Haksız fiil sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12184 E. 2015/12965 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız fiil sorumluluğu↗ dolandırıcılık↗ haksız fiil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davacının davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu ve TTK hükümlerine göre sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceği, davalı D.. U..'ın davacının iradesini fesada uğratacak, haksız fiil teşkil edecek bir eyleminin bulunduğunun yasal delillerle ispatlanamadığı, davalılar hakkında dolandırıcılık veya başka bir eylem teşkil edebilecek olan haksız fiil sorumluluğundan dolayı yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı ve haksız fiil teşkil edecek nitelikteki eylemlerin davacı tarafça yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız fiil sorumluluğu 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12184 E. 2015/12965 K.
Ortak:haksız fiil sorumluluğu · dolandırıcılık · haksız fiil
İncelediğiniz karardaU..'ın davacının iradesini fesada uğratacak, «haksız fiil» teşkil edecek bir eyleminin bulunduğunun yasal delillerle ispatlanamadığı, davalılar hakkında «dolandırıcılık» veya başka bir eylem teşkil edebilecek olan «haksız fiil sorumluluğundan» dolayı yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı ve haksız fiil teşkil edecek nitelikteki eylemlerin davacı tarafça yasal delillerle ispa …
Benzer bu karardaU..'ın davacının iradesini fesada uğratacak, «haksız fiil» teşkil edecek bir eyleminin bulunduğunun yasal delillerle ispatlanamadığı, davalılar hakkında «dolandırıcılık» veya başka bir eylem teşkil edebilecek olan «haksız fiil sorumluluğundan» dolayı yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı ve haksız fiil teşkil edecek nitelikteki eylemlerin davacı tarafça yasal delillerle ispa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8384 E. 2011/8101 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu karardaMahkemece davacının, davalı şirkete ortak olduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca ortakların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalının davacı iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı bakımından ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 22.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7878 E. 2011/7677 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu karardaMahkemece davacının, davalı şirkete ortak olduğu, TTK'nun 405/2 nci maddesi uyarınca ortakların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalının davacı iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı bakımından ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 22.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8028 E. 2011/8097 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu kararda… ahkemece davacının, davalı şirkete ortak olduğu, TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca ortakların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticilerin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalıların davacı iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalılar bakımından ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 29.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8391 E. 2011/8100 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu karardaMahkemece davacının, davalı şirketlere ortak olduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca ortakların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalının davacı iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkındaki davanın esastan, diğer davalı bakımından ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 05.04.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7974 E. 2011/7679 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu karardaMahkemece davacının, davalı şirkete ortak olduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca ortakların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalının davacı iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı bakımından ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 29.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7878 E. 2011/7677 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu karardaMahkemece davacının, davalı şirkete ortak olduğu, TTK'nun 405/2 nci maddesi uyarınca ortakların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalının davacı iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı bakımından ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 22.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7808 E. 2011/7678 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu karardaMahkemece davacının, davalı şirkete ortak olduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca ortakların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalının davacı iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı bakımından ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 22.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12184 E. , 2015/12965 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ YOZGAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/01/2014
NUMARASI 2013/534-2014/78
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30/01/2014 gün ve 2013/534 - 2014/78 sayılı kararı bozan Daire'nin 29/05/2015 gün ve 2014/15310 - 2015/7246 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, TTK'nın 336. maddesi uyarınca davalı D.. U..'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne 84.000 DM karşılığı 84.509,80 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davacının davalı şirkette geçerli bir ortaklığının olduğu ve TTK hükümlerine göre sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceği, davalı D.. U..'ın davacının iradesini fesada uğratacak, haksız fiil teşkil edecek bir eyleminin bulunduğunun yasal delillerle ispatlanamadığı, davalılar hakkında dolandırıcılık veya başka bir eylem teşkil edebilecek olan haksız fiil sorumluluğundan dolayı yapılmış herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığı ve haksız fiil teşkil edecek nitelikteki eylemlerin davacı tarafça yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125733800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz