Markanın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18537 E. 2015/9891 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrerlik↗ uyuşmazlık konusu↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markadaki Arapça harflerden oluşan grafik tasarım niteliğindeki şekil ibaresinin yüzyıllardır Türk toplumuna ve dolayısıyla kamuya mal olmuş ve ilk olarak şair Ş. G.' in edebi eserinde kullandığı “A.m. a.” ifadesinin karşılığı olduğu ve dolayısıyla bu ibarenin 556 sayılı KHK nın 7.maddesinde belirtilen mutlak red sebeplerinden 1-h bendinde belirtilen kamuya mal olan kültürel bir sembol niteliğinde olduğu bu nedenle 42/1-a bendi gereğince hükümsüz sayılması gerektiği gerekçesiyle, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu markayı oluşturan “H.A.'tan + Ş.” ibaresinin 18. yüzyılda yaşayan Türk Divan Edebiyatı şairlerinden Ş.G. 'in şiirinden türkçeye çevrilen bir söz öbeği olduğu ve Türk şiirine mal olduğu görüşü açıklanmıştır. 556 sayılı KHK'nın 7/1-h bendi uyarınca, Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, külterel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren markalar, tescil edilemez. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, bir ibarenin halka mal olmuş kültürel değer niteliğinde bulunması, o ibarenin marka olarak tesciline engel teşkil etmektedir. Her ne kadar somut uyuşmazlığın çözümünde bilgisine başvurulan bilirkişi heyeti uyuşmazlık konusu sözün Ş. G.'in şiirinden alıntı olduğunu belirtmiş ise de, bu açıklama söz konusu ibarenin tek başına marka olarak tesciline engel oluşturmaz. Bu bakımdan, öncelikle anılan sözlerin hangi anlamda bir kültürel değer niteliğinde olduğu ve herhangi bir öğretiyi simgeleyip simgelemediği, bu anlamda toplumsal, dini ve tasavvufi bakımlardan topluma mal olmuş ve toplum belleğinde önemli yer tutan, herhangi bir kişinin tekeline verilmesinin mümkün görülemeyeceği ibare niteliğinde olup olmadığı ve bu şekilde bir kullanımın aynı zamanda kültürel değerin istismarını oluşturup oluşturmadığı husunun belirlenmesi gerekir. Mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8786 E. 2023/3131 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · münhasırlık · ticari faiz · dava şartı yokluğu · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · usulden reddi · ihtar
Benzer bu kararda… gereğince markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, asıl dava yönünden ise davalı tarafça birleşen davada, markaya tecavüzünün bulunmadığının tespitini istemekte «hukuki yararı» bulunmadığı, birleşen davanın bu kısmı yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği, birleşen davada davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmekle ve hükümsüzlük kararı geriye etkili olduğundan, davacı tarafça açılan markaya tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin asıl davanın da reddi gerektiği gerekçesiyle davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/84931 numaralı “GELİN TANIŞ OLALIM” markasının …
DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yapımcı, yönetmen ve yazar olduğunu, davacının «son» belgesel projesine "Gelin Tanış Olalım" adını verdiğini, ayrıca bu ibarenin davacı adına 03.01.2014 tarihinde marka olarak tescil edildiğini, davalı yapımcı şirketin, diğer davalı ... tarafından yazılıp yönetilen ve diğer davalı ... tarafından icra edilecek olan tiyatro oyununun "Gelin Tanış Olalım" ismi ile tanıtımlarının yapıldığını, davacının yapımcısı ve yönetmeni olduğu aynı isimli belgeselinin tam televizyonlarda gösterime girmek üzere iken, aynı isimle bir tiyatro eserinin sahnelenmesinin önlenmesinin gerektiğini ileri sürerek "Gelin Tanış Olalım" ismini sahneledikleri tiyatro oyununun davalılar tarafından ad olarak kullanılmasının tedbiren durdurulmasını, markaya tecavüzünün önlenmesini ve meni'ni, davalı eylemenin «haksız rekabet» oluşturması nedeniyle men'ine,tescilli markanın kullanıldığı afiş ve tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, hükmün tirajı en yüksek 5 gazeteden biri ile «ilanını», fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL «maddi tazminat», 316,58 TL «ihtar» «masrafı», 10.000,00 TL manevi tazminatın «ticari faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… us Emre ile bağlantılı olduğunu, pek çok kuruluş tarafından, pek çok etkinlikte kullanıldığını, davacının bu projelere sessiz kalırken müvekkillerine dava açmasının «hakkın kötüye kullanılması» teşkil ettiğini, davalı markasının «münhasıran» ayırt edici özellik taşımayan ...ye ait söz dizesinden oluştuğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (d) ve (e) bentleri gereğince mutlak sebeplerle hükümsüz kılınarak «terkin» kararı verilmesi gerektiğini, aynı Kanun'un 6 ncı maddesine göre nisbi ret sebeplerinin de mevcut olduğunu ileri sürerek davalının 2012/84931 sayılı "Gelin Tanış O …
Kararın davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddi, birleşen davanın kısmen kabulü karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8568 E. 2016/6125 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaÖ.. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, “......” eseri ile ilgili olarak 5.000 TL manevi tazminat, “............” isimli eser için 5.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000 TL manevi tazminatın davalı .....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2923 E. 2023/6777 K.
Ortak:mükerrerlik
İncelediğiniz kararda556 sayılı KHK'nın 7/1-h bendi uyarınca, Paris Sözleşmesinin 2 nci «mükerrer» 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, külterel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren markalar, tescil edilemez.
Benzer bu kararda… ip bir motif olduğunu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin h bendinde, Paris Sözleşmesinin 2 nci «mükerrer» 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan, ancak kamuoyunu ilgilendiren tarihi, kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… en kararı ile davacının davalı markasına karşı sahip olduğu dava açma hakkını 5 yıl boyunca sessiz kalarak kaybettiği, davalının kullanımı ile anılan marka üzerinde «ayırt ediciliğin» kazanıldığı, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığını, işbu davanın davacı hakkında başvurulan ceza yollarının sonuçsuz kalması amacıyla açıldığı, davalı markasının ülkemiz tarihi ve kültürel değerleri ile yakın ilgisinin olmadığı, kamuyu ilgilendiren, halka mal olmuş işaretlerden olmadığı hususunun «son» alınan rapor ile tespit edildiğini, ilk raporun ise salt figürün tarihi bir figür olmasından hareket edilerek hazırlandığı, marka hukuku ilkelerine göre hazırlanma …
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki bilirkişi raporu arasında esasen çelişki bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı ve davalının «kötüniyetli» olmadığı konularında ortak tespitlere yer verildiği, sadece markanın tarihi ve kültürel değerler arasında değerlendirilmesi noktasında kısmen farklı kanaat içerdiği; mahkemece bu yön üzerinde durularak Yargıtay uygulamalarına uygun olarak hazırlanan ve denetime daha elverişli bulunan «son» rapora gerekçesi açıklanmak suretiyle üstünlük tanınarak hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı markasının ülkemiz tarihi ve kültürel değerleri ile ya …
… 08 E. sayılı dosya ile davacı aleyhinde kamu davası açıldığını ve alınan bilirkişi raporu ile, müvekkili adına tescilli şekil markasının aynen kullanılmak suretiyle «iltibas» yoluyla taklit edildiği hususunun tespit edildiğini, müvekkili markasının tescil tarihinden 9 yıl sonra işbu hükümsüzlük davasının açılmasının beş yıllık süre geçt …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18537 E. , 2015/9891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/07/2014
NUMARASI 2011/79-2014/191
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2014 tarih ve 2011/79-2014/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı yanın 2009/53583 sayılı "H. Ş. A.'tan + Ş." ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, ancak bu tescilin usul ve yasaya aykırı olduğunu, marka KHK'sının 7/1 maddesi uyarınca, kamuyu ilgilendiren tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş eserlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini, Osmanlı dönemi şairlerinden Ş. G.'e ait bir beyitte bu ibarenin yer aldığını, bu eserin daha önce 2006 yılında düzenlenen dava dışı bir kişiye ait sergide yer verildiğini, dava konusu markanın özgünlük ve ayırt edicilik vasıflarına haiz olmadığını, davalı yanın dava konusu markasına dayanarak bijuteri işiyle iştigal eden müvekkilinin ürünlerini satışına engel olduğunu ileri sürerek, davalı adına 2009/53582 sayı ile tescilli "H.
Ş. A.tan + Ş." ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ailesinin yüz elli yılı aşkın bir süredir şekerleme satımıyla uğraştığını, Mardin'de imal ettiği şekerlemeleri kendi adına tescilli "H. Ş. A.'tan + Şe." markası altında ve kendisi tarafından tasarlanan özgün nitelikli kutularda, İ.'un T. ve B. semtlerindeki dükkanlarda sattığını, müvekkilinin ayrıca dava konusu marka altında kolye, yüzük ve bilezikler de sattığını, müvekkili ürünlerinin kalitesi ve yazılı basında yer alan haberler neticesinde, müvekkiline ait markanın anılan müşteri çevresinde tanınır hale geldiğini, bu nedenle müvekkiline ait markanın bazı kişilerce taklit edildiğini, davacı yanın da 30/12/2010 tarihinde dava konusu markaya benzer nitelikteki bir işareti tescil için başvurduğunu, ancak yapılan itiraz üzerine bu başvurusunu geri çektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markadaki Arapça harflerden oluşan grafik tasarım niteliğindeki şekil ibaresinin yüzyıllardır Türk toplumuna ve dolayısıyla kamuya mal olmuş ve ilk olarak şair Ş. G.' in edebi eserinde kullandığı “A.m. a.” ifadesinin karşılığı olduğu ve dolayısıyla bu ibarenin 556 sayılı KHK nın 7.maddesinde belirtilen mutlak red sebeplerinden 1-h bendinde belirtilen kamuya mal olan kültürel bir sembol niteliğinde olduğu bu nedenle 42/1-a bendi gereğince hükümsüz sayılması gerektiği gerekçesiyle, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu markayı oluşturan “H.A.'tan + Ş.” ibaresinin 18. yüzyılda yaşayan Türk Divan Edebiyatı şairlerinden Ş.G. 'in şiirinden türkçeye çevrilen bir söz öbeği olduğu ve Türk şiirine mal olduğu görüşü açıklanmıştır. 556 sayılı KHK'nın 7/1-h bendi uyarınca, Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, külterel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer armalar, amblemler veya nişanları içeren markalar, tescil edilemez. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, bir ibarenin halka mal olmuş kültürel değer niteliğinde bulunması, o ibarenin marka olarak tesciline engel teşkil etmektedir.
Her ne kadar somut uyuşmazlığın çözümünde bilgisine başvurulan bilirkişi heyeti uyuşmazlık konusu sözün Ş. G.'in şiirinden alıntı olduğunu belirtmiş ise de, bu açıklama söz konusu ibarenin tek başına marka olarak tesciline engel oluşturmaz. Bu bakımdan, öncelikle anılan sözlerin hangi anlamda bir kültürel değer niteliğinde olduğu ve herhangi bir öğretiyi simgeleyip simgelemediği, bu anlamda toplumsal, dini ve tasavvufi bakımlardan topluma mal olmuş ve toplum belleğinde önemli yer tutan, herhangi bir kişinin tekeline verilmesinin mümkün görülemeyeceği ibare niteliğinde olup olmadığı ve bu şekilde bir kullanımın aynı zamanda kültürel değerin istismarını oluşturup oluşturmadığı husunun belirlenmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126220300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz