Geçici depolamada hasar nedeniyle rücuda gerçek zarar belirlenmeden karar verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/811 E. 2023/1548 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Sigorta
Gerekçe özeti
Geçici depolama hizmeti veren tarafın sorumluluğu saklama sözleşmesi hükümleri (TBK 561 vd.) kapsamında değerlendirilir; saklayan, kusursuzluğunu ispat etmedikçe eşyanın hasarından sorumludur. Sorumluluk hava taşımacılığının sınırlarının altında kalıyorsa, taşıyıcının ifa yardımcısı sıfatı sonuca etkili olmaz ve davalı her halükarda gerçek zarar miktarınca sorumlu tutulur. Rücu davasında hükmedilecek tazminat, eksper raporu ve ekli tüm belgeler getirtilerek somut olarak belirlenen gerçek zarara dayanmalı; sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki anlaşmadan kaynaklanan ilave bedeller (örn. %10 ilave bedel) ile davalının sorumluluğu bulunmayan ayrı bir hasar olayına isabet eden tutarlar rücu kapsamına dahil edilemez.
Ele alınan sorunlar
Davalının geçici depolama hizmeti sırasında oluşan hasardan sorumluluğu → kabul
İddia: Davalı, hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin bilinmediğini, kusurlarının bulunmadığını ve navlundan sorumlu olmadıklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Dava konusu hasarın geçici depolama hizmeti sırasında meydana geldiği sabit olduğundan, davalının sigortalıya karşı sorumluluğu TBK 561 vd. maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesi kapsamında değerlendirilmelidir. Saklayan, kusursuz olduğunu ispat etmedikçe, saklamak üzere aldığı eşyayı geri vermemekten veya daha kötü bir durumda geri vermekten doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Davalı çalışanlarınca düzenlenen tutanakta sadece düşürülen sandıkta hasar olduğunun tespit edilmesi karşısında, hasarın düşmeden kaynaklandığı ve davalının bu hasardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davalının hava taşıyıcısının ifa yardımcısı olduğu kabul edilse dahi, hesaplanan emtia ağırlığına göre talep olunan miktarın hava taşımacılığı sorumluluk üst sınırının (kg başına 19 SDR) altında kaldığı belirlenmiş, bu nedenle davalının ifa yardımcısı sıfatıyla ya da akdi sorumluluk kapsamında olması sonuca etkili bulunmamış; her halükarda davalının gerçek zarar miktarınca sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gerçek zarar miktarının belirlenmemiş olması → kabul
İddia: Davalı, eksper raporunda iki ayrı hasardan bahsedildiğini, bilirkişi incelemesinin ihracat faturası üzerinden yapıldığını ve hasar/navlun miktarlarının doğru tespit edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Eksper raporuna göre toplamda 22 adet (38,80 m²) hasar bulunduğu, bunun 22,15 m²'lik kısmının antrepoda, kalanının ise Kongo'da meydana geldiği ve Kongo'daki hasarın sigortalı sorumluluğunda olduğu tespit edilmiştir. Davacı sigorta şirketinin Kongo kara taşıması için de teminat verdiği anlaşılmakta ise de, Kongo'da meydana gelen 16,65 m²'lik hasar için davalıya rücu mümkün olmadığından bu miktara ve buna isabet eden navlun bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır. Eksper tarafından birim fiyatlar belirtilmiş olsa da davacı sigortalısının satış faturası dosyaya sunulmadığından bu fiyatlar denetlenememektedir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemelerinde gerçek zarar hesabı yapılmamış, talep olunan meblağın sorumluluk üst sınırının altında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. İlk derece mahkemesince, sigortalının bir kap emtiada uğradığı hasar nedeniyle gerçek zararın belirlenebilmesi için eksper raporu ekinde bulunan tüm evrakın getirtilerek, davalının sebep olduğu gerçek zararın belirlenip buna göre hükmedilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Rücu talebine dahil edilen %10 ilave bedelin davalıya yansıtılıp yansıtılamayacağı → kabul
Gerekçe: Rücuan talep olunan bedelin içinde hasar tutarına ilave olunan %10 ilave bedel bulunmaktadır. Bu %10 ilave bedel, sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında yapılan anlaşma nedeniyle ödenmiş olup gerçek zarar niteliğinde olmadığından davalıya yansıtılması mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Geçici depolama hizmeti verenlerin sorumluluğunun saklama sözleşmesi hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve hava taşımacılığı sorumluluk sınırının altında kalan taleplerde gerçek zararın somut olarak belirlenmesi gerektiği yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir; BAM kararı olması nedeniyle bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama sözleşmesi↗ rücu davası↗ itirazın iptali↗ geçici depolama↗ ifa yardımcısı↗ sorumluluk üst sınırı (SDR)↗ gerçek zarar↗ eksper raporu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/811
KARAR NO 2023/1548
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/02/2021
NUMARASI 2017/653 2021/121
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/10/2023
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ile sigortalanan ...'e ait muhtelif cam ve ayna emtialarının İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Kigali, Ruanda'ya uçak ile sevki için yükleme ve forklift işlemlerini yapan ... Antrepoda yükleme sırasında 1 kap yükün araç içinden forklift ile alınması sırasında aracın yan kapağı üzerine devrildiğini, ambalaj hasarı ile ilgili tutanak tutulduğunu, alıcı firmaya ulaştığında 22 parça aynanın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, düzenlenen ekspertiz raporuna göre sigortalısına 19.771,18-TL ödeme yapıldığını, rücu hakkının doğduğunu, davalının ödeme yapılmaması üzerine icra takibi yapıldığını, itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, icra takibinin ... Ticaret AŞ aleyhine yapıldığını, davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının sigortalısı ... Yatırımcılığı A.Ş.'ye ait eşyayı taşıyan hava yolu şirketi ... Havayolları adına eşya kabulünün kendilerine ait Sabiha Gökçen hava limanındaki kargo terminalinde yapıldığını, davacı sigortalısına geçici depolama hizmeti verildiğini, davacının rücu talebinin kabul edilmeyeceğinin ihtaren bildirildiğini, 25.03.2016 tarihinde davacı sigortalısına ait eşyada hasar meydana geldiğini, tutanağın taraflarca imzalandığını, rücu taleplerinde herhangi bir açıklama olmadığını, haricen temin edilen ekspertiz raporunda 2 ayrı hasar olduğunu, rücu edilen bedel içinde bir kısım navlun olduğunun tespit edildiğini, navlundan sorumluluklarının olmadığını, malın hasarlanmasının hangi aşamada gerçekleştiğinin bilinmediğini, davacı sigortalısının kendilerinden talebinin olmadığını bildirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, takibin dava dışı şirkete yapılmış olması ve talebin alacak olarak ıslahı üzerine hasar tutanağı, alınan raporlar gözetilerek hasarın emtianın aracın içinden alınırken meydana geldiği, kusurun davalıda olduğu, bilirkişi tarafından özel çekme hakkı sınırının hesaplandığı, davacı talebinin daha az olduğu gözetilerek 19.771,19-TL'nin dava tarihinden ticari faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davacının sigortalısına ait eşyayı taşıyan havayolu şirketi adına eşya kabulünü kendilerinin yaptığını, 25.03.2016 tarihinde davacının sigortalısı ... AŞ'ye ait eşyada hasar meydana geldiğini, buna ilişkin tutanağın taraflarca imzalandığını, malın hasarlanmasının hangi aşamada meydana geldiğinin bilinmediğini, ekspertiz raporunda 2 ayrı hasardan bahsedildiğini, bilirkişi tarafından inceleme yapılmadan ihracat faturası üzerinden değerlendirme yapıldığını, hasarı, kusuru ve navlunu kabul etmediklerini, kusurlarını olmadığını davacı sigortalısı ile yapılan görüşmede kendilerinden taleplerinin olmadığının bildirildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının sigortalısına ait emtianın geçici depolama hizmeti verildiği sırada forklift çarpması nedeniyle hasarlanması nedeniyle davalı depolama hizmeti veren davalıdan rücuen tazminine ilişkindir. Emtianın havayolu ile Türkiye'den Ruanda'ya sevk edilmek üzere davalı tarafından işletilen geçici dopolama alanında araca yüklenirken hasara uğradığı, dosyaya sunulan Tutanakta ".... Konişmento muhteviyatı 1 kap kargonun araç içinde forklift ile alınması sırasında aracın yan kapağı devrilmiş olup, kargonun ambalajında hasar tespit edildiği"nin davalı depo memuru, Güvenlik sorumlusu ve davalı şirket çalışanı Forklift operatörünün imzaları ile tespit edildiği, davalının davacı sigortalısına düzenlediği 22.4.2016 tarihli fatura suretinin sunulduğu, faturanın "ardiye, etiketleme geliri ve Forklift" olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.Tutanakda ;
antrepoda hasarlanın bir kabın miktarı hususunda bir açıklık yok ise de toplam satılan emtianın 23 kap toplam ağırlığının 24.000 kg olduğu buna göre hasarlanan bir kabın 1.043,47 kg kabul edilebilecektir. Dava konusu hasarın geçici depolama hizmeti sırasında meydana geldiği, davalının sigortalıya karşı sorumluluğunun TBK 561 vd maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Saklayan kusursuz olduğunu ispat etmedikçe, saklamak üzere aldığı eşyayı geri vermemekten veya daha kötü bir durumda geri vermekten doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Davalı çalışanlarınca düzenlenen tutanak ile sadece düşürülen sandıkta hasar olması karşısında hasarın düşmeden kaynaklı olup davalı bu hasardan sorumludur.
Davalının hava taşıyıcısının ifa yardımcısı olduğunun kabulü halinde de yukarıda hesaplanan emtia ağırlığına göre talep olunan miktar üst sınırın altında olacağı belirlidir. Hasar tarihi itibariyle hava taşıyıcısının sorumluluğu kg başına 19 sdr ile sorumlu tutulacaktır. Buna göre talebe göre, üst sorumluluk sınırının aşılması mümkün olmadığından her halde davalı gerek ifa yardımcısı, gerekse akdi sorumluluğu olsun sonuca etkili bulunmadığından davacıya karşı bir kap emtianın hasarı nedeniyle uğranılan gerçek zarar miktarınca sorumlu tutulmalıdır.
16. 06.2016 tarihli Eksper raporu ile emtianın Ruanda'ya gönderilmek üzere, davalının işlettiği geçici depolama alanına getirildiği, içinde cam cinsi emtia bulunduğu yapılan tesbitlerde 2 ayrı hasarın bulunduğu, toplamda 22 adet (38,80 m2 ) hasar olduğu, ... Antrepoda meydana gelen hasarın 22.15 -m2 miktarda olduğu,Kongo'da meydana gelen hasarın sigortalı sorumluluğunda olduğu ,hasarlı emtianın 2.750 kg olduğu , hasarlı emtiaya düşen navlun bedelinin 5.665- usd olduğu,( bu tesbitlere ilişkin Ek/6-11 ,Ek.8,Ek-2,Ek -14 ekli evrak ve tutanaklar bulunduğu belirtilmiştir.) toplam emtia hasarının (22 adet 38.80-m2) 1.457,98-euro olduğu, navlun ilavesiyle toplamda hasar bedelinin 6.482,82-euro olduğu, %10 ilave bedel ilavesiyle 6.035,73-euro karşılığı 19.430,22-TL hesaplandığı, bu miktarın davacı tarafından sigortalıya ödenerek rücu davası açıldığı belirlenmektedir.
Davacı sigorta şirketince emtianın Kongo kara taşıması için teminat verdiği anlaşılmakta ise de ;Kongoda meydana gelen eksper raporunda 16.65- m2 emtia için davalıya rücu mümkün olmadığından bu miktarın ve bu miktara isabet eden navlun bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır.Eksper tarafından birim fiyatlar belirtilmiş ise de davacı sigortalısının satış faturası dosyaya sunulmadığından denetlenememektedir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemelerinde gerçek zarar hesabının yapılmadığı, mahkemece de; talep olunan meblağın sorumluluk üst sınırının altında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. O halde ;ilk derece mahkemece sigortalının bir kap emtianın uğradığı hasar nedeniyle gerçek zararın belirlenebilmesi için eksper raporu ekinde bulunan tüm evrakların getirtilerek, davalının davacı tarafından sigortalıya ödenen meblağdan davalının sebeb olduğu gerçek zarar belirlenerek hükmedilmesi gerekmektedir.Rücuan talep olunan bedelin içinde hasar tutarına ilave olunan %10 ilave bedel de bulunmaktadır.%10 ilave bedel, sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında yapılan anlaşma nedeniyle ödenmiş olup gerçek zarar olmadığından davalıya yansıtılması mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle; eksper raporunun tüm eklerinin getirtilerek davalının sorumluluğunda olan bir kap hasar nedeniyle uğranılan zarara hükmedilmesi gerekirken, gerçek zarar belirlenmeden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olduğundan yapılan tesbitler doğrultusunda eksiklikler giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2021 Tarih 2017/653 Esas - 2021/121 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı tarafından yatırılan 337,75-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120755 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi