6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Banka havalesiyle gönderilen paranın ödünç mü mal bedeli mi olduğu uyuşmazlığı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/810 E. 2023/1599 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Davacının nitelemesi: İtirazın İptali (Ödünç Verme İddiasına Dayalı) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Davacının kendi iddiasıyla dava dışı bir üçüncü kişiyle davalı arasında ticari/organik bir ilişkinin varlığını ileri sürmesi halinde, o üçüncü kişinin ticari defterlerinin bilirkişi incelemesine dahil edilmesi usule aykırı değildir. Banka havalesi yoluyla yapılan ödemelerin ödünç mü yoksa mal bedeli mi olduğu ihtilaflıysa, gönderilen paraların alıcı tarafın (dava dışı üçüncü kişi dahil) ticari kayıtlarında borç/alacak ilişkisi olarak yer alması, bu paraların mal alımı amacıyla gönderildiğinin karinesini oluşturur; bu durumda ispat yükü, teslimin gerçekleştiğini ispatlaması gereken tarafa (parayı alan tarafa) geçer. Teslimatın miktarı ve fiyatı taraflarca açıklığa kavuşturulmamışsa, mahkeme bilirkişi marifetiyle emsal faturalar üzerinden en düşük birim fiyatı esas alarak hesaplama yapabilir ve bu yöntem, ispat yükü kendisinde olan tarafın aleyhine sonuç doğursa da usule uygundur.

Ele alınan sorunlar

Gönderilen paranın ödünç mü mal bedeli mi olduğunun ispatı ve ispat yükünün dağılımı → ret

İddia: Davacı vekili, davalı ile aralarında ödünç vermeye yönelik şahsi bir ilişki bulunmadığını, paranın dava dışı babasının talimatı ile gönderildiğini, mal teslimi yapılmadığını, davalının vergi kaydı olmadığını, dava dışı üçüncü kişinin taraf olmadığı halde onun defterlerinin incelenerek davalı lehine hak çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Dosya içeriği ve mahkeme kabulünde olduğu şekilde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının fiilen babası ile birlikte çalıştığı, gönderilen paraların dava dışı firma defterinde kayıtlı olması karşısında bu paraların ödünç için değil mal alımı için gönderildiğinin kabulü gerektiği; bu durumda ispat yükünün davalıya geçtiği ve teslimin davalı tarafından ispatlanması gerektiği kabul edilmiştir. Bilirkişi incelemesinde davacı ve dava dışı üçüncü kişinin defterlerinin incelendiği, ticari ilişkinin dayanağı olduğu bildirilen yurt dışı firmadan gelen paraların davalıya ödemeler şeklinde kayda alındığı, davacının yurt dışına ihracat yaptığı ve yükleme belgeleri sunduğu, ödeme tarihleri ile yükleme tarihlerinin yakın olduğu, bir kısım ürün teslimatının davacıya yapıldığının belgelerden tespit edildiği; ancak taraflar arasındaki anlaşmanın koşullarının (ürün adedi, birim fiyat) açıkça belirlenmediği görülmüştür. Davacının teslimi tümden reddetmesine karşın kayıtlara göre bir kısım ürün teslim edildiğinin anlaşılması ve teslimat yapılmamasına rağmen ödemenin sürdürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu kabul edilmiştir. Teslimin adet ve fiyat bilgisi netleşmediğinden bilirkişi tarafından emsal faturalar esas alınarak en düşük birim fiyat üzerinden hesaplama yapılmış, teslimi ispat yükümlülüğü davalıda olduğundan davalı aleyhine en düşük bedel üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Dava dışı üçüncü kişinin ticari defterlerinin delil olarak incelenmesinin usule uygunluğu → ret

İddia: Davacı, dava dışı babası ...'in davada taraf olmadığını, üçüncü kişi konumundaki bu kişinin defterlerinin incelenerek davalı lehine sonuç çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı tarafça davalının babası ile birlikte iş yaptığı ve davalıya gönderilen paralar karşılığında davalı ve babasının mal teslim etmediği ileri sürüldüğüne göre, davacı kayıtlarında bilirkişi kurulunca yapılan tespitlere göre değerlendirme yapılmış olması ve eldeki davada dava dışı olmasına rağmen davacı tarafından davalı ve babası ile ticari ilişki olduğu iddiasının ileri sürülmesi nedeniyle, dava dışı üçüncü kişinin ticari defterlerinin incelenmesinde yasaya aykırı bir durum bulunmadığı kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Banka havalesiyle yapılan ödemelerin niteliğinin (ödünç mü mal bedeli mi) tespitinde, alıcı tarafın veya onunla ilişkili dava dışı üçüncü kişinin ticari kayıtlarındaki borç/alacak açıklamalarının ispat yükünü tersine çevirebileceği ve dava dışı üçüncü kişinin defterlerinin, davacının kendi iddiası nedeniyle delil olarak incelenebileceği yönündeki değerlendirmesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Menfi tespit davası açıldıktan sonra, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ıslah suretiyle itirazın iptali davasına çevrilmesi mümkündür.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası itirazın iptali ispat yükü ticari defil/defter incelemesi emsal fatura hak düşürücü süre (ıslah) sözleşme ilişkisinin kabulü

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/810

KARAR NO 2023/1599

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/12/2018

NUMARASI 2017/561Esas - 2018/1116 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/10/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili 12.06.2017 tarihli dava dilekçesi ile, davalı ile babası ...'ün tekstil imalatçısı olup davalılar tarafından gönderilecek iç çamaşırı karşılığı ... Bankası kanalı ile davalı hesabına 03.02.2014 tarihinde 33.000-TL, 23.10.2014 tarihinde 10.000-TL, 09.12.2014 tarihinde 34.500-TL, 17.03.2015 tarihinde 4.000-TL olmak üzere toplam 81.500-TL ödeme yaptığını, görüşmelere rağmen ürünlerin gönderilmemesi nedeniyle İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının mal alışverişi olmadığı gönderilen paranın daha önceden verilen ödünç paranın geri ödemesi olduğunu itirazında ileri sürdüğünü, davalıdan ödünç para almadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili 12.08.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile; İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın tespit davası niteliğinde olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddini, davacının elden aldığı parayı banka havalesi ile geri gönderdiğini, dava tarihi itibari ile borcu olmadığından menfi tespit davası açma koşullarının oluşmadığını, davalının tacir olmadığını, arada alım-satım ilişkisinin bulunmadığını, banka dekontlarında ne için ödeme yapıldığına yönelik bir açıklama bulunmadığını, davacıdan alınmış ödünç para olmadığını yazılı belge ile davacının ispatlamasının gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davada ispat yükünün davacıda olduğu, gönderilen dekontlardan sadece 10.000-TL olanda ürün ödemesi açıklamasının bulunduğu, bilirkişi raporu ile davacı defterlerinde davalı tarafa ilişkin fatura kaydı olmadığı, ancak yurt dışı firmasından gelen tutarlar alıcılar hesabının alacak kaleminde davalı adına yapılan ödemeye ilişkin bir kayıt bulunduğu, davacının yurt dışı firmasına ihracatı gerçekleştirdiği, ve davacı tarafından gönderilen bedeller ile yükleme tarihlerinin birbirine yakın olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının davacı tarafça ispatlandığının kabulü ile 12. ay ve 3. ay ihracatlara konu adetlere göre emsal faturalardaki birim fiyatlar esas alınarak teslim sonucu 64.354,92-TL ödeme yapması gerektiği, bunun dışında kalan ödemeye ilişkin mal teslimi olmadığı, ödenen 81.500-TL ürün bedelinin mahsubu sonucu 17.145,08-TL ödemenin iadesinin gerektiği kanaati ile davanın kısmen kabulüne, İstanbul ...

İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyada 17.145,08-TL'ye yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talep ile alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, paranın halen davalıda olduğu, davalı ile aralarında ödünç vermeye yönelik şahsi ilişki bulunmadığını, davalının fiilen babası ile birlikte çalıştığı ve paranın davalıya dava dışı babasının talimatı ile gönderildiğini, davalı ve babasının imalatçı olması nedeniyle kendisinin bir iki kere yurt dışı firmalar arasında mal temini için faaliyette bulunduğunu, ancak dava konusu firmadan bu kez kendi hesabına ürün istediğini, mal teslimi yapılmadığını, davalı mesajları ile arada ticari ilişki olduğunun ispatlandığını, davalının vergi kaydı olmadığını bilmediklerini, dava dışı ...'ün davada taraf olmadığını, 3. şahıs konumunda bulunan dava dışı ... defterleri incelenerek davalı lehine hak çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemmiştir.

GEREKÇE

Dava, banka havalesi ile gönderilen bedeller karşılığında mal gönderilmediği ileri sürülerek gönderilen paranın iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıya banka kanalı ile toplam 81.500-TL ödeme yapıldığını, malların teslim edilmediğini,davalı aleyhine yapılan icra takibine yapılan itirazda "davacı tarafından yapılan ödemenin alınan ödünç paranın geri ödemesi olduğu"na ilişkin itiraz edilmesi üzerine öncelikle ödünç para alınmadığına ilişkin olarak menfi tespit davası açmıştır. Menfi tespit davası açıldıktan hemen sonra 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ıslah suretiyle itirazın iptaline çevrilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

sayılı dosyasında davacı tarafından ... ve ... aleyhine toplam 81.500-TL banka havalesi ile gönderilen paranın iadesi için icra takibi yapıldığı, davalılar vekilince arada mal alışverişi olmadığı, ... hesabına yatırılan paraların davacıya verilen ödünç paraların geri ödemesine ilişkin olduğunu, ...mut adına yatırılan para olmadığından borç olmadığına ilişkin itiraz edildiği anlaşılmaktadır.Yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişi tarafından davacı ve dava dışı ... defterlerini incelendiği,ticari ilişkinin sebebi olduğu bildirilen yurt dışı ... firmasından gelen paraların alıcılar hesabına eklenerek davalıya ödemeler yapıldığı, ancak fatura kaydının olmadığı, davacının sunduğu banka ekstresi ve ödeme dekontlarının bilirkişi tarafından incelendiği, davacının yurt dışı ihracatı sırasında yükleme belgelerini sunduğu, davacının yurt dışına ihraç edip fatura düzenlediği,davacının yurtdışı firmadan gelen bedelleri dava dışı ...

defterlerine davalı ...'a yapılan ödemelerin ... açıklaması ile kayıtlara alındığı, davacının 23.10.2014 tarihli 10.000-TL'lik havalesinde ürün ödemesi şeklinde açıklamanın olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça yurt dışına tedarik edilen ürünlerle ilgili komisyon aldığı beyanında bulunulmuş ise de gümrük evrak ve eki belgelerde ürünleri fatura ettiği, davalıya yapılan ödeme tarihleri ile yükleme tarihlerinin yakın olduğu, davalının davacıya ürün tedarik ettiği, 04.12.2014 tarihinde 20.000+20.000 adet ürün ve 25.03.2015 tarihinde 9.900 yarım kol, 10.000- külot davalı tarafından davacı nakliye firmasına yüklendiğinin davacı tarafından sunulan belgelerden tespit edildiği, Sonuç olarak gönderilen banka havaleleri karşılığı olarak bir kısım ürün tesliminin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça satış bedeli ve birim fiyat ile ilgili bilgi verilmediği ve fatura kesilmediğinden bilirkişi tarafından 2014 12. ay ile 2015 mart ayı yüklemelerine ilişkin emsal faturalar incelenerek en düşük birim fiyata göre KDV hariç rakamın 64.354,92-TL olduğu, yüksek bedelde iadeye konu tutar kalmadığı, dava dışı ... defterlerinde davalıya yapılan ödemelerin davacının borcuna ... açıklaması ile kaydedildiği, davacı kayıtlarından yurt dışından davacıya ödeme yapıldıkça davalıya ödendiğinin belirlendiği, davacı defterlerinde davalı ile başkaca bir ticari ilişki kaydının olmadığı, dava dışı firma kayıtlarında davacı ile ticari ilişki tespit edilememiş ise de, toplanan delillerden davacıya bir kısım ürün tesliminin yapıldığı, aksi durumda teslim edilmemesine rağmen ödeme yapılmasının izahının olmadığına ilişkin görüş bildirildiği görülmüştür.

Dosya içeriği ve mahkeme kabulünde olduğu şekilde taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davalının fiilen babası ile birlikte çalıştığı, gönderilen paraların dava dışı firma defterinde kayıtlı olması karşısında ödünç için değil mal alımı için gönderildiğinin kabulünün gerektiği, bu durumda ispat yükünün davalıya geçtiği, teslimi davalının ispatlaması gerektiği, bir kısım ürünlerin tesliminin yapıldığının anlaşıldığı, ancak taraflar arasındaki anlaşmanın koşullarının ürün adet ve birim fiyatlarının açıklanmadığı, davacının teslimi tümden reddettiği ancak kayıtlara göre bir kısım ürünün tesliminin yapıldığı anlaşıldığı gibi teslimat yapılmamasına rağmen ödeme yapılmaya devam edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hal böyle olunca taraflar arasında sözleşme ilişkisinin olduğunun kabulü ile bilirkişi tarafından emsal faturalar gözetilerek teslim edilen ürünler ve yapılan ödemeler üzerinden en düşük ve en yüksek birim fiyata göre hesaplama yapıldığı, teslimi ispat yükümlülüğü davalıda olduğundan davalı aleyhine en düşük bedel üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm verilmesine göre davacı vekilinin hükme yönelik ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle;

davacı tarafça davalının babası ile birlikte iş yaptığı ve davalıya gönderilen paralar karşılığında davalı ve babasının mal teslim etmediği ileri sürüldüğüne göre davacı kayıtlarında bilirkişi kurulunca yapılan tespitlere göre değerlendirme yapılmış olması ve eldeki davada dava dışı olmasına rağmen, davacı tarafından davalı ve babası ile ticari ilişki olduğu iddiası ileri sürülmesi nedeniyle ... ticari defterlerinin incelenmesinde yasaya aykırı bir durum bulunmaması karşısında, gönderilen paralar karşılığında davacıya teslim edilen ürün bedeli hesaplanarak kalan bakiye için tahsil kararı verildiğine göre, davacının açıklama yapmadan gönderdiği havale miktarı da gözetilerek davanın reddedilen kısmına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 5,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a gereği kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119636 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.