Sözleşmede münhasırlık yetkisi verilmediğinden haklı fesih yoktur
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/353 E. 2023/1530 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Distribütörlük sözleşmesinin feshi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Bir alt distribütörlük sözleşmesinde tarafa belirli bir bölgede faaliyet gösterme yetkisi tanınması, sözleşmede açıkça tekel hakkı veren tek dağıtıcılık/münhasırlık hükmü bulunmadıkça, o bölgede diğer tarafın da satış yapmasının sözleşmeye aykırılık oluşturduğu ve haklı fesih nedeni sayılacağı sonucunu doğurmaz. Ayrıca sözleşmede kararlaştırılan ödeme sürelerine uyulmaması, sözleşmeyi ihlal eden tarafın karşı tarafça haklı nedenle feshedilmesine imkân verir; cari hesapta mahsup edilen alacaklar bakımından ayrıca bir kâr payı talebi ileri sürülemez.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmede davacıya münhasırlık/tekel yetkisi verilip verilmediği → ret
İddia: Davacı vekili, sözleşmede açıkça münhasırlıktan bahsedilmemiş ise de sözleşmenin belirlediği bölgesel sınırlamanın müvekkiline münhasırlık yetkisi verdiğini, davalının bu bölgelerde düşük fiyatlı satış yaparak sözleşmeye aykırı davrandığını ve bu nedenle müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmede davacının faaliyet gösterebileceği bölgeler belirli iller olarak kararlaştırılmış olsa da, bu düzenleme sözleşmede davacıya tekel hakkı veren tek dağıtıcılık/münhasırlık yetkisi tanındığı anlamına gelmez; sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının belirtilen bölgelerde dağıtım yapmasının sözleşmeye aykırılık oluşturduğundan söz edilemez ve davacının bu gerekçeyle yaptığı fesih haklı fesih olarak kabul edilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sözleşmenin davalı tarafından ödeme gecikmesi nedeniyle feshedilmesi → ret
Gerekçe: Sözleşmede bayi tarafından alınan malların bedellerinin fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde ödeneceği kararlaştırılmış olmasına rağmen davacı, 06/03/2018, 26/03/2018 ve 09/05/2018 tarihli faturaları 29/06/2018 tarihinde ödemiş, yani ödeme süresine uymamıştır. Sözleşme, davalı tarafından bu ödeme gecikmesi nedeniyle feshedilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kâr payı alacağının bulunup bulunmadığı → ret
Gerekçe: Davacının dava dışı hastaneden alınacak siparişlerle ilgili komisyon alacağına ilişkin faturaların cari hesapta davalının alacağından düşüldüğü dikkate alındığında, davacının davalıdan sözleşmeden kaynaklanan bir kâr payı alacağının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, bir distribütörlük/bayilik sözleşmesinde belirli bölgelerde faaliyet gösterme hakkının tek başına münhasırlık/tekel yetkisi anlamına gelmediği, bu yönde açık bir sözleşme hükmü bulunmadıkça karşı tarafın aynı bölgede satış yapmasının sözleşmeye aykırılık ve haklı fesih nedeni oluşturmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer distribütörlük uyuşmazlıklarında ikna edici (bağlayıcı olmayan) bir emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt distribütörlük sözleşmesi↗ münhasırlık↗ haklı fesih↗ kâr mahrumiyeti↗ cari hesap mahsubu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/353
KARAR NO 2023/1530
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/02/2020
NUMARASI 2018/841 Esas - 2020/101 Karar
DAVA
Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/10/2023
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilleri ile davalı arasında 01.03.2018 tarihinde alt distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, ..., ..., ... ve ... ürünleriyle ilgili müvekkili şirkete alt distribütörlük verildiğini, sözleşmede Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri, Samsun illerinde ürün satışlarının müvekkili tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalı tarafından bu illerde düşük fiyatlı olarak satışlar yapılarak davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu konuda ihtarname çekildiğini ve sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek müvekkilinin sözleş- menin 2-2, 2-4, 2-5 maddesinde belirtilen ürünleri satamamasından kaynaklanan mahrum kaldığı kâr nedeniyle şimdilik 300-TL ile sözleşmenin 4.
maddesi kapsamında ödenmesi gereken kâr payı bedeli olarak 100-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 11.906,66-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı şirkete alt distribütörlük sözleşmesi ile münhasırlık yetkisi tanınmadığını, yalnızca satış yapabileceği bölgelerin belirlendiğini, taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin- sıfır olarak kapatıldığını,sözleşmenin "Özel Durum" başlıklı maddesinde müvekkilinin ... Hastanesinden alınan siparişlerde teslim edilen ürünlerin tahsilatı yapıldıktan sonra davacı şirkete kar ödemesi yapıldığını, müvekkili tarafından 11.06.2018 tarihinde, davacının 25.07.2018 tarihli ihtarından önce davacıya haklı nedenlerle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedildiğini bildirir ihtarname gönderildiğini, davacının talep edeceği kâr mahrumiyeti bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 01/03/2018 tarihli alt distribütörlük sözleşmesiyle davalı tarafından dağıtımı yapılan bir kısım kozmetik ürünlerinin davacı tarafça Ankara, Kayseri, Konya, Eskişehir ve Samsun illerinde dağıtımının yapılması hususunda tarafların anlaşmaya vardıkları, davacı tarafın davalı tarafça sözleşmede belirlenen bölgede dağıtım yapılmaya devam edilmesi nedeniyle haklı nedene dayalı fesih ihbarnamesi gönderdikleri, taraflar arasındaki alt distribütörlük sözleşmesinde davacı tarafa sözleşmede belirlenen şehirlerde tek dağıtıcılık/mühhasırlık yetkisi verildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu doğrultuda davalı yanın sözleşmede belirtilen şehirlerde dağıtım yapmasının sözleşmeye aykırı olduğundan söz edilemeyeceğinden davacı tarafın sözleşmeyi feshinin haklı fesih olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; sözleşmede bölgesel sınırlama yapılarak müvekkiline münhasırlık yetkisi verildiğini, sözleşmede açıkça münhasırlıktan bahsedilmemiş ise de sözleşmenin üçüncü maddesinde distribütöre bölgesel sınırlama getirildiğini, davalının alt distribütörlük sözleşmesinde davacı lehine bölgesel koruma sağladığı halde bu gereği olan tedbirleri almadığını, davalı şirketin fiyat düşürmek pahasına distribütörü olan müvekkili şirketle haksız rekabete girdiğini, müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını,davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; distribütörlük sözleşmesinin feshi nedeniyle mahrum kalınan kar ve ödenmeyen kar payı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 01/03/2018 tarihli alt distribütörlük sözleşmesi uyarınca davacıya, davalı tarafından dağıtımı yapılan bir kısım kozmetik ürünlerinin Ankara, Kayseri, Konya, Eskişehir ve Samsun illerinde dağıtımının yapılması hususunda alt distribütörlük yetkisi verilmiştir. Davacı vekili, sözleşmede müvekkilinin münhasır olarak faaliyet göstereceği şehirlerde davalının sözleşme konusu ürünleri satmaya devam ederek sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğinden bahisle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. Davalı ise sözleşmede davacıya münhasırlık yetkisi tanınmadığını, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmakta olup uyuşmazlık sözleşmede davacıya münhasırlık yetkisi tanınıp tanımadığı hususundadır.Taraflar arasındaki sözleşmede davacının faaliyet gösterebileceği bölgeler Ankara, Kayseri, Konya, Eskişehir ve Samsun illeri olarak kararlaştırılmış ise de sözleşmede davacı tarafa sözleşmede belirlenen şehirlerde tekel hakkı veren tek dağıtıcılık/mühhasırlık yetkisi verildiğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.Diğer taraftan sözleşmede bayi tarafından alınan malların bedellerinin fatura tarihinden itibaren 30 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen davacının 06/03/2018, 26/03/2018 ve 09/05/2018 tarihli faturaları 29/06/2018 tarihinde ödediği,ödeme süresine uymadığı, sözleşmenin davalı tarafından ödemelerdeki gecikme nedeniyle feshediliği anlaşılmaktadır.
Yine davacının dava dışı Memorial hastanesinden alınacak siparişlerle ilgili komisyon alacağına ilişkin faturaların cari hesapta davalının alacağından düşüldüğü dikkate alındığında davacının davalıdan sözleşmeden kaynaklanan bir kar payı alacağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacının sözleşmeyi fesihte haklı olmadığı ve davalıdan kar payı alacağı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 48,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a gereği kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120720 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi