6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai şart alacağının cari hesap alacağından mahsubu ile itirazın iptali davası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/437 E. 2023/1428 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Cezai Şart Tespiti ve Tazminat (Birleşen Dava) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TBK 179/2 uyarınca, sözleşmede belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi haline özgülenmiş cezai şart, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olup, alacaklı hem ifayı hem cezayı talep edebilir; karşı tarafın ödeme yükümlülüğünde temerrüde düşürülmediği ve teslimin geciktiği ihtarname ile sabit olduğu durumda, borçlu geç teslim nedeniyle sözleşmede öngörülen üst sınır dahilinde cezai şarta hak kazanır ve bu alacak, karşı tarafın cari hesap alacağından mahsup edilebilir. Ayrıca, asıl davada savunma olarak ileri sürülebilecek bir husus (mahsup/cezai şart) için ayrı bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaz. İcra takibi Türk Lirası üzerinden başlatılmışsa, mahkemece yabancı para üzerinden hüküm kurulması takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesine aykırıdır ve düzeltilmesi gerekir. Sözleşmede kararlaştırılan markadan farklı marka teslimi, teknik bilirkişi incelemesiyle fiyat ve nitelik farkı bulunmadığı tespit edildiğinde zarar tazminine konu edilemez.

Ele alınan sorunlar

Geç teslim nedeniyle cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı ve mahsup talebi → kısmi kabul

İddia: Davalı-birleşen davada davacı vekili, sözleşmeye konu cihazların geç tesliminin cezai şart için yeterli olduğunu, mahkemenin davacının ödemelerdeki temerrüdü nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceği yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 179/2 uyarınca borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılan ceza, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğindedir ve alacaklı hem ifayı hem cezayı talep edebilir. Sözleşmede öngörülen teslim tarihlerine göre cihazların teslimi üç ayı aşan süreyle gecikmiş olup bu husus tarafların kabulündedir; gecikme nedeniyle sözleşmede öngörülen üst sınır (%10) olan 73.160,17-Euro tutarında cezai şart oluşmuştur. Davacı tarafça yer tesliminin geç yapıldığı ve davalının ödemede temerrüde düştüğü iddia edilmişse de, bu hususta davacı tarafça herhangi bir ihtarname keşide edilmediği ve davalının ödeme yönünden temerrüde düşürülmediği sabit olduğundan, geç teslim nedeniyle davalının cezai şarta hak kazandığının kabulü gerekir. Bu durumda davacının 76.906,24-Euro'luk bakiye alacağından, 73.160,17-Euro cezai şart alacağının mahsubu ile davacının 3.746,07-Euro bakiye alacağı bulunduğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Takip tarihi öncesi işlemiş faiz ve takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi (yabancı para/TL hesabı) → kabul

İddia: Davacı-birleşen davada davalı vekili, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı hesabında dava tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ödeme tarihindeki kura göre veya ticari temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı takip tarihi öncesinde temerrüde düşürülmemiş olduğundan davacının takip tarihinden önceki döneme ait işlemiş faiz talep hakkı bulunmamaktadır. Dayanak icra takibi Türk Lirası üzerinden başlatılmış olmakla, ilk derece mahkemesince takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi ihlal edilerek hatalı olarak yabancı para üzerinden hüküm kurulmuş olup, Dairece bu husus düzeltilerek Türk Lirası üzerinden (14.260,16-TL asıl alacak üzerinden) hüküm kurulmuştur; bu nedenle davacı vekilinin kur hesabına ilişkin istinaf nedeninin konusu kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

İcra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talepleri → kısmi kabul

İddia: Davacı-birleşen davada davalı vekili, reddedilen kısım yönünden kendisi aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacak likit olup kabul edilen kısım bakımından davalı borçlu itirazında haksız olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Reddedilen kısım bakımından ise davacı alacaklının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Birleşen davada cezai şart tespiti talebinde hukuki yarar bulunmaması → ret

Gerekçe: Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Birleşen davacı tarafından asıl davada geç teslimden kaynaklanan cezai şart alacağının kendi borçlarından mahsubu talep edilerek bu husus savunma olarak ileri sürüldüğünden, davalı-birleşen davada davacının bu hususu ayrı bir dava konusu etmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmeye aykırı ifa (farklı marka cihaz teslimi) nedeniyle zarar tazmini talebi → ret

İddia: Davalı-birleşen davada davacı vekili, farklı marka cihaz teslimi nedeniyle detaylı inceleme yapılmaksızın taleplerinin reddedildiğini, teslim edilen cihazların sözleşmedeki niteliği taşımadığını, kalitesiz cihazlar nedeniyle teknik problemler yaşandığını ve teslim tutanağında fiyat farkı talep hakkının saklı tutulduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmede taahhüt edilen marka yerine farklı marka cihazların teslim edildiği sabit olup, yatırım teşvikinden yararlanılmış olması tek başına farklı marka cihaz teslimini kabullendiği anlamına gelmez; teslim listesinde de fiyat farkının sözleşme bedelinden düşüleceği yönünde şerh bulunmaktadır. Ancak hükme esas alınan ve makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu raporunda, sözleşmede teslimi öngörülen marka cihaz ile mevcut cihaz arasında fiyat farkı bulunmadığı, teslim edilen markanın da aynı nitelikte hava soğutmalı su soğutma ünitesi olup Avrupa normlarına uygun imal edildiği tespit edilmiş olduğundan, birleşen davacının sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle bir zararı bulunmadığı sabittir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, TBK 179/2 kapsamında ifaya eklenen ceza koşulunun mahsup yoluyla ileri sürülmesi ile bu hususun ayrıca tespit davasına konu edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi ve takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesinin yabancı para/TL hesaplaması bakımından uygulanışı, benzer cezai şart-mahsup ve tespit davası uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Savunma olarak ileri sürülebilecek bir hususun (mahsup/cezai şart alacağı) ayrıca tespit davasına konu edilmesinde hukuki yarar bulunmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart ifaya eklenen ceza koşulu temerrüt mahsup hukuki yarar tespit davası takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi icra inkar tazminatı kötü niyet tazminatı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 179/2TBK 117/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/437

KARAR NO 2023/1428

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/10/2020

NUMARASI 2017/653 Esas - 2020/467 Karar

DAVA

İtirazın İptali - Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/09/2023

Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı-birleşen davada davalı ... Ltd. Şti. vekili; taraflar arasında 01/04/2014 tarihinde ... ve ... cihazlarının teslimine ilişkin satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili firmanın sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirdiğini, müvekkili tarafından ticari ilişki sebebi ile kesilen faturaların ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafça icra takibine haksız ve gerçeğe aykırı şekilde itiraz edildiğini, her iki şirketin hesap ekstrelerinin birbiriyle örtüştüğünü, davalının müvekkiline 76.906,24-Euro borcunun kaldığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı-birleşen davada davacı ... AŞ vekili; davacı ile müvekkili arasında akdedilen 01/04/2014 tarihli sözleşme kapsamında davacının sözleşmede belirtilen marka ve miktardaki cihazların teslimini ve devreye alma işini yapmakla yükümlü olduğunu, bu hizmete karşılık müvekkilinin 731.601,70-Euro'yu karşı tarafa ödemeyi üstlendiğini, davacının edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacının müvekkiline sözleşmede belirtilen tarihlerde teslimat yapmadığını, sözleşmede yazılı markadan daha düşük kalite ve daha ucuz marka tesliminde bulunduğunu, teslimatın süresinde yapılmaması nedeniyle sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddeleri gereğince müvekkilinin cezai şart talep hakkı doğduğunu, müvekkili tarafından davacı tarafa keşide edilen 09/06/2015 tarihli ihtarname ile ...

cihazlarının ihtar tarihinden itibaren 10 gün içerisinde kendilerine teslim edilmesinin, aksi halde cezai şart hakkının saklı tutulduğunun ihtar edildiğini, ihtar tarihi itibariyle cihazların tesliminin 114 gün gecikmiş olduğunu, bu nedenle sözleşmenin 6.2. maddesi uyarınca her gün için 5.000-Euro üzerinden 570.000-Euro cezai şart oluştuğunu, ancak ceza tutarının sözleşme tutarının %10'unu geçemeyeceği yönündeki hüküm nedeniyle müvekkilinin cezai şart alacağının 73.160,17-Euro olduğunu, bu cezai şart tutarının doğrudan davacının hak edişinden kesildiğini, davacının eksik ödendiğinden bahisle takip ve işbu dava konusu ettiği tutarın bundan kaynaklandığını, ayrıca sözleşme hükmüne rağmen 2 adet ...

marka hava soğutmalı chiller cihaz yerine ... marka cihazların teslim edildiğini, kalite farkı nedeniyle her bir cihazda 10.000-15.000-Euro bedel farkı bulunduğunu, davacının cihazları devreye alma işini de sözleşmeye uygun olarak ifa etmediğini, bu nedenle müvekkilinin maddi kayba uğradığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 10 ATM 2018/251 E. - 2018/414 K. SAYILI

DAVA

Davacı ... AŞ vekili; taraflar arasında akdedilen 01/04/2014 tarihli sözleşme kapsamında davalının sözleşmede belirtilen marka ve miktardaki cihazların teslimini ve devreye alma işini yapmakla yükümlü olduğunu, bu hizmete karşılık müvekkili şirketin 731.601,70-Euro'yu karşı tarafa ödemekle yükümlendiğini, davacının sözleşme edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacının müvekkiline sözleşmede belirtilen tarihlerde teslimat yapmadığını, ayrıca sözleşmede yazılı markadan daha düşük kalite ve daha ucuz marka teslim edildiğini, müvekkili tarafından keşide edilen 09/06/2015 tarihli ihtarname ile ... cihazlarının ihtar tarihinden itibaren 10 gün içerisinde kendilerine teslim edilmesinin, aksi halde cezai şart hakkının saklı tutulduğunun ihtar edildiğini, ancak teslimatın süresinde yapılmadığını, teslimatın süresinde yapılmaması nedeniyle sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddeleri gereğince müvekkilinin 1.275.000-Euro ve 1.385.000-Euro cezai şart talep hakkı doğduğunu, ancak sözleşmedeki sınır nedeniyle müvekkilinin davalının hak edişinden kesebileceği tutarın her bir ürün için 73.160,17-Euro olduğunu, ayrıca sözleşme hükmüne rağmen 2 adet ...

marka hava soğutmalı chiller cihaz yerine ... marka cihazların teslim edildiğini, bu nedenle fiyat farkından kaynaklanan zararın doğduğunu, taraflar arasındaki görüşmelerde davalının da 73.160,17-Euro cezai şartın hak edişinden kesilmesini kabul ettiğini, dolayısıyla davalının talep edebileceği bakiye tutar 3.746,07-Euro olup bu tutarın da farklı ürün tesliminden asgari fiyat farkı olarak kabul edildiğini belirterek, 73.160,17-Euro cezai şart alacağının davalının hak edişinden kesildiğinin tespitine, farklı ürün teslimi nedeniyle doğan zararından şimdilik 2.000-Euro'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu ürünlerin 2015 yılı içerisinde teslim edilmesine rağmen son teslim edilen üründen sonra dahi ödeme yapıldığını, farklı markalar kullandığı ve geç teslim olduğu iddia edilen bir ortamda karşı tarafın son kesilen teslim ve fatura sonrasında da ödeme yapmasının açılan dava ile çeliştiğini, 2014-2015 yıllarında teslim edilen ürünler için 2017 yılında farklı ürün verildiğinin iddia edilmesinin kötü niyetli olduğunu, verilen ürünler yatırım teşvikli olup davacının farklı marka ürünleri itiraz etmeden gümrükten teslim aldığını, bu durum gizli ayıp olmadığından teslim anında ayıp ihbarında bulunulması gerektiğini, ürünün montaj ve devreye alma yeri 2015 yılı haziran ayından önce elverişli olmadığından, davacının geç teslimden doğan bir zararının bulunmadığını, ödemelerini zamanında yapmayan davacının teslim talebinde bulunamayacağını, müvekkilinin faturalarına itiraz etmeyen davacının cezai şart talep edemeyeceğini belirterek, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; alınan bilirkişi kurulu raporunda; takip tarihi itibari ile ... kendi ticarî defterlerine göre ... AŞ'den 182.194,63-TL (76.906,24-Euro) alacaklı olduğu, ... AŞ'nin kendi ticari defterlerine göre ... 171.979,01-TL (76.903,79-Euro) alacaklı olduğu, Euro bazında cari hesap farklılığının bulunmadığı, tarafların cari hesaplarının döviz bazında olmasından dolayı kur farkından oluştuğu, TCMB döviz kurları esas alındığında ... ticari defterlerindeki 76.906,24-Euro'luk alacak tutarının esas alınması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu ve cari hesap farklılığının ... tarafından ... düzenlenen 31/10/2017 tarihli 330.354,75-TL karşılığı 73.160,17-Euro tutarındaki cezai şart faturasından kaynaklandığının tespit edildiği, ...'ın sözleşme konusu cihazları vadesinde teslim edememesinin ...

bedel ödemelerini vadesinde yapmamasından kaynaklandığı, bu durumda ... AŞ'nin satım bedeli ödemelerini vadesinde yapmamak sureti ile TBK 117/2 hükmü uyarınca temerrüde düştüğü, ... ise temerrüde düşmediğinden ... AŞ'nin cezai şart talebinde haklı olmadığı, diğer yandan ... Ltd. Şti.'nin sözleşmede kararlaştırılmış olandan farklı marka ... cihazı teslim etmesinden dolayı ... AŞ'nin herhangi bir fiyat farkı zararına uğramadığından, ... AŞ'nin ... Ltd. Şti.'ye olan borcundan kesinti yapma hakkının bulunmadığı, bu nedenle bakiye 3.746,07-Euro'luk borcu ödemesi gerektiği kanısına varıldığı, ... AŞ tarafından her ne kadar 3.746,07-Euro'luk borç tutarının ödenmesinin ... Ltd. Şti. tarafından talep edilmeyeceği konusunda anlaştıkları beyan edilmiş ise de bu beyana ilişkin olarak dosyaya delil sunulmadığı, bu nedenlerden dolayı ...

Ltd. Şti.'nin takip tarihi itibari ile ... AŞ'den 76.906,24-Euro alacak talebinde haklı olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz talep edemeyeceği, takibe konu alacağın likit olması, davalı/borçlunun itirazında haksız olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına, reddedilen kısım yönünden davacı/alacaklının takibe geçmede kötü niyetli olduğu kabul edilerek, davacı ... aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedildiği, birleşen dava yönünden ise ... AŞ'nin cezai şart talep edemeyeceği ve zarar alacağının da bulunmadığı kanısına varılarak birleşen davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 76.906.24-Euro asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 296.089,02-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 59.217,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 7.599,61-TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı-birleşen davada davalı ... vekili; mahkemece vekalet ücreti ve icra inkar tazminat bakımından dava tarihindeki kur üzerinden hesap yapılarak ödeme tarihinde kura göre ödemeye karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen 76.906,24-Euro'nun bugün itibari ile yaklaşık 732.000-TL olmasına rağmen dava tarihindeki yaklaşık 300.000-TL alacak üzerinden karar verildiğini, bu durumda alacağa itiraz tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesi ya da ödeme tarihinde göre %20 faizin bulunması gerektiğini, bu nedenle alacağa karar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.Davalı-birleşen davada davacı ...

vekili; sözleşmeye konu cihazların geç teslimi cezai şart için yeterli olup geç teslimin davalı ve mahkemece de kabul edildiğini, bu nedenle müvekkilinin cezai şart kesintisi yapamayacağı gerekçesinin yerinde olmadığını, bu hususun sözleşmenin 6. maddesinde yer aldığını, sözleşmede davalının geç teslimi ile müvekkilinin ödemelerdeki temerrüdünün bağımsız sonuçlara bağlandığını, bu nedenle müvekkilinin ödemelerini geciktirdiği düşünülse dahi bunun karşılığının teslimi geciktirme değil, temerrüt faizi talep etmek olduğunu, sözleşmede ödemeden sonra siparişin hazırlanacağı yönünde bir hüküm yer almadığını, yine sözleşmede avans ödemesinin geç yapılmasının sözleşmenin hükümsüzlüğü sonucuna bağlandığını, ancak tarafların kendi iradeleriyle sözleşmeyi ayakta tuttuklarını, sözleşme konusu ...

cihazlarının sözleşmedeki teslim tarihlerinden aylar sonra 05.04.2015 ve 08.06.2015 tarihlerinde gümrüğe beyan edildiğini, birleşen davadaki farklı cihaz tesliminden kaynaklanan zarar talepleri hususunda detaylı inceleme yapılmaksızın taleplerinin reddine karar verildiğini, teslim edilen cihazların sözleşmede yer alan cihazların niteliklerini taşımadığını, müvekkilinin kalitesiz cihazlar nedeniyle birçok teknik problem yaşayarak onarım için masraf yaptığını, teslim tutanağında da farklı cihaz tesliminden kaynaklanan fiyat farkı talep hakkının saklı tutulduğunu belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalıya teslim edilen cihazların satış bedelinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali; birleşen dava ise sözleşme hükmü gereği geç teslimden kaynaklanan cezai şart tutarının karşı tarafın hak edişinden kesildiğinin tespiti ile sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında akdedilmiş olan 01.04.2014 tarihli sözleşme ile; ... tarafından sözleşmede nitelik ve sayıları belirlenen fancoil ve ... cihazlarının ...'ın otel şantiyesine satış teslim ve devreye alınmasının kararlaştırıldığı, sözleşme bedelinin toplam 731.601,70-Euro+KDV olarak belirlendiği, sözleşmenin 5.5 maddesi ile ...

ödemede gecikmesi halinde %2 temerrüt faizi uygulanacağının, yine sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddeleri ile de ... teslimde gecikmesi halinde ... cihazlar için günlük 2.500-Euro, ... cihazlar için ise günlük 5.000-Euro cezai şart ödeneceğinin, ancak ceza tutarının sözleşme bedelinin %10'unu geçmeyeceğinin hüküm altına alındığı, teslimi öngörülen ... cihazların sözleşmede belirlenen teslim tarihi 15.02.2015 olmasına rağmen, davalı ...'ın teslim talepli 09.06.2015 tarihli ihtarnamesi tarihi itibariyle henüz teslim edilmemiş olduğu, geç teslim hususunun davacı ... da kabulünde olduğu, ayrıca davacı ... tarafından sözleşmede kararlaştırılan 2 adet ... marka hava soğutmalı chiller cihaz yerine ... marka cihazların teslim edildiği anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; takip tarihi itibari ile davacı ... kendi ticarî defter kayıtlarına göre ... AŞ'den 182.194,63-TL (76.906,24-Euro) alacaklı, ... AŞ'nin ise kendi ticari defter ve kayıtlarına göre ... 171.979,01-TL (76.903,79-Euro) alacaklı olduğu, Euro bazında cari hesap farklılığı bulunmadığı, tarafların cari hesaplarının döviz bazında olmasından dolayı kur farkından oluştuğu, TCMB döviz kurları esas alındığında davacı ... ticari defterlerindeki 76.906,24-Euro'luk alacak tutarının esas alınması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu cari hesap farklılığının ... tarafından ... düzenlenen 31/10/2017 tarihli 330.354,75-TL karşılığı 73.160,17-Euro tutarındaki cezai şart faturasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Dolayısıyla asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; geç teslim nedeniyle davalı ... AŞ''nin cezai şart talep koşullarının oluşup oluşmadığı ve ilave olarak sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığının tespiti, buna bağlı olarak asıl ve birleşen davada tarafların alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. TBK'nın 179/2. maddesine göre, "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir.

TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Bu haliyle kanunun 179/2. maddesinde bütün eksik ifa halleri değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğu kabul edilmiştir. Anlatılan ilkeler doğrultusunda asıl dava bakımından somut olaya bakıldığında; taraflarca imzalanan sözleşmede, fancoil cihazların yarısı için 01.06.2014, diğer yarısı için 01.07.2014, ... cihazlar için ise 15.02.2015 tarihi teslim tarihi olarak öngörülmüş, teslimde gecikme halinde fancoil cihazlar için günlük 2.500-Euro, ... cihazlar için ise günlük 5.000-Euro cezai şart ödeneceği, ancak ceza tutarının sözleşme bedelinin %10'unu geçmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Cihazların davacı tarafça geç teslim edildiği tarafların kabulünde olup, cihazların davalı ...'ın teslim talepli 09.06.2015 tarihli ihtarnamesinden sonraki tarihlerde teslim edildiği, yurtdışından ithal edilen söz konusu cihazların 02.04.2015 ve 08.06.2015 tarihli gümrük beyannamelerinden anlaşılacağı teslimin üç ayı aşan süreyle geciktiği, bu durumda sözleşmedeki üst sınırı aşan cezai şart tutarının, sözleşmede öngörülen sözleşme bedelinin %10'u olan 73.160,17-Euro tutarında olduğu görülmektedir. İspatlanan geç teslim olgusu kapsamında davalı ... firması 73.160,17-Euro cezai şarta hak kazanmış olup, davacı tarafça yer tesliminin geç yapıldığı, ayrıca davalının ödemelerini sözleşme hükümlerine göre gecikmeli yaparak ödemede temerrüde düştüğü iddia edilmişse de, davacı tarafça bu hususta herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, yer tesliminin geç yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, davalının ödeme yönünden de temerrüde düşürülmediği sabittir.

Bu durumda asıl davada davalı ... AŞ'nin cezai şarta hak kazandığının kabulü ile davacının 76.906,24-Euro'luk bakiye alacağından, 73.160,17-Euro cezai şart alacağının mahsubu ile asıl davada davacının 3.746,07-Euro bakiye alacağının bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı takip tarihi öncesi temerrüde düşürülmemiş olmakla davacının takip tarihinden önceki döneme ait işlemiş faiz talep hakkı bulunmamaktadır. Dayanak icra takibi Türk Lirası üzerinden başlatılmış olmakla, bu tutarın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru (3,8067) karşılığı 14.260,16-TL olup, asıl davada davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulü gerekirken asıl alacak tutarının tümü yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

Ayrıca alacak likit olup kabul edilen kısım bakımından davalı borçlu itirazında haksız olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olup, reddedilen kısım bakımından ise davacı alacaklının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmektedir. Diğer yandan asıl davada davacı vekilince, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı hesabında dava tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu ileri sürülmüştür. Ancak dayanak icra takibi yabancı para üzerinden değil, Türk Lirası üzerinden başlatılmış olup, ilk derece mahkemesince takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi ihlal edilerek hatalı olarak yabancı para üzerinden hüküm kurulmuşsa da, Dairemizce Türk Lirası üzerinden hüküm kurulmuş olmakla, davacı vekilinin ileri sürdüğü bu istinaf nedeninin konusu kalmamıştır.

Birleşen davada ise birleşen davacı tarafça; sözleşme hükmü gereği geç teslimden kaynaklanan cezai şart tutarının karşı tarafın hak edişinden kesildiğinin tespiti ile sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Birleşen davacı tarafından asıl davada geç teslimden kaynaklanan cezai şart alacağının, kendi borçlarından mahsubu talep edilerek bu husus savunma olarak ileri sürülmüştür. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Bu nedenle davalı-birleşen davada davacının asıl davada savunma olarak ileri sürdüğü bu hususu ayrı bir dava konusu etmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır.

Birleşen davadaki diğer talep ise, sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı-birleşen davada davalı ... tarafından sözleşme ile 2 adet ... marka hava soğutmalı chillerin teslimi taahhüt edilmesine rağmen, bu marka cihaz yerine ... marka cihazların teslim edildiği sabittir. ... AŞ'nin bu cihazlar bakımından yatırım teşvikinden yararlanmış olmasının, tek başına farklı marka cihaz teslimini kabullendiği anlamında yorumlanması mümkün değildir. Nitekim 24.11.2015 tarihli ve her iki tarafın imzasını içeren ekipman teslim listesinde de sözleşmedeki marka fiyatı ile takılan farklı marka cihaz fiyatı arasında oluşacak farkın sözleşme bedelinden düşüleceği yönünde şerh bulunmaktadır.

Ancak mahkemece hükme esas alınan ve aralarında makine mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu raporunda, sözleşmede teslimi öngörülen marka cihaz ile mevcut cihaz arasında fiyat farkı bulunmadığı, ... marka cihazın da ... marka cihazla aynı şekilde hava soğutmalı su soğutma ünitesi olduğu, ... markasının da Avrupa menşeli olup Avrupa normlarına uygun olarak imal edildiği, bu nedenle bir zararın söz konusu bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda birleşen davacının sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle bir zararının söz konusu olmadığı da sabittir. Bu nedenle mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle; asıl davanın 3.746,07-Euro bakiye alacağın Türk Lirası karşılığı üzerinden kabulü ile davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi ve reddedilen kısım bakımından davalının kötü niyet tazminatı isteminin kabulü doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı-birleşen davada davalı vekili ile davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜNE; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2020 Tarih 2017/653 Esas - 2020/467 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ... AŞ'nin İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 14.260,16-TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen bu tutara takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında 2.852,03-TL icra inkar tazminatının davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 2- Birleşen davanın reddine"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;"Asıl davada;

alınması gereken 974,11-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 5.705,39-TL peşin harcın mahsubu ile 4.731,28‬‬-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yatırılan 1.005,51‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 2.400-TL bilirkişi ücreti ve 165-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.565-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 109,48-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 245-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 234,54-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 14.260,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 49.974,04-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Birleşen davada;

alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 6.199,54-TL'den mahsubu ile bakiye 5.929,69‬-TL harcın isteği halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 33.861,65-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,"İstinaf yoluna başvuran davacı-birleşen davada davalı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İstinaf yoluna başvuran davalı-birleşen davada davacı tarafından yatırılan 5.110,86‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Taraflar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/09/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120492 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6198 E. 2025/154 K. · Bozuldu

Yabancı para alacağında seçimlik hak kullanılmamışsa döviz üzerinden hüküm

Gerekçe özeti

Yabancı para alacağı için başlatılan icra takibinde alacaklı, takip talebinde döviz cinsinden talepte bulunup takip tarihindeki kurun TL karşılığını yalnızca takip talebine yazmış, buna karşılık alacağın faiziyle birlikte ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilini istemişse seçimlik hakkını kullanmış sayılmaz; bu hâlde mahkemece döviz cinsinden hüküm kurulması gerekir, TL cinsinden hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Öte yandan, ihtarname keşide edilmemiş ve temerrüt ispatlanamamışsa geç teslim iddiasına dayanılamaz ve karşı taraf sözleşmedeki cezai şarta hak kazanır; sözleşmede öngörülenden farklı marka mal teslimi hâlinde ise aradaki fiyat farkı yoksa tazmini gereken bir zarar doğmaz.

Emsal değeri

Yabancı para alacağına ilişkin takipte seçimlik hakkın kullanılmış sayılmayacağı hâllerde hükmün döviz cinsinden kurulması gerektiği yönündeki bozma gerekçesi bakımından emsal değeri taşır; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.

Kavramlar: yabancı para alacağı seçimlik hak temerrüt cezai şart mahsup itirazın iptali icra inkâr tazminatı kötüniyet tazminatı

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/6198 E.  ,  2025/154 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/437 Esas, 2023/1428 Karar

HÜKÜM

Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/653 E., 2020/467 K.

BİRLEŞEN DAVA

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/251 E.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı ... Enerji Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.01.2025 günü hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat Merve Karaca ile davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat İrem Kürklü dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Davacı-birleşen davada davalı ... Enerji ... Ltd. Şti. vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.04.2014 tarihinde Robur ve Fancoil cihazlarının teslimine ilişkin satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili firmanın sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının kesilen faturaları ödemediğini ileri sürerek başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, birleşen davaya cevabında; davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP VE BİRLEŞEN DAVA

Davalı-birleşen davada davacı ... Otelcilik ... A.Ş. vekili asıl davaya cevabında; davacının müvekkiline sözleşmede belirtilen tarihlerde teslimat yapmadığını, sözleşmede yazılı markadan daha düşük kalite ve daha ucuz marka tesliminde bulunduğunu, sözleşme gereği cezai şartta hak kazandıklarını ve bu bedelin davacı hak edişinden kesildiğini savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen dava dilekçesinde; davacının sözleşme edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, bu nedenle fiyat farkından kaynaklanan zararın doğduğunu belirterek, 73.160,17 euro cezai şart alacağının davalının hak edişinden kesildiğinin tespitine, farklı ürün teslimi nedeniyle doğan zarardan şimdilik 2.000,00 euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ın sözleşme konusu cihazları vadesinde teslim edememesinin Başaran'ın bedel ödemelerini vadesinde yapmamasından kaynaklandığı, bu durumda Başaran A.Ş.'nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/2 hükmü uyarınca temerrüde düştüğü, diğer yandan ... Ltd. Şti.'nin sözleşmede kararlaştırılmış olandan farklı marka Fancoil cihazı teslim etmesinden dolayı Başaran A.Ş.'nin herhangi bir fiyat farkı zararına uğramadığı, Başaran A.Ş.'nin ... Ltd. Şti.'ye olan borcundan kesinti yapma hakkının bulunmadığı, bu nedenlerden dolayı ... Ltd. Şti.'nin takip tarihi itibari ile Başaran A.Ş.'den 76.906,24 euro alacak talebinde haklı olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz talep edemeyeceği, takibe konu alacağın likit olması, davalı/borçlunun itirazında haksız olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı aleyhine icra inkâr tazminatına, reddedilen kısım yönünden davacı/alacaklının takibe geçmede kötüniyetli olduğu kabul edilerek, davacı ...

aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. Birleşen dava yönünden ise Başaran A.Ş.'nin cezai şart talep edemeyeceği ve zarar alacağının da bulunmadığı gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça yer tesliminin geç yapıldığı, ayrıca davalının ödemelerini sözleşme hükümlerine göre gecikmeli yaparak ödemede temerrüde düştüğü iddia edilmişse de, davacı tarafça bu hususta herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, yer tesliminin geç yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, davalının ödeme yönünden de temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla asıl davada davalı Başaran firmasının 73.160,17 euro cezai şarta hak kazandığı, bu durumda mahsup ile asıl davada davacının 3.746,07 euro bakiye alacağının bulunduğu, dayanak icra takibinin Türk Lirası üzerinden başlatıldığı, asıl davanın bu tutar üzerinden kısmen kabul edilmesi gerektiği, kabul edilen kısım bakımından davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, reddedilen kısım bakımından ise davacı alacaklının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı, birleşen dava yönünden sözleşmede teslimi öngörülen marka cihaz ile teslim edilen cihaz arasında fiyat farkı bulunmadığı, bu nedenle bir zararın söz konusu olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...

.. A.Ş.'nin İstanbul 2. İcra Dairesinin 2017/6119 E. sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 14.260,16 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen bu tutara takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında 2.852,03 TL icra inkâr tazminatının davalı Başaran A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar, asıl davada davacı ... ... Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalıya teslim edilen cihazların satış bedelinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali; birleşen dava ise sözleşme hükmü gereği geç teslimden kaynaklanan cezai şart tutarının karşı tarafın hak edişinden kesildiğinin tespiti ile sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl davada davacı ... Enerji Ölçüm Kontrol Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Ancak, asıl davaya dayanak icra dosyasının incelenmesinde davacı yanın icra takibinde seçimlik hakkını kullanmadığı, takip talebinde döviz cinsinden talepte bulunulduğu, takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının belirlenerek takip talebine yazıldığı ancak yabancı para asıl alacağının takip tarihinden ödeme tarihine dek faizi ile birlikte toplamının ödeme tarihindeki kur üzerinden TL olarak tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece döviz cinsinden hüküm kurmak gerekirken davacının seçimlik hakkını kullandığından bahisle TL cinsinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı ... Enerji Ölçüm Kontrol Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı ... Enerji Ölçüm Kontrol Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davada davalı ....'den alınarak asıl davada davacı ... Enerji Ölçüm Kontrol Dağ. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.