Sözleşmenin feshi | Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3202 E. 2015/11608 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borca batıklık↗ sözleşmenin devri↗ pay defterine tescil↗ hisse devir sözleşmesinin iptali↗ öğrenme tarihi↗ limited şirket pay devri↗ limited şirket hisse devri↗ hisse devri sözleşmesi↗ zamanaşımı başlangıcı↗ sözleşmenin iptali↗ pay devri↗ tasdik kararı↗ hile↗ şirket müdürü↗ hisse devri↗ zamanaşımı def'i↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ muvafakat↗ tbk 99↗ def'i↗ hak düşürücü süre↗ ihbar↗ limited şirket↗ harç↗ zamanaşımı↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıl
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': ['818/31']}
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacıların dava dışı şirket hisselerini devir almalarının yalnızca evrak üzerinde gerçekleştiği, fiilen hiçbir ticari faaliyette bulunmadıkları, davacıların 1.800.000 TL vergi cezası ile karşı karşıya kaldıklarında olayı öğrendikleri, şirket müdürü olan davacı Seda Dağdır hakkında önceki döneme ait çekler nedeniyle çeşitli davaların açıldığı, vergiye esas borcun 2006 yılına ait olduğunun 19/11/2011 tarihli vergi inceleme raporu ile anlaşıldığı, ihbarın 26/10/2011 tarihinde S. D.'a yapılması ile borca batıklık durumunun anlaşıldığı, öğrenme tarihi olan 26/10/2011 tarihinden sonra 1 yıllık yasal süre içerisinde davanın açıldığı, borca batık bir şirketin devredilmesinde davacıların yaşları, mevcut statüleri dikkate alındığında iradelerinin yanıltıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar (ayrı ayrı) vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemiz'in 02/12/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, limited şirket hisse devir sözleşmelerinin hile nedeniyle feshi ile şirketin davalılar adına hükmen tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlık şirket ile ortakları arasında olmayıp sözleşmeden kaynaklandığı gerekçesiyle zamanaşımı süresi 10 yıl kabul edilerek zamanaşımı def’i reddedilerek, sözleşmelerin iptal nedeni olarak gösterilen vergiye esas borcun hisse devir tarihinden önce 2006 yılına ait olduğunun 19.11.20011 tarihli vergi inceleme raporu ile anlaşıldığı, ihbarın 26.10.2011 tarihinde davacı Seda Dağdır’a yapılması ile borca batıklık durumunun anlaşıldığı, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık sürede davanın açıldığı kabul edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, limited şirket hissesini devir edenlerle devir alanlar arasında hisse devir sözleşmesine dayalı işbu davada zamanaşımı mülga BK.nun 126.maddesinde ( TBK. 147m.) düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Limited şirketlerde pay devri usulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenmiş olup, “Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder. Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, devre ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce tasdik edilmiş olması ve ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşir. Bu durumda, pay devri şirket pay defterine tescil ile tekemmül ettiğinden zamanaşımının başlangıç tarihi de devrin pay defterine tescil tarihinden başlar. Somut olayda, hisse devir sözleşmeleri pay defterine 31.1.2008 tarihinde tescil edildiğinden, dava konusu olayda 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmediği gibi mahkemenin kabulü gibi hile iddiası bakımından da mülga BK'nın 31.maddesindeki bir yıllık hak düşürücü sürede geçmeden dava açılmıştır. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olduğundan davalılar vekilinin bu yana ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.12.2014 gün 2013/18173- 2014/18819 sayılı kararının (2) nolu bendinin kaldırılmasına, davalılar vekilinin bozma ilamı (3) nolu bendindeki henüz incelenmesine geçilmeyen temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; her ne kadar mahkemece yapılan yargılama sonucu, borca batık bir şirketin devredilmesinde davacıların yaşları ve mevcut statüleri dikkate alındığında iradelerinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hile maddi vakıası ispat edilemediği gibi limited şirket hissesi devir alan davacıların, hisselerini devir aldığı şirketin vergi borcu olup olmadığını araştırma konumunda oldukları, 12.01.2007 tarihli Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmelerinde “ devre bahis hisselerin devir tarihine kadar olan bilumum vergi harç ve rüsumlarının devreden ortağa, devir tarihinden sonrakilerin ise devir alanlara ait olacağının “ kararlaştırıldığı, ortada hisse devir sözleşmesinin iptalini gerektiren hile durumunun sözkonusu olmadığı halde yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18173 E. 2014/18819 K.
Ortak:borca batıklık · öğrenme tarihi · şirket müdürü · zamanaşımı def'i · hisse devir sözleşmesi · def'i · ihbar · limited şirket · zamanaşımı 10 yıl · Sözleşmenin feshi | Tescil
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyuşmazlık şirket ile ortakları arasında olmayıp sözleşmeden kaynaklandığı gerekçesiyle «zamanaşımı» süresi 10 yıl kabul edilerek «zamanaşımı def»’i reddedilerek, «sözleşmelerin iptal» nedeni olarak gösterilen vergiye esas borcun hisse devir tarihinden önce 2006 yılına ait olduğunun 19.11.20011 tarihli vergi inceleme raporu ile anlaşıldığı, «ihbarın» 26.10.2011 tarihinde davacı Seda Dağdır’a yapılması ile «borca batıklık» durumunun anlaşıldığı, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık sürede davanın açıldığı kabul edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ak üzerinde gerçekleştiği, fiilen hiçbir ticari faaliyette bulunmadıkları, davacıların 1.800.000 TL vergi cezası ile karşı karşıya kaldıklarında olayı öğrendikleri, «şirket müdürü» olan davacı Seda Dağdır hakkında önceki döneme ait çekler nedeniyle çeşitli davaların açıldığı, vergiye esas borcun 2006 yılına ait olduğunun 19/11/2011 tarihli vergi inceleme raporu ile anlaşıldığı, «ihbarın» 26/10/2011 tarihinde S.
D.'a yapılması ile «borca batıklık» durumunun anlaşıldığı, «öğrenme tarihi» olan 26/10/2011 tarihinden sonra 1 yıllık yasal süre içerisinde davanın açıldığı, borca batık bir şirketin devredilmesinde davacıların yaşları, mevcut statüleri dikkate alındığında iradelerinin yanıltıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar (ayrı ayrı) vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemiz'in 02/12/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu kararda2- Dava, dava dışı «limited şirket» «hisse devir sözleşmelerinin» «ayıp» ve «gabin» nedeni ile iptali ve şirketin davalılar adına hükmen tescili istemine ilişkin olup, mahkemece, devir sözleşmesinin geçerlilik kazandığı tarih baz alınmak suretiyle uyuşmazlığın sözleşmeye dayalı olması nedeniyle uyuşmazlığın 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu gerekçesiyle davalıların «zamanaşımı def»’inin reddi ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu bağlamda, dava konusu «hisse devir sözleşmelerinin» 12.01.2007 tarihli oluşları, esasen «muacceliyetin» bu tarihten başlaması ve davanın da 17.01.2012 tarihinde açılmış bulunması nazara alınarak mahkemece, davalıların «zamanaşımı def»’inin değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
D..'a yapılması ile «borca batıklık» durumunun anlaşıldığı, «öğrenme tarihi» olan 26/10/2011 tarihinden sonra 1 yıllık yasal süre içerisinde davanın açıldığı, borca batık bir şirketin devredilmesinde davacıların yaşları, mevcut statüleri dikkate alındığında iradelerinin yanıltıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gabin · ayıp · muacceliyet
Benzer bu kararda2- Dava, dava dışı «limited şirket» «hisse devir sözleşmelerinin» «ayıp» ve «gabin» nedeni ile iptali ve şirketin davalılar adına hükmen tescili istemine ilişkin olup, mahkemece, devir sözleşmesinin geçerlilik kazandığı tarih baz alınmak suretiyle uyuşmazlığın sözleşmeye dayalı olması nedeniyle uyuşmazlığın 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu gerekçesiyle davalıların «zamanaşımı def»’inin reddi ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu bağlamda, dava konusu «hisse devir sözleşmelerinin» 12.01.2007 tarihli oluşları, esasen «muacceliyetin» bu tarihten başlaması ve davanın da 17.01.2012 tarihinde açılmış bulunması nazara alınarak mahkemece, davalıların «zamanaşımı def»’inin değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9143 E. 2014/14323 K.
Ortak:limited şirket hisse devri · hisse devri sözleşmesi · pay devri · hisse devri · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · muvafakat · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaDevir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, devre ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce «tasdik» edilmiş olması ve ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde «pay devri» gerçekleşir.
1-Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmelerinin» «hile» nedeniyle feshi ile şirketin davalılar adına hükmen tescili istemine ilişkindir.
Oysa, «limited şirket» hissesini devir edenlerle devir alanlar arasında «hisse devir sözleşmesine» dayalı işbu davada «zamanaşımı» mülga BK.nun 126.maddesinde ( TBK.
Benzer bu karardaBu bağlamda, 29.06.2010 tarihli «limited şirket hisse devri sözleşmesinde» devreden, devralan ise olup, dava konusu kararın da hisse devri sözleşmesinin tarafları olan anılanlar tarafından alınması karşısında esasen noterde yapılan hisse devri sözleşmesinin devreden açısından devre «muvafakat» niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.Bu nedenle iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirkette alınan dava konusu kararda artık oybirliği koşulunun aranmayacağı ve davacıların işbu davayı açmakta «hukuki yararlarının» bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ona …
Dava, «hisse devrine» ilişkin «limited şirket» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirket ortaklarından muris davalı şirketteki hisselerinin bir kısmını dava dışı diğer ortağa 29.06.2010 tarihli noterde yapılan «hisse devir sözleşmesi» ile devrettiği, bu devre bağlı olarak dava konusu 06.04.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının alındığı dosya kapsamı ile sabittir.
6762 sayılı TTK'nın 520'nci maddesi hükmünce bir payın devri, ortaklık hakkında ancak ortaklığa bildirilmek ve ortaklık «pay defterine kayıt» edilmek koşulu ile hüküm ifade eder.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklık sıfatı · ortaklar kurulu kararı · hukuki yarar · kâr payı
Benzer bu karardaDava, «hisse devrine» ilişkin «limited şirket» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirket ortaklarından muris davalı şirketteki hisselerinin bir kısmını dava dışı diğer ortağa 29.06.2010 tarihli noterde yapılan «hisse devir sözleşmesi» ile devrettiği, bu devre bağlı olarak dava konusu 06.04.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının alındığı dosya kapsamı ile sabittir.
Başka bir deyişle ortaklık «payının» devri,ortaklık «pay defterine» kaydedilmedikçe, devir alan kişi limited ortaklığa karşı, «ortaklık sıfatını» kazanamaz.
6762 sayılı TTK'nın 520'nci maddesi hükmünce bir payın devri, ortaklık hakkında ancak ortaklığa bildirilmek ve ortaklık «pay defterine kayıt» edilmek koşulu ile hüküm ifade eder.
Aynı zamanda ortaklık «payının» devir hususunun «pay defterine» kaydedilmesi için ortaklardan en az dörtte üçünün devre izin vermesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3202 E. , 2015/11608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/06/2013
NUMARASI 2012/35-2013/324
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/06/2013 gün ve 2012/35-2013/324 sayılı kararı bozan Daire’nin 02/12/2014 gün ve 2013/18173-2014/18819 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların hissedarı olduğu dava dışı T. Oyuncak Kırtasiye Basım Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki hisselerini 12/01/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi ile müvekkilleri ve dava dışı A.D.'a devrettiklerini, A.D.'ın da hissesini davacılardan S. D.'a devrettiğini, bu devirlerin 31/01/2008 tarihi itibariyle şirket kayıtlarına işlendiğini, müvekkillerinin dergi işi ile uğraştıklarını, oyuncak satışı ve ticareti ile ilgili bilgi sahibi olmadıklarını, ticaret tecrübelerinin bulunmadığını, şirkete ait defter ve belgeleri incelemediklerini, şirket devrini alınmasının dışında hiçbir ticari faaliyette bulunmadıklarını, SGK ve vergi dairesinden gelen ceza karşısında içine düştükleri durumun farkına vardıklarını, müvekkillerinin kandırıldıklarını ileri sürerek, hisse devrine ilişkin sözleşmenin ayıp ve gabin nedeniyle feshine ve şirketin davalılar adına hükmen tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. O.. vekili ve davalı T.. K.., sözleşmenin 12/01/2007 tarihinde yapıldığını, davanın ise 17/01/2012 tarihinde açıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların hisseleri devir tarihi itibariyle aktif ve pasifi ile birlikte devir aldıklarını, vergi borçlarının sonraki döneme ait olduğunu savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların dava dışı şirket hisselerini devir almalarının yalnızca evrak üzerinde gerçekleştiği, fiilen hiçbir ticari faaliyette bulunmadıkları, davacıların 1.800.000 TL vergi cezası ile karşı karşıya kaldıklarında olayı öğrendikleri, şirket müdürü olan davacı Seda Dağdır hakkında önceki döneme ait çekler nedeniyle çeşitli davaların açıldığı, vergiye esas borcun 2006 yılına ait olduğunun 19/11/2011 tarihli vergi inceleme raporu ile anlaşıldığı, ihbarın 26/10/2011 tarihinde S. D.'a yapılması ile borca batıklık durumunun anlaşıldığı, öğrenme tarihi olan 26/10/2011 tarihinden sonra 1 yıllık yasal süre içerisinde davanın açıldığı, borca batık bir şirketin devredilmesinde davacıların yaşları, mevcut statüleri dikkate alındığında iradelerinin yanıltıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar (ayrı ayrı) vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemiz'in 02/12/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, limited şirket hisse devir sözleşmelerinin hile nedeniyle feshi ile şirketin davalılar adına hükmen tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlık şirket ile ortakları arasında olmayıp sözleşmeden kaynaklandığı gerekçesiyle zamanaşımı süresi 10 yıl kabul edilerek zamanaşımı def’i reddedilerek, sözleşmelerin iptal nedeni olarak gösterilen vergiye esas borcun hisse devir tarihinden önce 2006 yılına ait olduğunun 19.11.20011 tarihli vergi inceleme raporu ile anlaşıldığı, ihbarın 26.10.2011 tarihinde davacı Seda Dağdır’a yapılması ile borca batıklık durumunun anlaşıldığı, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık sürede davanın açıldığı kabul edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, limited şirket hissesini devir edenlerle devir alanlar arasında hisse devir sözleşmesine dayalı işbu davada zamanaşımı mülga BK.nun 126.maddesinde ( TBK. 147m.) düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Limited şirketlerde pay devri usulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenmiş olup, “Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder. Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, devre ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce tasdik edilmiş olması ve ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşir.
Bu durumda, pay devri şirket pay defterine tescil ile tekemmül ettiğinden zamanaşımının başlangıç tarihi de devrin pay defterine tescil tarihinden başlar. Somut olayda, hisse devir sözleşmeleri pay defterine 31.1.2008 tarihinde tescil edildiğinden, dava konusu olayda 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmediği gibi mahkemenin kabulü gibi hile iddiası bakımından da mülga BK'nın 31.maddesindeki bir yıllık hak düşürücü sürede geçmeden dava açılmıştır. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olduğundan davalılar vekilinin bu yana ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.12.2014 gün 2013/18173- 2014/18819 sayılı kararının (2) nolu bendinin kaldırılmasına, davalılar vekilinin bozma ilamı (3) nolu bendindeki henüz incelenmesine geçilmeyen temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; her ne kadar mahkemece yapılan yargılama sonucu, borca batık bir şirketin devredilmesinde davacıların yaşları ve mevcut statüleri dikkate alındığında iradelerinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hile maddi vakıası ispat edilemediği gibi limited şirket hissesi devir alan davacıların, hisselerini devir aldığı şirketin vergi borcu olup olmadığını araştırma konumunda oldukları, 12.01.2007 tarihli Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmelerinde “ devre bahis hisselerin devir tarihine kadar olan bilumum vergi harç ve rüsumlarının devreden ortağa, devir tarihinden sonrakilerin ise devir alanlara ait olacağının “ kararlaştırıldığı, ortada hisse devir sözleşmesinin iptalini gerektiren hile durumunun sözkonusu olmadığı halde yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.12.2014 tarih 2013/18173-2014/18819 karar sayılı bozma kararı (2) nolu bendinin kaldırılmasına, davalılar vekilinin bozma ilamında henüz incelenmesine geçilmeyen temyiz itirazlarının incelenmesine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124028400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz