Davalının yargılama sırasında ölümü ve mirasın reddi nedeniyle kaldırma
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1389 E. 2022/1689 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Genel kredi sözleşmesi kefaleti ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans
Gerekçe özeti
Yargılama sırasında davalının vefat etmesi ve mirasçılarının tamamının mirası reddetmesi halinde, taraf ehliyeti eksikliği doğar ve bu husus dava şartı niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilir. Bu durumda davaya mirası reddetmeyen mirasçılarla devam edilemeyeceğinden, mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi sağlanarak atanacak tasfiye memurunun davaya dahil edilmesi gerekir; bu eksiklik giderilmeden verilmiş bir karar kaldırılıp dosya yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir ve diğer istinaf sebepleri incelenmez.
Ele alınan sorunlar
Davalının hüküm sonrası vefatı ve mirasın reddi nedeniyle taraf ehliyeti eksikliği → kabul
Gerekçe: Davalı, hüküm tarihinden sonra vefat etmiş ve mirasçılarının tamamı mahkeme kararıyla mirası reddetmiştir. Mirasın reddi TMK 605 vd. maddelerinde düzenlenmiştir; mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez, mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımıyla davaya devam edilir. Mirasçıların tamamı mirası reddetmişse TMK 612 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın tasfiyesi yoluna gidilerek bir tasfiye memuru atanır ve bu memurun davaya dahil edilmesiyle davaya devam edilir. Somut olayda muris davalının en yakın mirasçılarının mirası reddettikleri ibraz olunan mahkeme kararıyla anlaşıldığına göre; karar kesinleşmiş ise Sulh Hakimine durum bildirilerek davalının mirasının iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmak üzere terekeye tasfiye memuru atanması sağlanmalı, atanmışsa tasfiye memurunun davaya katılımı sağlanarak yargılamaya devam edilmelidir. HMK'nın 114. maddesi gereğince taraf ve dava ehliyeti dava şartı niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmek zorundadır. Usulüne uygun istinafa cevap dilekçesinin istinaf başvurusu mahiyetinde olmasına rağmen ön inceleme aşamasında geri çevirme işlemi yapılmamış olması, davanın kabul edilen kısımlarının kesinleştiği sonucunu doğurmaz; gelişen taraf ehliyetindeki eksiklik dikkate alınmalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bilirkişi raporundaki alacak miktarı hesaplama hatası (davacı istinaf sebebi) → tartışılmadı
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunda 20.000-TL kefalet limiti üzerinden faiz ve ferileri toplamının 148.613,13-TL olduğu tespit edilmişken hükme 138.779,73-TL olarak hatalı yazıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Derdest icra takibi nedeniyle hukuki yarar yokluğu (davalı istinaf sebebi) → tartışılmadı
İddia: Davalı vekili, halen derdest olan icra dosyası bulunduğundan bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın reddi gerekirken kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yargılama sırasında davalının ölümü ve mirasçılarının tamamının mirası reddetmesi halinde taraf ehliyeti eksikliğinin dava şartı olarak re'sen gözetilmesi ve tasfiye memuru atanmadan davaya devam edilemeyeceği yönündeki tespit, benzer usuli durumlar için emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- taraf ve dava ehliyeti
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taraf ve dava ehliyeti↗ mirasın reddi↗ tereke tasfiyesi↗ tasfiye memuru↗ dava şartı↗ re'sen gözetme↗ kefalet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1389
KARAR NO 2022/1689
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/11/2020
NUMARASI 2019/149 Esas - 2020/654 Karar
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/11/2022
Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında akdedilen 04/11/2003 tarihli genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, ancak ödemede temerrüde düşülmesi üzerine hesap kat edilerek düzenlenen ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini,akabinde Kadıköy ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, icra dosyasında 6.840,41-TL tahsilat yapıldığını, ancak daha sonra icra dosyasının kaybı üzerine ihya talep edildiğini ve borçlulara yenileme ve ödeme emri tebliğ edildiğini,davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile 148.613,13-TL’nin işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekilinin 5.000.000-TL borç için kefil olduğunu düşünerek sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmeye sonradan el yazısı ile yazılan miktardan haberdar olmadığını, Kadıköy ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını İst.Anadolu ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından gönderilen yenileme emrinin tebliği üzerine öğrendiğini, 09/05/2013 tarihinde mevcut duruma göre itirazda bulunulduğunu,yapılan araştırma sonucu müvekkilinin emekli maaşından icra dosyası için yıllardır kesinti yapıldığının öğrenildiğini,icra hukuk mahkemesine şikayette bulunduklarını, takip derdest iken bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalının 04.11.2003 tarihli ... Kobi Kredisi kapsamında asıl Borçlu ...'ya 20.000-TL limit dahilinde müşterek- müteselsil kefil olduğu, kefaletin geçerli olduğu anlaşılmakla; davalının 27.04.2005 tarihinde temerrüde düştüğü davalının davacıya 20.000-TL asıl alacak + 113.123,55-TL temerrüt faizi + %5'i BSMV olan 5.656,18-TL toplam 138.779,73-TL'nin davalıdan tahsiline asıl alacağa %72 oranında temerrüt faizi ile faizin %5'i oranında gider vergisi işletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davacı vekili, mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 24.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili banka alacağının 138.779,73-TL olarak tespit edilerek hüküm verildiğini, bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle müvekkili banka alacağının 20.000-TL olan asıl alacak üzerinden %72 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi ile birlikte talep edeceği yönünde tespit edildiğini,dava tarihi itibariyle 20.000-TL kefalet limiti faiz ve ferileri toplamı 148.613,13-TL olduğunu, bilirkişinin 138.779,73-TL tespitinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2- Davalı vekil istinaf başvuru süresi içinde verdiği istinafa cevap dilekçesinde, halen derdest olan bir icra dosyasına bu kararın konulması veya başkaca bir icra müdürlüğünde takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olacağını, açılan bu davanın reddi gerekirken kısmen kabul edilmesi nedeniyle kararın bozularak hukuki yarar yokluğunden davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağa ilişkindir. Hüküm tarihinden sonra davalının 09.06.2022 tarihinde vefat ettiği, davalının veraset ilamına göre mirasçıların tamamı tarafından İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/716 Esas, 2022/727 Karar sayılı ve 02/09/2022 tarihli karar ile mirasın reddine ilişkin karar alındığı ,mirasın reddine ilişkin ilam dosyaya davacı vekili tarafından ibraz edilmiştir. Davalı vekili tarafından verilen istinafa cevap dilekçesi istinaf başvurusu mahiyetinde olmasına rağmen ön inceleme aşamasında bu durumun tesbit edilmemesi nedeniyle harçları tamamlanmak üzere dosyanın geri çevirme işlemi yapılmamıştır. Ancak,usulü bu eksiklik nedeniyle davanın kabul edilen kısımlarının kesinleştiği kabul edilemeyeceğinden gelişen taraf ehliyetindeki eksiklik dikkate alınmıştır.Mirasın reddi, TMK'nun 605 vd.
maddelerinde düzenlenmiş olup hükümde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez. Bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edilir. Mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde TMK'nun 612 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın tasfiyesi yoluna gidilerek, bir tasfiye memuru atanır ve ilgili memurun davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam edilir.Bu durumda yapılacak iş, muris davalının en yakın mirasçılarının mirası reddettikleri ibraz olunan mahkeme kararı ile anlaşıldığına göre, karar kesinleşmiş ise Sulh Hakimine durumun bildirilerek davalının mirasının iflas kurallarına göre tasfiyesini sağlamak konusunda ihbarda bulunulmak suretiyle terekeye tasfiye memuru atanması sağlanmalı, atanmış ise tasfiye memurunun davaya katılımı sağlanarak yargılamaya devam edilmelidir.
HMK'nın 114. maddesi gereğince taraf ve dava ehliyeti dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmek zorundadır. Açıklanan nedenlerle; diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2020 Tarih 2019/149 Esas - 2020/654 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafça yatırılan toplam 230-TL peşin istinaf karar harcının iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/11/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125874 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi