6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Akdi taşıyıcının alt taşıyıcının kusurundan müteselsil sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/410 E. 2023/1372 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesiyle taşımayı üstlenen akdi taşıyıcı, işi bir alt taşıyıcıya devretmiş olsa da, taşımanın ifası sırasında ortaya çıkan gecikme, hasar veya ziyadan gönderene karşı sorumluluğu devam eder ve fiili taşıyıcı ile müteselsilen sorumludur; alt taşıyıcının kusuru bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda, emtianın belirli bir süre (örneğin fuar süresi) içinde teslimi gerekirken bu sürenin geçmesinden sonra teslim edilmesi halinde, CMR 23/5. maddesi (taşıma ücretini geçmeyen tazminat sınırı) uygulanamaz; bu durum Konvansiyon'da düzenlenmediğinden genel hükümler (TBK 118) uygulanır. Bu tür bir geç teslim nedeniyle doğan manevi zarar da CMR kapsamında değil, ulusal hukuk kapsamında (TBK 114/2 uyarınca haksız fiil hükümlerinin kıyasen uygulanması yoluyla) tazmin edilebilir.

Ele alınan sorunlar

Akdi taşıyıcının alt taşıyıcının kusurundan sorumluluğu → ret

İddia: Davalı vekili, malları teslim almasına rağmen süresinde fuara teslim etmeyen alt taşıyıcı şirketin kusurlu olduğunu, kendi müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek maddi tazminata ilişkin kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Davalı, davacı ile yaptığı taşıma sözleşmesiyle akdi taşıyıcı sıfatını kazanmıştır. Akdi taşıyıcı, gönderenle sözleşme yaparak taşımanın tamamını üstlenen kişidir; taşıma işini fiilen gerçekleştirmese ve işi bir alt taşıyıcıya devretse bile, taşımanın gerçekleştirilmesi sırasında ortaya çıkan gecikme, hasar ve ziyadan gönderene karşı sorumluluğu devam eder. Bunun nedeni, taşıma işini devreden taşıyıcının yeni taşıyıcıyı seçerken basiretli davranması gerekliliğidir; akdi taşıyıcı, ödediği tazminatı fiili taşıyıcıya rücu edebilir. CMR Konvansiyonu'nun 3. maddesi ve TTK 879/1-b maddesi, taşımacının, taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı kişilerin hareket ve ihmallerinden kendi hareket ve ihmali gibi sorumlu olduğunu düzenlemektedir. Taşıma işini alt taşıyıcıya devreden davalının akdi sorumluluğu devam ettiğinden ve fiili taşımacı ile birlikte müteselsil sorumlu olduğundan, davalının alt taşımacının kusurlu olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Fuar süresi bittikten sonra teslimde CMR 23/5 maddesinin uygulanabilirliği ve sorumluluğun hukuki dayanağı → kabul

Gerekçe: Taşımanın güzergâhı itibariyle uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. CMR Sözleşmesi'nin 23/5. maddesinde yükün gecikmesi nedeniyle taşıyıcının taşıma ücretini geçmemek üzere tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiş ise de, bu madde yükün alıcısına geç teslim edilmesi halinde uygulanabilir. Somut olayda taşınan emtia üç gün sürecek fuar süresinden sonra varma yerine ulaşabilmiştir; taşımadan beklenen yararın gerçekleşmemesi nedeniyle fuarın sona ermesinden sonra teslim ile hiç teslim etmeme arasında fark bulunmadığından, alıcının malları fuarda tanıtamaması ve sergileyememesi nedeniyle zarara uğradığı tartışmasızdır. Emtiada hasar olmamasına rağmen taşıyıcının belli bir sürede teslim etmesi gerekirken geç teslim etmesi hali CMR Konvansiyonu'nda düzenlenmemiştir; bu durumda geç ifa dolayısıyla taşıyan genel hükümler gereğince (TBK 118. madde) sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Fuara boş standla katılma nedeniyle manevi tazminat talebi → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, uluslararası bir fuara boş stantla katılmak zorunda kalmaları nedeniyle manevi olarak prestij kaybına uğradıklarını, kusurun davalıda olduğunu ileri sürerek manevi tazminat talebinin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: CMR Konvansiyonu'nda taşıyıcının manevi tazminatla yükümlü tutulması kabul edilmemiştir; ancak somut olay CMR Konvansiyonu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olmayıp genel hükümlere, yani ulusal hukuka tabi olduğundan, akde ağır aykırılık nedeniyle TBK 114/2 gereği haksız fiil hükümleri kıyasen uygulanacaktır. Davacının, yurt dışında uluslararası bir platformda gerçekleştirilen fuarda fuar emtiasının gelmemesi nedeniyle standının boş kalması sonucu ticari itibarının zedelendiği, manevi zarara uğradığı açıktır. Zarar tarihi de dikkate alınarak makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda akdi taşıyıcının alt taşıyıcıyı seçmesinden doğan müteselsil sorumluluğunu ve belirli bir süreye (fuar süresi gibi) bağlı taşımalarda süre sonrası tesliminin CMR 23/5 madde kapsamı dışında genel hükümlere tabi olacağını, bu kapsamda manevi tazminatın da ulusal hukuk çerçevesinde talep edilebileceğini ortaya koymaktadır; bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi taşıyıcı fiili taşıyıcı müteselsil sorumluluk CMR Konvansiyonu taşıma sözleşmesi manevi tazminat geç ifa ticari itibar kaybı

Atıf yapılan mevzuat: CMR Konvansiyonu — CMR Konvansiyonu 3CMR Konvansiyonu 23/5 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 879/1-b · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 118TBK 114/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 355(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/410

KARAR NO 2023/1372

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/10/2020

NUMARASI 2015/1117 Esas 2020/712 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/09/2023

Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, 02/09/2015 ile 05.10.2015 tarihleri arasında Kazakistan'ın Almati şehrinde düzenlenecek fuar için şirketin katalog, numune, vs malzemelerinin bulunduğu sandığın nakliyesi konusunda davalı şirketle anlaşıldığını, sözleşme uyarınca sandığın fuarda teslimi sırasında bedelin % 50 sinin ödenmesi gerekirken sehven 1.9.2015 tarihinde yarı bedelin ödendiğini, ancak sandığın fuar tarihinde ve fuar bitmesine rağmen teslim edilmediğini, fuar bitişi sonrası kendi gayretleri ile sandığın bulunup Türkiye'ye gönderildiğini, Fuarda standı açamadıkları için ciddi gelir ve prestij kaybına uğradıklarını, yaptıkları harcamaların; fuar sözleşme bedeli 5.844 Euro, 4.822-TL nakliye bedeli, 570-TL ihracat bedeli, geri dönüş nakliye bedeli 985-usd, ithalat bedeli 570-TL, sandığın Ankara- İstanbul taşıma bedeli 295-TL, İstanbul- Ankara dönüş bedeli 300-TL, fuara katılan 2 personelin konaklama bedeli160+ 328 usd;

uçak bedelleri 2.780-TL + 3.010-TL, diğer harcama bedelleri 100 Dolar + 60,00 TL + 235 Dolar, telefon bedelleri 160- TL + 122- TL, 10 günlük iki çalışanın mesai kaybı 2.000- TL ve sair giderler olmak üzere yaklaşık 37.000-TL olduğunu, 2.10.2015 tarihli ihtarname ile zararın tazmini istenildiğini , 20.10.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, bir önceki yıl yurt dışı satışları gözetildiğinde zararın anlaşılabileceğini, fuara boş stantla katılmaları nedeniyle prestij kaybına uğradıklarını ileri sürerek 37.000-TL maddi tazminatın en yüksek mevduat faizi işletilerek, ayrıca 50.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, dava konusu malların fuara nakliyesi ve teslimi için ... San ve Tic. Ltd. Şti. ile yapılan sözleşme uyarınca 10.8.2015 tarihli fatura ile 1.500- USD ödeme yapılarak 7.8.2015 tarihinde malların ... Ltd. Şti.'ne teslim edildiğini, ancak nakliyatın gerçekleştirilmediğini, kendilerinin de ... şirketine 28.9.2015 tarihli ihtarname çektiklerini, cevap verilmediğini, kusurun kendilerinde değil, malları teslim etmeyen ... şirketinde olduğunu, davacı ihtarnamesine 3.11.2015 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı ile davalı arasındaki sözleşme gereği davacının Kazakistan'ın Almaata şehrindeki fuara katılımının sağlanması amacıyla davalı tarafça fuara nakliyesi için alt taşıyıcı ... Ltd. Şti.'ne teslim edilen malların davacıya zamanında teslim edilmediği, TTK 879 md, CMR 17/3 md ve TBK 116 md uyarınca alt taşıyıcının malları teslim etmemesinden sorumluluğun davalıya ait olduğu, uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini,CMR Sözleşmesi 23/5 md uyarınca yükün gecikmesi halinde taşıyıcının taşıma ücretini geçmemek üzere tazminattan sorumluluğu düzenlenmiş ise de, eldeki davada belli bir süre içinde teslimi gerekirken fuar bittikten sonra yapılan teslimde bu maddenin uygulanamayacağı, buna ilişkin CMR Konvansiyonunda yasal düzenleme olmadığından TBK 112.

ve TTK 875/1. maddenin uygulanması gerektiğini, davalının zarardan sorumlu olduğunu, bu konuda bilirkişiden rapor alındığını, davacı talebi esas alınarak 37.000-TL maddi tazminatın avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ,koşulları bulunmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; uluslararası bir fuara boş stantla katılmak zorunda kalmaları neticesinde manevi olarak prestij kaybına uğradıklarını, kusurun davalıda olduğunu ileri sürerek hükmün manevi tazminat yönünden kaldırılarak manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili ; kusurun müvekkilinde olmadığını , malları teslim almasına rağmen süresinde fuara teslim etmeyen ... şirketinin zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek maddi tazminata ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, 02/09/2015 ile 05.10.2015 tarihleri arasında Kazakistan'da yapılacak uluslararası fuara katılacak olan davacı için taşıma sözleşmesi ile fuar emtiasını taşımayı üstlenen davalının fuar zamanında emtiayı teslim edememesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili; kusurun eşyayı taşımayı üstlenen alt taşıyıcının emtiayı zamanında taşımamasından kaynaklandığını, kusurun kendilerinde olmadığını ileri sürerek istinaf etmiştir. HMK 355(1) maddesi uyarınca istinaf incelemesi ileri sürülen sebepler ile sınırlı olarak yapılmak zorundadır. Davalı tarafça hükmolunan maddi tazminat kalemleri ve miktarına ilişkin bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden, istinaf incelemesi davalının sorumluluğu noktasında yapılmıştır.

Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabiidir.Ne var ki CMR Sözleşmesinin 23/5'inci maddesinde yükün gecikmesi nedeniyle davalı taşıyıcının taşıma ücretini geçmemek üzere tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiş ise de, anılan sözleşme maddesinin, yükün alıcısına geç teslim edilmesi halinde uygulanması mümkündür. Somut uyuşmazlıkta taşınan emtia üç gün sürecek fuar süresinden sonra varma yerine ulaşabilmiştir. Bu durumda, taşımadan beklenen yararın gerçekleşmemesi nedeniyle fuarın sona ermesinden sonra teslim ile hiç teslim etmeme arasında bir fark olmadığı, alıcının malları fuarda tanıtamadığı ve sergileyemediği bu nedenle zarara uğradığı tartışmasızdır. Somut olayda olduğu gibi, taşınan emtiada hasar olmamasına rağmen, taşıyıcının emtiayı belli bir sürede teslim etmesi gerekirken geç teslimi hali CMR Konvansiyonunda düzenlenmemiştir.

Bu durumda geç ifa dolayısıyla taşıyan genel hükümler gereğince sorumludur. (TBK 118.madde )(Yargıtay 11 HD'nin 2015/5043 esas ,2016/1674 karar sayılı ,18.02.2016 tarihli ilamı ) Bu nedenle davalının sorumluluğu uygulanması gereken genel hükümlere göre belirlenecektir. Taşıma sözleşmesi ile davalı 3.150 Euro bedel ile 2-5 eylül 2015 tarihleri arasında Kazakistan'da yapılacak fuara davacının 1.1 m3 eşyasını taşıma yükümlülüğü altına girmiştir.Bu nedenle akdi taşıyıcı sıfatını haizdir. Akdi taşıyıcı; gönderenle sözleşme yaparak taşımanın tamamını üstlenen kişidir. Davalı anılan sözleşmeden sonra davadışı ... Ltd.ile kendisi taşıtan sıfatını haiz olarak yeni bir navlun sözleşmesi yapmıştır.Akdi taşıyıcının sözleşmenin imzasıyla gönderene karşı sorumluluğu doğar .Gerçekten de akdi taşıyıcı taşıma işini fiilen gerçekleştirmese bile ,taşımayı devir ettiği taşımanın ,taşımayı gerçekleştirirken ortaya çıkan gecikme, hasar ve ziya durumunda gönderene veya gönderilene karşı sorumluluğu devam etmektedir.Burada belirtmek gerekir ki, asıl taşıyıcının taşımayı gerçekleştirebilecek araçlarının olmaması veya gerekli donanıma sahip olmaması aranmaz.Taşımayı üstlenmesi durumunda asıl/akdi taşıyıcı sıfatını kazanacaktır.

Akdi taşıyıcı taşımanın hiç bir bölümüne katılmasa bile gönderene karşı sorumluluğu devam etmektedir.Sorumluluğun devam etmesinin sebebi ,taşıma işini başkasına devir eden taşıyıcının, yeni taşıyıcıyı seçmesinde basiretli davranması gerekmesidir. Yine akdi taşıyıcı hak sahibine karşı bir tazminat ödemek zorunda kaldığında fiili taşıyıcıya bu zararını rücu etme imkanına sahiptir. CMR Konvansiyonun 3.maddesi "bu sözleşmenin uygulanması bakımından taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır."hükmünü haizdir. Yine TTK'nın TTK 879/1-b maddesi aynı hükmü haizdir.

Taşıma işini alt taşıyıcıya devir eden davalının akdi sorumluluğu devam ettiğinden ve fiili taşımacı ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu gözetildiğinde ,davalının alt taşımacının kusurlu olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulması mümkün olmadığından davalı vekilinin davalının kusursuz olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekili ; hükmü reddedilen manevi tazminat talebine yönelik olarak istinaf etmiştir. CMR Konvansiyonunda taşıyıcının manevi tazminat ile yükümlü tutulması kabul edilmemiştir.ancak ,somut olay CMR Konvansiyonunda düzenlenen bir hususa ilişkin olmayıp, genel hükümlere ,bir başka deyişle ulusal hukuka tabi olduğundan akde ağır aykırılık nedeniyle TBK'nun 114/2 gereği haksız fiil hükümleri kıyasen uygulanacaktır.

Davacının ,yurt dışında uluslararası bir platformda gerçekleştirilen fuarda fuar emtiasının gelmemesi nedeniyle standın boş kalması nedeniyle ticari itibarının zedelendiği ,manevi zarara uğradığı açıktır. Zarar tarihi de dikkate alınarak makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken talebin reddi yerinde görülmemiş,davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın manevi tazminat bakımından kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden karar verilerek 37.000-TL maddi ,10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2020 Tarih 2015/1117 Esas 2020/712 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile;

37. 000-TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne;

10. 000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla manevi tazminat isteminin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 3.210,57‬-TL nispi karar ve ilam harcından yatırılan 1.485,75-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ‬‬1.724,82‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 1.513,45‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 3.250-TL bilirkişi ücreti, 311,50-TL talimat-posta masrafı olmak üzere 3.561,50‬-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.925-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 5.500-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 10.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen manevi tazminat yönünden 10.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, " Yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Alınması gereken 2.527,47-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 635-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.892,47‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 12-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 25-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/09/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120231 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.