6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisi ve faturaya konu malın teslimi ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/267 E. 2023/1137 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı; yetki, İİK 50/1 yollamasıyla HMK'nın yetki hükümlerine ve para borçlarında alacaklının yerleşim yeri veya ifa yeri esasına göre belirlenir. Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispat yükü davacıya aittir; fatura ve defter kayıtları tek başına yeterli olmayıp, sevk irsaliyesindeki imzanın o tarihte davalı çalışanı olan kişi tarafından doğrulanması ve imza benzerliği teslimi ispata yeterlidir. İtirazın iptali davası, takip talebine bağlı bir dava olduğundan, takipte talep edilen faiz türünden (yasal faiz) farklı bir faiz türüne (ticari faiz) hükmedilemez; hükmedilirse bu husus, yeniden yargılama gerektirmeyen bir hata olarak istinaf incelemesinde düzeltilir.

Ele alınan sorunlar

İcra dairesinin yetkisine itiraz → ret

İddia: Davalı vekili, davalının adresi itibariyle Bakırköy icra dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından biri, takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun yapılmasıdır. Yetkili icra dairesi İİK 50/1 yollamasıyla HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK 10 gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. TBK 89/1'e göre aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir; TBK 14/1'e göre şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer de yetkilidir. Somut olayda davalının şubesi bulunmakta olup ticari ilişki davacı ile şube arasında gerçekleşmiştir; alacak para alacağı olduğundan davacı alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir. Bu kurallar nedeniyle takibin başlatıldığı icra dairesi yetkilidir, davalının yetki itirazı yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Fatura konusu malın davalıya teslim edildiğinin ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, faturaların ve sevk irsaliyelerindeki imzaların müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, davacının delil listesinde bulunmayan bir tanığın beyanına itibar edilerek hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, tanığın şirketten ayrılmış olup imza yetkisi bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Somut olayda davacı faturaları davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da, faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde teslim alan imzası bulunmaktadır. Sevk irsaliyelerinin düzenlenme tarihlerinde davalı şirket çalışanı olduğu SGK kayıtlarıyla sabit olan kişinin yeminli beyanında imzaların kendisine ait olduğunu ve malların teslim alındığı anlamına geldiğini ifade etmesi, ayrıca davalının düzenlediği sevk irsaliyelerindeki teslim eden imzaları ile davacının düzenlediği sevk irsaliyelerindeki teslim alan imzalarının çıplak gözle yapılan incelemesinde benzer olması nedeniyle, faturalar konusu malların davalıya teslimi kanıtlanmıştır. Davalı vekilinin, davacının delil listesinde adı bulunmayan tanığın beyanına itibar edilmesinin usule aykırı olduğu iddiasına ilişkin olarak, irsaliyeler delil olarak sunulmuş olup davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde irsaliyelerdeki imzalara itiraz etmesi nedeniyle, imzaların geçerliliği bakımından irsaliyelerde imzası bulunan davalı şirket çalışanının beyanının alınmasında usule aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Takip talebine aykırı olarak ticari faiz uygulanması → kabul

İddia: Davalı vekili, icra takibinde yasal faiz talep edilmesine rağmen mahkemece ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Bu nedenle davacı alacaklı tarafından takipte yasal faiz talep edilmesine rağmen, mahkemece takip talebine aykırı olarak alacağa ticari faiz uygulanmasına hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

İtirazın iptali davasının takip talebine sıkı sıkıya bağlı olduğu ve takipte talep edilen faiz türünden farklı bir faize (örneğin ticari faize) hükmedilemeyeceği yönündeki tespit, benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır; ayrıca sevk irsaliyesindeki imzanın tanık beyanı ve imza benzerliğiyle doğrulanmasının teslim ispatına yeterli olduğu yönündeki değerlendirme de emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Sözleşmeden kaynaklanan para alacağı davalarında, HMK 10 gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir; TBK 89/1 uyarınca aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri mahkemesinde, TBK 14/1 uyarınca şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesinde de ifa edilir; bu nedenle alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir.
Dava şartı
Takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olması, itirazın iptali davasının dinlenilme koşullarındandır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra dairesinin yetkisi ispat yükü sevk irsaliyesi takip talebine bağlılık yasal faiz-ticari faiz icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 50/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 10HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı TBK 89/16098 sayılı TBK 14/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/267

KARAR NO 2023/1137

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/10/2020

NUMARASI 2018/391 Esas 2020/523 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/07/2023

Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki neticesinde müvekkili tarafından sattığı mallar karşılığında 14.11.2017 tarihli 09.11.2017 tarihli faturaların ödenmemesi üzerine faturalara dayalı olarak davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, davalıya mal tesliminin gerçekleştiğini, davalının borcunu süresinde ödemediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin adresi itibariyle Bakırköy icra dairelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafından takip dayanağı olarak gösterilen faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, faturaların müvekkilinin ticari defter kayıtlarında mevcut olmadığını , davacının alacağını yazılı ve kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, ayrıca müvekkili temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasındaki ihtilafın takip dayanağı belgeye konu malın teslim edilip edilmediği hususundan kaynaklandığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 18.990,40-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde takibe konu faturaların kayıtlı olmadığı, dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinin düzenlendiği tarihte davalı şirket çalışanı olan ve tanık olarak dinlenen ...'ın sevk irsaliyelerinin altında yer alan imzanın kendisine ait olduğunu, malları teslim aldığı için bu imzaları attığını beyan etmesi ile davacının takibe konu faturalarda yer alan malları teslim ettiğini ispat ettiği, bu kapsamda fatura bedelleri yönünden takibe yapılan itirazın haksız olduğu, ancak takipten önce davalının temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği, tarafların tacir olması nedeniyle alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 18.990,40-TL asıl alacak bakımından iptaline,asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; dava konusu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, sevk irsaliyelerindeki imzaların da müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin isticvabında fatura borcunu kabul etmediğini, davacının delil listesinde tanık olarak ...'ın adının bulunmamasına rağmen tahkikat aşamasında bildirilen tanığın beyanına itibar edilerek hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, tanık daha önce müvekkili şirketten ayrılmış olup şirket adına imza atabilecek bir sıfata sahip olmadığını, icra takibinde yasal faiz talep edilmesine rağmen mahkemece ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, icra takibinde yetkili icra dairesinin Bakırköy icra dairesi olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan doğan alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından birisi de, takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmasıdır.Davalı borçlu tarafından, yasal süresinde Bakırköy icra dairelerinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Yetkili icra dairesi; İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.

Aynı kanunun 14/1 maddesine göre ise, şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer de yetkili kılınmıştır. Somut olayda davalının Ümraniye'de şubesi bulunmakta olup, ticari ilişki davacı ile şube arasında gerçekleşmiştir. Alacak para alacağı olduğundan, davacı alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir.yazılan yetki kuralları nedeniyle takibin başlatıldığı İstanbul Anadolu icra dairesi yetkili olup, davalı borçlu vekilinin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.

Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Somut olayda davacı tarafından davalıya fason ütü hizmeti verildiği, bu kapsamda yapılan iş bedeli için dava takip konusu faturaların düzenlendiği, davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinde isim belirtilmeksizin teslim alan imzasının bulunduğu görülmektedir. Mahkemece beyanı alınan ...'ın sevk irsaliyelerinin düzenlenme tarihlerinde davalı şirketin çalışanı olduğu SGK kayıtlarıyla sabittir. Tanık olarak beyanı alınan bu kişi, yeminli beyanında dayanak sevk irsaliyeleri ile malların davacıya gönderilmesine ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenen sevk irsaliyelerindeki kendisine ait olduğunu, imzalarının malların teslim alındığı anlamına geldiğini ifade etmiştir.

Nitekim davalının düzenlediği sevk irsaliyelerindeki teslim eden imzaları ile davacının düzenlediği sevk irsaliyelerindeki teslim alan alan imzalarının çıplak gözle yapılan incelemesinde de benzer oldukları görülmektedir. Bu sebeble faturalar konusu malların davalıya teslimi kanıtlanmıştır. Davalı vekilince, davacının delil listesinde tanık olarak adı bulunmayan ...'ın beyanına itibar edilerek hüküm kurulmasının usule aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; irsaliyeler delil olarak sunulmuş olup, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde irsaliyelerdeki imzalara itiraz etmesi nedeniyle , imzaların geçerliliği bakımından mahkemece irsaliyelerde imzası bulunan davalı şirket çalışanın beyanının alınmasında usule aykırılık bulunmamaktadır.

Bu nedenle mahkemece asıl alacak bakımından davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır. Ancak davacı tarafça takip talebinde asıl alacağa yıllık %9 oranında yasal faiz talep edilmesine rağmen, mahkemece asıl alacağa ticari faiz uygulanmasına karar verilmiştir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Bu nedenle davacı alacaklı tarafından takipte yasal faiz talep edilmesine rağmen, mahkemece takip talebine aykırı olarak alacağa ticari faiz uygulanmasına hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle;işletilecek faize ilişkin davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan,yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak,yeniden karar verilmesine ,itirazın kısmen iptali ile " asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2020 Tarih 2018/391 Esas 2020/523 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 18.990,40- TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin devamına ,asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,fazla istemin reddine," %20 oranda hesaplanan 3.798,08-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 1.297,23-TL harçtan peşin alınan 328,68-TL harcın mahsubu ile 968,55‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan ‬‬‬364,58‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 700-TL bilirkişi ücreti ve 161,25-TL posta masrafı olmak üzere 861,25-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 850-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 3.400-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 255,43-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, "Davalı tarafından yatırılan 324,3‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderininı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/07/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/120006 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.