6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eksik araştırma nedeniyle itirazın iptali kararının kaldırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/567 E. 2023/1571 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari satım ilişkisinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davalının ödeme savunmasını desteklemek üzere sunduğu tediye makbuzları ve el yazılı hesap mutabakatı belgeleri gibi delillerin, HMK m.202 uyarınca delil başlangıcı niteliği taşıyıp taşımadığı yönünden değerlendirilmemesi ve bu belgelerin alacağa olan etkisinin araştırılmaması, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmamış/değerlendirilmemiş olması niteliğindedir; bu durumda ilk derece kararı kaldırılıp dosya yeniden araştırma yapılması amacıyla ilk derece mahkemesine gönderilir.

Ele alınan sorunlar

Davalının ödeme savunmasına ilişkin delillerin (tediye makbuzları, el yazılı hesap mutabakatı belgeleri) yeterince araştırılıp değerlendirilmemesi → kabul

İddia: Davalı vekili, taraflar arasındaki hesap mutabakatının kanıtlandığı belgelerin ve davacı çalışanlarının el yazısıyla imzaladığı tediye makbuzlarının mahkemece delil olarak kabul edilmediğini, bu hususların değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra takibine dayanak faturalara karşı davalı, ödeme yaptığını ve bu ödemelere ilişkin tediye makbuzlarının davacı çalışanlarına imzalatıldığını savunmuştur. Sunulan tediye makbuzlarında "ödemeyi alan" kısmında yer alan isimlerin, SGK kayıtlarına göre ilgili dönemlerde davacı iş yerinde çalıştığı tespit edilen kişilere ait olduğu görülmüştür. Ayrıca davalı, davacı temsilcisinin el yazısıyla yazıldığı iddia edilen 4 sayfalık hesap ve mutabakat kayıtlarını da sunmuştur. Bilirkişi incelemesine göre davacının ticari defterlerinde 170.068,13-TL alacaklı göründüğü, ancak takipte bunun altında bir tutarın (59.840,02-TL) talep edildiği, dolayısıyla davalının bir kısım ödemeler yapmış olabileceği anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmakla birlikte, yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir; davalının savunmasındaki bu hususlar değerlendirilmemiştir. Mahkemece öncelikle, dosyaya sunulan tediye makbuzlarının taraflar arasındaki ticari ilişkinin işleyişi kapsamında HMK m.202 uyarınca delil başlangıcı niteliğinde olup olmadığı ve bu sonucun dikkate alınıp alınamayacağı; hesap mutabakatı olduğu ileri sürülen el yazılı belgelerde isim veya imza bulunmasa da bir kısım hesaplama ve ödeme ibareleri bulunduğundan, bu kayıtların davacı temsilcisi tarafından yazılıp yazılmadığının ve yazılmışsa icra takibine konu alacağa etkisinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespitlerden hareketle, davalının davacıya yaptığı ödemelerin hangi satış işlemlerine ilişkin olduğu belirlenmeli ve dosyadaki BA-BS formları dahil tüm bilgi ve belgeler gözetilerek yeniden bilirkişi raporu alınıp davacının talebi buna göre değerlendirilmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf başvurusu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ödeme savunmasına dayanak gösterilen tediye makbuzları ve imzasız/el yazılı hesap mutabakatı belgelerinin HMK m.202 kapsamında delil başlangıcı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin araştırılması gerektiği yönündeki tespit, benzer ticari alacak davalarında ispat yükü ve delil değerlendirmesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ilamsız icra takibi ticari defterlerin delil niteliği delil başlangıcı (HMK m.202) tediye makbuzu hesap mutabakatı icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 202HMK 222/3HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/567

KARAR NO 2023/1571

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/01/2021

NUMARASI 2019/225 Esas - 2021/57 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle aleyhine Beykoz İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının iptaline ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davaya konu icra takibinin dayanağını teşkil eden 23 adet fatura içeriğindeki malların müvekkiline teslim edildiğini, söz konu faturaların bedelinin davacıya ödendiğini, müvekkilinin içecek ticareti ile iştigal ettiğini, sattığı suları dava dışı ... İşl. A.Ş. (...) isimli şirketten satın aldığını, davacının da dava dışı şirketten suları taşıyıp müvekkiline teslim ettiğini, davacının iş karşılığında taşıma ücreti ve içeceklerin ücretini aldığını, davacının aldığı ücret karşılığında fatura sunduğunu, müvekkilinin de yaptığı ödemeye karşılık tediye fişleri keserek davacının çalışanlarına imzalattığını, davacının müvekkilinden aldığı mal bedellerini dava dışı şirkete verdiğini, kendisine de taşıma bedelinin kaldığını ancak davaya konu faturaların 3 yıllık bir döneme ilişkin olduğunu, yani davacının iddiasına göre takipte talep edilmiş 59.840,02-TL'nin 3 yıl boyunca davacıya ödenmeden müvekkiline mal verilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu;

tarafların el yazılarıyla yazılmış cari hesap çizelgelerinin mevcut olduğunu, tarafların arasındaki alacak ilişkisinde mutabık kalınarak çizelgeye işlendiğini; söz konusu mal bedellerinin tamamen ödendiğini ve borcun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, salt faturaların varlığının ve itiraz edilmemesinin alacağın varlığını ispatlamadığını ve müvekkilinin davalıya hiç bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının ticari defterlerinin sunulduğu ancak ihtara rağmen davalının defterlerinin sunulmadığından incelenemediği, davalının ödeme savunması kapsamında sunduğu tediye makbuzlarında sadece "..." ve "..." isimlerinin yazılı olduğu, söz konusu kişilerin soyadı ve imzalarının bulunmadığı, bu nedenle davanın isticvabını gerektiren bir durumun olmadığı, yine davalının cari hesap mutabakatı olduğunu iddia ettiği belgenin tarafların imzasını içermediği ve her iki tarafın da kabulünde olmadığı, davalının ödeme iddiasını ispat edemediği, HMK m.222/3'e göre davalının ticari defterlerini sunmaması halinde davacının ticari defterlerinin delil olacağı ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan alacaklı olduğundan davalının itirazının haklı olmadığı ve icra inkar tazminatı şartlarının da bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davaya konu icra takibine davalının itirazının iptaline, takibin 59.840,02-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, tarafların yetkililerinin dönem dönem bir araya gelerek sağladıkları hesap mutabakatının kanıtlanmasına rağmen, bu belgelerin delil olarak kabul edilmediğini; müvekkili ile dava dışı ... markası arasındaki bayilik sözleşmesi m.5/e'de suyun bölge bayiine kadarki mali yükümlülüğünün ...'ya, bölge bayiine tesliminden sonraki yükümlülüklerin ise bölge bayiine ait olacağının düzenlendiğini, buna göre nakliye bedelini tedarikçi üstlenmiş olmasına rağmen davacı tarafından haksız olarak toplam 43.005-TL nakliye faturası kesildiği; davacının yetkilisi ...'in eli ürünü olan mutabakat kayıtlarının delil kabul edilmemesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu; davacı şirket çalışanları "..." ve "..." tarafından tediye makbuzlarına kendi el yazılarıyla isimlerinin yazılı olduğu ve SGK kayıtlarına göre de söz konusu tarihlerde bu kişilerin davacı şirkette çalıştıklarının tespit edildiğini, makbuzların imza kısmında yazılı isimlerin kendilerine ait olup olmadığını tespit edilmesi gerekirken mahkemenin bu hususu değerlendirmemesinin hatalı olduğunu;

davaya konu faturaların içeriğinin kabulünün de mümkün olmadığını zira taraflar arasında nakliye sözleşmesi bulunmadığından davacının nakliye bedeli isteme hakkı olmadığını, yine 21/05/2016, 01/06/2016, 15/06/2016 ve 24/06/2016 tarihli faturalardaki su damacana adetlerinin bir taşıma kamyonun taşıma, müvekkilinin iş yerinin istifleme ile aylık satış kapasitesi ve miktarlarıyla yani gerçeklerle örtüşmediğini dolayısıyla tek taraflı ve gerçeğe aykırı bu faturaların kabul edilmediğini; ticari bir işletme olan davacının 2 yıldan fazla bir süre boyunca hiç tahsilat yapmadan dolu su damacana teslim etmesinin kabulünün ticari örf ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı başlatılan ilamsız takibe davalının vaki itirazının iptaline ilişkindir. Somut olayda, icra takibinin dayanağını teşkil eden davacının davalı adına düzenlendiği 23 adet fatura 11/02/2016-31/05/2017 arasındaki döneme ilişkin olup davalı vekili 25/12/2019 tarihli cevap dilekçesinde, söz konusu faturalara ilişkin malların müvekkiline teslim edildiğini ve ödemesinin malların teslimine müteakip yapıldığını, ödeme hususunda müvekkilince kesilen tediye fişlerinin davacının çalışanlarına imzalatıldığını beyan etmiştir. Ödeme savunmasını ispatı olarak da sunduğu 22 adet tediye makbuzunun incelemesinde, 04/02/2016-31/05/2017 arasındaki döneme ilişkin olduğu, "tediye alan" kısmında ...

Ltd. Şti. ibaresinin, "nakit ödeme" kısmında da ödeme miktarlarının ve makbuzun "ödemeyi alan" kısmında "..." ve "..." isimlerinin el yazısıyla yazılı olduğu görülmüştür. Mahkemece SGK'dan celp edilen belgelerde, "..."in 2003-2020 yılları arasında ve "..."nın da 2013 Temmuz-2016 Ekim (dahil) arasında davacı iş yerinde çalıştıkları anlaşılmıştır. Ayrıca davalı taraf, 4 sayfadan ibaret davacı şirket temsilcisinin el yazısıyla yazılmış olduğunu iddia ettiği bir kısım hesap ve kayıtların bulunduğu belgeler sunmuş olup, bunların taraflar arasındaki mutabakat metinleri olduğunu iddia etmektedir. Yine, bilirkişi tarafından incelenmiş olan davacı ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının 170.068,13-TL alacaklı olarak görünmesine rağmen davaya konu takipte 59.840,02-TL talep ettiği, dolayısıyla davalının davacıya bir kısım ödemeler yaptığı anlaşılmıştır.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığı ve yukarıda belirtilen davalının savunmasındaki hususların değerlendirilmediği tespit edilmiştir. Buna göre, mahkemece öncelikle davalının dosyaya sunduğu tediye makbuzlarının taraflar arasındaki ticari ilişkinin işleyişi kapsamında HMK m.202'ye göre, delil başlangıcı olup olmadığı, bunun sonucuna göre dikkate alınıp alınamayacağı ve hesap mutabakatı olduğu ileri sürülen 4 sayfa el yazısıyla oluşturulmuş belgelerde her ne kadar isim veya imza bulunmasa da bir kısım hesaplama ve ödemelere ilişkin ibareler bulunduğu gözetildiğinde, kayıtların davacı temsilcisi tarafından yazılıp yazılmadığı, yazılmış ise icra takibine konu alacağa olan etkisi tespit edilmelidir.

Sonrasında ise bu tespitlerden hareketle, davacının iddia ve davacının savunma beyanları doğrultusunda davacının davaya konu icra takibinden dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklıysa hangi tutarda alacaklı olduğunun açığa çıkarılması amacıyla, davalının davacıya yapmış olduğu ödemelerin hangi satış işlemlerine ilişkin olduğu da belirlenmek ve dosyadaki BA-BS formları dahil tüm bilgi ve belgeler de gözetilmek suretiyle, yeni bir bilirkişiden rapor alınarak, davacının talebinin değerlendirilip varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2021 tarih 2019/225 Esas - 2021/57 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davalı tarafından yatırılan 1.022-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119625 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.