6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takip sonrası fatura/ödeme ile mahsup: itirazın iptalinde kısmi kabul zorunluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/793 E. 2023/977 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, alacağın takip tarihinden sonra gerçekleşen fatura düzenlemesi, mal iadesi veya ödeme yoluyla mahsup edilmesi, takip tarihi itibariyle mevcut olan asıl alacak miktarını ve davacının o tarihteki iyiniyetini etkilemez; ancak dava tarihi itibariyle kalan bakiye alacak miktarı, itirazın iptali talebinin kabul edileceği miktarı belirler ve bu miktarın takip talebinden az olması halinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine karar verilmesi, buna göre vekalet ücreti ve yargı giderinin hesaplanması gerekir; davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi, kısmi ret gerektiren durumlarda hatalıdır. Takip tarihinden sonraki mal iadesi/ödeme iddiası, davalı tarafça delille ispatlanmadıkça ve ilk derecede ileri sürülmedikçe istinafta dinlenemez; davaya cevap vermeyen ve delil sunmayan davalının bu tür iddiaları asılsız kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Takip sonrası mahsubun davanın kabul/ret oranına etkisi → kısmi kabul

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin mal iadeleri ve ödemeleri nedeniyle borcunun 10.000-TL olduğunu, bu nedenle takibin 24.686,94-TL'lik kısmının reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu asıl alacak miktarı, itirazın iptali talebinin ve buna bağlı icra inkar tazminatının hesaplanmasında esas alınması gereken miktardır. Davada harca esas değer takip tarihindeki asıl alacak (34.686,94-TL) üzerinden gösterilerek dava açılmış, ancak dava tarihi itibariyle kalan asıl alacak miktarının (takipten sonraki fatura ve ödemelerle azalan) 18.796,93-TL olduğu belirlenmiştir. Bu durumda, borçtan mahsup edilen miktar kadar davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın tümüyle kabul edildiği varsayılarak hüküm kurulması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, yargı giderinin de davanın tümüyle kabulü esas alınarak hesaplanması hatalıdır. Mahkemece yapılan bu hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmaksızın, kararın kaldırılıp yeniden karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Davalının mal iadesi/ödeme iddiasının ispatlanamaması → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirket çalışanına mal iadesi yaptığını ve bu nedenle borcunun 10.000-TL olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının haricen tahsil beyanının aslında icranın feragati niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 357/1 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz. Davalı taraf davaya hiç cevap vermemiş, faturalara itiraz etmemiş, dosyaya icra takibine konu itirazını haklı gösterecek veya istinaf başvuru dilekçesinde değindiği hususlara ilişkin herhangi bir delil sunmamış ve kendi aleyhine olan bilirkişi raporuna karşı da bir itirazda bulunmamıştır. Davalı vekilinin, müvekkilinin borcunun 10.000-TL olduğuna ve mal iadesi yaptığına ilişkin iddiası ispatlanamamıştır. Davaya konu faturalar davalıya gönderilmiş ve davalı bunlara itiraz etmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Takipten sonraki mahsubun kötüniyet tazminatına etkisi → ret

İddia: Davalı vekili, reddedilen miktar üzerinden davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: 28/12/2017 tarihinde düzenlenen faturalar davacı tarafça kabul edilerek cari hesaba kayıt edilmiştir. Borç miktarının icra takip tarihinden sonra gerek mal iadesi gerekse nakit ödeme ile azalmasının sonuca bir etkisi olmayacaktır. Davacının başlattığı takip tarihi itibariyle takipte talep olunan asıl alacak kadar borçlu olduğu belirlendiğinden, mal iadesinin takipten sonraki bir dönemde gerçekleşmiş olması sebebiyle takip tarihi itibariyle davacı-alacaklının kötüniyetli olduğu kabul edilemeyecektir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İtirazın iptali davalarında, itirazın iptaline esas alınacak alacak miktarının takip tarihi mi yoksa dava tarihi mi esas alınacağı ve takip sonrası mahsup işlemlerinin davanın kabul/ret oranına nasıl yansıtılacağı hususunda yol gösterici niteliktedir; ayrıca cevap vermeyen ve delil sunmayan davalının istinafta ileri sürdüğü ispatsız iddiaların (HMK 357/1 kapsamında) dinlenemeyeceğine dair uygulamayı yansıtır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra inkar tazminatı kötüniyet tazminatı cari hesap mahsup harca esas değer kısmi kabul-kısmi ret

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 357/1HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/793

KARAR NO 2023/977

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/11/2020

NUMARASI 2018/118 Esas 2020/670 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/06/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya içecek ürünleri sattığını ancak davalının cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı ilamsız icra takip dosyasıyla takibe başlandığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takip tarihinden sonraki mahsup işleminin cari hesaba yansıtılarak takip dosyasına da 13.098,01-TL için haricen tahsilat beyanında bulunulduğunu, takipten sonra yapılan haricen ve malen ödemelerin de icra dairesine bildirildiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının 04/12/2017 takip tarihi itibariyle davalıdan 34.686,94-TL alacaklı olduğu, takipten sonra davalının 13.098,01-TL bedelli davacı adına 4 adet fatura düzenlediği, ayrıca davalının davacıya 2.792,36-TL banka ödemesi yaptığından, faturalar ve ödemeden sonra davacının 18.796,93-TL bakiye alacağının kaldığı; taleple bağlı kalınarak icra takibinde istenilen 102,64-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu ve davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 18.796,57-TL asıl alacak, 102,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.899,21-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine ve alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.779,84-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirket çalışanına 3.000-TL'lik mal iadesi yaptığını fakat bu iadenin çalışanı tarafından şirkete bildirilmediğini, yine 5.800-TL mal iadesi yapıldığını, bu iadelerle birlikte müvekkilinin borcunun 10.000-TL olduğunun söylendiğini, davacının 13.098,01-TL'lik haricen tahsil bildirimini müvekkilinin iade malları için kabul edilen miktar olduğunu, bunun da haricen tahsil olarak değil icranın feragati anlamına geldiğini; müvekkilinin 4 adet fatura kesmesi işleminin işbu davaya konu edilmesinin doğru olmadığını; müvekkilinin borcunun 10.000-TL olması sebebiyle takibin 24.686,94-TL'si için reddine; red edilen miktar üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve müvekkili lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, harç ve masrafların da buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek,kararın kaldırılmasına, davanın 24.686,94-TL için reddine ve reddedilen kısmın %20'si oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı ilamsız icra takip dosyasında takip tarihinin 04/12/2017, asıl alacağın 34.686,94-TL, işlemiş faizin 102,64-TL olmak üzere toplam 34.789,58-TL'nin tahsilinin talep edildiği, takip dayanağının 08/07/2017, 19/07/2017 ve (iki adet) 01/08/2017 tarihli 4 adet fatura olduğu belirlenmiştir.Davacı-alacaklı vekili, icra takibinden sonra ve işbu davanın açıldığı gün (dava dilekçesi havale saati 11:49) 07/02/2018'de (davadan önce saat 09:55'te) sunduğu dilekçe ile borçlu-davalının 13.098,01-TL haricen ve malen ödeme yaptığını, takibin kalan bakiye yönünden devamını talep ettiklerini belirtmiştir.

Ayrıca davanın açılışında harca esas değer 34.687-TL üzerinden gösterilmiş ve harç ödemesi yapılmıştır. Yargılama aşamasında davacının ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki cari hesaba göre takip tarihi olan 04/12/2017 itibariyle davacının davalıdan (takip tarihindeki asıl alacak olan) 34.686,94-TL alacaklı olduğu, 28/12/2017'de yani davadan önce davalının davacıya 13.098,01-TL toplam bedelli 4 adet fatura düzenlediği ve davacının bu faturaları kayıtlarına alması nedeniyle alacağın önce 21.588,93-TL'ye düştüğü, akabinde kısmi ödeme ile dava tarihi olan 07/02/2018'de davacının davalıdan olan alacağının 18.796,93-TL olduğu hesaplanmıştır. Mahkemece bu miktar 18.769,57-TL olarak kabul edilmiş ve istinaf edenin sıfatına göre bu miktarın itirazın iptali hükmüne esas takipteki asıl alacak miktarı ve davalı takipten önce temerrüde düşürüldüğünden işlemiş faiz miktarının da 102,64-TL olarak hesaplanması yerindedir.

Buna karşın davadaki harca esas değer 34.686,94-TL olduğu belirtilerek dava açıldığı ve itirazın iptali talep edildiği ancak kalan asıl alacak miktarının dava tarihi itibariyle 18.796,93-TL olduğu gözetildiğinde, borçtan mahsup edilen 13.098,94-TL kadar davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu cümleden olarak, mahkemece davanın kısmen kabulüne-reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilerek, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanması gerekirken davanın tümüyle kabul edildiği varsayılarak hesaplanması doğru olmamıştır. HMK 357/1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesi'nde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz.

Davacı tarafından düzenlenen davaya konu alacağa ilişkin faturaların davalıya gönderildiği anlaşılmıştır. Ancak davalı taraf davaya hiç cevap vermemiş, faturalara itiraz etmemiş, dosyaya icra takibine konu itirazını haklı gösterecek veya istinaf başvuru dilekçesinde değindiği hususlara ilişkin her hangi bir delil sunmamış ve kendi aleyhine olan bilirkişi raporuna karşı da bir itirazda bulunmamıştır. Davalı vekili, müvekkilinin icra takibi kapsamında davalıya olan borcunun 10.000-TL olduğunu ve müvekkilinin davalıya mal iadesi yaptığını belirtmişse de bu konudaki iddia ispatlanamamıştır. Ayrıca yukarıda da belirtildiği gibi 28/12/2017 tarihinde düzenlenen faturalar, davacı tarafça kabul edilerek cari hesaba kayıt edilmiştir.

Borç miktarının icra takip tarihinden sonra gerek mal iadesi, gerekse nakit ödeme ile azalmasının sonuca bir etkisi olmayacaktır. Davacının başlattığı takip tarihi itibariyle takipte talep olunan asıl alacak kadar borçlu olduğu belirlendiğinden, mal iadesinin takipten sonraki bir dönemde gerçekleşmiş olması sebebiyle takip tarihi itibariyle davacı-alacaklının kötüniyetli olduğu kabul edilemeyecektir. Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilmesine; itirazın kısmen iptaline, likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazla istemin ve davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/118 Esas 2020/670 Karar sayılı 12/11/2020 tarihli kararının, HMK m.353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 18.796,57-TL asıl alacak ve 102,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.899,21-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan 3.779,84-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin reddine "İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 1.291-TL harçtan mahkeme veznesine peşin yatırılan 418,37-TL ve icra veznesine yatırılan 173,95-TL olmak üzere, toplam 592,32-TL harcın mahsubu ile 698,68‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 628,22‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından sarf edilen 750-TL bilirkişi ücreti ve 101-TL posta masrafı toplamı olan 851-TL'nin davanın kabulü oranında hesaplanan 465-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 3.400-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davanın red olunan kısmı üzerinden hesaplanan, 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 263,45-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 12-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 27,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 15-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/06/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120813 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.