6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Dolaşıma girmiş dövizli bononun 32 Sayılı Karar Tebliği'nden istisnası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/914 E. 2023/1013 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Gerekçe özeti

Gayrimenkul satışına dayalı olarak düzenlenmiş dövizli bir kıymetli evrakın, lehdar tarafından tahsil amacıyla üçüncü bir kişiye/bankaya ciro edilmesi, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in 8. maddesinin 21. fıkrası anlamında senedin dolaşıma girmesi sonucunu doğurur; bu durumda senet, döviz bedeli üzerinden geçerliliğini korur ve sözleşme bedelinin TL'ye dönüştürülmesine ilişkin Tebliğ hükümlerine tabi olmaz.

Ele alınan sorunlar

Tahsil cirosuyla verilen dövizli bononun Tebliğ m.8/21 istisnası kapsamında dolaşıma girip girmediği → ret

İddia: Davacı vekili, bonoda yapılan tahsil cirosunun bononun dolaşıma girdiği anlamına gelmeyeceğini, Tebliğ hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve fazla ödenen bedelin TL üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tebliğ'in 8. maddesinin 1. fıkrası, Türkiye'de yerleşik kişiler arasında akdedilen gayrimenkul satış sözleşmelerinde bedelin döviz cinsinden kararlaştırılamayacağını düzenlemekte; ancak eklenen 21. fıkra, bu kapsamdaki sözleşmeler için düzenlenen kıymetli evrakların, geçici 8. madde yürürlüğe girmeden önce düzenlenip dolaşıma girmiş olmaları halinde bu hükümden istisna tutulacağını öngörmektedir. Bu istisna, dolaşıma girmiş yani lehdarın elinden çıkıp üçüncü kişilere ciro edilmiş kıymetli evrakların hukuki güvenliğinin temini amacına dayanmaktadır. Somut olayda davacı tarafından düzenlenip lehdara teslim edilen bononun, lehdar tarafından tahsil amacıyla dava dışı bir bankaya ciro edilmesi, senedin Tebliğ m.8/21 anlamında dolaşıma girmesi sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle bono, döviz bedeli üzerinden geçerliliğini muhafaza etmekte ve Tebliğ hükümlerine tabi olmamaktadır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin, bononun dolaşıma girdiği ve Tebliğ kapsamında olmadığı, bu sebeple fazla ödenmiş bir bedel bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Dövizli bononun tahsil amacıyla ciro edilmesinin, 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ m.8/21 istisnası kapsamında 'dolaşıma girme' sayılıp sayılmayacağı hususunda somut bir değerlendirme içermesi nedeniyle bölgesel ve ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bono tahsil cirosu dolaşım (ciro) Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar döviz cinsinden sözleşme yasağı gayrimenkul satış sözleşmesi geçici madde istisnası

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/914

KARAR NO 2023/1013

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/10/2020

NUMARASI 2020/13Esas 2020/402 Karar

DAVA

Alacak (Taşınmaz Satımı Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/06/2023

Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan taşınmaz satın almak için USD para birimi üzerinden bono düzenleyerek davalıya verdiğini, bedeli ödenmiş olan davaya konu 300.000-USD bedelli bononun dava dışı ... Bankası A.Ş.'ye tahsil cirosuyla devredildiğini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğin geçici 8. maddesine göre tahsil cirosunun dolaşıma girme anlamına gelmeyeceğini ileri sürerek, Tebliğ kapsamında yapılan dönüşüm neticesinde davalıya fazla ödenmiş 254.274-TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davaya konu bononun dolaşıma girdiğini ,tebliğ kapsamına girmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bononun dolaşım özelliğinin ciro edilmekle başlayacağı ve bononun arka yüzünde lehtar şirketin beyaz cirosuyla dolaşıma girdiği düzenlenen kıymetli evrakın Tebliğ kapsamında olmadığı ,bu sebeble fazla ödenen bir bedel olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, davaya konu bonoda yapılmış olan tahsil cirosunun bononun dolaşıma girdiği anlamına gelmediğini ve davada uygulanması gereken Tebliğin işbu davada uygulanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, USD bedel ile düzenlenmiş olan bononun Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın geçici 8 inci maddesi kapsamında olmadığından bahisle bedelin Türk Lirası üzerinden kabulüyle para cinsi farklılığı sebebiyle, fazla ödendiği iddia edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir. 06/10/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018-32/51) ile mülga 8 inci maddesi başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş, “Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler" başlıklı yeni maddenin 1. fıkrası "Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, konusu serbest bölgeler dahil yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar." şeklinde düzenlenmiştir.

Sonrasında 16/11/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin (Tebliğ No: 2018-32/52), 8/2/2008 tarihli ve 26801 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)"in 8 inci maddesinin 1. fıkrası "Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar." ile istisna hükmü getiren ve önceki düzenlemede bulunmayan 21.

fıkrası ise "Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayan sözleşmeler kapsamında düzenlenecek kıymetli evraklarda yer alan bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkün değildir. Ancak, 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenmiş ve dolaşıma girmiş bulunan bu kapsamdaki kıymetli evraklar anılan geçici madde hükmünden istisnadır." hükümlerini içermektedir. Somut olayda, taraflar arasında noterde satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiş ve her iki taşınmaz da 16/01/2018'de satış suretiyle davacı adına tapuda tescil edilmiştir.

Söz konusu sözleşme gereğince davacının davalıya verdiği 300.000-USD bedelli, 19/08/2016 düzenleme ve 15/12/2018 vade tarihli bononun, tahsil için lehdar tarafından dava dışı ... Bankasına ciro edildiği ve bononun 18/12/2018'de tahsil edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda zikredilmiş olan Tebliğde yapılan değişiklikle eklenmiş m.8/21'de dolaşıma girmiş yani lehdarın elinden çıkıp üçüncü kişilere ciro edilmiş kıymetli evrakların hukuki güvenliğinin temini için belirtilen Tebliğ hükümlerine tabi olmadığı, yani döviz bedelinin Türk Lirasına çevrilmeyeceği ve döviz bedeli üzerinden geçerliliğini muhafaza edeceği kabul edilmiştir. Bu nedenlerle, davacı tarafından düzenlenerek lehdara teslim edilmiş olan bononun ciroyla tahsil için dava dışı bankaya verilmesiyle senedin Tebliğ m.8/21 anlamında dolaşıma girdiği anlaşıldığından, mahkemece verilen ret kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 120,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.22/06/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/123608 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4720 E. 2024/6367 K. · Onandı

Beyaz ciro ile dolaşıma giren bono döviz dönüşüm tebliği kapsamında değildir

Gerekçe özeti

Kıymetli evrakın dolaşım özelliği ciro ile başlar; döviz üzerinden düzenlenen bononun arka yüzünde lehtarın beyaz cirosu bulunuyorsa bono dolaşıma girmiş sayılır ve Türk Parası Kıymetini Koruma mevzuatı uyarınca Türk parasına dönüşüme ilişkin Tebliğ kapsamı dışında kalır; bu hâlde dönüşüm nedeniyle fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle istirdat talep edilemez.

Emsal değeri

Dövizli bononun beyaz ciro ile dolaşıma girmesi hâlinde Türk parasına dönüşüme ilişkin Tebliğ kapsamı dışında kaldığı ve fazla ödeme iddiasına dayalı istirdat talebinin dinlenemeyeceği bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: bono beyaz ciro tahsil cirosu kıymetli evrakın dolaşıma girmesi Türk Parası Kıymetini Koruma mevzuatı istirdat

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/4720 E.  ,  2024/6367 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/914 Esas, 2023/1013 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/13 E., 2020/402 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan taşınmaz satın almak için USD para birimi üzerinden bono düzenleyerek davalıya verdiğini, bedeli ödenmiş olan davaya konu 300.000,00 USD bedelli bononun dava dışı Türkiye Garanti Bankası A.Ş.'ye tahsil cirosuyla devredildiğini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğin geçici 8 inci maddesine göre tahsil cirosunun dolaşıma girme anlamına gelmeyeceğini ileri sürerek, tebliğ kapsamında yapılan dönüşüm neticesinde davalıya fazla ödenmiş 254.274,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu bononun dolaşıma girdiğini, tebliğ kapsamına girmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, bononun dolaşım özelliğinin ciro edilmekle başlayacağı ve bononun arka yüzünde lehtar şirketin beyaz cirosuyla dolaşıma girdiği, düzenlenen kıymetli evrakın Tebliğ kapsamında olmadığı, bu sebeble fazla ödenen bir bedel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararınun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar nedeniyle fazla ödendiği iddia edilen paranın istirdadı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin 218-32/51 sayılı Tebliğ.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.