Ticari vekilin mal teslimine ilişkin yetkisi para tahsiline de yetki verir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/104 E. 2023/723 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Bir ticari işletmenin, mal teslimini işletmenin alışılmış işlemleri kapsamında sürekli olarak yürüten ve irsaliyeli faturalarda teslim eden sıfatıyla imzası bulunan kişisi, TBK 551 uyarınca ticari vekil sayılır; bu yetki, ayrıca açık bir yetkilendirme aranmaksızın mal bedelinin tahsilini de kapsar. Böyle bir kişinin verdiği ödeme makbuzlarındaki imzanın gerçekliği tartışmasız ise ve borçlu bu makbuzları sunmuşsa, ödeme savunması ispatlanmış sayılır; borçlunun ayrıca kendi ticari defterleriyle bu ödemeyi ispat etmesi gerekmez.
Ele alınan sorunlar
İcra dairesinin yetkisine itiraz → ret
İddia: Davalı vekili, yetkili icra müdürlüğünün Kızıltepe İcra Müdürlüğü olduğunu, yetki itirazının incelenmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 50, TBK 89 ve HMK 10. maddeleri kapsamında para alacağının tahsiline ilişkin başlatılan takipte davacı alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra müdürlüğü yetkilidir. TBK 89 gereğince para alacaklarında alacaklının ikametgahı icra dairesi yetkili olduğundan, ilk derece mahkemesince icra dairesinin yetkisine itirazın reddine karar verilmesi doğru olup, bu husus istinaf incelemesinde ayrıca tartışılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Usulsüz tebligat iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin işi terk ederek adres değiştirdiğini, bu nedenle savunma ve ticari defter sunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava 14.02.2018 tarihinde açılmış, dava dilekçesi davalının mernis adresine tebliğe çıkarılmış, tebligat bila dönmesi nedeniyle Tebligat Kanunu 21. madde gereğince 14.03.2018 tarihinde mahalle muhtarına teslim edilmiştir. Davalının mernis adresine göre dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Bu tarihte davalının işi terk etmesi adres değişikliği anlamına gelmez; davalı ancak 07.08.2018 tarihinde Diyarbakır'a taşınarak mernis adresini değiştirmiş, bunu mahkemeye bildirmemiştir. Bu nedenle bilirkişi raporuna ilişkin tebligatın eski mernis adresine yapılması geçerlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ödeme makbuzlarındaki imza sahibinin (dava dışı kişinin) tahsilata yetkili olup olmadığı → kabul
İddia: Davalı vekili, ödeme makbuzlarında imzası bulunan kişinin davacı şirketin unlu mamullerini teslim eden ve peşin tahsilat yapan, bu yönüyle yetkili olduğu sabit bir kimse olduğunu, ancak mahkemenin bu belgelerin gerçekliği ve söz konusu kişinin şirketi temsilen mal teslim edip bedelini alıp almadığı yönünde inceleme yapmadan karar verdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 551. maddesine göre ticari vekil, ticari işletme sahibinin ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin işletmesini yönetmek veya bazı işlerini yürütmek üzere yetkilendirdiği kişidir ve bu yetki işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Dosyaya sunulan davacı irsaliyeli faturalarının tamamında malı teslim eden kısmında matbu olarak dava dışı kişinin adı ve imzası bulunmakta, taraflar arasında yıllara yayılmış uzun süreli ticari ilişki mevcuttur; davacının ticari defterlerine göre davalının ticari ilişki süresince dava konusu makbuzlarda olduğu gibi başka ödemeleri de bulunmaktadır. Mal teslimini alışılmış biçimde yürüten kişinin aynı zamanda para tahsiline de yetkili olduğunun kabulü gerekir. Ödeme makbuzlarındaki imzaların bu kişiye ait olmadığı ileri sürülmemiş, yalnızca ödeme almaya yetkili olmadığı iddia edilmiştir. Davacı adına mal teslimi yapan ticari vekilin mal bedelini de tahsile yetkili olduğunun kabulü gerektiğinden, davalı ödeme iddiasını ispat etmiştir; ilk derece mahkemesinin davalının ödemeyi ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermesi yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, sürekli mal teslimini yürüten ve faturalarda teslim eden sıfatıyla imzası bulunan kişinin TBK 551 kapsamında ticari vekil sayılacağı ve bu yetkinin para tahsilini de kapsadığı yönündeki tespiti, benzer ticari ilişkilerde ödeme savunmasının ispatı bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Para alacağının tahsiline ilişkin icra takiplerinde, İİK 50, TBK 89 ve HMK 10. maddeleri gereğince davacı alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi yetkilidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari vekil↗ itirazın iptali↗ icra takibine itiraz↗ yetki itirazı↗ ticari defterlerin ispat gücü↗ mernis adresine tebligat↗ ödeme savunması ve ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/104
KARAR NO 2023/723
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/09/2020
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalının müvekkilinden bir kısım ticari ürünler aldığını, fakat bedelini ödemediğini, verilen ürünler için düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun, kendisine tebliğ edilen faturalara süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, tüm taleplere ve geçen süreye rağmen borcunu ödemeyen davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçlunun bu defa da takibe açıkça haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün yetkisine itirazının yersiz olduğunu, zira, dava konusu borcun satış bedelinin ödenmesine ilişkin olup götürülecek borçlardan olduğunu, davalı borçlunun borca ve takibe itirazının haksız olduğunu belirterek , davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, taraflar arasında yazılı olmayan sözleşme kapsamında mal satışına ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davalının celp edilen ticaret sicil kaydında sicil kaydı olmadığı belirtilmiş ise de vergi dairesi kayıtlarında davalının toptan ticaret yaptığının belirtildiği, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede davalının 2017 yılı faaliyetinin anılan yıla ilişkin Bakanlar Kurulu tarafından belirtilen sınırı aştığı ve davalının bilanço usulüne göre defter tutması ve dolayısı ile tacir olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının incelenen 2017-2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu ve davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibari ile 14.999,11-TL alacaklı olduğu, davalının ise inceleme gününe ilişkin ticari defterlerini hazır etmesi için yapılan defterlerini hazır etmediğini, dolayısı ile davalının ticari defterlerinin incelenemediği, davalı taraf her ne kadar davaya yanıt vermemiş ise de icra takibine sunmuş olduğu itirazlarında davacı şirkete ait 08/05/2017 tarihli 7.000-TL ve 08/05/2017 tarihli 8.000-TL tutarındaki tahsilat makbuzlarını dilekçe ekine sunduğu, ödeme savunması kapsamında ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, söz konusu makbuzların altında icra takip dosyasının diğer borçlusu ...
isimli şahsın adının yazılı olduğu ve adı üzerinde ıslak imzasının bulunduğu, söz konusu makbuzların davacı tarafından verildiğine ilişkin kesin nitelikte bir delil olmadığı gibi davacının ticari defterlerinde anılan tahsilatlara ilişkin de bir kaydın yer almadığı, dolayısı ile ödeme makbuzlarının asıl olduğu kabul edilse bile davalının kendi kayıtları ile bu savunmasını ispat etmesi gerektiği ancak defter ve kayıtlarını sunmamış olması nedeniyle savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle takibe yapılan itirazın 14.999,11-TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla istemin reddine,davacı alacağının % 20 si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, müvekkilinin yetki itirazında bulunduğunu, ön inceleme tutanağında dava şartı noksanlığının incelenmesi gerektiğini, tespiti yapıldığını ancak yetki itirazı konusunda karar verilmediğini, yetkili icra müdürlüğünün Kızıltepe İcra Müdürlüğü olduğunu, müvekkili hakkında açılan davada kararın davacı tarafça icra takibine konu edilip haciz işlemi yapıldığında haberdar olduklarını, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, 15.08.2017 tarihinde işi terk ettiğini ve Kızıltepe ilçesinden ayrılarak Diyarbakır iline döndüğünü, ticari defterlerini sunma ve savunma yapma hakkının kısıtlandığını, faturaların bir çoğunun müvekkiline tebliğ edilmediği yönündeki tespitlerin dikkate alınmadığını, müvekkili tarafından icra takip dosyasına sunulan belgeler ile ispat külfetinin müvekkiline geçtiği kabul edilse dahi, makbuzlarda imzası bulunan ...'in müvekkilinin faaliyet gösterdiği Kızıltepe ilçesi ve bu ilçenin bağlı olduğu Diyarbakır bölgesinde davacı şirketin unlu mamullerini tüm alıcı ve şubelere teslim eden bu teslimat ile birlikte peşin tahsilat yapan davacı tarafın kestiği fatura ve irsaliyelerde teslim ve tesellümde imzası bulunan bu yönü ile yetkili olduğu sabit olan bir kimse olduğunu, ancak mahkeme tarafından bu belgelerin gerçekliği adı geçen şahsın şirketi temsilen mal teslim edip peşinen bedelini alıp almadığı yönünde bir inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Açılan dava, ticari mal alım satımından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davacı ... San.ve Tic. A.Ş.'nin ... ve davalı ... hakkında başlattığı icra takibinde davalının 02.10.2017 tarihli itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesince 12.02.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında İİK 50., TBK 89. ve HMK 10. maddeleri kapsamında para alacağının tahsiline ilişkin başlatılan takipte davacı alacaklının adresinin bulunduğu yer icra müdürlüğünün yetkili olduğu değerlendirilerek icra dairesinin yetkisine itirazın reddine karar verildiği ,TBK 89.
madde gereğince para alacaklarında alacaklının ikametgahı icra dairesi yetkili olduğundan davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazının incelenmediğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Eldeki davanın 14.02.2018 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde davalının mernis adresine göre tebligatın "... Mah. ... sok....Kızıltepe/ Mardin" adresine çıkarıldığı, tebligatın bila dönmesi nedeni ile TK 21.maddeye göre çıkarılan tebligatın 14.03.2018 tarihinde mahalle muhtarına teslim edildiği, davalının mernis adresine göre dava dilekçesinin ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edildiği, bu tarihte davalının işi terk etmesi adresini değiştirdiği anlamına gelmediği ,bu tarihten sonra davalının 07.08.2018 tarihinde Diyarbakır iline taşınarak mernis adresini değiştirdiği ancak mahkemeye bildirmediği anlaşılmakla bilirkişi raporuna ilişkin tebligatın eski mernis adresine yapılmasının geçerli olduğu, davalı vekilinin usulsüz tebligata ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı icra dairesine yaptığı itirazında davalı çalışanına yaptığı imzalı ödeme makbuzlarını ibraz ederek borca itiraz etmiştir. Ödeme makbuzları davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunmamaktadır.Davacı vekili ;
30. 04.2019 tarihli dilekçesinde icra takibi öncesinde davalının borcu ödediğini ileri sürdüğünü ,fakat ...'in tahsilatı yapmadığını beyan ettiği , bu nedenle her ikisine de icra takibi başlatıldığı, davalının ödemeyi yapıp yapmadığı ve yapsa dahi dava dışı ...'in şirketin yetkili personeli olmadığı için davanın sadece davalıya yöneltildiği beyan etmiştir. Davacı tarafın incelenen 2016-2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerine göre taraflar arasında yıllara yayılmış uzun süreli bir ticari ilişki bulunduğu belirlenmiştir.Dosyaya sunulan davacı irsaliyeli faturalarının incelenmesinde hepsinde malı teslim eden kısmında matbu olarak ...'in adı ve imzası bulunmaktadır.Ticari ilişkinin devam ettiği süre boyunca davacı şirket nam ve hesabına davalıya emtia teslimatı yaptığı anlaşılmaktadır.
TBK 551.maddede düzenlenmiş olup ticari vekil, ticari işletme sahibinin ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin işletmesini yönetmek veya işletmenin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir. Bu yetki işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. İncelenen ticari defterlere göre Davalı ...'ın ticari ilişkinin devamı süresince davaya konu makbuzlarda olduğu gibi ödemelerinin mevcut olduğu, Hal böyle olunca dava dışı ...'in mal teslimi yapmaya yetkili olduğu gibi para tahsili hususunda da yetkili olduğunun kabulü gerekmektedir.Davalının icra takibine itiraz ederken ibraz ettiği 08,05.2017 tarihli, 1712736 nolu ve 7.000-TL bedelli ve 08.05,2017 tarihli, 1712737 nolu ve 8.000- TL bedelli iki adet tahsilat makbuzundaki imzaların ...'e ait olmadığı ileri sürülmemiştir.
Ödeme almaya yetkili olmadığı ileri sürülmüştür. Davacı adına mal teslimi yapan ticari vekilin mal bedelini de tahsile yetkili olduğunun kabulü gerektiğinden davalının ödeme iddiasını ispat ettiği ve açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken davalının ödemeyi ispat edemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, kararın kaldırılarak itirazın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2020 tarih 2018/188 Esas - 2020/539 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İtirazın iptali isteminin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 179,90-TL harcın; davacı tarafından peşin yatırılan 181,17-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1,27-TL'nin davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 257-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
11/05/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/121376 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi