başvuruda bulunulması halinde dosya görevli mahkemeye gönderilir ve vekalet ücreti ile yargılama giderleri bu mahkemede yapılacak yargılama ile belirlenir. Görevli mahkemeye gönderilmesi için süresinde başvuruda bulunulmaması halinde ise dava açılmamış sayılır ve görevsizlik kararı veren mahkeme yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında resen karar verir. Sonuç olarak görevsizlik kararı tek başına yargılamayı sona erdiren bir karar olmadığından, görevsizlik kararı nedeniyle ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmez; yargılama sonunda davayı kazanan taraf yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi usule uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Varlık yönetim şirketinin harç istisnasının kapsamı → ret

İddia: Davalı vekili, harçtan muaf olduklarını ileri sürerek istinaf karar harcının kendilerinden tahsiline karşı çıkmıştır.

Gerekçe: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143/6. maddesi, varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemleri ve bununla ilgili düzenlenen kağıtları harçlardan, maddede sayılan diğer vergilerden ve kesintilerden istisna tutmuştur. Bu hüküm, varlık yönetim şirketlerinin kendi yaptıkları işlemlerden ve bu işlemlerle ilgili düzenlenen kağıtlardan dolayı vergi, harç veya kesinti borçlusu durumunda bulunacakları hallerle sınırlıdır. Somut olayda davalı şirketin yaptığı bir işlem veya bununla ilgili düzenlenmiş bir kağıt söz konusu olmadığından, kendisinin ya da işleminin harçtan istisna veya muafiyeti bulunmamaktadır; bu nedenle yatırılmayan istinaf karar harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, imza inkarının iyiniyetli hamile karşı da ileri sürülebilecek mutlak bir defi olduğu ve görevsizlik kararı sonrasında ayrı bir vekalet ücretine hükmedilemeyeceği tespitleri, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ve ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası imza inkarı mutlak defi ispat yükü kambiyo senedi iyiniyetli hamil görevsizlik kararı vekalet ücreti harç istisnası varlık yönetim şirketi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 20HMK 326 · 5411 sayılı Bankacılık Kanunu — 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 143/6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1053

KARAR NO 2023/1668

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/03/2021

NUMARASI 2016/882 Esas - 2021/316 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/10/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında kambiyo senedine özgü haciz yoluyla takip yapıldığını, takibe konu senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını, İstanbul Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesi 2013/800 esasta açtıkları davada imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, senetteki yazı ve imzaların davacıya ait olmadığını, suç duyurusunda bulunmaları üzerine İstanbul Anadolu C.Savcılığı 2013/162768 sayılı dosyada soruşturmanın sürdüğünü ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile senedin istirdatını, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı vekili temlik eden banka ile yapılan 25.03.2015 tarihli temlik sözleşmesi gereği ... Bankasının davalı ... AŞden olann tüm alacaklarının kendilerine devir ve temlik edildiğini, dava konusu bononun ... İnşaata verilen kredilere istinaden tahsil edildiğinde bedeli kredi borcundan mahsup edilmek üzere verildiğini, ciro silsilesinin düzgün olduğunu, imzanın gerçek olup olmadığını kontrol etme yükümlülüklerinin olmadığını, kambiyo senedinin temel borç ilişkisinden bağımsız olup iyi niyetli yetkili hamil konumunda olan bankanın kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2- Davalı ... İnş. AŞ' ye tebligat yapılmış, cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, yaptırılan grafoloji bilirkişi incelemesi ile senetlerdeki imzanın davacı eli ürünü olmadığı, alacağı temlik eden dava dışı bankanın diğer davalıya kullandırdığı kredi karşılığı tahsil cirosu ile senetleri teslim aldığı, kötü niyetinin söz konusu olmadığı, ancak davalı ... İnş. AŞ'nin sahte imzalı senetleri kullandığı kredinin teminatı olarak verdiği, başka bir cirantanın olmaması nedeniyle kötüniyetli olduğunun kabulü ile dava konusu alacağı devralanın ... inşaat aleyhine senede bağlı haklarını kullanması açısından senedin zilyetliğinde kalması gerektiğinden senedin istirdatına karar verilemeyeceğine dayanılarak davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile takibe dayanak 01.09.2018 ödeme tarihli 25.000-TL ile 02.10.2012 vade tarihli 20.000-TL bedelli senetlerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, senetlerin istirdatı talebinin reddine, 9.000-TL kötüniyet tazminatının davalı ...

İnş. AŞ'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... Yön.AŞ vekili; dava konusu alacağı temlik alan ... AŞ'nin aktif ve pasifleri ile birlikte ... Yön.AŞ'ye devrolduğunu,harçtan muaf olduklarını, daha önce görev itirazlarının kabul edildiğini ancak vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verildiğini, bu nedenle davacı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, imza incelemesinin Adli Tıp uzmanlarından oluşan heyet tarafından yapılması gerektiğini, davacı imza örneklerinin duruşmada alınmadığını sadece bir kaç resmi makamdan alınan imza örnekleri ile inceleme yapıldığını, bankanın iyiniyetli yetkili hamil olması ve kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın kendileri yönünden reddi gerektiğini davanın açılmasına sebebiyet verilmediği için yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, takibe konan senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı ileri sürülerek icra takibine konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Mahkemece yöntemince yapılan grafolojik inceleme ile bonodaki davacıya atfedilen imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Davalı-alacaklı vekili, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de mahkemece bononun keşide tarihinden evvelki tarihleri taşıyan yeterli sayıda imza aslı toplanarak konusunda uzman grafolog bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmış, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir.

Davalının görev itirazı üzerine mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine karar verilmiştir. HMK 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararı sonrasında süresi içinde başvuruda bulunulması halinde dosya görevli mahkemeye gönderilir ve vekalet ücreti ve yargılama giderleri bu mahkemede yapılacak yargılama ile belirlenir. Görevli mahkemeye gönderilmesi için süresinde başvuruda bulunulmaması halinde ise dava açılmamış sayılır ve görevsizlik kararı veren mahkeme yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında resen karar verir. Sonuç olarak görevsizlik kararı tek başına yargılamayı sona erdiren bir karar olmadığından görevsizlik kararı nedeniyle ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmez.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143/6. maddesi, varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemleri ve bununla ilgili olarak düzenlenen kağıtları 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, maddede sayılan diğer vergilerden ve kesintilerden istisna tutmuştur. Bu hüküm, varlık yönetim şirketlerinin vergiden istisna olacağı halleri istisna kurumunun doğasının da gereği olarak kendilerinin yaptıkları işlemlerden ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlardan dolayı, hükümde sayılan kanunlar uyarınca vergi, harç veya kesinti borçlusu durumunda bulunacakları hallerle sınırlamıştır. (Yargıtay HGK 2017/12-342 E. 2020/1030 K. sayılı kararı) Somut olayda, davalı şirketin yaptığı bir işlem veya bununla ilgili düzenlenmiş bir kağıt söz konusu olmadığından kendisinin ya da işleminin harçtan istisna veya muafiyetinin bulunmadığı anlaşılmakla sadece istinaf başvuru harcı yatırıldığından yatırılmayan istinaf karar harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından ,alacağı temlik eden bankanın iyiniyetli hamil olduğu bu nedenle davanın müvekkili bakımından reddi gerektiğini ,müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması nedeniyle müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüş ise de ;imza inkarı mutlak defi olup iyiniyetli hamil olup olmadığına bakılmaksızın senedi elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilecektir. Yapılan yargılama neticesinde imzanın keşideci davacıya ait olmadığı ,davacının senet nedeniyle sorumlu tutulamayacağı belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesine göre ,davacının yaptığı yargı giderinin davalıdan tahsiline ve davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi HMK 326 hükmü gereği olduğundan davalı vekilinin yargı gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.073,95-TL istinaf karar harcının davalı ... AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 95-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126369 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.