6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kredi sözleşmesinde faiz türü ispat yükü ve menfi tespit/muaraza ayrımı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/491 E. 2023/927 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Banka Genel Kredi Sözleşmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde faiz oranının değişken olarak uygulanabilmesi için, sözleşmede yer alan 'değişken faizli olarak kullandırılması durumunda' şeklindeki şartın fiilen gerçekleştiğinin banka tarafından ispatlanması gerekir; bu husus ispatlanamadığı takdirde ödeme planındaki sabit faiz oranı esas alınır. Ayrıca, davacının talebi esasen borçlu olunmayan bir miktarın tespitine yönelikse (menfi tespit), bu talep muarazanın giderilmesi davası olarak nitelendirilip karara bağlanamaz; talebin niteliğine uygun olarak menfi tespit hükmü kurulmalı ve vekalet ücreti buna göre nispi olarak belirlenmelidir.

Ele alınan sorunlar

Kredinin sabit mi değişken mi faizli olduğu ve ispat yükü → ret

İddia: Davalı vekili, her iki kredinin de değişken faizli olarak kararlaştırıldığını, ödeme planlarının 4. maddesindeki 'kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda...' ibaresinin krediyi değişken faizli kıldığını, davacı şirketin de yeni ödeme planlarına ihtirazi kayıt koymadan 9 ay ödeme yaptığını, bu nedenle mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu genel kredi sözleşmesinde ve buna ilişkin belgelerde her iki kredinin de değişken oranlı olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Davalı, sözleşmenin 4. maddesine dayanmışsa da bu hükümde yer alan 'işbu kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda...' ibaresi, değişken faizli kullandırılma şartının gerçekleştiği hallerde uygulanacak kuralı belirlemekte olup, kredinin fiilen değişken faizli olarak kullandırıldığını yani bu şartın gerçekleştiğini gösteren herhangi bir bilgi veya belge sunulmamıştır. Banka çalışanı ile davacı şirketin muhasebe sorumlusu arasındaki e-posta yazışmalarında da buna ilişkin bir mutabakat bulunmadığından, davacı şirketin fazla ödemeler yapmış olmasının değişken faize muvafakat anlamına geldiği yönündeki savunmaya itibar edilmemiştir. Ayrıca davacı şirket, değişken faiz uygulanmasını kabul etmediğini 15/08/2018 tarihli ihtarname ile davalıya bildirmiş, 2018 Eylül ayından itibaren ödemelerini ihtirazi kayıtla yapmıştır. Bu nedenlerle her iki kredi için de yıllık %19,50 sabit faiz oranının uygulanması gerektiği yönündeki tespitte hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'e uygunluğu → ret

İddia: Davalı vekili, hüküm fıkrasındaki kararlar ve bunlarla ilişkili olarak aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderini kabul etmediklerini belirtmiştir.

Gerekçe: Davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesine göre belirlendiği ve bu hususta bir hata bulunmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Müteselsil kefil davacıların istirdat talebinde aktif husumet ehliyeti → ret

İddia: Davacılar vekili, istirdat talebine konu ödemenin asıl borçlu şirket tarafından yapıldığından müteselsil kefil gerçek kişi müvekkillerinin bu talep açısından bir ayrım yapmadıklarını, bu nedenle kefillerin istirdat davası açısından aktif husumet yokluğundan reddine ve aleyhlerine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı tarafın hem dava dilekçesinde hem de yargılama aşamalarındaki beyanlarında müvekkilleri arasında bir ayrım yapmadığı dikkate alındığında, mahkemece istirdat talebi açısından müteselsil kefillerin aktif husumet yokluğundan reddine ilişkin verilen karar doğru bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Talebin niteliğinin muarazanın giderilmesi mi yoksa menfi tespit mi olduğu → kabul

İddia: Davacılar vekili, mahkemenin nispi vekalet ücretinin düşük belirlendiğini ve dava değerinin davalı banka tarafından sözleşmeye aykırı olarak talep edilen tutar toplamı esas alınarak hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Mahkemece davaya konu kredilerin faiz oranına ilişkin varılan sonuçta esas gerekçeler yerinde olmakla birlikte, davacıların talebinin muarazanın men'i olarak değerlendirilip buna göre hüküm kurulması ve davacıların menfi tespit taleplerine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. Davalının fazladan talep ettiği 438.918,57-TL'den 34.374,51-TL'nin mahsubu ile kalan 404.544,06-TL değişken faiz uygulaması nedeniyle talep edilen fazla tutar bakımından, davacı asıl borçlu ve müteselsil kefillerin davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti gerekmektedir. Tüm davacılar için faiz oranı belirlenerek menfi tespit isteminin 404.544,06-TL üzerinden kabulü ile davacılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, talebin muarazanın giderilmesi olarak nitelenip karara bağlanması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Bu hata, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece kararı bu yönüyle kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bankacılık kredi sözleşmelerinde faizin değişken olarak uygulanabilmesi için sözleşmedeki şarta bağlı ibarenin gerçekleştiğinin bankaca ispat edilmesi gerektiği ve borçlu olunmayan bir tutarın tespiti talebinin muarazanın giderilmesi davası ile karıştırılmaması gerektiği yönündeki tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Müteselsil kefil davacıların istirdat talebi bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, çünkü ödemenin asıl borçlu şirket tarafından yapıldığı ve davacı tarafın müvekkilleri arasında bir ayrım yapmadığı tespit edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit istirdat muarazanın giderilmesi genel kredi sözleşmesi değişken faiz sabit faiz ispat yükü müteselsil kefalet aktif husumet ehliyeti nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/491

KARAR NO 2023/927

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/10/2020

NUMARASI 2018/991 Esas - 2020/570 Karar

DAVA

Menfi Tespit ve İstirdat (Banka Genel Kredi Sözleşmesi)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/06/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın, davacılar ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili,davacı ...Ltd. Şti. ile davalı banka arasında 04/01/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davacıların müteselsil kefil sıfatını haiz olduklarını, taraflar arasındaki her biri 1.250.000-TL olmak üzere toplamda 2.500.000-TL tutarında kredi kullanıldığını, bu krediler için davalının müvekkili şirkete 09/01/2018 ve 15/01/2018 tarihli 2 adet kredi ödeme planı sunduğunu,ödeme planlarının müvekkilince imzaladığını, 15/01/2018 tarihli kredinin ödeme planında yıllık % 19,50 sabit faiz oranı kararlaştırıldığını, aylık taksit ödemelerinin de sabit 46.910,03-TL olarak belirlendiğini, toplam alınan 1.250.000-TL’lik kredinin geri ödemesinin 36 ay vade sonunda toplam 1.688.761,19-TL’ye tekabül ettiğini;

09/01/2018 tarihli kredinin ödeme planında yıllık % 19,50 sabit faiz oranı kararlaştırıldığını, aylık taksit ödemelerinin de sabit 46.912,28-TL olarak belirlendiğini, toplam alınan 1.250.000-TL’lik kredinin geri ödemesinin 36 ay vade sonunda toplam 1.688.842,32-TL’ye tekabül ettiğini; kredi görüşmelerinin en başından beri faizin sabit olarak kararlaştırılmasına rağmen davalı bankanın tek taraflı bir şekilde krediyi liborlu kredi olduğunu kabul ettiğini belirterek, faiz oranını arttırdığını ve değişken oranlarda sürekli kredi ödemesi güncellemesi yaptığını; davalı bankanın müvekkili şirkete gönderdiği sonraki kredi ödeme planlarında 15/01/2018 tarihli kredinin kredi numarasını (...) ve 09/01/2018 tarihli kredinin kredi numarasını ise (...) şeklinde yazdığını ancak ilk kredi ödeme planı dışındaki diğer hiçbir kredi ödeme planında, davacı şirketin bilgisi, onayı ve kaşesi olmadığını, davalı bankanın sözlü olarak beyanında kredi ödeme planının 4.

maddesinde "... kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda...” şeklinde bir ibareye dayandığını, oysa madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere ilgili maddenin kredinin değişken faizli kullandırılması halinde devreye gireceğini, yani bu madde ile bankaya tek taraflı olarak kredinin değişken faizli şekline dönüştürülmesi yetkisi verilmediğini, bilakis kredinin değişken faizli olması halinde uygulanacak hükümleri belirlediğini, müvekkilinin görüşmelerin en başından beri sabit faizli kredi kullandığı bilincinde olduğunu, kredinin değişken faizli olduğunun kabul edilemeyeceğini, kredinin bilgilerini içeren kredi kullandırım onay formu imzalanmadığını, Yargıtay 19. HD’nin 2015/10558 Esas ve 2017/242 Karar sayılı, 18/01/2017 tarihli kararında "...

krediye uygulanacak faizin belirlenmesinde kredi kullandırım onay formunda belirlenen faiz oranlarının dikkate alınması,.” şeklinde belirleme yapıldığını; davalı bankanın kredi kullandırım onay formu düzenlemediğini, davacıya imzalatmadığını, davalının taraflar arasındaki faiz oranının değişken olduğunu ispatlaması gerektiğini, taraflar arasında böyle bir onay formu olmadığı için de kredi ödeme planında mevcut sabit faiz oranı dikkate alınmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek, (1) taraflar arasındaki 04/01/2018 tarihli GKS’den kaynaklı 2 adet kredide uygulanacak kredi faiz oranının sabit olarak % 19,50 oranı olduğunun tespitine, (2) Dava tarihi itibariyle davalının sözleşmeye aykırı ,haksız talep ettiği 438.918,57-TL den davalıya borçlu olmadığının tespitine ve (3) dava tarihine kadar fazla tahsil edilen 34.374,51-TL'nin de davalıdan ticari faiziyle istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili banka ile davacı şirket ve yine müteselsil kefil olan diğer davacılar arasında 04/01/2018'de 10.000.000-TL kredi limiti ile genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacı şirkete geri ödeme planlarına bağlı olarak davaya konu edilen 2 ayrı taksitli ticari kredi kullandırıldığını; bu kredilerin, (...) numaralı 09/01/2018 kullandırım tarihli 1.250.000-TL tutarlı, TL Libor + %5,65 (taban % 19,50 olmak üzere) oranında değişen faizli 11/01/2021 vadeli taksitli ticari kredi; (...) kredi numaralı 15/01/2018 kullandırım tarihli 1.250.000-TL tutarlı, TL Libor + %5,65 (taban % 19,50 olmak üzere) oranında değişen faizli 18/01/2021 vadeli taksitli ticari kredi şeklinde belirlendiğini;

davacıların bu kredilere dair müvekkili bankaya olan borçlarının halihazırda devam ettiğini, kredilere dair ödeme ve diğer ayrıntıların göründüğü kredi ekstrelerini sunduklarını,davanın hukuki ve akdi mesnedi bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacı şirket ile davalı arasında 04/01/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davacıların sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıkları, imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı şirkete; 09/01/2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000-TL bedelli, 36 ay vadeli ve 15/01/2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000-TL bedelli 36 ay vadeli iki ayrı taksitli ticari oto kredisi kullandırıldığı, davacı şirketçe imzalanan ödeme planlarında aylık taksitlerin, birinci kredi için aylık sabit 46.912,28-TL, ikinci kredi için aylık sabit 46.910,03-TL olduğu, bu ödeme planları arkasında "işbu kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda kredi faizi her 1M ayda bir, kredi faizi güncel 1M aylık TRY Libor/Euribor oranına göre revize edilecek ancak kredi faizi oranı hiçbir şekilde minimum taban oranı olan yıllık %19,50'in altına inmeyecektir" ibaresinin yer aldığı;

davalının buna dayanarak kredilerin değişken faizli olduğundan bahisle davacı şirkete yeni ödeme planları düzenlediği, bu ödeme planlarında davacı şirketin imzasının bulunmadığı, davacının değişken faiz uygulandığını fark ettikten sonra ödemeleri ihtirazi kayıt ile yaptığı ve bu hususta davalıya 15/08/2018 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 29. maddesinde taksitli ticari kredilerin düzenlendiği ve m.29.3'te kredi ödemesinin, sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası sayılan ödeme planına göre belirtilen vadelerde belirtilen tutarlarda yapılacağının kararlaştırıldığı, buna göre davacı şirketin sorumluluğu 09/01/2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000-TL bedelli, 36 ay vadeli ve 15/01/2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000-TL bedelli 36 ay vadeli iki ayrı kredi için, bu kredi sözleşmelerinin ayrılmaz parçası ve eki olan ilk ödeme planlarındaki sabit yıllık faiz oranlarına göre tespit edilen bedellerini ödemekten ibaret olduğu;

davalı taraf ödeme planları arkasında yer alan yukarıda belirtilen ibareye dayalı olarak kredilerin değişken faizli olarak kullandırıldığını savunmuş ise de; bu bölümde "kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda" ibaresinin yer aldığı, başka bir ifade ile bu ihtimalde değişken faizin hangi kurallar çerçevesinde uygulanacağının izah edildiği, oysa davacı şirket ile davalı arasında değişken faizli kredi kullandırıldığını gösteren bir anlaşma bulunmadığı; bu nedenlerle kredi faiz oranı hususunda taraflar arasında çıkan muarazanın kullandırılan taksitli ticari kredilerde faiz oranının yıllık %19,50 olduğunun tespiti ile giderilmesi gerektiği; bu talebin ileri sürülmesinde müteselsil sorumlu davalı kefillerin de hukuki yararının bulunduğu, davacı şirketin davalıya 34.354,52-TL fazla ödeme yaptığı ve yapılan bu ödeme açısından müteselsil kefil davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olmadığı gerekçesiyle, (1) Dava konusu 04/01/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan 09/01/2018 tarihli, 1.250.000-TL bedelli, 36 ay vadeli, 15/01/2018 tarihli, 1.250.000-TL bedelli, 36 ay vadeli, taksitli ticari oto kredilerinde akdi faiz oranın %19,50 olduğunun tespitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, (2) Davacı asıl borçlu ...

Hiz. Ltd. Şti.'nin istirdat talebinin kabulüne, davacının fazla ödediği 34.354,52-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve bu davacıya verilmesine,diğer davacıların istirdat taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1) Davalı vekili; davaya konu her iki krediye de uygulanacak faizin değişken faiz niteliğinde olduğunu, bu faizin taksit tarihlerinde TBB tarafından duyurulan referans TL libor oranı dikkate alınarak ve TL libor + %5,65 (taban %19,50 olmak üzere) üzerinden hesaplandığını, Geri Ödeme Planlarının 4. maddesinde yer alan "işbu kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda kredi faizi her 1M ayda bir, kredi faizi güncel 1M aylık TRY Libor/Euribor oranına göre revize edilecek ancak kredi faizi oranı hiçbir şekilde minimum taban oranı olan yıllık %19,50'in altına inmeyecektir" ibaresinden de anlaşılacağı üzere kredi faizlerinin TL libora endeksli olduğu dolayısıyla değişen niteliği haiz bulunduğunu;

davacı şirkete e-posta ile bildirilen taksit tutarlarının yine şirket tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ödendiğini, bu ödemenin 9 ay süreyle devam ettiğini ancak sonrasında davacıların faize karşı işbu davaya konu itirazda bulunduklarını; hâkimin davayı aydınlatmaya yükümlülüğüne aykırı olarak itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu dahi alınmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, bu kapsamda bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içeren 29/06/2020 tarihli dilekçelerini işbu istinaf başvuru dilekçesi ile aynen tekrar ettiklerini; kredilerin kullanıldığı tarihten itibaren değişken faiz uygulandığını daha sonradan yeni bir ödeme planı düzenleyerek kredi faiz türünün değiştirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını;

dava sırasında değişken faizin nasıl uygulanacağının örneklerle dahi pek çok kez açıklanmasına rağmen mahkemece bu durumun göz ardı edildiğini; buna göre mahkemenin hüküm fıkrasındaki 1 nolu kararı, 2 numaralı kararı ve bunlarla alakalı müvekkili banka aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ile yargı giderini kabul etmediklerini belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2) Davacılar vekili, gerçek kişi müvekkilleri açısından davanın aktif husumet nedeniyle reddine ve karşı vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, zira söz konusu davacıların müvekkili şirkete kefil olmak suretiyle sözleşmeye dahil olduklarını, kredi borcu ödenmezse onların da şahsi mal varlığıyla sorumlu olacaklarının bu nedenle de aktif husumet ehliyetlerinin yani dava açmakta menfaatleri bulunduğunu; istirdat taleplerinin müvekkili şirket açısından yapıldığını çünkü davacı kefillerin para ödemediklerinden istirdat talebinde de bulunmadıklarını, bu nedenle de ödemenin müvekkili şirket tarafından yapılmasının sözleşme faiz oranının ve borçlu olunmadığının tespiti yönünden değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, kararın bu yönden hatalı olduğunu;

bu hata sebebiyle istirdat talebi yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın bu kısmının kaldırılması gerektiğini; ayrıca davacılar bakımından nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken oldukça düşük miktarda vekalet ücretine hükmedildiğini, dava değerini dava tarihi itibariyle davalı banka tarafından sözleşmeye aykırı olarak talep edilen tutar toplamı olarak belirlediklerini bu tutarın esas alınarak vekalet ücretinin hesaplanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında uygulanması gereken faiz oranının belirlenmesi, fazla ödeme talep edildiği iddia edilen miktar için borçlu olunmadığının tespiti ve ihtirazi kayıtla fazla ödendiği ileri sürülen miktarın ise istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, her iki kredinin de sabit faizli olduğunu, davacının kredi ödemeler kapsamında davalıya 34.374,51-TL fazla ödeme yaptığı ve gerçek kişi müteselsil kefil davacıların davalıya bir ödeme yapmadıkları gerekçesiyle, her iki kredideki faiz oranının sabit olarak %19,50 olduğunun tespitiyle muarazanın giderilmesine, 34.374,51-TL'nin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine ve istirdat talebi açısından müteselsil kefil davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığından reddine karar verilmiştir.Davalı vekilinin iddiasının aksine, davaya konu genel kredi sözleşmesinde ve buna ilişkin belgelerde her iki kredinin de değişken oranlı olduğu hususunda her hangi bir kayıt olmadığı, davalı vekili genel kredi sözleşmesi m.4'ten hareketle her iki kredinin de değişen oranlarda olduğunu ileri sürmüşse de, söz konusu hükümde "işbu kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda ..." ibaresinin bulunduğu, her iki kredinin de belirtildiği şekilde davalı tarafından değişken faizli olarak kullandırıldığı yani o şartın gerçekleştiği hususunda bir bilgi ve belge sunulmadığı;

yine davalı tarafından banka çalışanı ve davacı şirketin muhasebe sorumlusu kişinin e-posta yazışmalarında buna ilişkin bir mutabakat bulunmadığı, bu noktada fazla yapılan ödemeler nedeniyle davacı şirketin değişken oranlı faiz miktarına muvafakat ettiği yolundaki savunmaya itibar edilmemiştir.Değişken faiz oranı uygulanarak taksit miktarının artırılması hususunun kabul edilmediğinin 15/08/2018 tarihli ihtarnameyle davalıya bildirildiği, 2018 yılı Eylül ayı itibariyle de ödemelerin ihtirazi kayıtla yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin kullandığı her iki kredi açısından yıllık %19,50 oranında faiz uygulanması gerektiği yönündeki tesbitte hukuka aykırılık yoktur.Davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti de, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT nin m.7/2'ye göre belirlendiği hata olmadığı anlaşılmakla , davalı vekilinin istinaf nedenleri açısından, mahkemece kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamıştır.Davacılar vekili, istirdat talebine konu ödemenin kredi asıl borçlusu müvekkili şirket tarafından yapıldığından müteselsil kefil gerçek kişi müvekkilleri için davacıdan bir talepte bulunulmadığını , mahkemece istirdat talebi kapsamında müvekkilleri hakkında davanın reddine karar verilerek davalı lehine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Ancak davacı tarafın hem dava dilekçesindeki hem de aşamalardaki beyanlarında belirttiği şekilde müvekkilleri arasında bri ayrım yapmadığı dikkate alındığında, mahkemece istirdat talebi açısından verilen karar doğru bulunmuştur. Ancak mahkemece davaya konu kredilerin faiz oranına ilişkin varılan sonuçta esas olarak yukarıda davalı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesi kısmında belirtilen gerekçeler yerinde olmasına rağmen , davacıların talebinin muarazanın men'i olarak değerlendirilerek ona göre hüküm kurulması ve davacıların menfi tespit talepleri için olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. Bu kapsamda, hükmün ilgili bölümün kaldırılarak dava konusu taksitli ticari oto kredilerinde akdi faiz oranın %19,50 olduğunun tespitine, davalının fazladan talep ettiği 438.918,57 -34.374,51 =404.544,06-TL değişken faiz uygulanması neticesinde ,davalının davacı taraftan fazladan talep ettiği kredi borcundan dolayı davacı asıl borçlu ve müteselsil kefillerin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir.

Sonuç olarak tüm davacılar için faiz oranı belirlenerek menfi tespit istemi 404.544,06-TL üzerinden kabulü ile davacılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece talebin muarazanın giderilmesi olarak nitelenip karara bağlanması nedeniyle, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine; davacıların menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken muarazanın giderilmesi hususunda karar verilmesi ve menfi tespit istemi açısından maktu vekalet ücreti verilmesi hatalı ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek, davanın kabulüne ,istirdat istemi bakımından davacı müteselsil kefillerin davasının aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/991 Esas - 2020/570 Karar sayılı 13/10/2020 tarihli kararının, HMK m.353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; yeniden hüküm verilmesine, "Dava konusu 04/01/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan 09/01/2018 tarihli, 1.250.000-TL bedelli, 36 ay vadeli, 15/01/2018 tarihli, 1.250.000-TL bedelli, 36 ay vadeli, taksitli ticari oto kredilerinde uygulanacak akdi faiz oranının % 19,50 olduğunun tesbitine, davalının fazladan talep ettiği(438.918,57-34.374,51=)404.544,06-TL alacak nedeniyle davacıların davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, Davacı asıl borçlu ...

Hiz. Ltd. Şti.'nin istirdat talebinin kabulüne, davacı şirketin fazla ödediği 34.354,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve bu davacıya verilmesine, Davacılar ..., ... ve ...'ın istirdat taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddine" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 29.982,52-TL karar ve ilam harcından, davacılar tarafından yatırılan 7.495,64-TLpeşin harcın mahsubu ile bakiye 22.486,88‬‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 7.531,54‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacı tarafça sarf edilen 850-TL bilirkişi ücreti, 908,80‬-TL tebliğ gideri olmak üzere toplam 1.758,8‬0-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Menfi tespit talebi yönünden davacılar yararına takdir olunan 59.636,17-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak tüm davacılara verilmesine, İstirdat talebi yönünden takdir olunan 5.153,18 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...

Hiz. Ltd. Şti.'ye verilmesine, İstirdat talebi red edilen davacılar aleyhine takdir olunan 3.400-TL maktu vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ...'dan alınarak davalıya verilmesine," Davacılar tarafından yatırılan 95,20-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine, Davalıdan alınması gereken (2.346,76+179,90) 2.526,66-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 586,69-TL harcın mahsubuna, bakiye 1.939,97- harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK m.361/1 uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.08/06/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120691 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5110 E. 2024/7892 K. · Onandı

Ödeme planındaki kayıtla kredi tek taraflı değişken faize dönüştürülemez

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde ve eki belgelerde kredinin değişken oranlı olduğuna dair bir kayıt ve taraflar arasında bu yönde bir mutabakat yoksa, ödeme planı arkasındaki "kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda" biçimindeki koşullu ibare krediyi tek taraflı değişken faizli hâle getirmez; ödeme planındaki sabit faiz oranı uygulanır. Artırılmış taksitlerin bir süre ödenmiş olması, itiraz ihtarname ile bildirilmiş ve sonraki ödemeler ihtirazi kayıtla yapılmışsa, değişken faize muvafakat sayılmaz. Faiz oranının tespiti talebinde müteselsil kefillerin de hukuki yararı bulunur; buna karşılık fazla ödemeyi asıl borçlu yapmışsa istirdat talebinde kefillerin aktif husumet ehliyeti yoktur. Borçlu olunmadığının tespiti talebi menfi tespit olarak nitelendirilmeli ve kabul edilen tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmelidir.

Emsal değeri

Ödeme planı arkasındaki koşullu ibareye dayanılarak sabit faizli kredinin tek taraflı değişken faize dönüştürülemeyeceği, ihtirazi kayıtla yapılan ödemelerin muvafakat sayılmayacağı ve müteselsil kefilin faiz tespiti talebinde hukuki yararı bulunmakla birlikte asıl borçlunun yaptığı fazla ödemenin istirdadında aktif husumet ehliyetinin olmadığı yönündeki tespitler bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: genel kredi sözleşmesi sabit faiz değişken faiz ödeme planı muarazanın giderilmesi menfi tespit istirdat ihtirazi kayıt müteselsil kefalet aktif husumet ehliyeti hukuki yarar nispi vekalet ücreti

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/5110 E.  ,  2024/7892 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/491 Esas, 2023/927 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/991 E., 2020/570 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... Filo Kiralama Hizmetleri Ltd. Şti. ile davalı banka arasında akdedilen 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesini diğer davacıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, her biri 1.250.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.500.000,00 TL tutarında kredi kullanıldığını, bu krediler için davalının 09.01.2018 ve 15.01.2018 tarihli 2 adet kredi ödeme planı sunduğunu, ödeme planlarının müvekkilince imzaladığını, 15.01.2018 tarihli kredinin ödeme planında yıllık %19,50 sabit faiz oranı kararlaştırıldığını, aylık taksit ödemelerinin de sabit 46.910,03 TL olarak belirlendiğini, 1.250.000,00 TL’lik kredinin geri ödemesinin 36 aylık vade sonunda toplam 1.688.761,19 TL’ye tekabül ettiğini, 09.01.2018 tarihli kredinin ödeme planında yıllık %19,50 sabit faiz oranı kararlaştırıldığını, aylık taksit ödemelerinin de sabit 46.912,28 TL olarak belirlendiğini, 1.250.000,00 TL’lik kredinin geri ödemesinin 36 ay vade sonunda toplam 1.688.842,32 TL’ye tekabül ettiğini, kredi faizinin sabit olarak kararlaştırılmasına rağmen davalı bankanın tek taraflı bir şekilde kredinin liborlu kredi olduğunu belirterek, faiz oranını arttırdığını ve değişken oranlarda sürekli kredi ödeme güncellemesi yaptığını, davalı bankanın müvekkili şirkete gönderdiği sonraki kredi ödeme planlarında davacı şirketin bilgisi, onayı ve kaşesi olmadığını, davalı bankanın sözlü olarak beyanında kredi ödeme planının 4 üncü maddesinde "...

kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda...” şeklinde bir ibareye dayandığını, oysa madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere ilgili maddenin kredinin değişken faizli kullandırılması halinde devreye gireceğini, yani bu madde ile bankaya tek taraflı olarak kredinin değişken faizli şekle dönüştürülmesi yetkisi verilmediğini ileri sürerek taraflar arasında akdedilen 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 2 adet kredide uygulanacak kredi faiz oranının sabit olarak %19,50 olduğunun tespitine, dava tarihi itibariyle davalının sözleşmeye aykırı, haksız olarak talep ettiği 438.918,57 TL'den davalıya borçlu olmadığının tespitine ve dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen 34.374,51 TL'nin ticari faiziyle davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 04.01.2018 tarihinde 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacı şirkete geri ödeme planlarına bağlı olarak iki ayrı taksitli ticari kredi kullandırıldığını, bu kredilerin, (00074-LO-l8010942019) numaralı 09.01.2018 kullandırım tarihli 1.250.000,00 TL tutarlı, TL Libor + %5,65 (taban %19,50 olmak üzere) oranında değişen faizli 11.01.2021 vadeli taksitli ticari kredi, (00074-LO-18011544617) kredi numaralı 15.01.2018 kullandırım tarihli 1.250.000,00 TL tutarlı, TL Libor + %5,65 (taban %19,50 olmak üzere) oranında değişen faizli 18.01.2021 vadeli taksitli ticari kredi şeklinde belirlendiğini, davacıların bu kredilere ilişkin borçlarının devam ettiğini, kredilere dair ödeme ve diğer ayrıntıların göründüğü kredi ekstrelerini sunduklarını savunarak mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacı şirket ile davalı arasında 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davacıların sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıkları, imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı şirkete 09.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli ve 15.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli 36 ay vadeli iki ayrı taksitli ticari oto kredisi kullandırıldığı, davacı şirketçe imzalanan ödeme planlarında aylık taksitlerin, birinci kredi için aylık sabit 46.912,28 TL, ikinci kredi için aylık sabit 46.910,03 TL olduğu, ödeme planlarının arkasında "işbu kredinin değişken faizli olarak kullandırılması durumunda kredi faizi her 1M ayda bir, kredi faizi güncel 1M aylık TRY Libor/Euribor oranına göre revize edilecek ancak kredi faizi oranı hiçbir şekilde minimum taban oranı olan yıllık %19,50'in altına inmeyecektir" ibaresinin yer aldığı, davalının buna dayanarak kredilerin değişken faizli olduğundan bahisle davacı şirkete yeni ödeme planları düzenlediği, bu ödeme planlarında davacı şirketin imzasının bulunmadığı, davacının değişken faiz uygulandığını fark ettikten sonra ödemeleri ihtirazi kayıt ile yaptığı ve bu hususta davalıya 15.08.2018 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 29 uncu maddesinde taksitli ticari kredilerin düzenlendiği ve 29.3 üncü maddesinde kredi ödemesinin, sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası sayılan ödeme planına göre belirtilen vadelerde belirtilen tutarlarda yapılacağının kararlaştırıldığı, buna göre davacı şirketin sorumluluğu 09.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli ve 15.01.2018 tarihli, yıllık %19,50 faizli, 1.250.000,00 TL bedelli 36 ay vadeli iki ayrı kredi için, bu kredi sözleşmelerinin ayrılmaz parçası ve eki olan ilk ödeme planlarındaki sabit yıllık faiz oranlarına göre tespit edilen bedellerini ödemekten ibaret olduğu, davalı taraf ödeme planları arkasında yer alan yukarıda belirtilen ibareye dayalı olarak kredilerin değişken faizli olarak kullandırıldığını savunmuş ise de;

davacı şirket ile davalı arasında değişken faizli kredi kullandırıldığını gösteren bir anlaşma bulunmadığından kredi faiz oranı hususunda taraflar arasında çıkan muarazanın kullandırılan taksitli ticari kredilerde faiz oranının yıllık %19,50 olduğunun tespiti ile giderilmesi gerektiği, bu talebin ileri sürülmesinde müteselsil sorumlu davalı kefillerin de hukuki yararının bulunduğu, aldırılan bilirkişi raporuyla davacı şirketin davalıya 34.354,52 TL fazla ödeme yaptığının tespit edildiği, yapılan bu ödeme açısından müteselsil kefil davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olmadığı gerekçesiyle 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 09.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, 15.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, taksitli ticari oto kredilerinde akdi faiz oranın %19,50 olduğunun tespitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, davacı asıl borçlu ...

Filo Kiralama Hiz. Ltd. Şti.'nin istirdat talebinin kabulüne, fazla ödediği 34.354,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, diğer davacıların istirdat taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu genel kredi sözleşmesinde ve buna ilişkin belgelerde her iki kredinin de değişken oranlı olduğu hususunda herhangi bir kayıt olmadığı, taraflar arasında buna ilişkin bir mutabakat bulunmadığı, fazla yapılan ödemeler nedeniyle davacı şirketin değişken oranlı faiz miktarına muvafakat ettiği yolundaki savunmaya itibar edilmediği, değişken faiz oranı uygulanarak taksit miktarının artırılması hususunun kabul edilmediğinin 15.08.2018 tarihli ihtarnameyle davalıya bildirildiği, 2018 yılı Eylül ayı itibariyle de ödemelerin ihtirazi kayıtla yapıldığı anlaşıldığından Mahkemece davacı şirketin kullandığı her iki kredi açısından yıllık %19,50 oranında faiz uygulanması gerektiği yönündeki tesbitte hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde herhangi bir hata olmadığı, davalı vekilinin istinaf nedenleri açısından, Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece, tüm davacılar için faiz oranı belirlenerek menfi tespit isteminin 404.544,06 TL üzerinden kabulü ile davacılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, talebin muarazanın giderilmesi olarak nitelenip karara bağlanması nedeniyle, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, dava konusu 04.01.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan 09.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, 15.01.2018 tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli, 36 ay vadeli, taksitli ticari oto kredilerinde uygulanacak akdi faiz oranının %19,50 olduğunun tesbitine, davalının fazladan talep ettiği (438.918,57-34.374,51=)404.544,06 TL alacak nedeniyle davacıların davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davacı ...

Filo Kiralama Hiz. Ltd. Şti.'nin istirdat talebinin kabulüne, davacı şirketin fazla ödediği 34.354,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, davacılar ..., ... ve ...'ın istirdat taleplerinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında uygulanması gereken kredi faiz oranının belirlenmesi, fazla ödeme talep edildiği iddia edilen miktar için borçlu olunmadığının tespiti ve ihtirazi kayıtla fazla ödendiği ileri sürülen miktarın ise istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.