6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çekin bedelsizliği ve borcun yenilenmesi iddiasının ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/334 E. 2023/1150 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Gerekçe özeti

Kambiyo senedine dayalı icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında, davacı borcun hiç doğmadığını değil doğduğunu kabul ederek başka bir nedenle (bedelsizlik veya yenilenme) sona erdiğini ileri sürüyorsa ispat yükü davacıya aittir. Çekin bedelsiz kaldığı iddiası HMK 201 uyarınca ancak kesin delille ispatlanabilir; kesin delil sunulmazsa peşin satış karinesi gereği çekin mevcut borcun ödenmesi amacıyla verildiği kabul edilir. Çekin senetle değiştirilerek borcun yenilendiği iddiası ise TBK 133 uyarınca tarafların açık ve uyuşan yenileme iradesinin varlığını gerektirir; bu irade tek bir e-mail yazışmasıyla ve destekleyici delil bulunmaksızın ispatlanamaz.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında ispat yükünün dağılımı → tartışılmadı

Gerekçe: İİK 72. madde uyarınca icra takibinden önce açılan kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak davacı, davalının iddia ettiği hukuki ilişkiyi (borcu) sadece inkar etmekle yetinmeyip bu ilişkinin doğduğunu kabul ederek başka bir nedenle geçersiz olduğunu veya sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu iddiayı ispat yükü davacıya düşer.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kambiyo senedinin temel borç ilişkisinden bağımsızlığı ve bedelsizlik defi → ret

İddia: Davacı, 150.000-TL bedelli çekin iplik alımı avansı olarak verildiğini, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğinde olduğundan senette yer alan hak temel borç ilişkisinden bağımsızdır; temel ilişki için kambiyo taahhüdünde bulunulması, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz, kambiyo senedi ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş sayılır. Çekin bedelsizliğini ileri süren davacı bu iddiasını HMK 201. madde gereği ancak kesin delille ispatlayabilir. Davacı çekin avans olarak verildiğini kesin delille ispatlayamamıştır; peşin satış karinesi gereği çekin mevcut borcun ödenmesi amacıyla verildiği kabul edilir. Bu nedenle davacının bedelsizlik iddiasını ispatlayamadığının kabulünde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Çekin senetle değiştirildiği (borcun yenilenmesi) iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı, 100.000-TL bedelli çekin davalının talebiyle 04/10/2019 vadeli senetle değiştirildiğini, ancak davalının çeki iade etmediğini, bu nedenle borcun sona erdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 133. madde uyarınca yeni bir borçla mevcut borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesiyle mümkündür. Dava dilekçesine ekli 14/09/2018 tarihli e-mailde belirtilen değişim yapılacak çekler listesinde dava konusu çekin bulunmadığı, davacının dayandığı 15/02/2019 tarihli e-mailde ise çeklerin senetle değişiminin talep edildiği anlaşılmakla birlikte davacının bu talebe olumlu veya olumsuz yanıt verdiğinin belirlenemediği görülmüştür. Tarafların borcun yenilenmesi konusunda uyuşan açık iradelerinin bulunduğu ispatlanamamış, bu husustaki tek delil olan e-mail tek başına ispat kuvvetine haiz görülmemiş ve davacı bunu destekleyecek başka delil sunmamıştır. Ayrıca davacının senedi teslim ederken çeki iade alması gerektiği, buna ilişkin bir işlem yapılmadığı gözetilmiştir. Borcun yenilendiği ve çek yerine senet verildiği ispat edilemediğinden bu çek nedeniyle açılan davanın da ispatlanamadığının kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Menfi tespit davasında ispat yükünün, davacının iddiasının niteliğine (borcun hiç doğmadığı iddiası mı, doğup sona erdiği iddiası mı) göre belirlenmesi ve çekin bedelsizliği/senetle değiştirilmesi iddialarının kesin delille ispat gerektirdiği yönündeki tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası ispat yükü bedelsizlik defi kesin delil kambiyo senedinin mücerretliği peşin satış karinesi borcun yenilenmesi kambiyo taahhüdü

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 201 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 133

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/334

KARAR NO 2023/1150

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/09/2020

NUMARASI 2019/383 Esas - 2020/424 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki sebebiyle iplik alımı avansı olarak verilen ... İstoç Şubesinin 22/03/2019 tarih, ... seri numaralı, 150.000-TL bedelli çeki davalının edimini yerine getirmemesi sebebiyle bedelsiz kaldığını, davalının çeki iade etmediğini, yine davalıya ... bank İstoç Şubesinin 01/03/2019 tarihli, ... seri numaralı 100.000-TL bedelli çeki ise davalının çekin verilmesine sebep olan edimlerini yerine getirmek hususunda süre istemesi ve çekin senetle değiştirilmesini talep etmesi üzerine çekin 04/10/2019 vade tarihli senet ile temdit edilerek değiştirildiğini ancak davalının bu çeki de iade etmediğini, davanın kabulü ile davaya konu çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının bedelsiz olduğunu iddia ettiği çekler hakkında hiçbir başvuru ve talepte bulunmadığını ve dava açmadığını, davacının ve dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili firmaya yüklü miktarda borcunun olduğunu, davacının iddialarının müvekkilinin çeklerle ilgili işlem başlatmasının akabinde ileri sürdüğünü, söz konusu çekin senetle değiştirilmediğini, davacının delil olarak sunduğu e-maillerin çeliştiğini, e-mail yazışmalarında davaya konu çeklerin zaten davacıya iade edildiğinin açık şekilde yazılı olduğunu, davacının iade edilmesinin kararlaştırıldığını iddia ettiği ... bank İstoç Şubesinin 01/03/2019 tarihli, ... seri numaralı 100.000-TL bedelli çekin söz konusu e-maillerde belirtilen çeklerden biri olmadığını, çekin iadesine dair bir durumun söz konusu olmadığını, davacının sunduğu senet bordrolarının ise davacının müvekkiline olan borçlarından kaynaklı olduğunu, o senetlerin ödeme için verildiğini, hem çek hemde senetlerin davacının müvekkiline olan borcunu ödemek için verdiği kambiyo senetleri olduğunu, birbiriyle değiştirilmelerinin söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının ileri sürdüğü bedelsizlik defiinin yazılı delil ile ispatı gerektiğini, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıya 823.031,85-TL borçlu olduğu tespit edildiğinden, davacı tarafça aksi yönde yazılı bir delil sunulmadığından 22/03/2019 tarihli ... seri numaralı 150.000-TL bedelli çekin bedelsiz kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı,davacı tarafın diğer iddiası ise; 01/03/2019 tarihli ... seri numaralı 100.000-TL bedelli çekin başka bir senetle değiştirilerek bu çekten kaynaklı borcun sona erdiğine ilişkin olduğunu, TBK'nın 133. maddesinde belirtildiği üzere; yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olacağını, özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmayacağı,davacının ticari defter ve kayıtlarında söz konusu çekin kayıtlı olduğu, davacı tarafından iddia edildiği gibi taraflar arasında söz konusu çekin davacıya geri verilmesi ve bunun karşılığında davalıya başka bir senet verilmesi yönünde bir anlaşma olsaydı basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının senedi teslim ederken davalıda bulunan çeki teslim alması gerektiği,yine bu durumda davacının kendi ticari defterinde çek bedeli kadar alacak kaydı oluşturması gerektiği ancak bu yönde bir kayıt oluşturulmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacının davalıya 823.031,85-TL borçlu olduğu hususları dikkate alındığında TBK m.133 uyarınca tarafların arasında açık bir borcun yenilenmesi iradesinin bulunmadığı, söz konusu çekin senetle değiştirildiği ve bedelsiz kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı sonucuna varıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından taraflar arasında borcun yenilenmesine yönelik açık bir irade olduğu hususunu ispata elverişli başkaca bir yazılı bir delil de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, hatalı ve eksik bilirkişi raporuna dayalı kararın usule ve kanuna aykırı olduğunu, davalı tarafça çeklerin senetler ile değiştirilmesi için iade olunmasına ilişkin e-posta yazışmalarının yok sayıldığını, dava konusu çeklerin davalı tarafın talebiyle değiştirilmiş olması artık değiştirilen çeklerden dolayı o çeklerden dolayı Kambiyo senedine dayalı bir borç kalmadığını, cari hesap borcunun bulunması kambiyo senedinden kaynaklanan borç olduğu anlamına gelmediğini, mahkemenin bu hususu göz ardı ederek hatalı bir karara vardığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava, İİK 72. maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davasıdır. İİK nın 72. maddesine göre, borçlu, icra takibinden önce veya icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.Menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü yine davacıya düşer.

Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur.

Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Davacı taraf istinaf dilekçesinde davaya konu her iki çekin değiştirilerek senet verildiğini ve kambiyo senedinden dolayı borç bulunmadığını belirtmiş ise de dava dilekçesinde ve yargılaması sırasında iplik alımı avansı olarak verilen ... İstoç Şubesinin 22/03/2019 tarih, ... seri numaralı, 150.000-TL bedelli çeki davalının edimini yerine getirmemesi sebebiyle bedelsiz kaldığını, diğer davaya konu ... bank İstoç Şubesinin 01/03/2019 tarihli, ...

seri numaralı 100.000-TL bedelli çekin ise davalının çekin senetle değiştirilmesini talep etmesi üzerine çekin 04/10/2019 vade tarihli senet ile temdit edilerek değiştirildiğini ancak davalının bu çeki iade etmediğini belirterek her iki çekten de borçlu olmadığını iddia ederken davalı taraf, kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ayrıca diğer çekin de senetle değiştirilmeyip senetlerin mevcut borcu ödeme amacıyla verildiğini beyan etmektedir. Davacı taraf temel borç ilişkisine dayanarak 22/03/2019 tarih ve 150.000-TL bedelli çeki avans olarak verdiğini ve davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini belirterek bedelsizlik defi ileri sürmüştür.Çekin bedelsizliğini ileri süren davacının bu iddiasını, HMK’nın 201.

maddesi gereğince ancak kesin delille ispatlayabilir.Çekin avans olarak verildiğini davacı kesin delile ispatlayamamıştır. Peşin satış karinesi gereği çekin mevcut borcun ödenmesi amacıyla verildiğini kabul gerektiğinden davacının bedelsizlik iddiasını ispatlayamadığının kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır. Bono ile değiştirildiği öne sürülen çek, ... bank İstoç Şubesinin 01/03/2019 tarihli, ... seri numaralı 100.000-TL bedelli çek olup her ne kadar dava dilekçesine ekli 14/09/2018 tarihli değişim yapılacak çeklere ilişkin e-maile dayanarak çekin 04/10/2019 vade tarihli senet ile değiştirildiği öne sürülmüş ise de davalı tarafın cevap dilekçesinde bu e-maile ekli çek listesi ibraz edilerek davaya konu çekin bu listede bulunmadığının beyan edildiği, bunun üzerine davacının 15/02/2019 tarihli çek-senet değişimi hakkında e-maile dayanarak borcun yenilendiğini ileri sürdüğü, bu e-mailin incelenmesinde ekli çek listesine göre çeklerin senetle değişiminin talep edildiği anlaşılmakla birlikte davacı tarafın bu talebe olumlu veya olumsuz bir yanıt verdiği belirlenememiştir.TBK 133.

maddeye göre yeni bir borçla mevcut borcun sona erdirilmesinin ancak tarafların açık iradesi ile söz konusu olabileceği fakat tarafların bu yönde uyuşan açık iradeleri olduğunun ispatlanamadığı, bu hususu ispat için sunulan e-mailin tek başına ispat kuvvetine haiz olmadığı, davacı tarafın bunu destekleyecek delil ibraz edemediği, davacının senedi teslim ettiğinde çeki iade alması gerektiği gözetildiğinde, borcun yenilendiği ve çek yerine senet verildiği ispat edilemediğinden bu çek nedeniyle davanın ispatlanamadığının kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/07/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120069 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5144 E. 2024/7033 K. · Onandı

Çekin bedelsizliği ve borcun yenilenmesi yazılı delille ispatlanır

Gerekçe özeti

Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında bedelsizlik def'ini ileri süren borçlu bunu yazılı delille ispat etmek zorundadır; kendi ticari defterlerine göre karşı tarafa borçlu görünen ve aksini yazılı delille kanıtlayamayan davacının bedelsizlik iddiası kabul edilmez. Mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni senet düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradesi bulunmadıkça borcun yenilenmesi sayılmaz; çekin defterlerde kayıtlı kalması ve buna karşılık alacak kaydı oluşturulmamış olması açık yenileme iradesinin bulunmadığını gösterir.

Emsal değeri

Çekte bedelsizlik def'inin yazılı/kesin delille ispatı ile mevcut borç için yeni senet verilmesinin açık irade olmadıkça yenileme sayılmayacağı yönlerinden emsal değeri taşır; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcıdır.

Kavramlar: menfi tespit çek bedelsizlik def'i borcun yenilenmesi (tecdit) kambiyo taahhüdü ticari defterler basiretli tacir ispat yükü kesin delil

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/5144 E.  ,  2024/7033 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/334 Esas, 2023/1150 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/383 E., 2020/424 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki sebebiyle iplik alımı avansı olarak verilen ... İstoç Şubesinin 22.03.2019 tarih, 7007073 seri numaralı, 150.000,00 TL bedelli çekin davalının edimini yerine getirmemesi sebebiyle bedelsiz kaldığını, davalının çeki iade etmediğini, yine davalıya ... İstoç Şubesinin 01.03.2019 tarihli, Z1024824 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çeki ise davalının çekin verilmesine sebep olan edimlerini yerine getirmek hususunda süre istemesi ve çekin senetle değiştirilmesini talep etmesi üzerine çekin 04.10.2019 vade tarihli senet ile temdit edilerek değiştirildiğini ancak davalının bu çeki de iade etmediğini ileri sürerek davanın kabulü ile davaya konu çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bedelsiz olduğunu iddia ettiği çekler hakkında hiçbir başvuru ve talepte bulunmadığını ve dava açmadığını, davacının ve dava dışı ... Makine Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili firmaya yüklü miktarda borcunun olduğunu, davacının iddialarının müvekkilinin çeklerle ilgili işlem başlatmasının akabinde ileri sürdüğünü, söz konusu çekin senetle değiştirilmediğini, davacının delil olarak sunduğu e-maillerin çeliştiğini, e-mail yazışmalarında davaya konu çeklerin zaten davacıya iade edildiğinin açık şekilde yazılı olduğunu, davacının iade edilmesinin kararlaştırıldığını iddia ettiği ... İstoç Şubesinin 01.03.2019 tarihli, Z1024824 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çekin söz konusu e-maillerde belirtilen çeklerden biri olmadığını, çekin iadesine dair bir durumun söz konusu olmadığını, davacının sunduğu senet bordrolarının ise davacının müvekkiline olan borçlarından kaynaklı olduğunu, o senetlerin ödeme için verildiğini, hem çek hemde senetlerin davacının müvekkiline olan borcunu ödemek için verdiği kambiyo senetleri olduğunu, birbiriyle değiştirilmelerinin söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacının ileri sürdüğü bedelsizlik def'inin yazılı delil ile ispatı gerektiğini, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıya 823.031,85 TL borçlu olduğu tespit edildiğinden ve davacı tarafça aksi yönde yazılı bir delil sunulmadığından 22.03.2019 tarihli 7007073 seri numaralı 150.000,00 TL bedelli çekin bedelsiz kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davacı tarafın diğer iddiasının ise 01.03.2019 tarihli Z1024824 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çekin başka bir senetle değiştirilerek bu çekten kaynaklı borcun sona erdiğine ilişkin olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun)'nun 133'üncü maddesinde belirtildiği üzere; yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olacağını, özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmayacağı, davacının ticari defter ve kayıtlarında söz konusu çekin kayıtlı olduğu, davacı tarafından iddia edildiği gibi taraflar arasında söz konusu çekin davacıya geri verilmesi ve bunun karşılığında davalıya başka bir senet verilmesi yönünde bir anlaşma olsaydı basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının senedi teslim ederken davalıda bulunan çeki teslim alması gerektiği, yine bu durumda davacının kendi ticari defterinde çek bedeli kadar alacak kaydı oluşturması gerektiği ancak bu yönde bir kayıt oluşturulmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacının davalıya 823.031,85 TL borçlu olduğu hususları dikkate alındığında 6098 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesi uyarınca tarafların arasında açık bir borcun yenilenmesi iradesinin bulunmadığı, söz konusu çekin senetle değiştirildiği ve bedelsiz kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı sonucuna varıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından taraflar arasında borcun yenilenmesine yönelik açık bir irade olduğu hususunu ispata elverişli başkaca bir yazılı bir delil de sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı taraf temel borç ilişkisine dayanarak 22.03.2019 tarih ve 150.000,00 TL bedelli çeki avans olarak verdiğini ve davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini belirterek bedelsizlik def'i ileri sürdüğü, çekin bedelsizliğini ileri süren davacının bu iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 201'inci maddesi gereğince ancak kesin delille ispatlayabileceği, ancak çekin avans olarak verildiğini davacı kesin delile ispatlayamadığı, ayrıca bono ile değiştirildiği öne sürülen çek, ... İstoç Şubesinin 01.03.2019 tarihli, Z1024824 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli çek olup her ne kadar dava dilekçesine ekli 14.09.2018 tarihli değişim yapılacak çeklere ilişkin e-maile dayanarak çekin 04.10.2019 vade tarihli senet ile değiştirildiği öne sürülmüş ise de davalı tarafın cevap dilekçesinde bu e-maile ekli çek listesi ibraz edilerek davaya konu çekin bu listede bulunmadığının beyan edildiği, bunun üzerine davacının 15.02.2019 tarihli çek-senet değişimi hakkında e-maile dayanarak borcun yenilendiğini ileri sürdüğü, bu e-mailin incelenmesinde ekli çek listesine göre çeklerin senetle değişiminin talep edildiği, ancak davacının bu talebe olumlu veya olumsuz bir yanıt vermediği, bu hususu ispat için sunulan e-mailin tek başına ispat kuvvetine haiz olmadığı, borcun yenilendiği ve çek yerine senet verildiği ispat edilemediğinden bu çek nedeniyle davanın ispatlanamadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72'nci maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davasıdır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.