Kambiyo senedinde soyutluk ilkesi ve ödemenin yazılı delille ispatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/600 E. 2023/1485 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kambiyo senedine (bono) dayalı borç, temel ilişkiden bağımsız ve mücerret (soyut) bir borç ilişkisi olduğundan, senet borçlusu olan kişi borcu ödediğini iddia ediyorsa bunu HMK m.201 gereği yazılı delille ispat etmekle yükümlüdür. Ödemeye ilişkin somut ve senede atfedilebilir yazılı delil sunulmadıkça ve karşı tarafa yemin teklif edilmedikçe, ödeme iddiası ispatlanmış sayılmaz ve menfi tespit talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Kambiyo senedi bedelinin ödendiği iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacılar, borcun daha önce araç devri ve nakit ödemelerle tahsil edilmiş olmasına rağmen davalı ve kardeşlerinin hem senetlere dayalı takibi hem de taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ayrı bir takibi başlattığını, ilk derece mahkemesinin yapılan ödemeleri dikkate almamasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: Kambiyo senedi niteliğindeki bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ifasına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisidir. Kambiyo senetlerindeki soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından ortaya çıkar; buna göre bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse borçlu olmadığını iddia ediyorsa bunu ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda davacı, senet borçlusu olduğu bonolara diğer davacının aval verdiğini, bono bedellerinin ödendiğini iddia etmektedir; ancak davacının başka bir araç alım satım sözleşmesi de yaptığı anlaşılmakta olup, iddia edilen ödemelerin davaya konu senetlere atfen yapıldığına veya bu senetlerden kaynaklanan borcun ödendiğine ilişkin hiçbir kayıt veya delil bulunmamaktadır. Takip borçlusu olan davacıların bonolardan dolayı borçlu olmadıklarını HMK'nın 201. maddesi gereği yazılı delille ispatlamaları gerekir; davacı tarafça bu hususta yazılı delil sunulmamış, davalı tarafa da yemin teklif edilmemiştir. Bu nedenlerle davacıların iddialarını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kambiyo senetlerinde soyutluk ilkesinin ispat hukukundaki sonucunu ve ödeme iddiasının HMK m.201 gereği yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini vurgulaması nedeniyle, benzer menfi tespit davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senedi↗ soyutluk (mücerretlik) ilkesi↗ menfi tespit↗ yazılı delille ispat↗ aval↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/600
KARAR NO 2023/1485
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/12/2020
NUMARASI 2018/912 Esas - 2020/865 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/10/2023
Davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'ın diğer müvekkili ...'a borcu olduğunu, söz konusu borç için ...'ın ... adına araç alarak bedelini ödeyeceğini, ...'ın da davalının kardeşi dava dışı ...'na ait ... plakalı aracı aldığını, ççç lehine araç üzerinde rehin kurulduğunu, araç satışının ... adına kardeşi dava dışı ...'nın gerçekleştirdiğini, ... ve ...'ın oto galerici olduğunu, müvekkillerinin borçlu olduğu 10/03/2015 tanzim ve 10/04, 05, 06, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12/2015 vade tarihli toplam 21.400-TL bedelli 10 adet senedi davalıya ve ...'a verdiğini, işbu senetlerin tahsili için müvekkillerine karşı davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine konulduğunu, 23/12/2016'da müvekkili ...'ın borca karşılık dava dılşı eşi ...'ya ait ...
plakalı aracı davalının kardeşi ...'a devrettiğini, araç bedelinin 29.216-TL olarak belirlendiğini, davaya konu borca ve senetlere karşılık müvekkili ...'ın davalıya 16/03/2016'da 1.000-TL, 26/03/2016'da 460-TL, 24/06/2016'da 1.760-TL, 29/08/2016'da 955-TL, 21/09/2016'da 855-TL, 17/10/2016'da 1.010-TL ve 24/11/2016'da 610-TL olmak üzere toplam 6.650-TL'yi PTT ATM'sinden ödediğini; davalı ile kardeşleri ... ve ...'ın kötüniyetli olduklarını, tahsil ettiklerini parayı tekrar tahsil etmeye çalıştıklarını; davalının kardeşi ...'ın ... plakalı araç için müvekkili ...'a karşı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını; davalının borcu tahsil etmiş olmasına rağmen müvekkillerinden senet aldığını ileri sürerek, müvekkillerinin İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibinden ve takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, ...'nın müvekkilinin amcasının oğlu ve ...'nın da ...'ın ağabeyi olduğunu, müvekkilinin ...'la birlikte oto galericilik yaparken ...'ın ortaklıktan ayrıldığını, ...'ın da borcuna karşılık davacı ...'ın borçlusu olduğu senetleri davalıya temlik ettiğini; müvekkilinin önce ... plakalı aracı davacı ...'a sattığını ancak aracın ...'ın eşi ...'nın üzerine 25/06/2014'te mülkiyeti muhafaza sözleşmesiyle resmi satışının yapıldığını, davacıların sunduğu ödeme belgelerinin söz konusu satışa ilişkin olduğunu, ödemelerin de senetlere şerh edildiğini ve söz konusu tarihlerin de birbirine uyduğunu; söz konusu ödeme dekontlarında her hangi bir açıklama yazmadığından ödemelerin araç satışına mahsuben yapıldığına karine teşkil ettiğini;
borcun yenilendiğini, ... borç için ödeme yapamayınca 23/12/2016'da ... plakalı aracın borcuna mahsuben ...'a devredildiğini; davacı ...'ın 10/02/2015'te ... plakalı aracı mülkiyeti muhafaza kaydıyla satın aldığını, bu satış için verilen senetleri ...'ın borçlu ve ...'ın da kefil olarak imzaladığını, borç ödenmediğinden davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasında icraya konulan ve ... plakalı aracın satışından doğan borcun yenlenmesi sebebiyle davacılar tarafından imzalanan senetler olduğunu; ... plakalı aracın söz konusu takip borcuna konu senetlere mahsuben yapılmış bir devir işlemi olmadığını; ...'ın ... plakalı aracın satışı için verdiği senetlerin asıllarını cevap dilekçesinin ekinde sunulduğunu, o senetlerin her hangi bir takibe veya davaya konu edilmediğini ve davacıların senetleri ödediğini ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacıların davaya konu bonoları ödediklerini ispat edemedikleri, dosyaya sunulan PTT ödeme belgelerinde de bonolara ilişkin yapılan ödemeler olduğu hususunda her hangi bir açıklamanın bulunmadığı, kayıtların da süre itibariyle silinmiş olması sebebiyle PTT'den celp edilemediği, davalının ödeme iddiasını kabul etmediği, davacıların yemin deliline de dayanmadıkları ve iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesindeki iddialarını tekrar etmiş, borcun tahsil edilmesine rağmen davalı ve kardeşlerinin hem davaya konu takibi başlattığını hem de taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla tabip başlattıklarını ve mahkemece yapılmış olan ödemelerin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinden ve takibe konu senetlerden dolayı İİK m.72 uyarınca borcu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür.Somut olayda, davacı ...'ın davalıya senet borçlusu sıfatıyla verdiği davaya konu bonolara diğer davacı ...
aval vermiştir. ... tarafından söz konusu bono bedellerinin ödendiği iddiasında bulunulmaktadır. Ancak ...'ın da başka bir araç alım satım sözleşmesi yaptığı anlaşılmaktadır. Yapıldığı iddia edilen ödemelerin de, davacı ...'ın borçlusu olduğu senetlere atfen yapıldığına veya borcun ödendiğine ilişkin hiç bir kayıt veya delil bulunmamaktadır. Zira, takip borçluları olan davacıların bonolardan dolayı borçlu olmadıklarını kesin delillerle diğer bir deyişle HMK'nın 201. maddesi gereği yazılı delille ispatlamaları gerekir. Davacı tarafça bu hususta yazılı delil sunulmamış ve davalı tarafa yemin de teklif edilmemiştir. Bu açıklamalardan olarak, davacıların iddialarını ispat edemediğinden bahisle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119713 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi